Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Deneme Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #21  
Alt 26-05-2008, 18:23
nigar nigar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 166
Standart




DEDİLER



Dediler uzaktır yolu,yazın kar yağar,kışın ter basar.Gitmeye kararlıysan aç çıkacaksın,toprağa yalın ayakla basacaksın,yanına bir tek yüreğini alacaksın.

Dediler gün doğmaz gece kararmaz.Yolda karşına insan çıkmaz.Ezberinle gidersen,bilmişlik edersen,güneşe kanıp gecede uykuya çekilirsen iki adımın ileri üç adımn geridir.

Dediler kormayacaksın.Zor gelir de dönmeyi düşünürsen gözlerini kapat,açtığında dönmüş olacaksın.Bir tek yüreğini brakacaksın.

Yol uzundur,belki bulacak belki bulamayacaksın.İnancını kaybedersen,bir günü ömründe hergün yaşayacaksın.

Dediler bulursan gözünle değil gönlünle bak,elinle değil sevginle dokun.Başardım dersen serap olur bulduğun.

Dediler yol budur...Aç,uykusuz kalacaksın.Gündüzü geceyle karıştıracaksın.Ağlamayı,gülmeyi bazen unutacaksın.Buldum zannederken kaybettiğini anlayacaksın.Bir günü belki bir ömür yaşayacaksın.Keşkelerin olacak.Susmaların,çığlıkların...Yanında seni anlayan bir insan olmayacak...

Yol budur...Aşk yoludur...Gidenler dönmedi,dönenler gülmedi.Bulanlar çıktı da sahip çıkan kalmadı.Hadi git şimdi.Korkma...Kararlıysan...İnanıyorsan...


nigar baran


__________________
sarhoş olacaksın şarapla şiirle ya da erdemle...neyle istersen...
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 24-09-2008, 16:47
nigar nigar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 166
Standart



Düşünmek



Düşünmek diyor baktığım her yüz,duyduğum her ses...Boğazımda ardı ardına içilmiş sigaraların acılığı.Sinir yüklenmiş hücrelerim patlamamak için,beynimle kavga içinde.Demli bir çay ...İşte bu diyorum.Günümün aydın olması için yapılacak ilk sey demli bir çay içmek.Sinirlerim ertesi günün sabahına kadar beyaz bayrağı çekiyor.

Güneş pencereden gelin edasıyla süzülürken tebessümü de yanağıma iliştiriyor.Odadayım...Çanakkale'de dört yıldır evim olan 109 no lu kyk odasındayım.Ranzalar,dolaplar,bayrama gidilecek diye yerine konmamış valizler,ayakkabılar...Yalnız sanılan dünyamda gereğinden fazla bir kalabalık.Masaya bakıyorum fark yok.Pazar gününden kalma gazeteler(hala okunmamış),dergiler,meyve suları,ekmekler...Kalabalık...Düşün diyor k_alabalık...

Güneş yüzüme vurduğu an Stephan King'in Ceset romanından hep aynı sahne gelir aklıma.13_14 yaşlarındaki genclerin sıcaktan bunalıp serinlemek için kola aldığı market,tel örgülerin ardındaki köpekten kaçışları ve kola kapağının tren yayına düşüp çıkardığı o ses...Bir mutluluk anı benim için,bu kala_balıktan çıkıp bi an farklı bir dünyada yaşamak...

Aynı cüleyi karalıyorum,düşünmek diyor baktığım herşey.Ben onlara bakarken onlar da bana bakıyor.Yüz eşyadan yüz farklı nigar profili.Eşya demek haksızlık ,kalemi elime her alışımda onlarla konuşuyorum ben,beynimin içinden de olsa.Öfke nöbetlerimde onlarla kavga ediyorum.Bu tıpkı üç yaşındaki çocuğun kapıya çarptığı zaman elini acıttığında kapıya kızması gibi.Bizler de nesneleşiyoruz her geçen gün .Çevredekilerin bizi görmek istedikleri şekle bürünüp,tepkisiz,cansız,ruhsuz oluveriyoruz.Çünkü hep aynı yalanlarla büyüdük...Hiç iyi çocuklar olamadık ormandaki şirinleri hiç göremedik,masaldaki prensesler gibi güzel olamadık.Üvey annelerden hep korktuk.Kötü denilen hep kötüydü,hayat masalının sonunda hep iyiler kazanmadı.Yalanlarla büyüdük...

Resim derslerinde kırmızı renge boyanan ağaçlardan azar işittik ''kırmızı ağaç mı olur başka bir kağıt al yeşil yap onu ! '' .Hayaller yarım kaldı...Ve şimdi herşeyi istersen yapabilirsin diyen kitaplar sunuluyor önümüze.Mutlu olmanın beş yolu.kadınları/erkekleri tavlamanın on yolu.Başarılı insanların hayat hikayeleri ki ünlü olmak ya da zengin olmak mı başarılı olmak diye düşünüyorum .Her birey farklıyken,kişisel farklılıklardan arınmış genellemeler yığını,göz boyamalar...

Yeni doğandan başlıyor eğitim hatta daha doğmadan . Süslü barbie bebekler,masallarla kandırmayın onları,hayallerine ket vurmayın.Onlar o başarılı olma kitaplarını okumadan , biri o na ' istersen herseyi yapabilirsin;inanırsan,çalışırsan...' demeden de istediklerini yapabileceklerdir zaten ...

Güneş penceremden bahçeye gitti( kabul ediyorum yanlış cümle oldu : ) ) . O nu takip etmeliyim bir fincan kahve ile...


Nigar Baran


Edited by: nıgarr
__________________
sarhoş olacaksın şarapla şiirle ya da erdemle...neyle istersen...
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 29-09-2008, 22:13
nigar nigar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 166
Standart

Gidelim
<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />


Arınmak istiyorum***8230; Benzetmelerden uzağa,kelimelere yüklenmiş anlamların yükünden sıyrılarak gitmek istiyorum ***8230;Her başlangıç sanılan sonlarda kendimden uzak olsun diyorum sözler,boşluğa düşen ne varsa kulaklarımı onlara kapatıyorum.

Kendimi tekrarlıyorum her gitmek istediğimde.Kum saatinde sınırlı düşlerimin zamanı.Sen de savrul diyor kumu yerçekimine savuran elin sahibi.

Ey sahip!Çalma büyümeye yüz tutmuş anlarımı ***8230;Aksın zaman***8230;Çıkmaz sokaklarda aratma, yüreğime ilişmesi gerekenleri.

Tekrarlıyorum***8230;Bu anlar yaşandı,bu sözcükler yazıldı .Sil diyorum***8230;Dur diyorum ***8230;Bu şehirde çocukluğum var,denizi görmeyen gözlerin deniz diye gördüğü dere var,dereye katılmış gülüşler ,gülüşü gören dostlar var***8230;

Kendime kattığım farklı zamanlardan ***8216;ben***8217; ler var.Her ***8216;ben***8217; bir öncekinin devamı değil***8230; Aynı zamanın farklı mekanlarından çalınmış eksik tamlamaları oluşturuyor ,uyuşmuyor,tek olamıyor.Kendim eksik kalıyor***8230;Eksik kalınan gitmek istiyor farklı zamanın aynı mekanlarında uyuşan ***8216;ben***8217; lere***8230;Sahip kızıyor sen değil onlar diyor,senden değil diyor.Fark denen söz sözlüğüme ekleniyor***8230;Sahip kızıyor saati ters çeviriyor. Kuma düşmüş ***8216;ben***8217; lerden biri***8230;Kendim savrulmaya mahkum kalıyor.

Farkın farkını anlamaya çalışan anlar birikiyor.Birikiyor kavuşamayan sevdalar,kavgalar,savaşlar***8230;***8217;Ben***8217; den değilsin***8230;***8217;Ben***8217; sen değilim ***8230;***8217;Ben***8217; kimim? Sen kimsin? Sahip kim? Farkı fark yapan kim ? Gitmek istiyorum öznesi ***8216;ben***8217; değil çünkü ***8216;ben ***8216;sen değilim ***8230;

Kendim gitmek istiyorum ,farkı siliyorum. Silinmiş bir farkın varsa sen de at o nu kumlara gidelim arınarak kendimiz olan zamanlara ***8230;


Nigar Baran

__________________
sarhoş olacaksın şarapla şiirle ya da erdemle...neyle istersen...
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 10-09-2012, 19:18
nigar nigar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 166
Standart Bilirsiniz O Hissi

Bilirsiniz o hissi, ilk defa dünyaya gözlerini açmış gibi; bir yerlerden düşmüş gibi toprağa; elin , kolun , bacağın senden değil gibi ;ne yapacağını nereye gideceğini bilmeden, öylece aidiyetsiz kalmak gibi.Bilirsiniz siz de o hissi...

Böyle buyurmamıştı Zerdüşt... Oysa sevmek bin yıllık savaşın beyaz bayrağı çekmesiydi,insanların açlıktan ölmemesiydi.Oysa sevmek gülümseyebilmekti her yeni güne.İyi insan olmayı denemekti,değişmeyi kabul edebilmekti.Umuda inanmaktı, mutsuz da olmayı göze alabilmekti...

O alışılmış kimsesizlik çıka gelir bir gün,iliklerinize kadar üşütür.Mevsimin önemi yok,gözünü nereye açsan zemheridir.düğme mi küçük,ilik mi büyük bilinmez, bir türlü kavuşmaz

Sensiz de yaşanır,nefes alınır,gülünür de eğlenilir de giderken sen ,ağladığımda bile gözlerimde var olan ışığı aldın sevgili,içimdekileri anlatabileceğim kelimeleri aldın ,güzel günlere olan inancımı değil belki ,güzel günler için çabalayacak gücümü aldın...

Oysa sevmek küfürler yağdırmak şimdi düşlere...'İyi ‘ nin anlamını sorgulamak

Bilirsiniz o hissi; dün hiç yaşanmamış gibi,gözlerinizin arkasından bir başkası bakıyor gibi.Elinizi uzattığınızda yıldızlarla oynayacak gibi,güneşi üfleyince söndürebilecek gibi.Bilir misiniz o hissi ?

Gece iner,gece kara...Gülüşün düşer,gülüşünde gökkuşağı.Yedi renk olurum hüznün yüzünde,griye boyanırım.Gün biter,gün telaş...Dertlerin üstüne yenileri gelir,ah sevgili üşüten bir sen değilsin ki,gidişine kahrettiğim tek değilsin ki.Ayrılığı öğreten hayat, ölümün de sızısını öğretir ve sözcüklerim yüreğe mühürlenir .

Gece iner,gece ayaz...Sesin düşer,sesinde bahar.Çiçek bahçesi olurum acının yüzünde,karanfil kokarım .Gün biter,gün aciz...Bir şekilde geçer günler.Oysa sevmek El Cordobes gibi yokluktan yol bulup geleceğe düş kurabilmekti,oysa sevmek hiç olabilmeyi de bilmekti,anlayabilmek algılayabilmekti ...

Bilirsiniz o hissi,ciğerinize mesken tutmuş bir şey vardır,insanlar anılar olanlar değişir de ,acının adı değişir de o hep ordadır .Zor zamanlarda hatırlatır kendini yanan yürekle tutuşur,alev alır boğazına düğüm atar,çöz çözebilirsen .Siz bilmeyin o hissi...


Nigar Baran
16 0cak-2012
__________________
sarhoş olacaksın şarapla şiirle ya da erdemle...neyle istersen...
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 29-09-2012, 21:03
nigar nigar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 166
Standart Kendine Dönük Gece

Kendine dönük bir gece,kalp asılmış gökyüzünde,aydınlığı yolda yürüyenlere sadece.

Dağ yollarında giderler bazen,geçmişte anılara gömdükleri hazineleri bulma ümidiyle.Bazen şehrin en kalabalık yollarına gider yolcular,aynalarda görmeye tahammül edemedikleri benliklerini bir gece de olsa unutmak için.Bazen dost sofralarına atarlar kendilerini,akıtamadıkları gözyaşlarını kahkahalara boğmak için.Dönüş geceyedir ve bekler yastık başında gecenin celladı.

Aylardan Eylül,günlerden eskimiş bir Pazar,saati yolcuya kırılmış bir zaman.Beyinde gezinen düşünceleri avuç avuç duvarlara fırlatmış bir mekan.Işık sızıyor gecenin karasında bir pencereden,yerde oturmuş bir beden.Anılar geceye boyandığı andan itibaren sallanıyor bir ileri bir geri.Pazar geçiyor,Eylül bitiyor,beden sallanıyor bir ileri bir geri.Fırlıyor yerinden o beden,atıyor kendini çamurlu,taşlı yollara.Duyamıyor ardında bağıran sesi;’Gitme..’diye geceyi inleten geridekini.

Her gidişte bir yıldız düşer gecenin kuyusuna ve zaman geldiğinde asılı bir yürek kalır geride,gökyüzünde…

Gözlerindeki renk kahve,saçları haki,teni buğday delikanlı bir kız çevirmiş yüzünü sakin denize.Deniz korkmuş kızın gözlerinde ki fırtınalardan,vuramamış kıyılara dalgalarını.Rüzgar bile kımıldatamıyor saç tellerini genç kızın ,sanırsın bakan bir heykel.Yanıyor şehrin ışıkları birer birer,birer birer çekiliyor kendi içine söylenememiş sözcüklerden yüreğe yapışan keşkeler.Kopuyor ruhun damarlarından bir ip,gözlere sığınmış gemiler sallanıyor,genç kızın bedeninde görünmez depremler kopuyor.Koşuyor,koşuyor ardına bakmadan ,göremiyor cebinden düşen resmi,göremiyor resmin arkasında ‘ben de seni sevdim…’ yazan cümleyi .

Her gidişte daha da canlı yanar gökyüzünde asılı yürek,ve zaman geldiğinde yakar kendini de gökyüzünden yere düşerek.

İsimleri Ayşe’dir,Ömer’dir,Ebru’dur,Ahmet’tir…i sme lüzum yok hepsi burada yolcudur.Yollar bekler onları;yürütmek,yordurmak,koşturmak,düşürme k için.Yollar bekler onları;yorulup da durduklarında,düşüp de oturduklarında başlarını o an a değil geriye de bakabilsinler diye.Ve yollar bekler onları;asılmış bir yüreğin aydınlığında kendi aydınlık diyarlarına gidebilsinler diye.Kaçış olsa da görünen aslında bir yere varıştır yol.Kimisi kapıyı çaldığında kapıyı açan eşinin gülen yüzüne gider,kimisi elinde valizlerle annesinin kokusuna gider memleket bildiği yere,kimisi hayallerine,kimisi işine,kimisi sevdiğine…Herkes bir yerlere gider,Kaçış ya da varış…

Kendine dönük bir gece de sen de bak yüreğine,bak yüreğinin içindekilere ...

Nigar Baran
eylül-2012
__________________
sarhoş olacaksın şarapla şiirle ya da erdemle...neyle istersen...
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 01-10-2012, 21:31
nigar nigar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 166
Standart Gözlerine Ay Düşmüş

gözlerine ay düşmüş
geceye sal aklın güneşe küskün ışıklarını
küstüğün bahardır
baharlar ağlatır

Bazen diyorum ,kökünden söksem yüreğimdeki kuru otları .Ah yabanılaşan tarlam benim.Yabancılaşıyor iç sesim ,ben kendimi dinlemeyi bıraktığımda.Bıraktıklarım aldıklarımdan fazla ritmi bozuk hayatta .Şimdi çıkıp gitsem bir dağ başına ,seyre dalsam yıldızları,dalsam geçen temmuzda Ankara’da bıraktığım gözlerine ,dalsam geçen yılın ağustos sabahına.Babamın sesini duysam,bilirim kızar yine sigara içtiğimi görünce. Şimdi harman yeridir yürek …Yer gökte,gök evrende,evren beynimde …Yanıp bitip küle dönerse ya.

ruhumda tırnak izleri
gözleri kanatan kırmızı ojeler midir
doruğa ulaşan acılardan sıyrılıp kaçan ben
gerdanında yurdumu bulan ben
aşkına varlığımla soyunan ben
soyuluyor şimdi kemiklerimden etim
soyuluyor içimde biriktirdiğim gülümsemelerim
hazzına ulaşan hüzünlerin üzerine yaktığım sigaralar yarım
yarım kalan ne varsa yakıyor
yanıyor ömrüm

Aşkı mı yazmalı … Hayır, hayır yazsam eksilir içimdeki anlamı .

Buzdolabının kapağını süsleyen resim bana bakıyor,ilk defa yazıyorum sana yarı çekingen halim ile . Çocukken de çatık mıydı kaşların,bilmiyorum …Kimse duymasın ama ben seni çok özlüyorum ve biliyorum yankılanmasada çığlıkları evdekiler de seni çok özlüyor …Konuşacak ne kadar çok şeyimiz olacaktı kim bilir ,ilk gençliğimin asiliğinden çıkarken belki bir rakı sofrasında anlatacaktım sana,belki sen de anlatacaktın bana 60 yılın derdini .Üzgünüm seni anlamakta geç kaldım,geç kaldım sana doya doya sarılmakta.İnsan bir sabah birden büyüyormuş anladım ve anladım yaş düşmeden de hıçkıra hıçkıra ağlayabiliryormuş insan .Üzgünüm geç kaldım senli zamanları yaşamaya …

Demli bir çay gerek ve müzik,keman sesi olmalı yoksa kopacak boğazımda nöbete durmuş şimşek .Derin bir nefes gerek …

Özlediklerimin hacmi çoğalırken dostlar düşüyor gecede aklıma,kilometreler düşman oluyor özleyip de başını o omuzlara koyamadıkça.Ne kadar herkesle anlaşan kişiliğiniz olsa da,ki saygıdandır kızdığınızda sesinizi içe gömüp ‘ya sabır ‘ demek,anlatılmıyor içinizde patlamaya hazır sesler.Ve öğrendim işin stresini 18:00 olduğunda işçi çıkış kartıma basarken orda bırakmayı.Öğrenemediklerimi ise sormayın …Sormayın yıllarca aynı hedef için çabalayıp neden bitiş çizgisine bir adım kalmışken tüm yılların emeğini hiçe sayıp universiteyi bıraktığımı.Bakmayın öyle …

Yarım kalan ne varsa yakıyor
Yanıyor ömrüm

Kuruldu yine aklımda ki mahkeme ,af diliyorum kendimden,af diyorum hakimken.
Güzellikten yana olmalı oysa gülüşler gibi söyleyişler de .Oysa bazen de yazmamalı,sorgusuzca kendi içimizdeki denize atlarken .

Gözlerine ay düşmüş
Geceye sal aklın güneşe küskün ışıklarını
Küstüğün bahardır
Baharlar yeniden hayata doğmaktır

Nigar Baran
-2012-
__________________
sarhoş olacaksın şarapla şiirle ya da erdemle...neyle istersen...
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 07-10-2012, 14:34
nigar nigar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 166
Standart Gençliğimiz

Gençliğimiz ayakları uyurken açıkta kalmış bir beden;eller birbirine kenetlense de ömrümüz soğuk algınlığında.Mevsimsel öksürükler ki kısık kısıktır,sigara etkisi gibi.

Gençliğimiz evden uzak odalarda,kendini tanımaya tamamlaya çalışan yüreklerin omuz omuza değil belki,onur onura tüm yanlışlıklara karşı doğru olma çabası.

Gençliğimiz ömründeki tüm yapboz parçalarını,gün be gün yerlerini değiştirerek doğru parçayı doğru yere koyma uğraşı.

Gençliğimiz genlerinde taşıdığı kalıtsallığa rağmen kendi özgür düşüncelerini yaşatma süreci.

Ve sevinçle karşılanan yaş günleri yerlerini kaygıya bırakır adım adım.Hoş bakışlarda yürek bir adım geri çeker kendini.Popüler kültürün dayatmasından sıyrılarak müzikte de özgündür tercihi.

Susmalar çoğalır…Akıldan çıkan kararnameler yürekte değiştirilir,karartılmasın aşka dair nameler.Aşk ki üç harften çok üç nokta ömürde .Karartılmasın aşka dair nağmeler.Aşk ki sol(un) anahtarı ömürde.

Çoğalır sesimize yapışan sızılar.Sızı ki boyacı çocuğun ‘abi boyayım mı’ demesi.Sızı ki bizden çok yaş almış insanların elinde ki buruşukluk.Sızı ki ömründeki tek sosyal aktivite evde televizyon izleyebilmek olanların,eve ekmek alabilme telaşı;alamazsa kendi ekmeğini kendi yapma çabası,un var ise …Sızı ki çocuklarını arkadaşlarının yanında başını eğdirmemek için ,elde avuçta yok demeyip ‘şükür bu günümüze de ‘ diyebilenlerin gözünde.Ve gerçek şükür denilse de elde avuçta olmadığıdır,gerçek çeşitli oyunlarla yoksul olanların daha da yok olunmasıdır.Gerçek yok olmaya yüz tutmuşların bilinçsizleştirilmesidir,birileri varlıklarını daha zengin yaşayabilsinler diye.Birileri egolarını dünyanın hakimi sanabilsinler diye .Peki hesap günü geldiğinde kim kaçabilecek…Sızı ki kendi sesini kendi duyduğunda gözleri dolabilenlerde …

Sorma genç,sorgulama,düşünme,düşündürttürme,anl atma,açıklama,yargılama,sesini çıkarma.
Gençliğimiz kader diye yazılandan farklı.Sıyrıl da gel ,haykır da gel,inadına inan da gel.Emperyalizmin çıkarları için dayatılanı ömrümden çıkar da gel.Gel ki bahardır ömür,sen gel ki aşkla…Gençliğimiz soracaktır,düşünecektir ve okula başladığında öğretilen o şarkının sözlerini duymayanlara tekrar tekrar söylecektir;

‘’ Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.

Bir vatan bırakın biz çocuklara
Islanmış olmasın göz yaşlarıyla.
Bir bahçe bırakın biz çocuklara
Göklerde yer açın uçurtmalara.

Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.

Bir barış bırakın biz çocuklara
Ulaşsın şarkımız güneşe ve aya.

Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.

Bir dünya bırakın biz çocuklara
Yazalım üstüne sevgili dünya
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.

(Adnan ÇAKMAKÇIOĞLU) ‘’

Nigar Baran
-7 Ekim 2012-
__________________
sarhoş olacaksın şarapla şiirle ya da erdemle...neyle istersen...
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 07-09-2013, 16:15
nigar nigar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 166
Standart

Atsız Sesleniş

Tüm mevsimler aynı.Biz seninle aynı mevsimi yaşamaya mecburuz sevgili.

Dağılan,dağıldığında acıyan hislerimi güneşe çıkardım,gün dönmüşken geceye.Toynakları kırık,içimdeki atsız seslenişin.Dolu dizgin koşmak için beklemek gerek.Kırık aynalardan bakıyorum,dışımdaki yüze.Ne kadar kalsam,kalmalarda gurbetleniyor gözlerim.Ve sözlerim harfleri teker teker vurulmuş anlam boşluğu.

Anlamazlar.

Acıyan,acıdığında dağılan düşlerimi kurutuyorum güneşte,rüzgar hal hazırda beklerken yamacımda.Neydik biz?Ruha bürünmüş et-kemik sevişmesi mi?Dokuz ayı beklemeden doğuyor uykularda kabuslar.İnsansak,demeye dil varmıyor.Neydik biz?

Susarlar.

Kuruyan düşlere OD düşmüş.Geceler de saklamaz artık,1500 yıldır saklamaya çalıştıkları o gerçeği.Dilimden çıkan bir hece,usulca fısıldar şafağa.TÜ hepinize;gerçeği yalanla örtmeye çalışıp örtünenlere,gerçeği gerçek bilip örtünenleri kullananlara.

Genişleyen,genişledikçe yoğunluğunu kaybeden fikirlerimi toprağa ekiyorum yaşadığım yüzyılda.Yaşamaya geldim,anamın rahminden çıkıp oksijeni ciğerime çektiğimde.Nasıl yaşamak bu?

Yaşatmazlar.

Büzülen,büzüldükçe ısınmaya çalışan bedenimi kendine çekiyor toprak.Yer çekimine inat,kaldırılmalı tüm başlar,baştan başlamalı yolculuklar.Tüm yollar Deniz' e çıkar.Ve deniz haykırır bütün mayıslarda.

Görmezler.

Eli koynunda,koynu dizinde bedenler öylece kalmışken bir başına.Secdeye,secdesiz vardıklarını görmez misin?

Yersizliğimdendir ulu orta dil(l)enmem.Yağmur verin bana.Kopacak dalım,koptuğunda yürekte fırtına.Ve göksüzlüğümdendir ağlamayışım.Yeşili bahara verin.Çarpık ağızlarda dil(l)enmesin.

İbrahim'in sorularına cevap veren,İsa'yı doğduğunda konuşturan,Musa'nın dilini Harun'la pekiştiren;yakarmak için yakmalı mı benliği?Görmez misin kar sepeleyen başımızdan çıkan dumanı?

Ve tüm yangınlar aynı.Biz seninle aynı yangında yanmaya mecburuz sevgili.

Nigar Baran-
__________________
sarhoş olacaksın şarapla şiirle ya da erdemle...neyle istersen...

Konu nigar tarafından (08-09-2013 Saat 13:02 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 19:10


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum