Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > KİTAPLAR - DERGİLER - KİŞİSEL SİTELER > Yeni Çıkanlar / Yayın Evleri

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 07-01-2012, 00:12
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Fahriye Abla'dan Çanakkaleli Melahat'a -Modern Türk Şiirinde Kadın İmgesi-


Fahriye Abla'dan Çanakkaleli Melahat'a
-Modern Türk Şiirinde Kadın İmgesi-





Fahriye Abla'dan Çanakkaleli Melahat'a -Modern Türk Şiirinde Kadın İmgesi- adlı ortak çalışma Everest'ten 2 ocak'ta yayınlandı.

Katkıda bulunanlar:
Türkan Yeşilyurt, Çiğdem Sezer, Neşe Yaşın, Arife Kalender, Elif Sofya, Betül Tarıman, Betül Dünder, Betül Yazıcı, Nilay Özer, Asuman Susam, Ayşe Nalan, Hayriye Ünal, Eren Aysan, Hilal Karahan, Seda Eriş, Petek Sinem Dulun, Didem Gülçin Erdem, Gökben Derviş, Gülce Başer, Derya Önder
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  türk şiirinde kadın.jpg
Görüntüleme: 593
Büyüklüğü:  14,5 KB (Kilobyte)  
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 26-02-2012, 15:59
admin admin isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 1.806
Standart

Ses veriyoruz, duyabilenler için
Didem ATAYURT

'Kadın' şairler kendileri tarafından kurulmamış bir imgeyle, 'üstat'larımız diyerek adını andıkları şairlerle yüzleşme cesaretini gösteriyorlar





Yirmi bir ‘kadın’ şairin ortaklığı ve Deniz Durukan’ın editörlüğü ile kitaplaşan ‘Fahriye Abla’dan Çanakkaleli Melahat’e Modern Türk Şiirinde Kadın İmgesi’, Modern Türk Şiiri’nin ‘köşe taşlarının’ şiirlerinde sadece ‘kadın’ imgesinin değil, bireyleşen kadınların da izini sürüyor. Makalelerin toplamı 1980 sonrasında ‘kadın’ şairlerin niceliksel yükselişine, belki çok da bilincinde olmadan, verilen ‘garip’ tepkilerin aksisedası olarak görülebilir. Bahsettiğim dönemde, ‘kadın’ şairlere cinselliklerinden, adet sancılarından, doğumdan bahsetmedikleri, evlilerse kocalarına, bekârlarsa babalarına hesap verme zorunluluğundan gerekli cesareti sergileyemedikleri gibi bir yandan küçümseyen ama öbür taraftan da kışkırtan eleştiriler yöneltilmişti. Kitapta Neşe Yaşın’ın Oktay Rıfat üzerine kaleme aldığı yazısında tam isabetle ve biraz da alay ederek tespit ettiği gibi: “Kadın kuşkusuz ki erkek şairlerin şiirlerinde her zaman sevilesi bir varlık değildir. Gizli ya da açık bir misogenizm ve yok sayma da söz konusu olmuştur. Sonuçta şiir bir erkeklik alanıdır. ‘Dilin belini getirip dünyayı dölleme’ işidir.”
Özellikle 90’ların başlarından itibaren ‘kadın şairler’ dergilerde sık sık dosya konusu olmaya başlamışlardı. Hazırlanan dosyalar, -iyi niyetli olsalar da- ‘kadınları’ destekleyen, teşvik eden, onların görünürlüklerini artıran değil, daha çok onları sınıflandırarak kapatan, çerçeve çizen ve nelerin yazılması nelerin yazılmaması gerektiği konusunda haddini bildiren bir denetleme aracına dönüştü. Bununla birlikte ‘kadın’ şairlerin sembolik görünürlüğüne verilen böylesi bir destek, ‘kadınlara’ verilen önemin imgesel düzeyde, yani şiirlerde de artacağı anlamına gelmiyor ne yazık ki… 2000’li yıllarda ‘kadın şair’ ya da ‘şair kadın’ etiketleri ‘kadınların’ şiirlerinin Modern Türk Şiiri’nin bir alt akıntısı gibi görünmesine neden oldu. Başlangıçta teşvik etme olarak düşünülen bu hoş geldiniz gösterisi, şimdi bir tür denetleme, kapatılma alanı olarak kadınların önünde dikiliyor ve sorgulanmayı bekliyordu. Zaten bu kitap da tam bu noktada ‘dur deme girişimi’ olarak görülmeli… ‘Fahriye Abla’dan Çanakkaleli Melahat’e -Modern Türk Şiirinde Kadın İmgesi’nde kadınlar üzerlerine dikilmiş bakışlara bir ayna tutup erkeklerin bakışlarını kendilerine çeviriyor.

Kadın ve doğa
Kitabın en dikkat çekici metinlerinden biri Nilay Özer tarafından yazılmış. Özer, Nâzım Hikmet şiiri hakkında yapılan araştırmaların büyük çoğunluğunun şairin siyasi etkinliği ve davaları üzerinden yürütüldüğünü, Nâzım Hikmet şiirinin yapısal, biçimsel ve semantik çözümlemelerinin yapılmadığını tespit ediyor ve metni tam da buradaki eksikliğe odaklanıp imgelerin ve benzetmelerin peşine düşüyor. Nilay Özer ilk olarak kadınla doğa arasında kurulan ilişkiye odaklanıyor ve ‘tabiat ana’yla ilişkilendirilen kadının, dişil libidinal ekonomisi yüzünden yüceltilmediğini, aksine kadının edilgenliğini vurgulayarak, küçümsemeye doğru yol aldığını ve bu algının ilkel ve geleneksel algıyla da örtüştüğünü tespit ediyor. Metinde Nâzım’ın şiirlerinde küfrün ve erkeklere yönelik eleştirinin kadınlar ve onların namusları üzerinden yürütüldüğü tespiti de yer alıyor. Özer yine de şairin kadınlara dair algısının tamamen olumsuz olduğunu iddia etmiyor. ‘Bir Komünistin Karısı Olmak’ bölümünde Nâzım’ın “yârin yanağından gayri her şeyde/ her yerde/ hep beraber!/ diyebilmek/ için” demesinden yola çıkarak kadının bir mal gibi görülmesine karşı olduğuna da işaret ediyor.
Can Yücel şiirinin “bireysel, toplumsal, ideolojik, güncel, tarihsel, duygusal, öfkeli, kavgacı, şakacı, ironik, mizahi ve çocuksu özellikler taşıdığı” iddiasıyla yola çıkan Gökben Derviş, Yücel’in şiirlerindeki kadınların da bu renkliliğe sahip olduğunu ileri sürüyor. Derviş kadınların bu çeşitliliğinin üretim ilişkileri ve toplumsal koşullar tarafından belirlendiğini ekleyerek, kadınların doğal halleriyle ne yüceltilerek ne de küçümsenerek şiire taşındığını söylüyor. Eren Aysan ise Edip Cansever’in iki kitabı, ‘Ben Ruhi Bey Nasılım’ ve ‘Bezik Oynayan Kadınlar’ üzerine yazdığı incelemesinde Cansever’in kadınlarını Almadovar’ın ‘Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar’ı ile karşılaştırıyor ve Cansever’in şiirlerindeki kadınların histerinin üst sınırlarında dolaştığını ve bu durumdan kurtulamadıklarını, dolayısıyla yardıma muhtaç kadınlar gibi resmedildiklerini iddia ediyor.
Bu kitabın kadınlar tarafından yazılması gereken bir edebiyat tarihinin başlangıç noktası olduğunu bir kez daha hatırlatmalıyım. ‘Kadın’ şairler kendileri tarafından kurulmamış bir imgeyle, kendilerini belki de hiç yansıtmayan bir imajla, ‘üstat’larımız diyerek adını andıkları şairlerle yüzleşme cesaretini gösteriyorlar. Elbette çalışmanın eksikleri de yok değil; ama kendine erkeğin gözleriyle bakmayı bırakıp, artık verilen dersleri dinlemeyen ‘kadınlar’ın, bireyliklerin ortaya çıkması da çok eskilere dayanmıyor. Hal böyle olunca, merkezde olandan ve tam da bu nedenle erkeklere özgü olandan ayrılan bir eleştiri geleneğinin olmamasını dikkate alarak, bu yön tayin etme, yer belirteci koyma çabasının çok kıymetli olduğunu kabul etmek gerekli. Bu ilk kitapta yer alan tüm ‘kadınları’ kutluyorum ve nihayet başlayan büyü bozumun devamının gelmesini, ‘kadın’-‘erkek’ arasındaki ikili karşıtlığın sorgulanıp yıkılacağı ve artık bireylerin konuşulacağı o ana ulaşmasını diliyorum. O zaman belki tırnaklara ihtiyacımız kalmaz. ‘Fahriye Abla’dan Çanakkaleli Melahat’a Modern Türk Şiirinde Kadın İmgesi’, “oturup kendi yanaklarımdan öpüyorum” demeyen, kendini avutmayan, yarayı kaşıyan bir kitap okumak isteyenler için.


Kadın algısının değişimi
Deniz Durukan kitaba yazdığı önsözde çalışmanın amacının Türk şiirinde kadın imgesinin peşinden giderek, kadın algısının zaman içerisinde nasıl şekillendiği ve değişime uğradığını tespit etmek olduğunu söylüyor. Şiirlerindeki ‘kadını’ ortaya çıkarmak için yakın okumaya tabi tutulan şairler Özdemir Asaf, Nazım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Asaf Halet Çelebi, Ahmet Muhip Dıranas, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Orhan Veli, Oktay Rıfat, İlhan Berk, Attila İlhan, Can Yücel, Ümit Yaşar Oğuzcan, Turgut Uyar, Metin Eloğlu, Edip Cansever, Ece Ayhan, Cemal Süreya, Sezai Karakoç ve Hilmi Yavuz olarak belirlenmiş. Eren Aysan, Gülce Başer, Gökben Derviş, Petek Sinem Dulun, Deniz Durukan, Betül Dünder, Didem Gülçin Erdem, Seda Eriş, Arife Kalender, Hilal Karahan, Ayşe Nalan, Derya Önder, Nilay Özer, Çiğdem Sezer, Elif Sofya, Asuman Susam, Betül Tarıman, Hayriye Ünal, Neşe Yaşın, Zehra Betül Yazıcı, Türkan Yeşilyurt ise bu sefer yazdıkları şiirlerle değil, şiirlerdeki ‘kadınlara’ dair çözümlemeleriyle geç kalmış bir çalışmanın, kadınlar tarafından yeniden yazılan bir Türk edebiyatı tarihinin ilk adımını atıyorlar.


FAHRİYE ABLA’DAN ÇANAKKALELİ MELAHAT’A
Modern Türk Şiirinde Kadın İmgesi
Hazırlayan: Deniz Durukan
2012, 258 sayfa, 12.5 TL.


Radikal KİTAP
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 19:27


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum