Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Şiir Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #361  
Alt 11-09-2012, 17:31
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.239
Standart YAŞAMIN YÜREĞİ

YAŞAMIN YÜREĞİ





saf/sın
beyazı bitmeyen yüce dağların gibi
ayıramazsın karanlık kelimeleri
ancak geceyi doldurmasınlar hafızana
bilsin ve çeksin elin kulağını


yüzüne korku
diline kasvet bulaştıran
başıboşlarla dolu olsa da ortalık
bu dağ, bu taş, bu yolla yetinme!


yürüyüp gitmen
yalan yanlış masalları yok etmen için
tek bir çöpün dahî kalsa elinde
tutuşturmaya çalış aydınlığı
ve diren/ hep diren geceye


düşün çocuk!
gökyüzü mü daha derin
yoksa deniz mi?
senin toprağın neden kurak!



harabeler değil ki senin kaderin
kamburun olmasın
zaman bahçendeki yükün
kabullenme bunu hiçbir zaman
döndükçe yüzünü acıya
o sana hep bir bıçak sırtı unutma!


bir aşkı kanatlandırırken
nasıl bastırmak gerekse öfkenin sesini
öyle çoğaltmalı kalemin umutlarını
yoksa, büyüyen bir intihar lekesi şakağında
tesellisiz açan her kara güne
diz çökmüş bir kölesindir/ unutma!


hadi sapla hayatı kalbine
güzden arta kalan senden
bir beşinci zaman var /edeceksin biliyorum bunu


nasibi sudur ömrün
biraz talih biraz sen
ister çoğalt ister azalt


yaşamın yüreği herkeste başka atar
ancak
zaman dolduğunda toprak aynıdır
ölüm ne bey ne de kul ayırır!




Hâdiye Kaptan
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
Alıntı ile Cevapla
  #362  
Alt 20-09-2012, 00:10
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.239
Standart AYAKLANIN

AYAKLANIN




/kan damlarken kalemden
donuyor parmaklarım
dar hacme sığmayan sözcükler düşüyor dilimden
tonlarla kağıt getirin bana
durmadan/ durmadan yazmalıyım/




kan kusarken toprak
açık kalmış gözlerin
kınalı gelinlerin
dünyadan bîhaber bebelerin
diyetini kim ödeyecek ?



secdeye varamayan alınlar ayakta
yerçekimi kâr etmiyor ayaklara



bir çığlık bin çığlığı doğuruyor içinden
bozkırda bitmeyen anız kokusu
ağır/ acı bir misafir yerleşiyor yüreğe
şükürle söylenmeyecek artık hiçbir söz
her düzlük uçurum bundan böyle


kuzusunu kurda kaptıran analar
bekçiliğe duruyor kara renge
bitmeyecek artık dünyalarındaki çile


suyla sönmez bu yangının acısı
aynıdır sabahın akşamın da dili
eskimeyen zamanda
ev ziyaretleri mezar
ve saatleri sayar ölüm duasındaki kalpler
bilirler ki sükûn sabâdadır…




hazımsızlığını atamazken kalemim
nereye sürsem ruhumu naçar kalıyor
değişmiyor sabır ve inancın gücü
nerde eski irem bahçelerinin kokusu
neden boş bu gökyüzü
nereye gitmiş bu yıldızlar
çek çek kalmadı takat
karanlık kuytudan çıkaramıyorum bedenimi



yeter artık yeter /ayaklanın kalemler !
Tanrım bu nasıl bir imtihandır böyle?


Hâdiye Kaptan
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
Alıntı ile Cevapla
  #363  
Alt 25-09-2012, 18:00
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.239
Standart YASLI BAHAR

YASLI BAHAR



çekildi güneşin, sustu dilin

kesildi, dallarıma yürüyen suyun

bilmem, nereye kadar gider bu hâlin


içimde dindiremediğim özlemini

haykırmak istiyorken

uyutup, ölüm sessizliğine salarım


geçmişe dair izlerden

yalnızlığıma açar, ateşten kırmızı güller


yüreğimde, ölümle beslenen kör inanç

çocuksu bir umudun, delişmen günlerinden kalan


günbegün büyürken boşluğun

her şeyde bir mühür var iken gözlerinden

rüzgâra teslim suskunluğunun

sırına sakladığın

nasibime düşen payı bilmek istemem

ne kadar az bilirsem , o kadar az incinir / kanarım


sonbahara girdi bahçem / de bir yaslı bahar kokusu

küskün / yapraklarını döker akçaağacım


özlerim diyorken, yalan dillerin

masaldan ibâretmiş söylediklerin


anladım bir kibrit aleviymiş, geçen günlerim

mevsimler, tebessümsüz doğacak dudakta...



Hâdiye Kaptan(Sahaf)

c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #364  
Alt 15-10-2012, 00:42
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.239
Standart MAVİ ATEŞ

MAVİ ATEŞ





gel /hadi bir bakış çiz bana gözlerinle
altın sözler sükutunda
düştüm düşeceğim derken ölüm kuytusuna
süt kokusu dökülsün içimdeki dinamit lokumundan
maksat yakının güzelliğini bulmakta
uzaklık besler ama büyütür mü bilemezsin



kalbin daimi boşluğunda /aşkta büyüyen söz
ekmek kırıntısı olur yakınında
ben artmak istiyorum artık
üstümüze düşen güzü kaldırıp atmak
ve sonra yaralarımızı sağaltıp
yeni/den baharlar açmak



gel /hadi bir bakış çiz bana gözlerinle
günler soğurken aşkta
düşmanca bakar gecedeki doğanın çehresi
ancak, uzun uzun uykular, acıdan uzak tutar seni
gerçek gürültü, insanın içindedir çünkü


v e
sessizliğin egemenliğine teslim olurken bedenin
bir hayalle hesaplaşmaktır en acı olan



ben sana, her defasında k ü ç ü l e r e k
beyaz güvercinler yolladım
ölümden sonra gelen en büyük şey a ş k / tır bildim
tek farkı mavi bir ateş yakar can evine
ve sahille deniz gibi sonsuza dek gidip gelirler birbirlerine



g e l /hadi, bir bakış çiz bana gözlerinle...





Hâdiye Kaptan(Sahaf)
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir

Konu Hâdiye Kaptan tarafından (15-10-2012 Saat 15:08 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #365  
Alt 21-10-2012, 10:15
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.239
Standart ORTA YER

ORTA YER





yolculuk vakti
gitme zamanı derim hep
yine de
ne gidebilirim ileri
ne de dönebilirim geri
hangi trene bineceğini bilmeyen yolcu
âsi bir kara yelin eli durdurur beni
durmadan uluyan
bir aç kurt sesi


orta yerde bir hızar
devrilir birer birer pişmanlıklar
her birinden süzülen
zehir zemberek sütlerini
içer vâdimin toprağı
hüznün bereketi gani


yolculuk vakti
gitme zamanı derim hep
derim de gidemem, yerim belli
yastığım, yorganım, anlamsızlık salıncağım
saklanmayan karanlığım
tas tas ağularım
göstermeyen sırsız aynalarım
içimdeki harlı rüzgârım
hoyrat yağmurlarım


öyle bir başına
çekip gitmek değil benimkisi
bir suretler dizisi
ağır gelir, kasvet çöker üstüne
kim tutarsa elimizden bizi
atlayamaz öyle kolay
bu hülyânın eşiğini
söyleyin kim taşır, kim taşır bizi?...




Hâdiye Kaptan (sahaf)

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #366  
Alt 02-11-2012, 14:12
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.239
Standart BAŞTAN AYAĞA

BAŞTAN AYAĞA



geleceğin yollarında
elele yürüyeceğiz dediğin gündeyim
ve mevsim aynı mevsim hâlâ…
hani, başka bir mevsim olacaktı bizim için
yalan mıydı
yaşanmış bir masalın içinde, düne döndüm yüzümü şimdi
yeniden var olmanı bekliyorum sabırla

açılmıyor sis
bir balıkçı ağlarını boşaltıyor sahilde
hiçlik ile varlık tadını arıyor elleriyle
kuşlar kavgayla ekmek peşini kovalıyorlar, gölgelerinden ürkek
herkesin derdi kendine büyük

bir gölge geçti mi göz hizamdan, sen sanıyorum
hem var hem yok/sun /um
susku gel gitler /de ki ayak seslerin usumda/n akıp
gümbür gümbür vuruyor kalbime

yorgun dünlerimden kalma
gülüşünden sürgün bahar/a sebep
güneş çekmiyor gözlerini üzerimden
kokusu senden gelen, bir gül açıyor içimde birden
sen doluyor her yer/ umutlanıyorum

/belki, benim kadar, derin soluklanmamıştın bu aşkı sen
belki, bu mevsim de gelmeyeceksin/

ama gitmedin, bitmedi/n
izlerini taşıyor, elimde tuttuğum o gün/ ün kanıtı
anahtar hatıra defterim
özenle açıyorum sayfalarını
karalamalarımız itiş kakış, çocukça neşelerle
sayfalara sığamadığımız
çabucak geçen saatlerin, her tiktağı orda
hüzün, bir kat daha fazla katlanıyor derinlere baktıkça

kabına sığamayan denizin
akşam alacasına düştü yüzü
gözlerin burada / biliyorum/ bedenin de olacak bir gün
o yüzden
içimdeki merhamet beyazlara sarılı hâlâ

tedirgin, seni beklemeye durmuş
soluğu titremede, perdesiz camlarımın
bu kaçıncı aldanış…
kaçıncı tek kanat kalışım sende...

dinmiyor gözümün gece sızısı
gün gibi çık gel, taze sabah kokusuyla
uçur beni gece masallarının içinden
ben de inanayım, aşkının masal olmadığına

/aşk dediğin sert basmalı ayağına
gitmez böyle aksayarak/

çekeleyip götürdüğün ölü benden
arkada kalan suret, senli hayata çırpınmada

“kurt puslu havayı severmiş” bilirsin
var git sıyrıl/arın / aşk ölüme yatmadan sessizce
ve mavi ezgilerle dön, yeniden başlamaya
iki arada bir derede, kanatma böyle baştan ayağa….



Hâdiye Kaptan(Sahaf)

c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
Alıntı ile Cevapla
  #367  
Alt 06-11-2012, 18:38
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.239
Standart GECEYİ ÇAĞIRAN ÇIĞLIK

GECEYİ ÇAĞIRAN ÇIĞLIK




/"ahımı, hicranımı sakladım, gizli tuttum
gönlümü yıllar yılı hayalinle avuttum
o gençlik günlerimiz dönmez asla geriye
yazık ki dönse bile o sevdayı unuttum"/

Selâhattin İnal








seni görebilme umudum
sarıldığım sabrımdı
kara elmas gözlerinde
tünemiş hercai menekşeler
duydum ki unutmuşsun!
öyle dediler görenler


gel al suretini gözlerimden
özgürlüğe sal beni
susma, konuş ki
senden duyayım bittiğini
ve sonra ebedi sussun
sevgi bahçesinin bülbülü


benim için hayat
her sabah, yeniden başlayan
kendimle kıyasıya savaş
yıllar yılı, körlendi sabrımın bileyi


yere düşen yağmurdan
bir damlasını bile nasiplenememiş
ışıkların okşamadığı, iki kurumuş kuyu gözlerim



/güneş tutulduğunda bile, ona arkanı dönme
tıpkı bir fidana bakar gibi, bakmak gerek koca çınara
duvarları yıkabilir ya da yeniden yapabilirsin
ve kartların çoğu, senin elinde demiştim…/



ne çok zaman geçmiş aradan
aşkın her köşe başını
bir eşkıya tutarken şimdi
ormandaki karacanın vurulma korkusu düşmüş içine
sen kara şövalye!
kör kurşun bile senden yana

ellerine kına türküsünü yakarken
kan/dır gözlerinden boşalan

ben pervâne döndüm, sen gülüp oynarken
kendim ovalayıp durdum
acımın omuz başlarını
dik duramazken artık /bildim
yokmuş yaşamda sevinçle keder eşleşmesi


hani sonsuza kadar derdi(m)n
kır çiçeği gibi, kısa ömürlüymüş oysa bu aşk
delik deşik yüreğimde
kökleri dışarıda kalmış, kurumuş sevgi çiçeğim


her yaşam ezgisinde
geceyi çağıran bir çığlıksın kulağımda
hayâlle avunamayacak kadar az yolum
bitti / bittin/ bu sevdayı sonsuza dek unuttum



Hâdiye Kaptan(Sahaf)

c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
Alıntı ile Cevapla
  #368  
Alt 07-11-2012, 16:24
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.239
Standart BAĞ-BAN

BAĞ- BAN


gittin bırakıp arkana bakmadan
zaman battı kalbime
yıllarca dinmedi fırtınan
lâkin /seni hep saklı tuttum kalb-i virânemde


hatanın içinde aşk yoktur sevgili
ilk sen çizdin bu aşkı/ yine sen bozdun
o y s a
geçmişle şimdinin arasında kalan zaman
hayat kadar diriydi


o a n / yıllar sonra, tekrar bana geldiğinde
ateş saçıyorken binbir renkle gözlerim
ve sen, siyah beyaz bakışlarını sererken önüme
şimşeklerle gümbürdeyen kalbimi
göremeyen gözlerinden anladım
şaşmıştı artık bu aşkın mevsimi


şerre yorduğum
donuk ruhunun rüzgârından
esmiyen kokundu


lütuf değil cezaymışsın ömrüme
bükülen belimde aşk yüküm
kışın pençesinden kurtulamayan baharım
senden geriye kalan
geçmişin ağırlığındaki heyelan/da
ben ezilmişim yalnızca


v e
dünyadaki güneşin sönüşüydü aşkın
duymadan selâsını girmiş kapımdan
ruhumu resmederek sesine
gizliden yaklaşmış yekpâre ölüm


son kez koptu tufan
bedendeki can tütmez
ses gelmez ölü karaltımdan
ve artık sebil değil sevgim

unutma bunu/ “Tanrı”m şahidimdir
şimdi gün yoksulu günler göreceksin benim gibi
aşk meyini dolduracaksın kadehine
yâr diye diye yakacaksın ciğerini / nâfile
ve cehennemi soluyacaksın gün be gün
bağrına boş bulutlar inecek âh-u zârımdan
bil ki, bağban oldun sen de
senin için, mevsimler güz bundan böyle…



Hâdiye Kaptan(Sahaf)
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
Alıntı ile Cevapla
  #369  
Alt 04-12-2012, 19:57
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.239
Standart KAR KÖRLÜĞÜ

KAR KÖRLÜĞÜ


sağırdı gözlerin son demde
gitme telâşında atlayıp geçtin üstümden
esirgediğin son bakış/ta gözün
“tabuta çakılan son çivi”*/ydi ellerin

olamadın bir Tanrı misafiri kadar
masalsı bir ses kalmadı arkanda
ateşin bitmeyecek kızıl rengini
bırakıp gittin yâdıma
kanadı aşk/ kanadım son damlaya kadar

avare sözler boşa dönüp durdular
tesellisi ne ola ki dokunsunlar ruhuma
her gidenden kalan kayıplarım
dökemediğim söz yığınından duramıyorum ayakta

sarsa üstümü kahkaha çiçekleri
kapatır mı yanık kızıl rengimi
biraz kan yürür mü damarlarıma
yeşerir mi aydınlığım
şans verir mi yaşam bana bir daha

duymadın gömümden taşan vahımı
bilmiyorsun
sessiz çığlıklarımla biledim dilimi
ahımın dar geçidindesin şimdi
tek kurşun/ tek oyun r u s ruleti
kitabına uymuyor sonuçta hiçbir şey
azat ettim ben de vicdanımı

tut ki yıkanıp geldin billur sularla
kim inanır paklığına
sen, hep ‘o eski yalancı’ olacaksın kalbimde

derviş sabrını bekleme
kederin suyuyla yunulurken acılarla
sen yalanlara bulandın bir kez bende
denizdim dağ ettin beni
sularımı çektin giderken
kıyılarımı aldın/ kayalarımı
balıklarımı /yosunlarımı…
susuz/um / topal bir martıdır artık aşkım uçamaz ki

senden aldığım nasip
arkanda bıraktığın mahşer/den kalan
ciğerimdeki delgi izleri
gölgen düşmez hiçbir yere
siyahsın/ beliremezsin artık ufkumdan

düştü saçlarıma taktığın yıldızlar
“dağın öte yüzü”**ne düştüm
ay karanlık / ışıksız yıldızsız gökyüzü
kaderine râzı insanlar
tüm hışmıyla rüzgâr konuşuyor burda
yalınayak çocuklar yürüyüp duruyor bağrımda
buranın anaları gibi yanıyor yüreğim
tipi bora kar/ körlüğüne hükümlüyüm


*Yılmaz Dikbaş
**Yaşar Kemal

Hâdiye Kaptan
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #370  
Alt 09-12-2012, 21:06
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.239
Standart ATEŞİN DEĞERİ

ATEŞİN DEĞERİ


/gerçeklerde düşleri bulamaz kişi
aşk düştür/ gerçeğe düştüğünde kaybolan
çünkü hep hayâl ettiğini severmiş insan /



ancak, seninleyken yaşamın âşığıydım
içimde sürüklediğim gözlerin
taze yeşil yapraklı baharlar açtırırdı gözümde
uzun kuyruklarda yarım kaldı vesikalı düşlerim
yeniden düğümlendim kederle

kurşuna dizilecek birinin
genzine dolan ölüm kokusu dolarken içime
ve ağır demir kapılar kapanırken üstüme
kendiliğinden dürülüp atıldı umut mavisi

yoktur yaşamanın hükmü
korkum yok aşkınla ölmekten
s e n cellâdımı sayıklarım durmadan, bundan ötürü


mefhumsuzum / meskensizim
nereye akar sığındığım kara zaman
gün nerde durur/ gece nerde


tek servetim /tek gerçek
bir zaman yüreğime değen
ellerinin izi/nin durduğu yerde duran
yaşadığım o muhteşem masal


susarak bitirdiğin ara boşlukta
satır başındayken sonunu bulan
ve sessizliği delip geçemeyen mişli zaman
tekrarlanan teselliler kara üryan



bir değildir hayatlarımızı ören acıların payı
sen devdin bu masalda
sığınacak bir koyak yoktu bana
aşk bir ölüm senaryosuydu baştan beri
bu oyunda en çok ben kandırdım kendimi


çattık son sayfayı da
çıktık içimizden, aralandı ölüm kapısı
uzak yüzlerimizle bakıyoruz şimdi
gece yarısı sessizliğinde
son bir hoşça kal / hepsi bu…


doğmak ve ölmek doğanın hükmü
siz hiç sabahı olmayan akşamı gördünüz mü
geride kalanlarda devam ederken aşkın düşü
birikmeyen sis oradaki ufuklarda
ve ateş orda değerlidir yalnızca…



Hâdiye Kaptan(Sahaf)


©- Bu şiirin her türlü telif hakkı, şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tag Ekle
ırak kadın sevgisizlik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 08:22


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum