Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞAİRLER - YAZARLAR > Anekdotlar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #281  
Alt 26-08-2008, 11:07
Andaç Andaç isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 36
Standart

Baki Süha Ediboğlu,<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />
Bedri Rahmi Eyüboğlu ile yaptığı bir söyleşide, Bedri Rahmi:
***8212;Ben halk türkülerini halk şiirini sevmeyi anamdan, Fransızcayı ve batı kültürünü babamdan öğrendim***8221; demiş.
Evinde, Anadolu gezilerinde her zaman ve her yerde halk türkülerini dinlemeyi çok seven Eyüboğlu, şehirleşmiş, yozlaşmış halk türküleri taklitleriyle, otantik gerçek halk türkülerini titiz, zevkli bir folklorcu gibi ayırmasını gayet iyi bilir.Zaten resminde,Anadolu kilimlerinden,Anadolu halılarından ve süslemelerinden hareketle yeni Türk resminin öncülüğünü yapan sanatçı resimde olsun,şiirde olsun ulusal ile evrenseli birleştirmeyi başarmıştır.

(Bizim kuşak ve Ötekiler)
Alıntı ile Cevapla
  #282  
Alt 27-08-2008, 16:15
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




Lord Byron'ı bir olaydan dolayı karakola götürdüler. Komiserin sorularına karşılık vermek istemeyen Byron,
- Bir şey bilmiyorum, ben şairim, dedi.
Komiser kızdı tabii:
- Şairseniz bana ne? Benim bir şair tanıdığım var, ahlaksızın tekidir.
Bu kez kızan Byron oldu:
- Olabilir, benim de tanıdığım bir komiser var ki serserinin tekidir.



Gülümseyen Anlar, Edebiyat Dünyasından Fıkralar / Derleyen: Enver Ercan

__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #283  
Alt 06-09-2008, 10:41
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart





Hakkında yazdığı bir yazıdan dolayı Melih Cevdet Anday'ın Nurullah Ataç'la arasında sert bir tartışma geçtiği söylenir. Hatta Anday'ın Ataç'ı dövdüğü ileri sürülür. Bu olayın ardından dönemin şairlerinden biri bir toplantıda " Anday, Ataç'ı eşek sudan gelinceye kadar dövdü" deyince Ataç'a iletirler bunu. Ataç ise "Evet öyle bir olay oldu ama o arkadaş sudan gelmemişti." der



Gülümseyen Anlar, Edebiyat Dünyasından Fıkralar / Derleyen: Enver Ercan


__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #284  
Alt 06-09-2008, 23:44
Andaç Andaç isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 36
Standart

Baki Süha Ediboğlu bir akşam Fazlı Hüsnü Dağlarca ile Beyoğlu'nda küçük bir meyhanede demlemekteler.Bir ara yanlarına Ümit Yaşar Oğuzcan gelir. Buyur edilir.
Ümit Yaşar teşekkür eder.Cemal Süreya ile Degüstasyon lokantasında buluşacaklarını söyler.Baki Süha:
-- Git, onu buraya getir,tanışalım görüşelim,der.
Ümit Yaşar ricayı kabul eder,Cemal Süreya'yı çağırmaya gider.Degüstasyon yakındadır. Ümit Yaşar on dakika sonra geri döner.Yanında Cemal Süreya yoktur.
--- Nerde Cemal Süreya,neden gelmedi? diye sorulur.Ümit Yaşar biraz mahçup, kekeleyerek:
--Efendim Cemal Süreyya Osman Mazlum Takma adı ile Ankara'da yayınlanan Pazar Postası'ında Baki Süha aleyhine yazı yazmış.Diyor ki, "aleyhine yazı yazdığımbir kimseninsofrasında nasıl oturabilirim? Otursam bile çok sıkılırım,rahatsız olurum."
Bunun için gelmedi,der.....Edited by: Andaç
Alıntı ile Cevapla
  #285  
Alt 09-09-2008, 21:07
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Can Yücel, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Amfisi***8217;nde konuşma yapacaktır. Salona gelmeden önce gider birkaç bira, biraz da votka içer. Salona gelir, kürsüye çıkar. Üç bin kişilik salonda iğne atsan yere düşmez, tıklım tıklım doludur. Mikrofonu düzeltir, ilk cümlesi dökülür dudaklarından.<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />
- Biz bir bok olamadık!
Herkes şaşkın şaşkın Can Yücel'e ve birbirine bakar. Can Ağabey devam eder. Yer yer küfürlerle süslü harika bir konuşma yapmıştır. Herkes ayakta alkışlar. Sıra sorulara gelir. Ön sırada oturan bir kız öğrenci sorar:
- Can Ağabey çok güzel konuştun, düşüncelerini ve şiirlerini de beğeniyorum, ama küfürlerini ve argoyu siz gibi sevilen bir şaire yakıştıramıyorum.
Salonda bir sessizlik olur. Can Yücel mikrofonu kavrar ve ağır ağır:
- Küfür burjuvanın ağzından akan lağımdır... Ama işçi sınıfının ağzında çiçektir, der. Salonda bir alkış tufanı kopar.
Can Yücel kürsüden tutunarak doğrulur,
-Arkadaşlar çok kafa s.ktik kusura bakmayın der, yürür.
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #286  
Alt 18-09-2008, 20:09
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart





Neyzen Tevfik'in bir altın saati vardı. Günün birinde tefeciye rehin bırakmak zorunda kaldı.
Aradan epeyce bir süre geçti. Bu durum tefecinin işine geliyordu tabii.
Ama bir gün tefeci, karşısında Neyzen Tevfik'i görünce rengi attı.
- Hayrola, saatini almaya mı geldin?
Neyzen şöyle bir baktı adama,
-Hayır, dedi. Saat kaç diye soracaktım...


Gülümseyen Anlar
Edebiyat Dünyasından Fıkralar / Derleyen Enver Ercan


__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #287  
Alt 20-09-2008, 11:17
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






Bunlar da bizim yazarlarımızın Yazınsal Yaşamlar'ı
Refik Durbaş
Javier Marias'ın Yazınsal Yaşamlar'ı, James Joyce'tan Ernest Hemingway'e dünya edebiyatının devlerinin hayatlarını anlatıyor. Peki Türk edebiyatının Yazınsal Yaşamlar'ı yazılsa sonuç nasıl olurdu? REFİK DURBAŞ ilk girişimde bulunuyor
'Üstat' Necip Fazıl Kısakürek'in içkisi ölçülü olmasına karşın, kumar tutkusu pek sınır tanımaz. Cahit Sıtkı Tarancı, çok içtiği halde sarhoşken hiçbir tatsızlık çıkarmaz. Şiirlerine sinen o ölüm korkusuyla olacak, Beyoğlu'ndan geçen tramvayların altına atmak ister kendisini. Her seferinde de kendisinden uzun boylu olan aktör ve şair Cahit Irgat, yaka paça yakalayıp kaldırıma taşıyacaktır onu...

EZBERİ ZAYIF ŞAİRLER
Attila İlhan, hiçbir şiirini ezbere bilmemektedir. Şiirlerini ezberinde tutamayan bir şair de Refik Durbaş'tır. Oysa 40 kuşağı şairlerinin çoğu şiirlerini ezberlerine yazmışlardır. Arif Damar gibi çoğu da teatral bir havada oldukça güzel okurlar. Ahmed Arif, bunun nedenini polis baskısından dolayı şiirlerini kâğıt yerine zihinlerine yazmalarına bağlayacaktır. Geçenlerde yitirdiğimiz İlhan Berk, bir pipo düşkünüdür. Pipo içmediği zamanlar düşünür. Şiir yazarken piposunu sık sık yakmak, düşünmesini sağlar. Bir şiiri bitirmeden ya da güzel bir kitap okumadan önce piposunu yakar. Turgut Uyar, fasulye pilakisinin nasıl en güzel yapılacağını biliyordur. Metin Eloğlu'nun en sevmediği şeylerden biri yapma çiçeklerdir. Bir yere konukluğa gitse, nerede yapma çiçek görse, ilk fırsatta pencereden atardı. Cemal Süreya'da aynı yerde oturup aynı yerde yazma eğilimi vardı. Sinemada aynı koltuğa oturmak istediği gibi, hep aynı tuvalete gitmek isterdi. Bu tutuculuğu, bir anlamda arkadaşları için de geçerliydi. Yeni bir insanla tanışmak, arkadaş olmak sıkardı onu... Hilmi Yavuz, sigarayı bırakmadan önce uzunca bir süre 'pipo', daha sonra da 'enfiye' ile gönül eğlemiştir. Bakalım ülkemizden de bir Javier Marias çıkıp, bizim yazarlarımızın da gizli yaşamlarına böylesine bir ışık tutabilecek mi? William Faulkner, Döşeğimde Ölürken romanını geceleri bir madende çalışırken, altı haftada yazar. Mississippi Üniversitesi'nin postanesindeki memurluğundan kovulduktan sonra kendisine gelen mektup ve paketleri açmayacaktır. Sık sık borçlanacak, elinde kalan parayı ise at yarışlarına, tütün ve viskiye yatıracaktır. Yaşamı boyunca beş kez tiyatroya gidecektir: Üç kez Hamlet'i, birer kez de Bir Yaz Gecesi Rüyası'nı ve Ben-Hur'u görmeye... James Joyce, Paris'te kaldığı süre içinde her akşam saat tam 21.00'de aynı yerde yemek yemiş, fakat ne kadar iyi olursa olsun katiyen beyaz şarabı ağzına sürmemiştir. Çünkü bir göz doktoruna göre beyaz şarap, gözü bozmaktadır. Joyce ise glokomdan muzdariptir ve 11 kez göz ameliyatı olmuştur. Romanlarının laf ebesi kahramanlarının tersine suskundur. Birçok batıl inancı vardır. Çocukken bir köpek tarafından ısırıldığı için köpeklerden korkar, bir de fırtınalardan...

RILKE'NİN VEJETARYENLİĞİ
Henry James, Londra'da bulunduğu 1878- 79 arasında 140 kez akşam yemeği daveti almış ve hepsini de kabul etmiştir. Nabokov, futbola hayrandır; yalnızca ülkesinde değil, Cambridge'de kaleci olarak başarı kazanmıştır. Rainer Maria Rilke vejetaryendir ve hiçbir zaman ağzına almadığı balıktan nefret eder. İspanyol romancı ve deneme yazarı Javier Marias, Can Yayınları arasında çıkan Yazınsal Yaşamlar başlıklı çalışmasında Faulkner'dan Rimbaud'ya ünlü yazarların yaşam öykülerinin fotografilerini çıkarırken kimi özelliklerinin de altını çiziyor. Şimdi Refik Durbaş da kimi gözlem ve anılarına dayanarak şairlerimizin kimi 'gizli' özelliklerinden söz etse yeri değil midir? Ahmet Haşim, müthiş bir çay tiryakisidir, ama her çay içişinden sonra da bardağını yıkamayı ihmal etmez. Haşim, ayrıca midesine düşkün bir 'gourmet'dir, ama Yahya Kemal gibi bir obur da değildir. Oysa Yahya Kemal iyi içkicilerdendir. Rakı için "Geceyi aydınlatır, ama sabahı yıkar," der... Tek korkusu ise karanlıktandır.
Sabah/kültür haber


__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #288  
Alt 07-10-2008, 13:56
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Can Yücel`in MAL BEYANI

1-Avsa adasinda üç daire, dört üçgen, bes dikdörtgen
2-Gökyüzünde bi bulut
3-Bitlis'te beş minare
4-Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili
5-Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
6-Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
7-Palandökende bir palan, iki döken
8-Kastamonu'da üç kasto
9-Üç fay hattı
10-Bir çarsamba, iki persembe, üç cuma
11-Dünyada mekan
12-Ahirette iman
13-Denizde kum
14-Uzayda yerçekimsizlik
15-Bi çuval gazoz kapagı
16-Bi kibrit kutusu sigara izmariti
17-On sekiz saç biti
18-Biri ingilizce 6 adet küfür
19-Yirmi tane bos naylon po s et
20-Sevenlerin kalbinde kurulmus bir taht
21-Bi sürü saç sakal, kil, tüy, yün
22-Üç ayri parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank
23-Bi ayakkabı çekeceği
24-Iki büyük taş kütlesi
25-Bir adet agaç gölgesi
26-Üç kuş kanadı sesi
27-Bi sürü kedi köpek
28-Bi marmara denizi
29-Camına yaslanip seyredilen iki piliç çevirmeci
30-Her akşam karıştırılan dört çöp bidonu
31-Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili
32-Nakit 15 kuruş
33-Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bi ömür


__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #289  
Alt 14-10-2008, 11:59
erhantigli erhantigli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2006
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 83
Standart

Şinasi kirden ve mikroptan çok kokkar. Öyle ki, dostlarının ellerini dahi eldivenle sıkar.
Bir gün lokantada garsondan su ister. Bunu gören Süleyman Nazif şöyle der:
"Oğlum! Beyefendinin suyunu yıka da getir!"
__________________
erhantigli
Alıntı ile Cevapla
  #290  
Alt 31-10-2008, 22:10
hafize hafize isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Nerden: Tekirdağ
Mesajlar: 1
hafize - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Eeey duyun sesimi
Hasret dolu sevgımı
Unutturun tüm
Acılarımı kederlerımi
__________________
h.bulut
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 12:17


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum