Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Senaryo / Tiyatro Oyunu Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11-08-2009, 02:19
Muhip Suelturk Muhip Suelturk isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 31
Standart Beyaz Zamanlar

BEYAZ ZAMANLAR


Anlatıcı Bulut AKÇATÜRK’ten dinliyoruz :


Çocukluğumuzun mahallesindeki,sıcak yaz günleri bile değişikti…Belki de bize öyle geliyordu…Güneşin nemi çarptıkça sıska çelimsiz bedenlerimize esmerleşir,sıkılaşırdık..Enerjimiz artardı…Hem de ne artmak…Arnavut kaldırımlı dar sokak boyları yetmez olurdu koşturmalarımıza..

Sessizliğin,durgunluğun,birkaç damla geçici beyaz gözyaşlarının adı,yere kapaklandığımızda dizlerimizde oluşan küçük sıyrıklardı..

Komşu bahçesinde,meyve ağacının en tepesi olurdu bazen yerlerimiz,diz yaralarımız kabuk bağladıktan hemen sonra…Ağacın o yükseğinde,maviliklere ve yeşilliklere karışırdık…Bu renkler üzerlerimize sinerdi….Bizler gibi günahsız ve diriydiler…Mavi,yeşil kokardık….


SAHNE 1/DIŞ-GÜN/SOKAK/TOP OYNAYAN ÇOCUKLAR

Kavurucu güneşten şehre kayan görüntü,Arnavut kaldırımlı,ahşap cumbalı evlerin bulunduğu sokakta küçük çocuklara bakar..Yarı çıplak,kısa pantolonlu çocuklar kağıttan yaptıkları topla oynuyorlar..Terlemişler…Göğüs kafesleri hızla inip kalkıyor..

SAHNE 2/DIŞ-GÜN/SOKAK/İKİ ÇOCUK

İki çocuk kağıt topun peşinden koşarken biri diğerini iter…Dizlerinin üzerine düşer çocuk…Acıyla bağırır…Dizi kanıyordur…Sıyrılmıştır…Tüm çocuklar onun başında dikilirler…Kanayan dizine bakarlar..Çocuğun gözü yaşlıdır…Yanaklarından süzülen yaşların izi vardır kirli suratında..

SAHNE 3/DIŞ-GÜN/SOKAK/BAĞIRAN ÇOCUK

Sarı kısa saçlı kısa boylu çocuk tüm gücüyle bağırır..

SARI ÇOCUK
-Erikler olmuş…Erikler olmuş…Haydi eriğe !..(heyecanla)

SAHNE 4/DIŞ-GÜN/SOKAK/KOŞAN ÇOÇUKLAR

Komşu bahçesine doğru “hücum” nidalarıyla koşan çocuklar…Dizi yaralı çocuğun daha geride onlara yetişme çabası…Birkaç çocuk ustalıkla ağaca tırmanır…En tepedeki incecik dalların üzerinde rahatlıkla dururlar….Kopardıkları meyveleri aşağıdaki arkadaşlarına atarlar…Daldan kopardığı iri bir meyveyi kirli gömleğine silerek ısıran çocuk,ağacın en tepesinde kollarını iki yana açar…Meyvenin suyu ağız kenarlarından akmaktadır…Görüntü gökyüzü,yeşil yapraklar arasında kollarını açmış keyifli çocuk ve gökyüzünün maviliği ile yükselir…



Sabah bizim sokakta da olurdu…Bir özelliği,sabahın ilk ışıkları bizim ilk bağırtılarımıza karışırdı…Bilemezdik o zamanlar belki biz bağırdığımız için neşeyle,o yüzden olurdu sabah…Bize öyle gelirdi…

Hiç unutmam,yine o sabahların bir gününde,Saime abla yine bir güzel paylamıştı bizi…Bir kaçımızın kulaklarını da kanırta kanırta çekerek kıpkırmızı yapmıştı…Asık,mahcup,al al olmuş yanaklarımıza pek de güzel uymuştu,kızarık kulaklar….Yanıyorduk…Mahallemizin ortasındaki çeşmede aldık soluğu….Altına kafalarımızı soktuk,yüzümüzü yıkadık….Sorduk birbirimize geçti mi diye kızarıklıklar….Bizim Ali’nin gemi direğindeki gözcü gibi heyecanla bağırması ile hepimiz o yöne döndük….Badanacı Özker amcamız geliyordu….İşte Saime abla geride kalmıştı….Islak üstlerimizle sardık etrafını Özker Amcanın….Onun bizlere dağıttığı beyaz leblebinin tadı hala damağımdadır….


SAHNE 5/GÜN-DIŞ/SOKAK/ÇOCUKLAR-SAİME

Boş sokak,sabahın ilk saatleri,ezan sesi,güvercinler,mırıldanan kumru,uzaktan askılı tezgahı ile geçen yoğurtçunun çaldığı kampananın sesi….Boş sokak,birkaç çocuğun koşarak sokağa girmesi ve gürültüleri ile yankılanır…Görüntüye doğru bağırarak koşan çocukların önünü Saime keser…

SAİME
-Evladım kaç kere söyleyeceğim size bu sokakta bağırılamayacak,hasta var diye ha,kaç kere!.. (sinirli)

ÇOCUK
-Ne yaptık biz ya !...(kısık ses,mahzun)

SAİME
-Bir de cevap..Bir de cevap ha…Büyüdünüz de cevap ha !...(kızgın)

Üzerilerine yürüyen Saime’nin sağından solundan kaçabilen kaçar…Yakalananların kulaklarını çeker Saime…Enselerine de bir şaplak vurur…..

SAHNE 6/GÜN-DIŞ/SOKAK-ÇEŞME/ÇOCUKLAR-ÖZKER

(yavaş görüntü)Yedikleri azardan neşeleri kaçmış ve kulakları kızarmış çocuklar,mahcup bir şekilde çeşmenin başına gelirler….Kulaklarını ovuştururlar….Suyun altına kafalarını sokarlar….Serinlemişlerdir…Suyla oynamaya başlarlar…Ellerine aldıkları suyu birbirlerine atarlar….Ali bir an yokuşun aşağısına doğru bakar güneşten gözleri iyi görsün diye, elini alnına siper eder… Bakar ve bağırır suyla oynayan diğer çocuklara;

ALİ
-Özker…Özker…Badanacı Özker Amca geliyor….

Ali’yi duyan çocuklar her şeyi bir yana bırakıp,Özker’e doğru koşarlar…Etrafında birikirler….Malzemelerini yere bırakan Özker,onlara cebinden çıkardığı beyaz leblebilerden verir….Çocuklar çok mutlu olmuşlardır…Özker de güler…Ağızları leblebi ile dolan çocuklar neşelenmişlerdir…Birbirlerine şakalar yaparlar…(yavaş görüntü sonu)


Hey gidi Özker Amca hey…Badanacıydı Özker Amca..Mahallenin bütün badana işlerini O yapardı..Tatlı,iyi yürekli,sevecen,az konuşan biriydi…İşi olduğunda ona yardım ederdim..Buna izin verirdi…Bana seslenişini hala duyar gibiyim ;

SAHNE 7/DIŞ-GÜN/SOKAK/ÇOCUKLAR-ÖZKER

Verdiği leblebiyi büyük bir iştahla ağzına atan çocuğa seslenir;

ÖZKER
-Bulut kap şu kovayı haydi…Fırçayı da al…

Boş kovayı ve fırçayı çelimsiz kollarıyla omzuna alan Bulut, Özker’in iki adım gerisinden onu takip eder… Önünde yürüyen uzun boylu, zayıf, uzun beyaz saçlı, kısa beyaz sakallı, beyaz kaşlı, her tarafı kireçli beyaz takım elbiseli badanacıya bakar, leblebileri yerken sorar ;

BULUT
-Özker Amca…Sen neden hiç leblebi yemiyorsun ?….Bizim için mi alıyorsun leblebileri ?..(meraklı)

ÖZKER
-Ben de yerim bazen Bulut…Ben de yerim…(tebessüm)



Özker Amca önde,ben arkada,sokağın diğer başına kadar geldik…Orada dinlendik biraz..Bu arada biten uçsuz sigarasını,bir yenisiyle tazeledi…Ellerini beline koydu..Gerindi…Ceketinin altında,sakladığı mor şişe göründü..Bir kez daha görmüştüm bu mor şişesini Özker Amcanın…Pantolonunun arka cebinde dururdu…Bizim mutfakta anneannem ne zaman,ispirtolu ocakta yumurta pişirse,”Bu yumurtalar Özker Amca kokuyor” derdim…Anneannem de,”Ben yakıyorum…O içiyor…Zıkkım içesice…Dağ gibi adamdı…Kapılardan sığmazdı…Şimdi ne hale geldi” diye homurdanır…Hacer ablama ve teyzeme anlatırdı….Bana bakıp gülmüşlerdi…Özker Amcayla çalıştığım için gülüyorlar zannetmiştim….İspirto içtiğini bilmiyordum ki….



SAHNE 8/DIŞ-GÜN/SOKAK/BULUT-ÖZKER


Özker ve Bulut sokağın diğer başına geldiklerinde,dinlenmek için dururlar..Özker birmiş filtresiz sigarasını yenisi ile değiştirir..Ellerini beline koyar…Gerinir…Bulut yukarı kalkan ceketin altından,onun pantolonunun arka cebinde sakladığı ispirto şişesini görür..Bu mor şişe,ona anneannesinin söylediklerini hatırlatır…


SAHNE 9/İÇ-AKŞAM/MUTFAK/BULUT-ANNEANNE-HACER-TEYZE

Yaşlı kadın yere çömelmiş… İspirto ocağındaki sahanda yumurta pişiriyor… Hacer domates doğruyor… Bulut’un teyzesi bardakları yıkıyor..Bulut anneannesini seyrederken ;

BULUT
-Bu yumurtalar hep Özker Amca gibi kokuyor !...(şikayetçi)

ANNEANNE
-Kokar ya !..Ben yakıyorum…O içiyor..Zıkkım içesice !...Dağ gibi adamdı be !...Kapılardan sığmazdı….Şimdiki şu haline bak….Balık kılçığına döndü !!...

Hacer ve Bulut’un teyzesi,başlarıyla onayladılar yaşlı kadını….Sonra hepsi birlikte Bulut’a dönüp güldüler…Bulut şaşkın şaşkın onlara baktı…



Malzemeleri sırtlandım…Tekrar yola koyulduk..Kesik kesik öksüren Ökser Amca,bana yapılacak eve yaklaştığımızı söyledi..Az ilerideki evi işaret etti…Orası Ayten’lerin eviydi…Ayten yine bahçe duvarına oturmuş,ağlıyordu..O hep ağlardı zaten…Bizimle de fazla oynamazdı…Beceremediği işlerini de bana yaptırırdı….Bazen benden,seksek için çizgi taşı isterdi..Sokakta bulamadığım zaman,evlerin damına tırmanır,çatıdaki bir kiremidi aşağı yuvarlardım…Yere düşünce paramparça olan kiremitten,bir sürü çizgi taşı çıkardı…Bir keresinde ayağım kaydı da,az kaldı düşüyordum…Saçağa son anda tutundum…Oradan telefon direğini yakaladım ve aşağı indim…Çoğunlukla yalnız oynardı Ayten…Seksek oynardı…Evinin ve mahallenin duvarlarını kiremit taşı ile çizerdi…Nedense mahallenin en haşarı,ele avuca sığmaz çocuğu ben,korkardım bu kızdan….Yalnızca ben mi ?...Bizim bütün çocuklar korkardı….Sürekli ağlaması,sessizliği,uzaklara dalıp bakması bizde acınası bir durum yaratırdı…Tekin olmadığını düşünürdük….Belki de teyzesi Deli Durdu yüzündendi,çekinmemiz…..


SAHNE 10/DIŞ-GÜN/SOKAK/ÖZKER-BULUT-AYTEN

Özker’in el hareketi ile yerden malzemeleri alır Bulut..Yürümeye devam ederler..Hırıltılı öksürür Özker..Eve gelmişlerdir…Eliyle işaret eder…

ÖZKER
-Burası evlat…

BULUT
-A aa !...Biliyorum burayı ben Özker Amca…Aytenler oturuyor burada..

Evin duvarında bir kız çocuğu içini çeke çeke ağlıyor…

BULUT
-İşte !...Ayten de orada zaten…Yine ağlıyor bu kız ya Özker Amca…Ne zaman görsem ağlar,uğursuz lanet !...

ÖZKER
-Öyle denir mi Bulut… Ayıp ama…(öksürük)

Küçük kıza döner Özker..

ÖZKER
-Ne oldu yavrucuğum ?...Kim ağlattı bakayım bu güzel kızı ?!..

Bir an ağlamayı keserek,Özker’e ve sonra Bulut’a bakan Ayten,kaldığı yerden ağlamaya devam eder….

BULUT
-Al işte Özker Amca…Lanet bu Lanet….Kimse ile de oynamaz bu mendebur valla !..(şikayetçi)

Ayten oralı değildir… Aldırmaz Bulut’a… Bulut utanır…Oradan ayrılır…Bir ağacın dibinde oturur ve Aytene yan gözle ve kızgın bakar…Aytenli olan başka bir günü hatırlar..


SAHNE 11/DIŞ-GÜN/SOKAK/ÇOCUKLAR-BULUT-AYTEN

Evlerinin önünde yalnız asık suratla oturan Ayten, çocuk gurubuna bağırır…

AYTEN
-Buluuuut !..Buluuuut !..Gelsene…

ALİ
-Bulut..Baksana oğlum seni çağırıyor…

BULUT
-Kim ya ?!

ALİ
-Ayten..Ayten…Uğursuz deli var ya !...

BULUT
-Dur bakayım ne diyor… Ne var kızım…

AYTEN
-Çizgi taşı bulsana bana…Lazım…

BULUT
-Delirdin mi kızım nereden bulayım şimdi…

Gözleriyle evin çatısını gösterir Ayten…Çatıya bakar Bulut…Bir de arkadaşlarına..

ALİ
-Biz gidiyoruz oğlum…Geliyor musun maça ?…

BULUT
-Tamam…Gidin siz….Yetişirim ben de….

Çocuklar aralarında mırıldanırlar… Ayten onlara sertçe bakar ve eliyle tersler…

SAHNE 12/DIŞ-GÜN/AYTENLERİN EVİ/BULUT-AYTEN

Tüm gücünü harcayarak su oluklarından çatının saçaklarına ulaşır Bulut…(Çatıdan bakış,küçük elleri ile zorlanışı..)Gücünün son raddesinde parmağı ile yerinden oynamış bir kiremidi aşağı düşürür…(Kiremitle birlikte aşağı inen görüntü..)Kiremit parçalara ayrılır…Ayten aşağıda kiremit parçalarını cebine doldurur…(sevinçle)


Oluktan aşağı inmeye çalışan Bulut’un ayağı kayar…Son anda saçaklara bir daha yapışır…Büyük bir gayretle evin yanındaki telefon direğine atlar….Oradan süzülerek aşağı iner….

AYTEN
-Düşüyordun az daha Bulut….(üzgün,ilgili)

BULUT
-Yok kızım bana bir şey olmaz…Bilerek yaptım hem !...(gururlu)

AYTEN
-Haydi çizeyim de seksek oynayalım…

BULUT
-Kız oyunu seksek…Oynamam !...(çok bilmiş)Haydi gel sizin elmaları toplayalım..

Suratını asar Ayten…Omuzlarını silker….Evin duvarına kiremit parçalarıyla resim yapmaya başlar…

BULUT
-Hadisene kızım…Bak gidiyorum ha ben de..Ona göre…(tehdit)

Arkasını bile dönmez Ayten…Omuzlarını silker tekrardan….Boş vermiş bir el hareketiyle,arkadaşlarının yanına gitmek için bahçeden çıkar Bulut….Kafasını iki yana sallayarak…

BULUT
-Amaaan !...Canın isterse…Pis sulu göz nolucak…Aynı deli teyzesi..Delisin sen kızım,deli !..



Özker Amca,evin kapısında bizi karşılayan Durdu Teyzeyle selamlaştı..Durdu Teyze biraz geç kaldı diye neler söylemişti adamcağıza…Hatta yan gözle bana bakıp,beni de sıradan geçirmişti…Kovayı,fırçayı yere bıraktığım gibi Ayten’in yanına sıvıştım…Özker Amca hazırlığını yapmaya başladı…Durdu Teyze’ye aldırış etmedi bile…Zaten O hep işiyle ilgilenirdi..

Aytene yaklaştım… Leblebilerden uzattım ona… Ayten ağlamayı kesmiş, kaşlarının altından teyzesine bakıyordu… Birden elime vurmasıyla, leblebiler yere yuvarlandı… Çok bozulmuştum… Aynı huysuz Aytendi… Onunla dalaşmak istemiyordum… Biraz da çekiniyordum sanki…Oysa bazı konularda kredim yüksekti mahallede…Öksüz olduğumdan pek ses çıkarmazdı kimse…İçten içe bunu anlar,faydalanırdım bu durumdan…Ayten’in de babası yoktu…Bu bahçeli küçük evde,teyzesi Deli Durdu ile otururlardı…Kopukluğu benden beterdi anlayacağınız….Sustum o yüzden…



SAHNE 13/DIŞ-GÜN/EVİN BAHÇESİ/ÖZKER-DURDU-BULUT-AYTEN

Özker ile Bulut bahçe kapısından girerler…Özker evin kapısında bekleyen Durdu’yu başıyla selamlar..Durdu’nun elleri belinde,alttan alttan Özkeri süzmektedir ;

DURDU
-O oooooo !...Maşallah !...Kuşluk vakti oldu bile…Özker Efendi geldi salına salına….Hiç zahmet etmeseydin efendi….Yarın oldu olacak….

Susar…Gözlerini kısar…Elleri belinde devam eder..

DURDU
-Oooohh ne ala !...Dünya güzel sen güzel…Ben de Durdu…Hay durmaz olaydım…Gelmez olaydım bu dünyaya…Ne çilem varmış benim Ya Rabbiii !...(yaygara)

Özker ona hiç bakmadan torbalarını karıştırmaya başlar… Yan gözle Bulut’u gören Durdu ;

DURDU
-Aman !...Bu sokak itini de dolaştır yanında…Dolaştır da kendine benzet !..(alaylı)

Çömeldiği yerden ağzında sigarası ile Durdu’ya bakar Özker… Sonra başını aksi yöne çevirerek, kısık sesle ;

ÖZKER
-Tövbe…Tövbe !...(homurdanarak)

Bulut’un gözleri irileşmiş,şaşkın bir halde Durdu’ya bakar…(korkarak) Durdu tekrar Özkere döner….Bulut elindekileri yere bırakır,hızla duvarın üstüne Ayten’in yanına gider…Ayten ağlamayı kesmiş,kaşlarının üzerinden teyzesine bakıyordur…Bulut Ayten’e leblebi ikram eder…Bulut’un yüzüne bakar Ayten…Hızla eline vurur Bulut’un….Leblebiler yere yuvarlanır….Bozulmuştur Bulut….

BULUT
-Seni huysuz karga !...Boğazımızdan geçmedi değil mi ?...Lanet kafa,ne anlarsın sen !..(kısık sesle,kızarak)

SAHNE 14/DIŞ-GÜN/EVİN BAHÇESİ/DURDU-ÖZKER

Özker su ile kireci karıştırmaktadır… Durdu da başındadır…

DURDU
-Aaah Özker Efendi Aaah !..Yıldım kardeşim yıldım…Bak şu sübyana,babası rahmetli olduğundan beri yanımda….Hangi biriyle uğraşayım…Bir de aksi evladım…Baksana şu evin duvarlarına,baştan başa boyadı ayol…Ressam mı olacak ne ?!...Yere damlatma Özker….Temizletirim vallahi bak….




Durdu Teyze hiç evlenmemişti…Herkesle yüksek sesle konuşurdu…Aklına eseni bazen de küfürle karışık söylerdi…Deli dolu bir kadındı yani…Otuz beşinde vardı galiba o zamanlar…Kafasına eserse Ayten’le bana kavrulmuş buğday verirdi…”Öksüzlerim” diye okşardı bizi…Bize bakar,derin derin süzer,içini çeker,uzaklara dalardı…Şimdi ise Özker Amcanın başında,O’na emirler yağdırıyordu….

Yere yuvarlanan leblebiler ıslanmıştı…İndim…Topladım…Kurumaları için duvarın üzerine dizdim…Ayten hiç yüz vermiyordu…Boş bakıyordu…Gözleri yanından gitmemi istiyor gibiydi…Ben de Özker Amcanın yanına gittim…Su ile kireci karıştırıp kıvama getirmeye çalışıyordu…Biraz sonra süt gibi oldu karışımı…Keten elbisesinin üzerinde denedi boyayı…Çalışmaya başladı….



SAHNE 15/DIŞ-GÜN/EVİN BAHÇESİ/DURDU-BULUT-ÖZKER-AYTEN

Durdu söylene söylene eve girer… Az sonra elinde bir tasla Bulut ile Ayten’in yanına gelir… Tasın içinde kavrulmuş buğday vardır…

DURDU
-Alın ulan, yersiniz…(anaç)

Bulut tası kapar… Atıştırmaya başlar… Ayten’e de uzatır… Tası iki eliyle tutuyordur… Ayten yine başı önde,omuz silker… Bulut ağzı dolu dolu sorar ;

BULUT
-Durdu Teyze !...Senin kocan niye yok ?...(meraklı)

DURDU
-Koca mı buldun bana eşek sıpası…Sorduğu soruya bak ayol !...(tebessüm)

Bulut tasa kafasını daldırmış,yiyor..Durdu,Bulut’la Ayten’in başını okşar…(hüzünlü)

DURDU
-Aaaahh !...Öksüzlerim benim…(kısık ses,hüzünlü)

Derin içini çeker Durdu… Sonra uzaklara dalgın gözlerle bakar… Bulut tası boşaltır, Durdu’ya verir…

BULUT
-Sağol Durdu Teyze… Eline sağlık…

DURDU
-Doydun mu ulan !...Aferin…Deli Nine’ne söyle gidince,çaya gelsin…Unutma keserim ç.k.nü ha !...(gülerek)

BULUT
-Tamam…Tamam…Söylerim yaaa !....(endişeli)

Durdu tası içeri koyar… Tekrar Özker’in başına gelir…

DURDU
-Ulan Özker !...Helva mı kavuruyorsun ?…Daha tutturamadın mı Allahın miskini seni !...(gülerek)

SAHNE 16/DIŞ-GÜN/EVİN BAHÇESİ/BULUT-AYTEN-ÖZKER

Bulut duvardan atlar… Yere yuvarlanan leblebileri toplar… Islanmıştır leblebiler… Kuruması için onları itina ile teker duvarın üzerine dizer… Aytene bakar… Güler… Ayten gülmez ve kafasını çevirir… Bulut’un suratı da asılır ;

BULUT
-Kız kederli baykuş, ben de bir daha gelmem senin yanına…(kızgın, içerlemiş)

Ayten yine omuzlarını silker ;

AYTEN
-Gelmezsen gelme…(yüzü asık)

Bulut Özker’in yanına gider…Su ile kireci karıştırmıştır Özker…Kovanın içindeki badana süt kıvamını almıştır….Kısa fırçayı daldırır kovaya…Keten takım elbisesinde dener boyayı…

ÖZKER
-Tamam Bulut Usta !...Haydi iş başına….(tebessüm)


Evin dış cephesi boyanacaktı… Bazı yerlerde sıva döküğü vardı…Yeni sıva tamiri görmüş gibiydi ev…Ayten’in kömür ve kiremit taşıyla çizdiği resimlerin bazı bölümleri kaybolmuştu…Özker Amca eliyle okşar gibi duvarı yokladı…Duvarın sıva tamirini beğenmemişti…Söylendi…Fırçayı kireç kovasına batırdı,fazlalığı sabırla süzdü…Fırçayı duvara sürdü…Fırça duvarda çok uyumlu sesler çıkarıyordu,aşağı-yukarı…Fırçanın duvardaki hareketi ve oluşturduğu beyazlık,ince,uzun,oval yollar,beyaz buğday demetleri,beyaz dalgalı denizler gibi şekil alıyordu sanki…Dalmıştım bu ahenge…Tek uyumsuzluk Özker Amcanın arkasındaki mor şişeydi…Her şey o kadar bir olmuştu ki;beyaz adam,duvarın beyazı ile iç içe geçmiş,ortada sadece mor şişe kendi başına dans ediyordu….Ayten’in çizdiği resimler kapanıyor,beyazlık duvarda dans ediyordu…Özker Amca,ben ve mor şişeydik sadece,beyaz bulutların üzerinde….


SAHNE 17/DIŞ-GÜN/EVİN BAHÇESİ/BULUT-ÖZKER

Boyanacak yer evvelden sıva ile tamir edilmiştir… Ayten’in yaptığı resimlerden bazıları kaybolmuştur… Özker eliyle duvarı okşar ;

ÖZKER
-Haram zıkkım olsun… Nasıl sıvacı bunlar…(sigara ağzında, homurdanarak)

Özker fırçayı,kovaya batırır…Dikkatlice süzer…Bu esnada Bulut bir fırçaya,bir Özker’e bakar..(hayranlıkla)Fırçanın duvara sürülmesini görürüz….Duvarda çıkardığı sesi duyarız….Fırçanın uyumlu sesi azalırken,hafif müziğin sesi başlar….Özker’in usta hareketlerini seyrederken dalar Bulut…(Fırça darbeleri,yavaşlamış görüntü)Duvarda beyaz bir yol belirir,beyaz atlar koşuyordur bu yolda…Beyaz buğday tarlaları belirir peşinden….Beyaz bulutlar,beyaz dalgalar oluşur duvarın üzerinde….Özker’in pantolon arka cebindeki mor şişe görünür beyazların içinde….Kendi başına dans ediyordur şişe…Özker ve Bulut elele beyaz bulutların içinde neşeyle dans ediyorlardır…Özker’in elinde mor şişe vardır…


Ne güzel dalmıştım hayallere…Orada değildim sanki o an…Uçuyordum…Kafamda neler hayal etmiştim…Ben de şaşırdım…Bu güzel hayallerim cırtlak bir sesle “puf” diye sönüverdi…Durdu Teyze çay getirmişti…Tüm beyazlar ve aklımdan çizdiğim o beyaz resimler yok olmuştu….Göz ucuyla Ayten’e baktım…O da duvara bakakalmıştı….Görmüş müydü acaba benim gördüklerimi ?...Yanına yaklaştım…Yanaklarında kurumuş yaşların izleri vardı….Gözleri aynı deli teyzesi gibiydi….Bir süre boşluğa baktı…Bana döndü…Güldüm…Baktı baktı,sonra dil çıkarıp kalktı gitti,ileride duvarın dibinde bir yere oturdu…Dedim ya aynı deli teyzesi !....

Özker Amca terlemiş ve yorulmuştu….Yine kesik kesik öksürüyordu…Bir yandan da çayını yudumluyordu….Sigara paketini çıkardı..İçine iyice baktı…Bitmişti sigarası…Gözlerim parladı…Şimdi beni sigara almaya yollayacaktı….Para üstü bana kalacaktı,belki de fazladan leblebi….Ama benim aklım para üstündeydi…Çünkü Cumartesi günü Suatpark sinemasında saat tam 13:30 da, “On Korkusuz Adam” filmi vardı…Çocuklarla sözleşmiştik…Ama benim param eksikti…Elli kuruşuma,bir yirmi kuruş daha olursa tamamdı bu iş….

Sevinerek bakkala geldim…Halil Dayı kesekağıdında şeker tartıyordu…Amanın !..O ne ?!..Müşterisi Saime ablaydı…Kulaklarım yandı birden…Ne sert eli vardı bu hain kadının…Bir elimle kulağımı kapattım,parayı verdim Halil Dayıya…Saime Abla beni fark etti…Tam söylenmeye başlamıştı ki;sigarayı kaptığım gibi dükkandan kaçtım…O hala arkamdan bir şeyler söylüyordu…Koşarak sokağı bitirdim…Aytenlere yaklaştığımda,bir kalabalığın Deli Durdu’nun etrafını sardığını gördüm…Çok meraklanmıştım….



SAHNE 18/DIŞ-GÜN/EVİN BAHÇESİ/BULUT-DURDU-AYTEN-ÖZKER


Evin kapısı…Elinde çay tepsisi ile Durdu..

DURDU
-Çaaaaay !!...Özker Efendi çay getirdim…(bağırarak)

Duvara bakarak kafasından resimler çizen Bulut,Durdu’nun bağırmasıyla kendine gelir…Kaşları çatılır…Yan gözle Ayten’e bakar…O da duvara bakıyordur….Yanına gider…

BULUT
-Kız baykuş…Sen de görün mü benim gördüklerimi duvarda….(kısık sesle,gülerek)

Ayten boş gözlerle biraz daha bakar duvara…Sonra Bulut’a döner…Bulut dişlerini göstererek güler…Birden dil çıkarır Ayten Bulut’a….Kalkar…Oradan uzaklaşır….İleride duvarın dibindeki taşın üzerine oturur….

BULUT
-Gözlere bak gözlere…Manda göz…Aynı deli teyzesinin gözleri…Uğursuz yılan !..(kızarak)


SAHNE 19/DIŞ-GÜN/EVİN BAHÇESİ/BULUT-ÖZKER

Özker’in yanına gelir Bulut… Kesik kesik öksürür Özker… Çayını yudumlar… Cebinden sigara paketini çıkarır… İçine dikkatlice bakar… Son sigarayı alır, yakar… Paketi buruşturup atar… Bulut gülerek, Özker’e bakar… İçinden düşünür…

BULUT
-Allaaaah !...Yaşadık…Şimdi “Bulut oğlum,bir yenice bir kibrit” diyecek…Paranın üstü aynen cebe…Yaşasın !...Belki de biraz daha leblebi…(kaşları çatılır) Yok yok,para üstü daha iyi…Cumartesi Suatparkta film var…”On Korkusuz Adam”…Herkesin parası var…Benimki eksik…Elli kuruşuma bir yirmi ekledik mi,tamamdır bu iş….(sevinçli)

Özker cebinden para çıkarır… Arkasını döner… Sıyırdığı parayı Bulut’a uzatır…

ÖZKER
-Bulut oğlum… Bir Yenice bir Kibrit…

BULUT
-Hemen Özker Amca…


SAHNE 20/İÇ-GÜN/BAKKAL/BULUT-SAİME-HALİL

Bulut bakkaldan girer…Halil kesekağıdına şeker doldurmuş tartıyordur…Müşteri Saimedir..Tezgahın önünde duruyordur..Bulut onu görür görmez telaşlanır…Bir eliyle kulağını kapatır…(ekşi surat,endişeli)

BULUT
-Halil Dayı…Bir Yenice bir kibrit…Özker Amcaya !...(acele,telaş)

Saime de Bulut’u fark eder…

SAİME
-O ooooo !...Anarşik p.ç seni…Yine mi sen ?..Bak çocuk,bir daha sizi bahçedeki kirazların yakınında görürsem….

Saime’nin lafı bitmeden Bulut sigara, kibrit ve para üstünü kaptığı gibi, dükkândan kaçar… Bulut sokağı bitirmek üzeredir… Saime arkasından söylenmeye devam eder;

SAİME
-Bir daha bizim kapının önünde bağırırsanız,alimallah kulaklarınızı keseceğim sizin…Haydi bakalım kim yaman…Kudurun da görün !….(feryat,sinirli)

Aytenlerin evine yaklaşır Bulut…Durdu’nun etrafında bir kalabalık vardır….Meraklanır Bulut….Hızlı adımlarla bahçeye girer….(şaşkın)


Deli Durdu kalabalığa söyleniyordu…Mahalleli sızlanıyor,yakınıyordu…Durdu Teyze onları kovaladı…Elindeki mor şişeyi bana doğru salladı…Şişeyi Özker Amcaya gotürmemi söyledi…Şaşırmıştım….Rahatsızlanmışt ı Özker Amca…Düşüp bayılmıştı…Sonra kalkıp evine gitmişti…Şişeyi aldım yola koyuldum…Şişeyi açıp kokladım yolda…Sanki Özker Amca gibi kokuyordu…Anneannemin gaz ocağında pişirdiği yumurtanın neden ispirto koktuğunu anlamıştım…Bu şişenin içindeki şey hastalandırmıştı Özker Amcayı…Gözlerim doldu…Gaz ocağında kullanılan bu zıkkımı vermeyecektim Özker Amcaya…Biz bütün mahalle onun beyaz elbisesini,beyaz leblebisini,beyaz saçlarını,beyaz kaşlarını ve bulut bakışı gözlerini seviyorduk….Kepçe Turan’ların evinin orada duvara atarak kırdım şişeyi….Kepçe’nin babası camdan bağırdı bana…Ben de ona…Ağlıyordum…Kimse görmeden gözlerimi sildim….Saklambaç oynadığımız papazın metruk evini geçtim…Biraz ötedeki Özker Amcanın kireç kuyusuna geldim..Hemen yanı da eviydi zaten….


SAHNE 21/DIŞ-GÜN/EVİN BAHÇESİ/BULUT-DURDU-MAHALLELİ KALABALIK

Durdu kalabalığın içinde söylenmektedir… Mahalleli üzgün sızlanmaktadır…

MAHALLELİ KADIN
-Kız Durdu bir şeyi de yoktu adamın…Nasıl öyle çuval gibi devriliverdi ayol…Kız sapsarıydı yüzü,yazık be !...(acıyarak)

DURDU
-Ulan bir şey olmaz ona…Birazcık yorulmuş hepsi bu…Görmedin mi yürüyerek gitti evine…Size de eğlence lazım vallahi billahi…Sürtük basuklar sizi,seyirliği de hiç kaçırmazsınız…Hadi ulan evinize…Bitti sinema !...(sinirli)

Mahalleli dağılırken Bulut’a yönelerek elindeki ispirto şişesini sallar Durdu…

DURDU
-Gel ulan buraya hayırsız rezil !...Al bu şişeyi Özker’e gotür…Haydi sallanma sümüklü tatar seni !...(feryat,telaş)

Şişeyi alır,yola koyulur Bulut….(üzgün,durgun)


SAHNE 22/DIŞ-GÜN/SOKAK/BULUT-ADAM

Özker’e giderken şişeyi açar Bulut… Koklar… Yüzünü ekşitir… Koku tanıdıktır… Kokuyu nereden hatırladığını düşünür…

SAHNE 23/DIŞ-GÜN/SOKAK/ÖZKER-BULUT

Özker’in yanında yürüyor…Koku burnuna gelir..

SAHNE 24/İÇ-AKŞAM/MUTFAK/ANNEANNE-BULUT-HACER-TEYZE

Anneannesi mutfakta gaz ocağında yumurta pişiriyor, aynı koku…

SAHNE 25/İÇ-AKŞAM/MUTFAK/ANNEANNE-BULUT

Bulut sofrada oturmuş yumurta yiyor…Yumurtayı koklar…İspirto kokusu…Anneannesi ensesine vurur…Yemesini işaret eder..



(22 DEVAM)Suratı ekşir…Gözleri dolar….Yanındaki evin duvarına sertçe atar şişeyi…(hırsla)

BULUT
-Pis oğlu pis gaz… Vermeyeceğim Özker Amcaya seni…

Paramparça olur şişe…Duvarda mor bir leke kalır…Karşı evin camındaki atletli adam camı açar….

ADAM
-Ulan ağzına s.ç.ığımının p.çi…Ne attın oraya,şangır şungur ?!..(ağzında sigara,sinirli,gözünde kalın cam gözlük)

BULUT
-Sensin o,kör p.z.v.nk…Sana ne ha,sana ne !...(boyun damarları çıkmış,sinirli)

Özker’e iyice üzülen Bulut ağlamaya başlar… Kaçarken gözyaşlarını siler… Bahçesi sarı otlarla kaplı metruk evi geçer, Özker’in kireç kuyusuna gelir… Kuyunun yanındaki paslı demir kapıdan girer…


Kenarları kırılmış mermer basamakları çıktım zile bastım…Mahalleli gelmişti..İçerisi kalabalıktı…Kapıyı açana sigarayı verdim…Beni içeri almak istemediler…Elimde tuttuğum 25 kuruşluğu göstererek,para üstü vereceğimi söyledim…Sofayı geçtim,içerideki odaya girdim…Özker Amca pencerenin kenarındaki sedirde boylu boyunca yatıyordu…Tavana bakıyordu…Alnından ıslak bezi alıp,yenisini koydular…

Özker Amcanın evinin içini ilk defa görüyordum…Duvarlar bembeyazdı…Ahşap kısımları bile beyaza boyamıştı…Bir an duvardaki resme takıldı gözüm…Beyaz kepli,beyaz takım elbiseli denizci olan bir asker resmiydi…Bu adam Bahriyeli Özker’di…Emin emlak için bir resme,bir Özker Amcaya baktım…Evet..Evet…Ta kendisiydi…Tam bu sırada göz göze geldik…Yanına yaklaştım…Başımı okşadı….Para üstünü uzattım.gözlerine bakarak…Ellerimi beyaz elleriyle kapadı…Yanı başındaki sandalyede asılı duran ceketinin cebinden birkaç leblebi çıkartıp verdi…Başımı tekrar okşadı….



SAHNE 26/DIŞ-GÜN/ÖZKER’İN EVİNİN KAPISI/BULUT- KADIN

Bulut mermer basamakları çıkar, parmakları üzerinde yükselerek zile basar… Başörtülü kadın kapıyı açar… İçerisi kalabalıktır…

KADIN
-Ne var ?!..Ne istiyorsun ?!...(azarlayan)

Elinde tuttuğu sigara ve kibriti gösterir Bulut…

BULUT
-Özker Amcanın sigarası…

KADIN
-Ver bana,ben veririm…Haydi defol !...

Sigarayla kibriti alır kadın..

BULUT
-Para üstü yaa !...Para üstü var…Ben vereceğim…(zıplayarak)

KADIN
-Sessiz ol ulan !...Geç hadi geç…Çıkar ayaklarını !...(azarlayarak)


SAHNE 27/İÇ-GÜN/ÖZKER’İN EVİ/BULUT-ÖZKER-MAHALLELİ KALABALIK

Bulut ayakkabılarını çıkarır, sofayı geçer, ilerideki odaya girer… Şaşkın şaşkın etrafa bakmaktadır… Özker pencerenin yanındaki sedirde, boylu boyunca uzanmıştır… Boş gözlerle tavana bakmaktadır…Bir adam alnındaki ıslak bezi alır,yenisi ile değiştirir…Bulut yüksek tavanlı geniş odayı merakla incelemektedir….Duvarlar bembeyazdır…Odanın ahşap kısımları dahi beyaza boyanmıştır…Gülümser Bulut…Duvardaki siyah beyaz bir resme takılır gözü…Beyaz kepli,beyaz takım elbiseli denizci bir asker resmidir… Bahriyeli Özker’in resmidir…Emin olmak için,iri gözlerle bir resme,bir Özker’e bakar Bulut….Emin olur…Özker’in gençlik resmidir…Bu sırada Özker ile Bulut gözgöze gelir…Özker’in yanına yaklaşır Bulut…Bulut’un kafasını okşar Özker…

BULUT
-Hastalandın mı Özker Amca….

Gülümser Özker….Gözleriyle onaylar Bulutu…Avcunun içindeki yirmi beş kuruşu uzatır Bulut..

BULUT
-Sigaranın üstü Amca… (alttan Özker’e bakarak)

Parayı almadan Bulut’un avucunu kapatır Özker…Yan tarafındaki sandalyede asılı duran ceketinin cebine uzanır,kalan son birkaç leblebiyi Buluta verir…

ÖZKER
-Bunlar kalmış evlat… Şansına küs…(tebessüm)

Tekrar başını okşar Bulut’un…

ADAM
-Haydi ufaklık… Mahalleye bakayım…(sertçe)

Bulut kaşlarını çatıp adama bakar….Sonra Özker’e döner..

BULUT
-Allahaısmarladık Özker Amca…

Leblebilerle para üstünü aynı cebine koyar Bulut…Başı önde.. Oda kapısına kadar küçük adımlarla yürür… Durur… Özker’e döner…

BULUT
-Özker Amca !...Yarın iyi ol da,Durdu’nun duvarlarını bitirelim…Tamam mı ?..(sesi titrek)

Başını hafifçe kaldırır Özker… Gözleriyle onu onaylar…(tebessüm)

Ayakkabılarını giyer Bulut… Bağlarını bağlamaz… Kapıyı kapatmaz… Evden çıkar…



Aklım duvardaki resimde kalmıştı… Yürüdüm… Aytenlerin evinin önüne geldim…Durdu Teyze kireç ziyan olmasın diye ağaçları yarı beline kadar boyuyordu…Bir yandan da söylenip duruyordu…Cesaretimi toplayıp,”neden tümünü boyamadığını” sordum….Her zaman olduğu gibi tersleyip,dalga geçti benimle…

Ayten saklandığı yerden fırladı…O da boyamak istiyordu….O da seviyordu çizmeyi boyamayı…Boya sözdü,gözyaşıydı,şiirdi,şarkıydı bizim için o zamanlar…Belki şimdi de öyle…Kimselere anlatamadığımız ona anlatırdık…Ayten de biliyordu bunu…

Çenesi oynuyordu Ayten’in… Kesin bir şeyler yiyordu sinsi fare… Leblebiyi de sesinden tanırdım… Leblebileri kuruması için dizdiğim duvarın yanına koştum… Leblebiler yoktu… Yerlerine beyaz badana lekeleri konmuştu…Öylece lekelere bakakaldım…Ayten leblebi yiyor,benim bu halime de gülüyordu,elleriyle de ağzını kapatmıştı….Öyle ya;leblebilerin yerine koyduğu beyaz noktalarla kandırmıştı beni….Ben de güldüm…Ben gülünce daha çok gülmeye başladı…Birlikte güldük…Ağlamaktan çok daha fazla yakışıyordu Ayten’e gülmek….Deli Durdu bile keyiflenmiş,boyayı bırakmış,el çırpıp,şarkı söylüyordu…..Kalçasını oynatıp göbek bile attı….Bir ara beyaz duvara baktım….Duvar da daireler ve ovaller çizerek bize eşlik ediyordu….Beyaz duvar ve aklımdaki görüntüler…Ne kadar heyecan vericiydi….



SAHNE 28/DIŞ-GÜN/EVİN BAHÇESİ/BULUT-DURDU-AYTEN

Elleri cebinde, düşünceli, yere bakarak, sokağın bir sağına bir soluna zik-zak çizerek yürür Bulut…Tekrar Aytenlerin evine gider….Durdu fırçayla ağaçlara kireç sürüyor….

DURDU
-Büyük Allahım !...Hep beni mi bulur bunlar Ya Rabbim !....Ulan Bulut bak şarapçı patronunun yaptığına….Bunlar da bana kaldı…..

Kaşlarını çattı Bulut…Düşündü,düşündü….(cesaretle)

BULUT
-Hep konuş sen !....Neden hepsini boyamıyorsun ağacın ?!!...(bilgiç)

DURDU
-Amanııın !....Çok da bilmiş uyuz p.ç seni !...Resim mi yapıyorum ulan,böcek için böcek….Alllllaaaah !....Adam oldu da iş öğretiyor,feleksiz p.z.v.nk seni…..Büyüyünce sen tamamını boyarsın o zaman…..(kahkaha)


Ayten saklandığı yerden telaşla fırladı….

AYTEN
-Hayır !..Ben boyayacağım !...(bağırarak,hevesle)

DURDU
-Haaaah !...Bir sen eksiktin başıma…Yarım pabuç or..pu seni…Gebertirim bak oraya gelirsem…S..tir git çabuk….(kızarak)

Alt dudağı sarkar Ayten’in…Olduğu yerde kalır kaşlarını çatarak yere bakar…Yanakları şişkindir ve ağzını oynatır….Bulut ağzını oynattığını görür…Leblebinin,dişle kırılış sesini de duyar….Kaş altından Bulut’a bakar Ayten….Gözlerini açar Bulut….Hemen duvarın üzerine kuruması için dizdiği leblebileri kontrol için oraya koşar….Leblebiler yoktur…Yerlerine beyaz badana ile küçük lekeler çizilmiştir…..Öylece kalır Bulut….Yan gözle Ayten’e bakar….Ayten işaret parmağı ile Bulut’u gösterir….Diğer eliyle de ağzını kapatıp,Bulut’un şaşkınlığına güler….İlkönce kaşlarını çatarak,Ayten’e bakar Bulut….Ayten’i gülerken görmek hoşuna gider….Kendisi de gülmeye başlar….Onun güldüğünü gören Ayten daha fazla gülmeye başlar….Ağzı açıktır artık ve leblebiler gözükür….Birlikte gülerler….

Deli Durdu da onların bu hallerinden keyiflenir…Ellerini çırparak şarkı söylemeye başlar…Eskilerden kalma bir türkü de söylemektedir….

Onlar gülerlerken bahçenin üstünden yükselen görüntü,Özker’in beyaza boyadığı evin duvarındaki,dalgalanmaları ve şekillerin dans edişini de görür….


Ali ve Selim’in bağırışları tam anlamıyla bu düşüncelerimin içine etti….Onlara doğru döndüm…Oyun oynamaya çağırıyorlardı….Mızıkçılık yapmayayım diye Selim’i getirmişti Ali….Selim’i kıramazdım elbette….İrice de bir arkadaştı…

Yanlarına gittim…Üçümüz oradan ayrılırken,Ayten bağıra bağıra ağlıyordu…Fırçanın bir ucundan o,diğer ucundan da Deli Durdu tutmuştu çekiştiriyorlardı….



SAHNE 29/DIŞ-GÜN/EVİN BAHÇESİ/BULUT-DURDU-AYTEN-ALİ-SELİM


Ali ile Selim evin önündedir…Türlü hayallere dalmış Bulut’a seslenirler..

ALİ
-Barhana başı oynayacağız oğlum….Haydi çabuk !...

Kaşları çatılan Bulut,Ali’ye söylenmek üzereyken yanındaki Selim’i fark eder…Yumuşar..

BULUT
-Hemen mi ?!...Tamam…Tamam…

Çocukların yanına gider….Birlikte evden uzaklaşırlarken,Bulut dönüp arkasına bakar….Ayten’in neşesi yine kaçmıştır…Bağıra bağıra ağlamaktadır…Uzun fırçanın bir ucunu Ayten,diğer ucunu Durdu tutmuştur,çekiştirmektedirler….

Yükselen görüntü….Durdu’nun evi…Tüm mahalle…Diğer çocukların yanına giden üç çocuk…Daha geniş görüntü….İstanbul geneli…..


Yıllar geçti….Kiremit taşları yerini,boya markalarına bıraktı….Sokak ve tahta evler,asfalt yollarla,yüksek binalara dönüştü…Eskiye dair hiçbir şey bulunmuyor artık….Ne Özker Amcalar var,ne leblebileri…..


Sahi unutuyordum…. Bulut ben…Bulut Akçatürk…Ressamım…Burası da benim atölyem…(kolları ile gösterir)Dağınıklık için kusura bakmayın…Tual karşısında kendimi kaybediyorum sanırım…Yaratılmaya çalışılanın içinde hissetmek belki….Burayı bazen unutuyorum…Az önce de eski mahallemdeydim….(tebessüm)Resme meraklı gençlerden oluşan bir sınıfımız da var burada…Aralarında,gerçekten her gördüğünü anında resmedebilenler var….Çoğu meraklı çocuklar….Elimden geleni yapıyorum onlar için,tüm bildiklerimi aktarıyorum…Özker Amca gibi şevklendirebiliyor muyum onları bilmiyorum ama,onları iyi anlayabiliyorum….Bu da onların öğrenebilmesi için çok yardımcı oluyor….

Ben…Zaten resme meraklı her çocuğu anlayabilirim….Alakasız yüzeylere,alakasız hayallerini nakşedebildiklerini çok gördüm….


Ah !...Bir de bulabilsem de,onlara beyaz leblebi ikram edebilsem….(gözleri dolu,tebessüm)



SAHNE 30/İÇ-GÜN/RESİM ATÖLYESİ/BULUT

Her yeri beyaza boyanmış resim atölyesi….İçeriyi geziyoruz….Duvarlarda öğrencilerin ve hocanın çalışmaları….Yaklaşık 10-15 şövale…Arkalarında tabureleri….Aktüel görüntümüz gezinirken geçtiği bir resme tekrar döner…Usta bir karakalem portre çalışmasıdır bu….Dikkatli bakıldığında,Özker’in Bahriyeli kıyafeti ile çekilmiş,evindeki resminin karakalem halidir….Biraz daha gezip,Bulut Hocayı görürüz….Önündeki konuyla ilgilenmektedir….Bırakır ve görüntüye konuşur….Konuşması bittiğinde,yüksek taburesinden kalkar…Ellerini önündeki beze siler….Beyaz önlüğünü çıkarır,taburenin üzerine bırakır….Gider…..Şövalenin arkasından,Hocanın çalıştığı konuya doğru döneriz,resme bakarız…Natamam bir resimdir….Yapıldığı kadarına baktığımızda,Arnavut kaldırımlı eski sokak ve bu sokağın iki yanındaki cumbalı ahşap evleri görürüz….Sokağın ortasında bize doğru elele,neşeyle koşan iki çocuk görürüz….Bulut ve Ayten’dir bu çocuklar…..









Muhip Süeltürk'ün,BEYAZ GÖMLEĞİNDE BEYAZ ÇİZGİLERİ OLAN ADAM adlı öyküsünden....(.Cemal Angün tarafından senore edilmiştir.)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-08-2009, 06:31
Zerin Aynaoğlu Zerin Aynaoğlu isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 24
Standart

Sarı bölümleri okuyamadım. Keşke bir daha gönderseniz.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12-08-2009, 23:54
Muhip Suelturk Muhip Suelturk isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 31
Standart Beyaz Zamanlar

Sarı yazıların üzerini seçerek mausu sürükleyince okuyabilirsiniz.İlginiz için teşekkür ederim ,sevgiyle kalın,iyi kalın
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14-08-2009, 18:58
Zerin Aynaoğlu Zerin Aynaoğlu isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 24
Standart

Bir nostaljiye götürdü gitti. Hani Cevat Fehmi Başkut'lara. O müsamere
safiyetine. Hani tipleri idollemeye yatkın, yeni bir dünya kurmanın heveslerine.
Hikayenin özüne dokunulmadan sarı iç sesi izleyerek yolumu buldum.

Çok teşekkür ederim.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-08-2009, 12:51
Muhip Suelturk Muhip Suelturk isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 31
Standart

Bir g***252;n ***231;ekimi yap***305;l***305;r ,***252;lkemizde de zemini sokak olan filmler seyrederiz umar***305;m.Payla***351;***305;m***305;n***305;z i***231;in te***351;ekk***252;r ederim,iyi kal***305;n ,sevgiyle kal***305;n.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 06-10-2010, 22:43
c.edip soykan c.edip soykan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: Kırşehir
Mesajlar: 121
c.edip soykan - MSN üzeri Mesaj gönder c.edip soykan - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart hepimizin dizleri kabuk bağlamıştır

***231;ok g***252;zel bir ***246;yk***252; ve ustaca yaz***305;lm***305;***351;, senarize edilmi***351;; k***305;sa film ***246;yk***252;s***252; ve senaryo... umar***305;m filme d***246;n***252;***351;***252;r ve ba***351;ar***305; kazan***305;r...hayat***305;n i***231;inden geliyor,ger***231;ekten bizim buralarda(k***305;r***351;ehir'de) da badanac***305;lar vard***305; evlerinin ***246;n***252;nde kire***231; kuyusu(havuzu)olurdu ve anlatt***305;***287;***305;n***305;z ***246;yk***252;n***252;n ***231;o***287;unu ya***351;ad***305;k..kom***351;ular***305;n bah***231;esindeki erikler,armutlar ,kirazlar ...dizlerimizin kabuk ba***287;lamas***305;...kulaklar***305;m***305;z***305;n s***252;nd***252;r***252;lmesi ve k***305;zarmas***305;..te***351;ekk***252;rler o g***252;nlere tekrar gitmi***351; oldum sayenizde bir de sayenizde k***305;sa film ***246;yk***252;s***252;n***252;n senarize edilme y***246;ntemini ***246;***287;renmi***351; oldum
__________________
yıktım devletimi isyansız;
bütün iktidarlar hükümsüzdür içimde
/çığlığı deniz kokan bozkır martısı
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 23:31


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum