Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > GENEL KONULAR > Genel Konular

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14-11-2016, 20:42
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.233
Standart Ne kadar bilmediğimizi biliyor muyuz?

Herkes için böyle mi elbette bilmiyorum? Kendi tarafımdan bakınca, yaş ilerledikçe yapılamayanların telâşına düşüyor kişi. Bir ara bayağı bir takıntı olmuştu bu bende. Baktım ki olmuyor; çünkü dünlerde yapılamayanların telâşından bugünlerimi yitiriyorum. Okunmayan kitaplar, yazılmayan yazılar, yapılamayan bazı aktiviteler vb.

Gerçekte ne kadar bilip bilmediğinizi okuyarak, gezip görerek fark ediyorsunuz. İlk şiirimi yazdığımda edebiyat hocamdan aldığım onay,beni havalara uçuracak kadar sevince boğmuştu. Sonra ara ara yazmaya başladığımda edebiyat hocamın verdiği onayın etkisiyle kendi kendime, güzel şiir yazıyorum diye bayağı bir havalanmıştım ama sonra baktım ki öyle değilmiş kazın ayağı. Okuduğunuzda ne kadar basit yazdığınızı, aslında ne kadar çok şey bilmediğinizi anlayabiliyorsunuz.
Okulda ilk İngilizce dersini aldığımızda, öğrendiğimiz birkaç cümleyi aramızda tekrar ederken,sanki sular seller gibi İngilizce bildiğimizi zannederdik. Geçmişe bakınca gülmekten kendini alamıyor insan.

Musuki Cemiyetine devam ederken solfej dersinin olduğu günler hocamız derse girmeyenlere “tabii buradaki arkadaşlarımız, sular seller gibi biliyorlar solfeji” diyerek yarı şaka yarı ciddi takılmaktan geri durmazdı. Müzikle ilgilenenler bilir, solfej ağırdır ve kendinizi vermez, çalışmaz iseniz hiçbir şey öğrenemezsiniz.

*Adına “cahil cesareti” mi dersiniz bilemem, bazı insanlar bilmediklerini bilmediğinden çok fazla konuşur ve iddiacı olurlar. Bunu siz bilirsiniz ama yüzlemek ne kadar mümkün dür?

Okumaya,araştırmaya her zaman meraklıydım ancak hayat şartları, koşuşturma derken bir bakıverdim ki zaman nasıl da geçmiş. Okudukça ne kadar az şey bildiğimin farkına vardım ve bazen derdim ki kendi kendime, alıp ta okuyamadığım bunca kitabın içindekileri bir huni ile akıtabilseydim başımdan içime.

Bu konuda aşağıya alıntıladığım ve benim hislerime birebir tercüman olan yazıyı okuduğunuzda gerçekten bazı şeylerin farkındalığını göreceksiniz.

Son söz, hayat bir an o da bu an, yapacak bir şey var ise bugün, bu an yapmalıyız diyorum.

*****

*Hayatımızda en az kullandığımız kelime, 'bilmiyorum' kelimesidir.

Cahil insan, cahil olduğunu bilmeyen insandır

Hepimiz çok akıllı olduğumuzu ve çok șey bildiğimizi düșünürüz. Bilmediğimiz șeyler varsa bile, yine de akıllıyızdır kendimize göre. Oysa gerçekte hiçbirimiz en azından düșündüğümüz kadar akıllı değiliz ve düșündüğümüz kadar da çok șey bilmiyoruz.

Yașayan en büyük bilim insanlarından birisi olan Stephen Hawking șöyle der: “Bilginin en büyük düşmanı cehalet değil, bildiğini zannetmektir.”

İște insanın tarihsel paradoksu, bildiğini sanma yanılsamasıdır. İkili ilișkilerimizde de karșıdaki insandan daha akıllı olduğumuzu, onun tüm davranıșlarının nedenini bildiğimizi düșünür ve çoğu zaman empati yapmaktan kaçınırız. Bu nedenle ikili ilișkilerimiz karmașık bir yün yumağına dönüșür ve bașarısız oluruz. İlișkinin öznelerinden birisinin diğerini, ya da her ikisinin birbirini küçümsediği bir ilișkinin bașarılı olma olasılığı yoktur.

Cahil insan, cahil olduğunu bilmeyen insandır ve iște bu nedenle her șeyi bildiğinden emindir. Ancak okuyan, araștıran, bilime inanan bir insan ise cahil olduğunu bilir ve bu yüzden öğrenmeye çalıșır, öğrenme sürecinin sonsuz olduğunun ve hiçbir zaman her șeyi bilemeyeceğinin farkındadır.

Bilgi öyle bir șey ki, öğrendikçe onunla ilișkili olan sınırsız sayıda diğer bilgileri de öğrenmeniz gerekiyor.

Keșke yüz yıl daha ömrüm olsaydı da, okusaydım. En azından ölene kadar okuyacağım. Ama geriye baktığımda,

denildiği gibi, yine de sonsuz uzunluktaki bir kumsalda tek bir kum tanesi kadar bilgiye sahip olamayacağım. Ama bunu bilerek okumak daha da güzel ve anlamlı.

Hayatımızda en az kullandığımız kelime, ‘bilmiyorum’ kelimesidir. Bu kelimeyi daha sık kullanmaya bașladığımızda ise, o muhteșem kibrimizi ve kemiklerimize kadar ișlemiș cehaletimizi görmeye bașlayacağız demektir.

Bana herhangi bir șey sorarsanız, size yanıtım ‘bilmiyorum, ama öğrenmeye çalıșıyorum.’ olacaktır.

Ve son söz: Okumasaydım, ben de bilirdim her șeyi…


Erol Anar (http://dunyalilar.org)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 04:22


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum