Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Şiir Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #61  
Alt 09-06-2009, 17:22
sibel eylul sibel eylul isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 473
Standart

bir de doğru yazabilse,aceleci yanından çok şikayetçi kontrol etme çabası
içerisindeözeleştiri olmalıydı,
dikkatsiz çok dikkatsiz bu kız
__________________
x
Alıntı ile Cevapla
  #62  
Alt 11-06-2009, 20:16
sibel eylul sibel eylul isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 473
Standart ağzına fermuar dikerim

ağzına fermuar dikerim




ya
… p
dünyayı taşıyan tek yönde
gözlüğünün diğer camı nerde

şöyle böyle
ya
…p cennet mi
cehennemsiz ne anlamın var ki



…ma
off of aşısın sıra dağlar
önümü kapatma


onu bunu
ya
p
…ma cehennem mi
suuuss içine almış cenneti
hangisi hangisinin üstünden geçer ki


sana ya…p…ma demedim miii
ne lâf anlamaz çocuksun
inanma
düşüncelerine algılarına duygularına
sorma
sus
ağzına fermuar dikerim
kabul et
senin için her şeyin doğrusunu ben bilirim
çünkü
her şeyim

annesin
babasın
bilirim
ağzıma fermuar dikersin
çünkü
tanrından çok şey öğrenmişsin


sibel eylül
__________________
x
Alıntı ile Cevapla
  #63  
Alt 11-06-2009, 22:22
sibel eylul sibel eylul isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 473
Standart bizim gibi

bizim gibi


biri diğerine usulca sokulsa
ikisinin birden yanacak teni

hep bülbül mü sever gülü
gülün kimde ki gönlü
duymaz bülbülünü
dağların ardı yine bilindik
aşılmaz mı


sen yüreği oyuk yılların çınarı
ben dibinde bitmeyen ayrıkotu
başakların yağmura bitmez hasreti



sibel eylül

Konu sibel eylul tarafından (12-01-2012 Saat 15:33 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #64  
Alt 19-06-2009, 01:11
Neşe Karakoyun Neşe Karakoyun isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 262
Neşe Karakoyun - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

"annesin
babasın
bilirim
ağzıma fermuar dikersin
çünkü
tanrından çok şey öğrenmişsin


sibel eylül"


Ne yazacağımı bulamadım ama yazmalıydım

Hoş...
__________________
Neş'e...
Alıntı ile Cevapla
  #65  
Alt 21-06-2009, 13:13
sibel eylul sibel eylul isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 473
Standart çocuk kal

çocuk kal

çıplak tavan
çıplak taban
gülümseyen çocuk yüzü masken
bir hayalet gibi geziniyorsun
çırılçıplak odan
buruk usulca dokunuyorsun
incinmesin mavi boyalı küflü duvarların
hâlâ soğuk mu ranzan
başucunda iki raflı taka
kanevçe beyaz örtüsü
mor işlemeli gülleri
hâlâ sevimli mi gizemi


çıplak tavan
bir zamanlar kaç bedenin nefesi çarpardı
kirişlerde sallanırken ayvaların kokusu
gidenlerin takma dişleri
bir başka yaşam var diye
ancak büyükleri kovalar
tökezletip yaralıyorlar mı dizlerini
dolaşıyor hâlâ kahkahaların sesi

çıplak taban
çırılçıplak odan

ve bazı anne babalar tatlı tatlı uyurken sobanın kenarında
gülümsüyordu yüzleri belki de çocukluk anlarına yolculuk


ve bazı anne babala rtatlı tatlı uyurken sobanın kenarında
akıl edemezler miydi ayazda soğuk odalarda
çocukların üşüdüklerini


ve bazı anne babalar bilmezlerdi ki çocuklarının üşürken
hep bir büyüme istekleri gülümseyen düşleri
beyaz defterlerin kırmızı düz çizgileri
ne kadar engelleyebilirdi ki bir çocuğun düşlerini
tabandaki tahtaların aralığına düşerdi kalemleri
orada yaşıyor hâlâ hazineleri


ve bahar geldiğinde bahçelere bitler saldırırdı erik ağaçlarına
gövdelerinde minik minik eller şap şap bastırırlarken üzerlerine
kan dolardı avuçları
ancak çocuk yürekler kurtarabilirdi erik ağaçlarını
çıplak tavan
çıplak taban
çırılçıplak odan


zaman akıyor akmayan ne var ki
büyüdün mü çocuk
koştur seke seke tahta atını
gıcırdasın taban
sallansın tavan
koştururken sığınağında
erik ağaçlarından kalan
çatlamış kütük
koştur tahta atını seke seke
düşür maskeni
çocuk kal
çıplak kal
ancak çocuk yüreklerin
doğallığı temizliği
yaşamı anlamlı kılıp güzelleştirir
ki bilir çocuklar hayat mükemmel değildir
ve bilir büyükler tahta atlarını seke seke koştururken
bir tek çocukluklarını çekirgelerin saldırısından koruyabildiklerini
bundandır anılarına sık sık yolculukları

bundandır tatlı tatlı gülümseyen yüzleri


sibel eylül

Konu sibel eylul tarafından (14-01-2012 Saat 07:12 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #66  
Alt 21-06-2009, 16:49
c.edip soykan c.edip soykan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: Kırşehir
Mesajlar: 121
c.edip soykan - MSN üzeri Mesaj gönder c.edip soykan - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

[quote=sibel eylül;50379]jozeph

jozeph
görkemli bir şiir olmuş,müziksel yapısı var,söyleyiş ve okunuş açısından bu önemli bence,izlek kendi bütünlüğü içinde rahat bir şekilde kurgusu ile bütünleşmiş,imgeler buna yardımcı olmuş ne güzel;büyük keyif aldım.
__________________
yıktım devletimi isyansız;
bütün iktidarlar hükümsüzdür içimde
/çığlığı deniz kokan bozkır martısı
Alıntı ile Cevapla
  #67  
Alt 21-06-2009, 19:00
c.edip soykan c.edip soykan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: Kırşehir
Mesajlar: 121
c.edip soykan - MSN üzeri Mesaj gönder c.edip soykan - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

Al***305;nt***305;:
sibel eylül Mesaj***305; g***246;ster
nandi boynuzlu bekçi girdi ruhuma
ve bir daha tarif edemeyecekti onu dökülen kelimeleri
oluşum sürecinin yoktu hiçbir önemi
yaşanan bir anlık bir serüven değildi ki
mutluluğun giziydi beden zihin ve ruh bütünleşmesi
(düzanlatım var bir müzikal söyleyişle başlıyor şiir düzanlatımda okur tökezliyor,ama bunu aşabilirsiniz çünkü jozeph'te bunun kanıtı var)

iki karşıt badem gözlerde kenetlenip çektiler masumca birbirlerini
tutku öncesi durgundu sular toz bulutlar ve de yıldızlar
doğal süreç içerisinde kendiliğinden adrenalin salgıladı başkalaşımlar
duyulara inen bir müzik gibi aynı tatta ve aynı hızda
(aynı şey bu mısralarda da var)
bir sarmaşık yavaş yavaş her milime düğümlenen
yarım kalan bir nefesin haykırışıyla dolandı bir ağaca
onlar teslim ederlerken ruhlarını birbirlerine
kama duyularla özde çiçek açmada
(yine düzanlatım var, kama duyuları çözümleyemedim)
karanlık karşı karşıya duran iki mağarada
aynı yolda sakin iki dere pamuksu ve de tatlı
iki azgın nefesle çarpıştı işte dillerin savaşı o zaman başladı
mum ışığı loşluğunda havada buram buram yasemin çiçekleri kokusu
ışıldar mısır püskülü tütsülü saçları
her dokunuşta açar sarı renkte horozibiği çiçeği
hassas ve de narin dolanır aracıklarında
kelebekler uçuşur dokunan yelpazenin parmak uçlarında
(ve de ler yerine bir imge ile ilintileseniz ne hoş olacak )
nandi boynuzlu bekçi girdi ruhuma
ve bir daha tarif edemeyecekti onu dökülen kelimeleri
tene düşerken parmak uçları gizliden kanatırlardı
tırnak oyunlarının değdiği yerleri
izler kalır mavi renkli nilüfer çiçeği yaprağı gibi
(çok güzel olmuş ''gibi'' kullanmasanız gereksiz daha hoş bir imge bağlantısı kurabilirsiniz çünkü bu yetenek var sizde)
eskimiş şarap misali arzular doruklarda gezinir şimdi
(şimdi arzular eskimiş şarap tadında gezinir doruklarda)olabilir mi?
dokundukça duyumlar uyanır doğa özgürce sallanır
(dokundukça duyumlar uyanır özgürce sallanır(salınır) doğada)
iç içe dış dışa savrulur toz bulutları
kasırga tufan şiddetli kabarır denizin hırçın dalgaları
birdenbire bir yağmur damlası düşer yangın yerine
tadı tuzu çeker içine esir düşer iki yumuşak tepenin alevlerine

bir parmak ucunda kutup diğerinde sıcağı sıcağına patlamış bir volkan
dengeyi kurmakta ötekiler duygular düşerken birlikte tene
iki karşıt iki ayrı evren tutkuyla severken birbirlerini
kutsal yerler değerken de birbirlerine bağlı içten ve arzulu
orman kaplar çölü aşk sularıyla yeşerirler yer yer ve de karşılıklı
beden zihin ve ruh bütünleşmesiyle
iki ayrı bölgede doğal süreçte böylelikle gelişir aşkın dilbilgisi
titremedeyken çığlıklarda son bulur
yıldızlar döner iç içe dış dışa küme küme
duyulan onların çarpışma sesleridir
sonrasında huzur iner dinginleşmiş yüreklere
kucak kucağa iki ayrı evrenin tam da ortasına
birlikte dönerlerken yüzlerini ay ‘a
mutluluğun giziyle
kama duyularla özde çiçek açmada
onlar kucak kucağa dönerlerken yüzlerini ay ‘a
nandi boynuzlu bekçi girdi ruhuma
ve bir daha tarif edemeyecekti onu dökülen kelimeleri

bu bölümde anlatılmak istenenin kurgusuna uygun imgesel örgüyü eminim ki yaparsınız bir aceleye getirme var düzanlatım eğilimi var bu şiiri çok daha güzel yazacağınızdan hiç şüphem yok
başarılı olacağınız su götürmez bir gerçek diğer şiirlere de bakacağım saygılar
__________________
yıktım devletimi isyansız;
bütün iktidarlar hükümsüzdür içimde
/çığlığı deniz kokan bozkır martısı
Alıntı ile Cevapla
  #68  
Alt 21-06-2009, 22:14
sibel eylul sibel eylul isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 473
Standart

Soykan bey aceleye geldiği doğru aslında hepsi öyle,
ve yeniden düzenleme ihtiyacı duyuyorum,eleştirileriniz doğrultusunda tekrardan gözden geçireceğim,ilginiz için teşekkür ederim,hoşuma gitti.
sevgi ve saygı ile
__________________
x
Alıntı ile Cevapla
  #69  
Alt 22-06-2009, 12:41
c.edip soykan c.edip soykan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: Kırşehir
Mesajlar: 121
c.edip soykan - MSN üzeri Mesaj gönder c.edip soykan - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

Al***305;nt***305;:
sibel eylül Mesaj***305; g***246;ster
bez bebek





narin parmaklar
dikerken
bez bebeğin gözlerini

yeşermemiş fidesi (yeşermeyen fide güzel burada bilinç olarak mı aldınız ben öyle aldım)
habersizce
oyunlar oynuyor
tepsinin üzerinde (kına gecesi olduğunu anlıyorum bu ''tepsinin üzerinde''yerine tepsinin ne anlama geldiğinin imgesini oluşturmak izlenimci aktarmacılığı yıkabilir)

örümcek ağlı beyinler
el sıkıştılar
ay ışığı vururken
sokaklara

ince belli
kanıyordu
kapı eşiğinde
süpürgesi elinde
(burada da izlenimci düzanlatım aktarma var ama bu öyküleme rahatsız etmiyor)
adettendir
ışık değmemiş evlerin
avlularında
çiftetelli

bir başka toprağın misafiri
yatağına alıp
sakladı nazeni(

burası oldukça ilginç özellikle ''bir başka toprağın misafiri'' erkek anlatılıyor,neden misafir

kadın oldu
büyümemiş çocuğun
ince bedeni

kirlendi
tepsinin
ağırlığı altında
olgunlaşmamış bilinci

(çocuk yaştaki bir kızın zoraki,törelere dayanarak satılışı var burada çocuğun bilincinin kirlenmesinden mi bahsedeceğiz yoksa yıkılmadan mı yoksa bu iki durumunda farkında olmayandan mı ?siz kirlenmeden kirletenleri önceliyorsunuz sanırım bu konuda kafam biraz karışık)

süzüldü
gözyaşları
kan damlamış
beyaz çarşaflara
(burayı şiir diline çevirmek gerekir bu bir olayın senarize edilmiş hali bir izlenimin aktarılması,sanıyorum damlayan kanın ve süzülen gözyaşının psikolojik temeli olmalı yani o bedenin bir ruhu var bu ruhun o an veya anlatılan andaki ruhsallığının imge diliyle örülmesi daha etkili olur kanaatindeyim)
satıldığı karanlık gülen yuvasında
asıldı
bez bebeği (burası güzel güzel satılmak yerine ne konulabilir gerçeklikte olan satılmak bu doğru ama şiire nasıl hangi sözcükle aktarılacak nasıl bir imge satılmayı karşılar veya fazladan koyulmuş olabilir mi?)
hunharca
yine eleştirdim ağzıma acı biber sürebilirsiniz tabiki bu aralar yazma faaliyetim biraz dumura uğtadı o yüzden eleştri yapayım dedim hani çooook ta anlarım ya;gönderdiğiniz diğer yazılarıda okuyorum,dergideki nepal devrimi üzerine yazıyıda okudum tamamen aynı fikirdeyim;ama marksizmi dogmatik aldığımız kanaati uyanıyor bende kendi açımdan da böyle bu,o yüzden ezberlemeden okuma yapmak lazım,lenin'in özelliği de budur sanıyorum:şöyle bir şey okudum eğitenlerin de eğitilmesi gerekir diye evet buna katılıyorum;o yüzden marksın öğretisini öğrenmek ve bulunulan ülkede teorik olarak yeniden üretmek pratikle sınamak gerekir,tekrar marksa dönüp 1844 elyazmaları ve özellikle alman ideolojisini sonra leninin felsefe defterlerini(bu kitabı bulamadım)anlayarak okumak lazım biz mahir çayanı okuduk,kaypakkayayı okuduk marksı,lenini onların aktarmalarından öğrendiğimizi düşündük,yanlıştı.Marksın üst yapı teorisini incelemek lazım din konusundaki düşüncelerini,üst yapının bir parçası olarak aldığı dinin tarihsel süreçteki yerinin üst yapının kendisi mi olduğu sorusunuda incelemek lazım....
__________________
yıktım devletimi isyansız;
bütün iktidarlar hükümsüzdür içimde
/çığlığı deniz kokan bozkır martısı

Konu c.edip soykan tarafından (22-06-2009 Saat 13:35 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #70  
Alt 22-06-2009, 13:50
sibel eylul sibel eylul isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 473
Standart

sevgi ile


Konu sibel eylul tarafından (12-01-2012 Saat 15:34 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 12:43


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum