Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Şiir Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #41  
Alt 31-07-2013, 22:38
Ferda Balkaya Çetin Ferda Balkaya Çetin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 96
Standart zeval vakti yaşamak

güneşli bir günde uç vakitlerde
bakar gibi ortasından kitabın
sırlar yazılır içinden insanlar geçer
derin bir bakış çizilir / hiyeroglif

çokça kuşatılmış bir ada gibi dünya
yaşamakla incelmiş silüetlerle
sağalır / düş patlamalarından yorgun bir kent
seyrelir yansımaları insan gölgelerinin
karışır yıldızlar sütbeyaz ırmaklarla

ufkun alnına saklanır taze gülüşler
geri dönen çocukluğun yağmurlarından
yerleşik bir öykü gözbebeklerinde

cemreler kopar
gelir bir dağ gibi durur akla
tene değdikçe büyüyen yalnızlıkla

şiire sancılanır bedenler

bir iksir sunulur güneşin kadifesinden
yeni bir hayat gibi genç kız avuçlarına

ferda balkaya çetin / aralık 2010
Ekin Sanat Dergisi / Haziran 2013

Konu Ferda Balkaya Çetin tarafından (11-08-2013 Saat 21:57 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #42  
Alt 11-08-2013, 21:52
Ferda Balkaya Çetin Ferda Balkaya Çetin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 96
Standart inanç

bizi alıp yazgılarımızla iniltisiz
kurtarıp acı bir düşünceden zaferle
biriken sağnaklarından savrulur sesler
gözlerimizin
ta yüreğimizden bir can gülümser

bir kadın
şarkıya yükler hüzünlerini
düşsel bir gezegenden seslenircesine
ve kendiyle yaşıt bunca yıl tükettiği
bir ömür / örselenen

şimdi danseder ışık kümelerinde akşam
sürdürür mahremiyetini ince duygular
imgeli bir yüze yansır çıkıp nesnelliğinden
ellerimiz yitirmez saydamlığını
her şeye rağmen direngen

bir kadın
efsane yaratır sevdasından isterse
ya da gizler yasını kanayan bedenine

ferda balkaya çetin
Aşkın (e) Hali Dergisi
31. Sayı / Temmuz-Ağustos-Eylül 2013
Alıntı ile Cevapla
  #43  
Alt 15-08-2013, 00:32
Ferda Balkaya Çetin Ferda Balkaya Çetin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 96
Standart gül/e yakın sevmeler

nisan
-mümkündür
taşın dile gelmesi
uzun bekleyişler ardından-

tanıdık bir fotoğraf yüzün
kederlerini taşır
ve esmer suskunluğunu yılların
alnında
vakur ışıltılar

-vakit ikindi-

şiir gibiyim
bir şairin sevdasında saklı
ılık esintilerin gezindiği saçlarımla
giysilerim bahar

-biraz çocukluk
biraz da aşktı nisan
alımlı
kırmızı bir gül kadar-

geldin ya
şarkı söylüyor bir adam
masalını anlatıyor kuğulara
yüreğim yüreğinde geziniyor
parmak uçlarımda ürkek ceylanlar

-vuslat! / zamanı ölümsüz kılan-

tut ellerimi avuçlarında
tut ve öp
öyle utangaç
öyle dilsiz

-göğü çizerek bakışlarıma-

buğular siner göz pınarlarıma
suskunluğum olur suskunluğun
el sallar bir kelebeğe
çocukluğum

mayıs
bilmezsiniz yüreğimden ne kışlar geçer
o hüzünkâr gitmelerin düşerken sessizliği

ferda balkaya çetin
Berfin Bahar / Ağustos 2013
Alıntı ile Cevapla
  #44  
Alt 16-08-2013, 14:54
Ferda Balkaya Çetin Ferda Balkaya Çetin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 96
Standart ELF

sen dans ederken üzerime düşen gün, bir damla kan gibi
batırıyor güneşi. sesinde melodik bir tını
çıkageldin tarihten
biraz ölümsüz biraz insan, dağı ve denizleri bırakıp.
ormanlardan seyre dalarak gökyüzünü, ünledin
doğanın damıttığı müzikle çizdim ben de cennetinin resmini
saçlarımda yakut gözlerim zümrüt.

bir şiir kadar güzeldin sen ve hep on sekizinde. olsun! dur, gitme
yaşamaktan sıkılıp
uzun kışlardan sonra açar kiraz bembeyaz pespembe dersin sanki bir gelin
doğru zamanlı bir başlangıç. ömrünün kısalığı zıt düşse de seninle
kar altında yürümek gibidir mis kokularla dalından tek tek dökülen
çiçeklerin.

gözlerime alaca bir renk sakladım gel birleştirelim sihrimizi
zamanı gelmiştir
en savaşçı halimizle üfleseydik ihtişamını gizlice mammatusların
gök gürültüsü, sağnak yağış incitir güzelliğini bilirim
anladım ki bir başka çekincenmiş tılsımın eksileceği
nefesindeki.

gördüm, bir bakışı nakşeden dökülen inci yıldız yıldız gökyüzünden
durdum. yakıştırdım her soruya bir yanıt her sonuca bir neden

elf! dilimin ucundaki bu tat saçlarındaki hare. dokunur
sonsuzluk var teninde, yaşamak kırmızı bir rüzgâr ipekten bir şal
sende unuttum ben kalbimi, kalbimde çiğdemler. sana yakın mutluyum.

elf! zarif ve narin peri hünerini al ve gel. gizle esrarını
gözlerinin en derin elasına. gözlerindi senin tatlı içli bakıp
melodiler söyleyen. bil ki gölgem seninle ak pak ve ritimli ve musikili
iz bırakır deniz kokulu saçların hangi mevsimden geçersen

elf! gerdanına yakışan iki Lal! olamaz mıydık seninle?
tenini okşayan ben
dudağının çocuksu kıvrımında? biliyorum, sen heyecanınla
gelmiştin
- biraz ölümsüz biraz insan, dağı ve denizleri bırakıp-
imgeli
ama ben sende unuttum bütün hüzünlerimi.

ferda balkaya çetin
TMOLOS EDEBİYAT / Ağustos 2013
Alıntı ile Cevapla
  #45  
Alt 03-09-2013, 23:35
Ferda Balkaya Çetin Ferda Balkaya Çetin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 96
Standart öteki gecenin şiiri/ne epigraflar

öteki gecenin şiiri/ne epigraflar
I-
...sen ey
ruhu -deniz-
yüreği -kara- olan çocuk
şiirin son dizesinde kalmış bedenin
ellerin / bir yaz gününden
hâlâ ağustos kokar


II-
gözlerinde biraz nem biraz hüzün
biraz da birikmiş yıldızlar
kutsal bir prizmadan dağılmışsın evrene
- ahkerler değmesin- diye narin tenine
anne tınısını içine bırakmışsın
sen eylül olmalısın
ey çocuk
eylül olmalısın
dünya yıkılmış sen altında kalmışsın

III-
ah çocuk
nedir bu yaşamındaki paradokslar
baharları kışları tekrarlatan
saçlarında biraz yağmur biraz rüzgâr
biraz da karlar
yaralanıyorsun yaşadıkça
bir yer olmalı
matemden uzak / çepeçevre gülistan


IV-
ve dizlerin kanadıkça
düğüm düğüm olur için
oysa sen gülmelisin gamzelerinle
solgun bir yüz / ürkek / -gibi- darağacında
yakışmaz sana

V-
ah bir de düşlerin var senin / çocuk
düşlerin / gecenin ela renginde
avuçlarında irem
zaman çok mu hızlı götürmüş seni
ondan mı
dönemeyişin geriye

VI-
ama bilmelisin
öylesine dingin ki bakışın
kalmazsın pürtelaş içinde
susar
kendinde kanarsın / güneş dağlarda
poyraz erguvanlarda
kimseleri incitmezsin
ondandır duruluğu sözlerinin

VII-
...sen ey
bağrında çiğdemler açan çocuk
cemreler kopar gülüşünden
gülüşün tropikal
..ve ellerin / bir yaz gününden
hâlâ ağustos kokar

ferda balkaya çetin
Mavi Dergisi / Güz 2013
İnsancıl / Mart 2014

Konu Ferda Balkaya Çetin tarafından (07-04-2014 Saat 08:54 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #46  
Alt 05-09-2013, 00:02
Ferda Balkaya Çetin Ferda Balkaya Çetin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 96
Standart ateş güneş ve gökyüzü

I- ateş
hatırla ellerini, sıcaklığıdır değen
yapayalnız ölen acılı bir babanın
akıyor çünkü zaman

esmer yüze birikmiş gölgeleri ömrün
her pencereden ayrı bir çığlık. nereye baksam
tanrı’nın adaleti…

derken yarıya bölünüyor duygularımız
biraz tutkulu biraz eleştirel
yanıltıcı olsa bile içgüdüler, düşünmeli…

niçin hoşlandığımızı ya da hoşlanmadığımızı bir şeyden
sezgi ve hisleri içine katıp öyle düşünmeli sonra bir daha
benimser gibi bir başka yaşamı kendi dilinden
mevsim kırlangıç çöz ç ö z e b i l i r s e n

içimde okyanus derinliğinde bir sızı…

beni affetsin şiir dizelere sığamadım
büyüdüm birkaç sözle sokağa taştı gülümsemem
yeni bir sabaha karışmak ister şimdi olgun sesim
ünlemsiz
düşer
bir ateş
meşrulaşır
kırmızı

II- güneş
ipekten bir günün ortasındayım yolum aydınlık
şarkı gibi etrafımda uçuşan renkler
gözden geçirip geçmişimi iyimserliğimle
sormalıyım yolumuz neden kesişmelerde?
Sen! yolumu yolunda bulduğum şair
sakındığında sesini sesimden
bir güvercin ölüsü düşer gökyüzünden
hangi cüretkarlığın sırrını taşıyor ki zaman
kendini tamamlıyor Kibele gül ve volkan
şiirin kimyasında ete kemiğe bürünüp
hiç yaşadınız mı aşkı dillere destan

III- gökyüzü
göğün rengidir serinkanlılığımız
geçtim içinden ama kendimi saklayarak unufak. yüzümde
billurdan sığınağımın gereksiz tedirginliği
gözlerim yağmurlar kadar yorgun
sadakatsizce durur bir hançer göğsümde
şimdi gitmek istesem
çağrıda bulunsam ateş güneş ve gökyüzüne
ulaştırır mı beni o saklı kente Maya dilinde
benim orkestra şefi…
adımları tasarlayan kareograf hem eleştirmen
yerine getirilmesi gereken acil görevler gibi
bedenin soğuması da geçti gözlerimin önünden
oyunun kuralı bu. ama çocuk olmayı seçtim ben
gidip geldim kıtalararası yanılmayı da göze aldım ben
uyandım kasılmalarla toprağa bırakarak izimi
o sırrın söylenmediği yerden

çöle bakan değilim ölüm geçmez aklımdan
içimdeki tanrıça’yla konuşur Mu’nun güneşi…

ferda balkaya çetin
nisan 2013

Acemi / Eylül- Ekim 2013
Ekin Sanat / Eylül 2013
Alıntı ile Cevapla
  #47  
Alt 24-10-2013, 13:48
Ferda Balkaya Çetin Ferda Balkaya Çetin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 96
Standart geceydi

savruluyordu şehrin yıldızları
neh’r olup akan zaman üzerine
ruhum dökülüyordu tebessümlerden

geceydi
bir bahar ışıltısı gibiydi gözlerin
denk düşüyor düşlerimin rengine

uçuşuyordu saçlarım kendiliğinden

geceydi
bir orman derinliğindeyken kelimeler
yemyeşil akıyor şiir ay/ın aksine
ellerim büyüyordu bedeninden

geceydi
yağmur yağıyordu kar çiçeklerine
karışıyor toprağa usulca bir ten

gün ışığı sızıyordu penceremden

ferda balkaya çetin
Eliz Edebiyat / Ağustos 2013

Konu Ferda Balkaya Çetin tarafından (30-10-2013 Saat 09:15 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #48  
Alt 24-10-2013, 13:50
Ferda Balkaya Çetin Ferda Balkaya Çetin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 96
Standart La - Le

La
- Le

her nefes
bir sese eklendi
her ses bir düşünceye
büyüdüm ben

sıkıldım kendimle konuşmalarımdan
bir arpa boyu yürüdüğüm mesafe
ah benim kehribar kokulu yalnızlıklarım/La
didiştiğim iç hesaplaşmalar
söyledi, söylendi, duydum, unutmadım
bir kraliçeye yakışan alınganlıkla mağrur
suskularım ördüğüm sabır
her gün bir parça sen oluyorum anne.

iyi ki sevinç çiziyorsun gözpınarlarıma her gün
ey çocuk! yüzüm, henüz yazılmış lirik bir şiir
yankısı kamaşan gözlerimle büyür; büyür ayak sesim/Le
sesim, nefesim, iç sesim
yaprakları rüzgârla dans eden iğde çiçeği gibiyim
yakışır yaz akşamlarına zarafetim ve yüreğim

doğrudur aklımdan geçenler yakalarım ritmini
som ipekten güneşin. Temmuz! iğde çiçeğim!

ah benim kehribar kokulu yalnızlıklarım/La
didiştiğim iç hesaplaşmalar
yankısı kamaşan gözlerimle büyür; büyür ayak sesim/Le
sesim, nefesim, iç sesim

susmalı artık… ruhumdaki aşk; ‘sanma’larım
alınganlıklarım.


ferda balkaya çetin
Ekin Sanat / Ekim 2013
Alıntı ile Cevapla
  #49  
Alt 24-10-2013, 13:53
Ferda Balkaya Çetin Ferda Balkaya Çetin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 96
Standart şehrin boşluğunda

hep bir ağaç gövdesine sarılma
isteği var ruhumda
bu yüzden umutlar büyütürüm
içimde saçlarımdan
rüzgârın aşındırdığı
köklerinden tutunurum yaşama
aydınlık ve çocuksu

şöyle uzun kuyruklu
bir uçurtmanın hayalini kursam
istediğim renklerle
doldursam gökyüzünü
fırçamı dokundurmadan yıldızlara
içinden geçerek yükselse
ağacımın dallarından
mesut olurum

yatağımızda ılık bir güneş olsa
sevgilim her sabah
ve şiirden çadırımız
yanı başımızda orman gülleri
nazlı serin rüzgârlı
didişmelerinden uzak
insan hallerinin

biz ağaca yaslayalım sırtımızı
arkamızdan bir orman gelir

ferda balkaya çetin
maviADA / Güz 2013
Alıntı ile Cevapla
  #50  
Alt 29-10-2013, 23:26
Ferda Balkaya Çetin Ferda Balkaya Çetin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 96
Standart düşüncenin gerçeküstücü imgesi

-kırılgan bir gölgenin ruhudur
acıya direnen
yeryüzünün adaletsizliğinde-

o düşünce ki
ele geçirip tüm zamanları
şafağı sancıyla indiren yere

ah o söz
kınından sıyrılmış bir bıçak
taş kesiyor söylenirken kirpik uçlarında

kanar sonra en tepesinden bir dağın
geçer gibi sırat’tan irkilerek
tanrı’ya ulaşan duası olur şahdamarından
günahsızlığın

ah bu alınyazısındaki giz
kesişen iki çizgideki aydınlık
dizilir içine tek tek uykusuzluğun
geceye imgeler birikiyor

-o eşsiz gülüşün ruhudur
yağmura direnen
erişilmez bir bulut büyüklüğünde-

ve yine o düşünce ki
ele geçirip tüm zamanları
güneşi sancıyla indirir yere
kavuşur birbirine yerle gök
bir ışık demetinden
bu karanlık ne öyleyse

ferda balkaya çetin
Kasaba Sanat Dergisi
Yıl:4 Sayı:13
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 15:14


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum