Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Öykü Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 29-03-2007, 18:45
hüseyin k. hüseyin k. isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 0
hüseyin k. - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



ÇÖZÜLÜŞ





bir yerlere tutunamadığını hissediyorsun.herşeyin yabancı olduğunu bile bile,o şeyler olmadan da yaşayamayacağını düşünüyorsun.bunu düşünmeninse seni yavaş yavaş bitirdiğini, sonuçta geriye kalanın bir enkaza dönüşmekte olan kendin olduğunu düşünüyorsun.


devamlı bir karasızlığın içindesin;neyi ne zaman seçeceğinden tam emin değilsin.aslında her seçimin, seni başkalarının iradesine doğru itiyor durmadan. bazen içinde ağır ağır ilerleyen bir daralmayı hissediyorsun.korkuyorsun.dahası korkmanın,daha korkunç birşey olduğunu anlıyorsun zamanla.korkularının tamamı tek bir korku koridoruna açılıyor;ölüm korkusu.


düşüncelerin seni esrarlı bir üçkenin içine sokuyor;boşluk, ölüm ve yokluk.aslında tüm çaban,tüm gelip-gitmelerin bu üçkenin içine hapsolmuştur.sense varoluşun tam da bu üçkenin içinde saklı olduğunu biliyorsun.bu bilinç seni dış dünyadan koparıp,sende şizofrenik bir içdünya yaratıyor.artık yabancılaşmanın tüm sınırlarına anlam veremiyorsun.sadece dış dünya denen gerçekliği seyrediyorsun.insanlarsa senin için fazla birşey ifade etmiyor,korkudan başka. korkuyor ve aynen bir buzul gibi çözülüyorsun.


öylesine içine almış ki bu üçken seni;dışarı çıkmanınsa hiçbir anlam ifade etmediğini düşünüyorsun.boşluk,ölüm ve yokluğun sonsuz bir zincir olduğunu ve bu zincirin seni kuşattığını sanıyorsun.gerçekle bağların azar azar inceliyor ve her inceliş seni metafizik bir koridora sokuyor.karanlık ve nemli koridorlar;gerçeğim bu mu diye soruyorsun kendi kendine. her soruda biraz daha çözülüp derinlere iniyorsun.


kentin ışıkları sanki seni yutacak canavarların gözleri gibi değil mi?kaçıyorsun ışıklardan,kentin varoşlarına doğru.her kaçışsa kimliğinin bir parçası oluyor;şizofrenik kimliğinin.bazen ışıklar içinde kentin eşcinsellerini ve fahişelerini görüp,kendine onlara yakın hissediyorsun.bu hissediş peşini bir türlü bırakmıyor.çözülüşünde yandaşlar arıyorsun belki de.ama onlara yakınlaşmaya cesaret edemiyorsun.çünkü her denemende içindeki o anlamsız korku seni onlardan uzaklaştırıyor.sadece onları ve onların gerçekliğini uzaktan seyredip içdünyana atıyorsun.


korkmadığın tek kişiyse sadece kendinsin.çünkü tutunduğun tek sağlam dalın kendin olduğunu düşünüyorsun.belki de tutunduğun tek gerçek ağır ağır ilerleyen çözülüşün...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 30-03-2007, 21:00
hüseyin k. hüseyin k. isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 0
hüseyin k. - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



ADAM VE DENİZ





adamın içinde yıllardır deniz özlemi vardı.adam için deniz şefkatti, sevgiydi, kadındı.adam umutsuzdu,bir türlü denizi bulamıyordu.deniz öyle işlemişti ki adamın içine, o her kadının yüzünde gizli bir deniz arıyordu.bitmiyordu sancısı,yanıyor ve çoğalıyordu yaşadıkları yalnızlıklar alevinde.adam hayalindeki denize şiirler yazıyordu.adamın düşlerindeki deniz öyle durgun öyle huzur vericiydi ki, adam sadece düşlerinde mutlu oluyordu.


gel zaman git zaman,adam birgün çok uzaklarda denizi gördü o kadının yüzünde.çok heyecanlandı,çünkü kadın gerçekten bir denizdi.adam kendinin de bir denizi var sandı durdu aylarca,ona şiirler ve güzel sözler yazdı.ama deniz hep sustu.adamsa hep ya o gerçek bir denizse diye hep kendi kendine teselli verdi.


ve bir gece, adamın çok mutlu olduğu bir gece deniz adama farklı seslendi.adam şaşırdı,adam kahroldu.adam şüphelendi, o bir deniz değilmiydi acaba.adam kendini yine acılara ve yalnızlığa bıraktı,adam hüzünlü seviler dünyasında kayboldu.


Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21-04-2007, 15:09
hüseyin k. hüseyin k. isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 0
hüseyin k. - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



MELANLOLİ YE





onu arıyorum boğma zamanlarında düşlerimin kendini. o yitik bir çocukluk özlemi, ya da bazen kavuniçi ördeğiyle yatan bir çocuğun kendisiydi, o saf bir inancın ifadesiydi. o da sonsuz labirentlere girmeye hazırlanıyordu belki.yüreği bir karıncayı ezmeyecek kadar hafif, ama zulüm ve haksızlıklar karşısında bir atom bombası kadar ağırdı.


girmeye hazırlansa da o, daha sonsuz labirentlerin ne olduğunu bilmiyordu.o sırça yüreğini taşıyabilecek miydi acaba alacakaranlık koridorlarda. o nu o koridorlarda yalnız bırakmak istemiyorum.o na bir mum bir meşale olmak istiyorum. o benim geçmişim çünkü. çünkü o dar,sonsuz ve birbirini kesen,üzerlerinde ilkel canlı resimleri ve semboller olan koridorlar o nu yutar, o bir daha gün ışığına çıkamaz.


o bir elma şekerini yerken, onun bir sembol olacağını düşünemeyecek kadar doğaldı.daha sonsuz koridorlar , firavun ve aziz mezarları o na çok uzaktı. daha kainat ve onun bir parçası olan dünyadaki bir sürü şeye anlam veremiyordu.


bilmem o nun çeyiz sandığı varmıydı.olmasa gerek,çünkü o düşlerindeki beyaz atlı prensi sevse de onunla birlikte olamayacak kadar çocuktu.masalları olsa gerek o nun cilt cilt çeyiz sandığında.zaten hepimizin masalları ve daha kirlenmeyen yüzü çeyiz sandıklarında ya da duvar oyuklarındaki çekmecelerde saklı değil midir.


onu seviyorum, çünkü onda çocukluğumu buluyorum. şimdi ağırdan ağırdan süzülen günışığını bile sokmadığım odamda tek bir nefes olsa da yüreğim, o nun içn de varolduğunu anlıyor...


__________________
Sonsuzluğun Sonuçsuz Eylemi
değil hiç kimse değil...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 15-06-2007, 17:50
hüseyin k. hüseyin k. isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 0
hüseyin k. - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Yabancı Bir Gecede Serbest Çağrışımlar


Giriş


zamanı artık farklı boyutlarda yaşayacağız.seninle bütünleştiğimiz anlam,çok gerilerdeki bende kalacak.sen sonsuz uzayın derinliklerindeki beni,haklısınki bir illüzyon sanacaksın.senigötüren gemi paylaştığımız anlamı fiziksel mesafenin doruklarına çıkaracak.biz istemesekte iştebu mesafenin esiri olacağız.biliyorum düşüncelerimizin arasındaki titreşimlersilinip yok olacak ve unutuluşun sınırında,yeni bir boyutta resmimiz yağmur damlası gibi asılı kalacak.ayrıntılarımızda yetmeyecek artık ayrıntısız bir düşün karanlığının dağılmasına.hoşçakal sevgili çocuk...zaman seni büyüten bir ninni olsa da senki zamansızlık boyutunda büyü.saatlerin dışında açan bir güle dön. bir çıkış olsun içindeki anın,dışına çıkman için kendinin.bil ki işte orada ben varım.tekrar buluşacağımız boyut oradadır işte...


1. seans


titreşim öldürüyor.ey yarasalar alçaltın bu anfinin sesini.günah, günahın gizlenmesi ,benliğin arka sokaklarına.suyla yıkandı suçlarım,gölgelerin kapladığı gömütlüklerde.senki dağların bağrındasın ey cehennem kılıklı zerdüşt.senki duymadığım seslerin kurbanı.haydi ver elini şimdi üst erdemin yıkılmış gönül köprüsüne.çık git sancılarımdan haydi.beni duymadığım yağmur seslerine bırak.o sönmeyen ateşin alevine ve ateşi besleyen yabanıl kadın ellerine.zamanın gelecek öznesi değilim ben. titreşim öldürüyor...ve öznesiz bir yaşam kalıyor geriye...


__________________
Sonsuzluğun Sonuçsuz Eylemi
değil hiç kimse değil...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-06-2007, 17:54
hüseyin k. hüseyin k. isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 0
hüseyin k. - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




2 Seans


gözlerim bağlı.derin bir kuyunun dibindeyim. hissediyorum,kayan bir yıldızın arkada bıraktığı izi. şeyleşmiş atomlarım artık farklı zamanların yolcusu. bir ayin başlayacak,gözleri oyulmuş bir kompütör çarmıhta.sayılar başkaldırıyor makinalara. gece sessiz,makinalar yanlış adresler veriyor geceye.gecede ölmüş yargıçların afişleri...şiddetli bir yağmur gecede,herşey ıslanıyor. yeniden kokmaya başlıyor toprak...çılgın hastalık,bulunmamış doğrular ve cinayet filmi,sessiz bir törenle yakılıyor. ay masmavi yada kızıl...modanın esirimi olacak hep renkler. cinselliğin sembolümü olacak hep o melon şapka. yanılıyorsun küçük adam...yok olmanın sınırsız imgeleminde. yada hep ben üşüyorum belki.belki o büyük vicdanların çadırları yok üzerimde.pusulalar yorgun,yön ani bir çıkış oysa,kaçınılmaz ve karanlık bulutsu masallarda... gözlerim neden bağlı,bu karanlık ne.sonu olmayan düzlemlerde
__________________
Sonsuzluğun Sonuçsuz Eylemi
değil hiç kimse değil...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17-06-2007, 14:54
hüseyin k. hüseyin k. isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 0
hüseyin k. - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




2 Seans


gözlerim bağlı.derin bir kuyunun dibindeyim. hissediyorum,kayan bir yıldızın arkada bıraktığı izi. şeyleşmiş atomlarım artık farklı zamanların yolcusu. bir ayin başlayacak,gözleri oyulmuş bir kompütör çarmıhta.sayılar başkaldırıyor makinalara. gece sessiz,makinalar yanlış adresler veriyor geceye.gecede ölmüş yargıçların afişleri...şiddetli bir yağmur gecede,herşey ıslanıyor. yeniden kokmaya başlıyor toprak...çılgın hastalık,bulunmamış doğrular ve cinayet filmi,sessiz bir törenle yakılıyor. ay masmavi yada kızıl...modanın esirimi olacak hep renkler. cinselliğin sembolümü olacak hep o melon şapka. yanılıyorsun küçük adam...yok olmanın sınırsız imgeleminde. yada hep ben üşüyorum belki.belki o büyük vicdanların çadırları yok üzerimde.pusulalar yorgun,yön ani bir çıkış oysa,kaçınılmaz ve karanlık bulutsu masallarda... gözlerim neden bağlı,bu karanlık ne.sonu olmayan düzlemlerde...
__________________
Sonsuzluğun Sonuçsuz Eylemi
değil hiç kimse değil...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 17-06-2007, 14:56
hüseyin k. hüseyin k. isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 0
hüseyin k. - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




SERBEST ÇAĞRIŞIMLAR





3. seans


deki; bu yeryüzü artık sonsuz ölüler katıdır. işte böyle diyor, gündüzleri görmeyen, geceleri karanlıklarla beslenen sonsuz ruhum. sonsuz ruhum artık bundan böyle o büyük ölüm adına konuşacak. o büyük ölüm ün kokusunu, karanlıkları öldüren yapay ışıklarınız hep sizden sakladı. o büyük ölüm kentlerinizin dışındaki ıssız dağlarda büyüdü. yırtıcı kuşlar o büyük ölüm ün asası oldu aydınlıklarınıza düşman. o büyük ölüm ün ilk tohumları zehirlediğiniz ırmaklarda yeşerdi,sonra sonsuz ölülerin kirlettiği kumsallara sıçradı. o büyük ölüm yükselen gökdelenlerin temellerine karışan kölelerin kanı gibi mikroplar taşır durmadan, çöp kutularına atılmış vicdanlara. o vicdanlar ki, sonsuz ölüm doğurur yaşayan iskeletlerin kılığına bürünmüş. o büyük ölüm, sonsuz ölüler katının kurtuluşudur. sıcaktan kurtulmak için kendini suya atan köpekler gibi. işte o büyük öülüm de kurtuluşunuzdur sonsuz sıcaklıktan...


__________________
Sonsuzluğun Sonuçsuz Eylemi
değil hiç kimse değil...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 21-06-2007, 15:04
hüseyin k. hüseyin k. isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 0
hüseyin k. - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%">
<T>
<TR>
<TD =smText width="80%"></TD>
<TD noWrap align=right width="20%">[img]http://www.felsefeekibi.com/forum/forum_images/quote_ic***111;n.gif[/img] </TD></TR>
<TR>
<TD colSpan=2>
<HR>
</TD></TR></T></TABLE>


SERBEST ÇAĞRIŞIMLAR


4. seans


neden gülüyorum böyle ben resmi hız geçitlerine. adressiz bir uzaklık,peşimdeki yakınlık. son ayrıntı,delicesine bir anda.hayır gelmiyor artık rıhtımda beklediğim sessizlik.kalabalık bir tren işte, son hızla kalktığı istasyona dönüyor.ölüleri dışarı atıyor biletçi.biliyor en sonunda kendisi gidecek, onun için biraz ağırdan alıyor işini.tek seçenek kalıyor geriye,varolmak.iğrenç şarkıcı bundan habersiz.bir sokak ötede resmi geçit var.iğrenç şarkıcı hazırlık içinde,tırnaklarını boyuyor.belli ki ölümün fotokopisini çekecek. hayır yalan,iğren şarkıcı da yok resmi geçt te. evet,yollarda boyama çalışmaları var. bir sürü köle bu iş için kan bağışlıyor. oysa timsahlar idlerinin güdümünde fırtınayı beklemekte.güneş doğmayacak diyor biri. şizofren olmalılar diyor bir başka birisi birilerine...
__________________
Sonsuzluğun Sonuçsuz Eylemi
değil hiç kimse değil...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 25-03-2008, 19:18
hüseyin k. hüseyin k. isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 0
hüseyin k. - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



SERBEST ÇAĞRIŞIMLAR


5. seans


sakınımsız bir tecavüzün gel-gitleri, üstüninsana pembe boyalı evler sunuyor. reklam ışıkları ona eşlik ediyor. lunapark son demimde. boş yere hedef arıyor bir çelik parçası. ben neler konuşuyorum böyle. zavallı şehitlerin ruhunu akbabalar çalmış.görsel bir estetik olmalı toplu ölüler yığını.zavallı şehitler, topluca lanet akbabalara.ey yalanların son rütbesi, uluyan kurtların sesini bölen çığlık, son alçalış, sana bir kutu morfin veriyorum: naklen bir intihar yada kozmik bir iltica, hepten biterken...


__________________
Sonsuzluğun Sonuçsuz Eylemi
değil hiç kimse değil...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04-04-2008, 19:45
hüseyin k. hüseyin k. isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 0
hüseyin k. - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



SERBEST ÇAĞRIŞIMLAR


6. seans


sis başladı, çıkamıyorum duyduğum sözlerin dışına... sis başladı, kan geceye indi yakılmış bir dağın doruklarından. kan aynı kan: kristal ışıkların düştüğü yatakta kendini görüyor, genç bir kızın gözleriyle... sis başladı: kan girdiği sokakta üniformalının kutsal kitabı, çalınmış bir özgürlüğün daha bitmeyen şarkısı... sakın ölüyorum demeyin bana, tek cümleniz ölümün sarkmasıdır geleceğe. sis başladı:ey gecenin sarhoşu ihtiyar baykuş, öleceğin anın negatifleri eilimde şimdi. sis dağılınca kuşkusuz iki elimle tutacağın seni, bir saramış kül gibi...
__________________
Sonsuzluğun Sonuçsuz Eylemi
değil hiç kimse değil...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 22:15


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum