Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Deneme Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06-10-2012, 22:27
hazal kırat hazal kırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2012
Mesajlar: 17
Standart DAHA KÖTÜ BİR ŞEY

KADIN SEVİYORSA

Bir kadın kalbinin alabildiğince sever. Sevilmeyi sever. Doğuştandır kalbinin hassaslığı kolay kırılır. Ama bir o kadarda dayanıklıdır. Kırılsa da hırpalansa da dayanıklıdır. Kolay kolay dağılmaz. Güçlüdür çünkü o kadındır.
Fedakârdır kadın. Sabrından duygularından kendinden verir. Çünkü o belki beklide yarının annesidir.
Yuvanın başlamasına ilk adımda kadındır, devamını sağlayanda. Geminin küreğine en büyük destektir kadın. Çünkü yuvayı dişi kuş yapar. Maddi olmasa da maneviyatı var.
Düşünür aklının sınırlarını zorlayana kadar. Derin derin düşünür mantıklı olmak zorundadır. Onun mantıklı olma zorunluluğu sanki doğuştan cinsinin göreviymiş gibi verilir ona. Mucizevî bir fedakârlık vardır içinde. Kendinden daha çok düşünür. Eşini düşünür, sevgilisini düşünür, sevdiğini düşünür evladını düşünür. Seviyorsa eğer; ortada yaptıklarından ötürü mucizevi bir şey görmez. Hep daha fazlasını yapmak ister. Seviyorsa kadın;
Oturur onun yerine ağlar
Kendi derdinden ayırt etmez onun yerinede onla da sabahlar.
Asla yoktur kadında seviyorsa eğer; tüm zincirlerini kırar yapamayacağı iş yoktur.
Seven kadın aldatmaz. Sadakattir kadın. Sevdikçe bağlanır yeter ki itilmesin duygularına kadar hırpalanmasın. Kadını okşa, sev, kokla, kadın aldatmaz.

Konu hazal kırat tarafından (15-01-2014 Saat 19:21 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 16-10-2012, 23:32
hazal kırat hazal kırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2012
Mesajlar: 17
Standart BAŞKASI ÖKÜZKEN BİZ AŞK MAĞDURUYSAK EĞER

BAŞKASI ÖKÜZKEN BİZ AŞK MAĞDURUYSAK EĞER

Bazen hiç beklemediğimiz yoldan roller değişebiliyor. Hayat 5 dakikası tahminlere, planlara, sığamayan ilginç bir Şey. Anlamdırılması güç şey. Kim olursan ne olursan ol senin en istenmediğin insanlığa çekiştirebiliyor. Diretsen de hem de, sıksan da dişlerini kaçamıyorsun. Dayandı mı kapına gücünü yettiremiyorsun.
Roller değişiyor bazen. Sadakatten bahseden sen en büyük ihanetin kokusunu tenine işliyorsun. İhanet; gönülde affı olmayan akıldan kazınsa da deşilse de atılmayan illet gibi, virüs gibi iğrenç bir şey. Başkası yapınca yapılması en pislik şey.
Bize gelince nasılda masumlaşıyor ama.
Sosyal flört, masum ihtiyaçlarla aklanıyorsun ya.
Gönül ferahlığıyla başında yastığa gidiyor ya.
En mantıklımız da kalp dört odacıkladır hiç yoktan 2 kişiye atabilir yargılarına sığınıyor ya. İçler acısı halimiz. O sığınılan yerde iki büklüm çok eziğiz
Başkasını yerden vurup kendimizi böylesine aklıyorsak, Biz hiç bu kadar düşmedik.
Sırf o boynuzlayan kaltak insan muamelesini kendimize yakıştıramadığımızdan kendimize bile inandıramadığımız bahanelerle içi boş huzur sağlamaya çalışıyorsak;
O kadar ezik görünüyoruz ki bir o kadar da ikiyi oynayanlardanız.
Başkasında hata bize haksa, başkası öküzken biz aşk mağduruysak eğer; yazık bize günah bize. Başkası menfaatlerinden biz çaresizliğimizden yaptıysak eğer; Şimdi şöyle bir düşündüm de; böcekten farksızız.
İhanetin en masumu varsa eğer, eylemlere göre gruplandıracaksak; sanırım en masumu severken olanıdır. Seven niye aldatsın demeyin şimdi. Seven hep mağdur taraftır. Sevilmeyebilir. Zarar görmüş, hırpalanmış kendini soyutlamak istemiş olabilir. İhaneti tek kaçış yolu görmüş olabilir. Sadakati hayat felsefesi edinse de hem de. Ne gelir elden;
Bir kere kalple mantığı karıştıysa…
Gerçeği görüp de hala kalbini dizginleyemiyorsa…
Bağlandığı yerden kendini çözemiyorsa…
En istenmeyen yerde nefes alıyorsa artık, nefesi hataya karışmış demektir. Yarım nefesleriyle boğulsa da hak etmiş demektir. Hiçbir koşul masumlaştırmaz çünkü kolayı seçmiştir. Bulandıysan bir kere en azından karakterine yazık etme.
Yaratıcı kişilik kesilme, bin bir türlü bahaneler türetme. Çünkü çok ucuz çok.
Yaptıysan yaptım de. Böyle 3 kelime 6 hece.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26-10-2012, 04:05
hazal kırat hazal kırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2012
Mesajlar: 17
Standart MUTLULUĞUM ARAFTA KALDIĞIM YERMİŞ

MUTLULUĞUM ARAFTA KALDIĞIM YERMİŞ

Mutluluk neymiş ? Herkese göre değişirmiş.
Kimimiz için aşk mesela; acısıyla, kanamasıyla, azda olsa huzuruyla aşkmış sevgiymiş hatta sevilmekmiş.
Ait hissetmek mesela. En sevilen adamın, kadının olmak. Sadakat vermek ve almak.
Kimi içinde güvenmiş. Bir gram birine güven duyabilmek onun için dünyalarmış, deliksiz bir uykuymuş.
Kimi için başarıymış. Emek verdiğinin karşılığını almakmış. Zirvede olmak, parmakla gösterilmek, takdir teşekkür edilmekmiş.
Kimi için fedakarlıkmış. Anne gibi öğretmen gibi.
Benim için yazmak, okumakken senin için bi gram hazetmediğim geometri sorularını çözmekmiş.
Onun için; sevgilisiyle soğuk bir havada omzunda yatmakken, senin için; en yakınınla dostunla sıcak bir kahve eşliğinde sabahlamakmış.
Kimi için maneviyatken kimi içinde maddiyatmış.
Evet, parada mutlu eder. Mesela deli gibi alışveriş yapmak, etek bluz çeket beni mutlu eder.
Her ay saç rengini değiştirerek, şekline boyuna farklılık verip, kuaförleri zengin etmek onu mutlu eder.
Ev, araba ya da salt para kimini mutlu eder.
Bugün anladım. Yüzümdeki tebessümün en içten en saf halini.
İç huzurumun tamlığını, özlemlerimin çarelerini, bende beni uyutmayan eksiklikleri.
Aslında hep duymak istediklerimi.
Benim mutluluğum araf ta kaldığım yermiş. Ya senin ki neymiş ? sende sorsana şöyle içten en derinden.

Konu hazal kırat tarafından (15-01-2014 Saat 19:23 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 06-11-2012, 21:20
hazal kırat hazal kırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2012
Mesajlar: 17
Standart KİMSENİN PRENSESİ OLMAMAN PRENSES OLMADIĞIN ANLAMINA GELMEZ.

KİMSENİN PRENSESİ OLMAMAN PRENSES OLMADIĞIN ANLAMINA GELMEZ.


Kimsenin prensesi olmaman senin prenses olmadığın anlamına gelmez. Ama biz;
Bu 3 heceyle ya özgüvenliyiz yada özgüven özürlüyüz.
Dışarıdan ilgi alaka beğeni gördüğümüz sürece güzel, görmediğimiz sürece itici, hiç çekilmeyiz.
O takdir edince başarılı, teşekkür edince iyi kişiliklerdeniz.
Buna artık bir dur diyebilir miyiz? Çünkü sen; sen olduğundan prensessin. Salt senden, en saf halinden.
Ey hemcinsim! Sen özelsin sen güzelsin. Sen kadınsın bir kere. En başta anaçsın.
Kimsenin takdirine ihtiyacın yok ki senin kendinle gurur duymak için. Senin her şeyin başarı.
Yemek yapman, çocuk büyütmen hem evde hem iş de koşturman. Potansiyel doğuştan var yanı kapiş ?
Yaşadın mı en derinini en özelini yaşarsın mesela.
Hırslısın hırslı. Kafana koydun mu bitmiştir diy mi ? Güçlüsün. Neleri gelir geçer sen hala o gizemli tebessümü atarsın.
Adamsın sen cansın.
Tekrar tekrar söylüyorum aklına kazı istiyorum sen özelsin sen güzelsin. Senden bir tane daha yok ondan da.
Şimdi dön bak kendine; Kimmişsin sen? En azından onlarsız da bir şeylermişsin değil mi?
Sen kendi değerini bilmezsen ben de bilmem değerini oda bilmez kimse bilmez.
Neyse canlar anladınız siz beni.

Konu hazal kırat tarafından (15-01-2014 Saat 19:24 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-03-2013, 16:40
hazal kırat hazal kırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2012
Mesajlar: 17
Standart Türk kızı klasikleri

Bir Türk kızı olarak yaşadığımdan ve yakın çevremde yaşanmışlıklara, şahitlik ettiğim olaylardan yola çıkarak hazırladığım hiyerajimi paylaşıyorum.
Öncelikle Türk kızı aşık olmaya her daim meyillidir.
1- Gitar çalan erkeğe zaafları vardır. Adam çirkinmiş, uyuzmuş hiç fark etmez, gitarı eline aldığı an çekicileşir. Daha ilerlemiş versiyonuyla; adam kızın gözünün içine bakarak söylediyse eğer şarkıyı Türk kızı ölmüş, bitmiş, hayranlığından sarhoş olmuş hallerine geçer.
2- Türk kızı öküz sever. Daha hoş tabiriyle kardan adam hayranıdır. Normalde gayet normal adamlar neden aşık olununca öküzleşir o ayrı bir gizemdir. Aslında kız, aşık olduğu adamdan potansiyelinden fazla şeyler beklediği, haliyle bulamadığı içi boşluğa düşer. Bir savunma mekanizması olarak tek yol adamı öküz damgası vurmaktır. Bu konuya sonra detaylı değinirim.
3- Aşka hep yanlış zaman ve hep yanlış mekandadır. Detaya takılır anı yaşayamazlar ve hep bir adım geç kalırlar. Hep bir engelle mutluluklarına set çekerler. Bkz: Arkadaşımın eski sevgilisi engeli. Bitmiş olanın bitmişliğini kavrayamama hali.
Ne istediğini bilir ne istemediğini.
Bir doğrular bir ayıplar.
Bir adım gelir pişman olur 2 adım gider yine pişman olur. yegane pişmanlığıdır.
Öpsen sapık der, öpmesen odun. Sapık da yapar kahramanda.
Kız bu yapar mı yapar.
6- Hem kıskansın hem de bir rahat versin ister.
7- Sevdiği adamın odun hatta anti romantik olma gibi bir durumu yoktur. Her türlü çıngarı çıkartır. Tüm kızsal ve kutsal yeteneklerini kullanır ve bir krodan bile ince bir ruh çıkartabilir. Türk kızının en büyük yeteneğidir.
8- Haklıda olsa haksız da olsa çenesinin ona verdiği güce dayanarak her türlü kavgadan galip çıkar.
9-İlk adımı, ilk mesajı, ilk aramayı karşı tarafdan bekleme gibi kalıplaşmış anayasa gibi kuralları vardır. Aykırı davrandı mı kaybedeceğine inanır.
Bence yanılır. Çünkü bana evrensel kurallarla, kızsal entrikalarla gelecek adam hiç gelmesin daha iyidir.
10- Güvenmeye ya çok müsaittir ya da hiç. Çünkü bir güvendi mi iliklerine kadar hırpalanır.
Güvenir; inanır ve aldatılır. Sonuc hüsrandır
11- Ahı çok pis tutar. Türk olsun yabancı olsun bir kızın ahını alan erkeğin 2 yakası 2 cihanda bir araya gelmez. Gelmesin de zaten. Sen sen ol ah alma.
12- Rus kızları kadar güzel değildir. Ama sempatisi, samimiyeti ve çekiciliği yaşanmaya değerdir.
13- Türk kızının en büyük hatalarındandır. Kimseden görmediği sevgiyi sevdiği adamdan bekler. İhtiyacı olan o sevgiyi parçalayıp çevresindeki insanlardan da beklemek yerine hepsini tümüyle o adamdan bekler. Ve kaybeder.
14- Türk kızı kırmızı ojeli ve nazlıdır. Yaşlanmak en büyük korkusudur. marilyn morroe en büyük aldığı en büyük modeldir.

Konu hazal kırat tarafından (15-01-2014 Saat 19:20 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 30-03-2013, 19:20
hazal kırat hazal kırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2012
Mesajlar: 17
Standart Zıkkımın kökünü iç değil, afiyet olsun diyeceksin !

Seni ayar etmek, kıskandırmak, kinlendirmek için atılan o mesajlara BKZ: Şuradayım içiyorum. Buradayım kendimden geçiyorum kafamda güzel dünya da güzel vs. sinirle davranıp kızmayacaksın. Tepenin tasının öfkesiyle ona istediğini vermeyeceksin. Neden ?
Çünkü adamın ya da kadının amacı da o zaten. Seni orada delirtecek. Orta yerinden çatlatacak.
Yani onun da derdi o zaten. Sende amacını ona vermeyeceksin. Yerinde kıskançlıktan saçına başına da sarsan o bilmeyecek. İstediğin kadar umursa, merak et, kıskan çatla ama onun ruhu bile duymasın.
Unutmayın canlar... Bir erkek ya da bir kadına en çok umursanmamak koyar.
Yanı o mesaja; öfkenle, zıkkımın kökünü iç değiş; sabrın ile, afiyet olsun. Diyeceksin.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 05-04-2013, 17:24
hazal kırat hazal kırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2012
Mesajlar: 17
Standart İçimizden geçiçek !

İçinde bulunduğumuz bu yamalı düzen, kıvamı otututturulamamış bu sürekli değişen bu sistem içimizden geçeçek. BKZ: Böhh getirecek.
Öğrenciyse; okulundan ve sınav sisteminden.
Çalışansan; 2 kuruş fazla kazanacağım diye mesaiyle ruhunu ağlatan o işten vakit bulup ta banyo bile yapamamaktan. Kendine yetememekten.
Başı boşsan; başı boşluğundan.
Seni cinayete, hırsızlığa kadar sürükleyen bu gidişattan.
Hep yarınlara kalmaktan ve bugüne yetişememekten. Ödün verdiğin uykundan.
Bir öğrencinin başarısını 2 sınavla belirlemek doğal mı ? 2 sınavla bunu hak ettin demek ona hak mı ? Emeğine ölçüt mü ?
Sanki o emek sınav heyecanına kurban gitmemiş gibi.
Araya adam sokup; torpile göz yumup, gözümüzü boyar gibi o kadar disiplini beraberinde stresi hiç yaşatmamış gibi.
Yani sen ne kadar başarılı olursan ol, neyi hak edersen et; yüzde ellisi senin gerisi şansına emanet. Bu yüzden artık sınava girenlere başarılardan çok bol şanslar diliyorum. Budur bu sistemle en cazip olan.
Biraz gözlerimiz kapalıyız.Sesimiz sesi çığlıkla çıkana kısığız. Elimizden gelen kabulümüz.
Şimdi herkes eleştirir '' E hani çözüm ?'' diyenlere sözüm.
Ben bilmem işim değil. İşi olan nerede işine geldiği yerde.
Bu düzenden memnun olan kimse sözüm şahsına; kendi vatandaşını harcayıp yurt dışında fellik fellik yetenek arama. Eğer özel üniversitelerden model alıp ta devlet üniversitelerinde de özel sektörlük alanları geliştirseydin, ne var ne yok istanbul da toplamasaydın bugün aradığın ne varsa elinin altındaydı.
Şimdi o mühendis, o oyuncu, o bilim adamı ya ülkesinden başka bir yerde iyi para kaldırıyor ya da bilinmeyenler de ziyan oluyor.
Sen de farkındasın. Yetenek değil para konuşuyor. Özel üniversiteler her türlü donanımlarıyla fark atıyor. En alakasız insan bile parasını kullanıp belki de seni bile oynatıyor.
Sen ne yapıyorsun ? Hala aranıyorsun. Hala gelişmişliğin ve kalkınmanın eğitimle olacağının farkında değilsin. Atanın doğrusundan bir habersin.
Bir öğrenci demek; şekillendirilip kazanılması gereken bir umut, bir şans demek bilmiyorsun.
Sen hala 2 sınavla Bir insanın yeteneğini başarısını ölçmeye çalışıyorsun.
Yapmak istediğine ve yapmak istediklerinin önüne set çekiyorsun.
Uyuyorsun. İçimizden geçiyorsun. Bizle beraber sende kaybediyorsun.
Sözüm kime ? Alınması gerekene.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 15-04-2013, 21:45
hazal kırat hazal kırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2012
Mesajlar: 17
Standart ZAMANSIZ GELİR ÇOK SEVEN

Neden neden neden ? Neden hep ya hazır ya da müsait olmayınca gelir o çok seven.
Belkide kaderinden.
Hayırlısından.
Olması gerekenden.
Bazen öyle gelir işte sen sen çok karmaşıkken.
Ne yapmalı ? Akışına bırakmalı.
Anı yaşamalı.
Sevilmenin verilen değerin tadını çıkartmalı.
Lütuf saymalı.
Unutmamalı... Hepimiz sevilmeyi ve değer görmeyi hak ediyoruz.
Hak ettiğimiz yerde olmalı.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 27-07-2013, 22:37
hazal kırat hazal kırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2012
Mesajlar: 17
Standart SEVGİLİ KAVRAMIYLA SINIRLANAMAYACAK KADAR SEVGİLİ

Tamam sevgili, sevildiği gibi bağra basılmalı öyle kabullenmeli.
Evet, sevgilinin iyisi göreceli.
Ama kim istemez ki böyle sevgili. Merhamet dizisindeki Fırat gibi. O diziye ayrı ölüp bitiyorum zaten bir de Fıratla Narinin gençliğindeki aşkı erim erim eritiyor beni. Hayran kalıyorum, özeniyorum.
Kurgu bir aşkı kısım kısım kıskanıyorum.
Nasıl Fırat ?
Çocuk gibi. Sevgisi okadar masum ki. O hiç söylemesede sevdiğini yüzünden gözünden sesinin tonundan belli. Öyle çıkarsız saf temiz ve çok sevgi.
Ben Fırat'ta ne gördüm ?
Her şeyden önce şevkatı gördüm. Sevgili deği abi sanki.
Koruyan kollayan onun için ona kızan küsen çok tatlı biri.
Sevgili bir yana Narine en yakın arkadaş gibi. Böyle kakara kikiri, komik, sempatık, deli. Olduğu gibi kabullenen biri.
Bu adam; sevgili kavramıyla sınırlanamayacak kadar sevgili.
Bir kızın bir adama olan ihtiyacının tümünü içinde barındıracak kadar sevgili. Ağbi, baba, arkadaş gibi.
Çünkü sevgili; sevgili kavramına sığmayacak kadar sevgili.
Şimdi sizin sevgiliniz sevgili mi ?
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26-08-2013, 23:36
hazal kırat hazal kırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2012
Mesajlar: 17
Standart Erkeğin zaaflarının olması iyidir, bunu bir kadının bilmesi paha biçilemez

Erkeğin zaaflarının olması güzeldir bunu bir kadının bilmesi paha biçilemez
Aslında tüm yazının özeti bu fazla söz de istemez ama giriştik bir kere 2 paragraf karalayayım.
Mesela zaafını bildiğin erkeğe dudak büzmek, rica etmek, trip atmak zorunda kalmazsın. Tripe gerek var canım hassas yerinden dal işte.
Konu böyle her istediğini yaptırmak değil de konu kıyamamak olabilir.
Şöyle lafta sözde değil hakikaten derinden kalpten.
Mesela her şeye rağmen affetmek olabilir. Affetmek zaaf işidir.
Kıramamak olabilir. Hiç istemesen de fedakarlık yaptırabilir.
Onun sevdiği her şeyi sevdirip sevmediğinden nefret ettirebilir.
Bir sabah seni; hiç gitmek istemediğin bir yere götürebilir.
Hiç doğrulamadığın bir görüşü haldır haldır savundurabilir.
En hayırlarını evetleyebilir, aslalarına güldürebilir.
Valla zaaf fena bir şey seni benliğinden bile edebilir.
Çok pis üzebilir.
Valla bir tavsiye veremeyeceğim ama gece gece fıstık gibi özlü söz yarattım hiç yoktan iyidir
Neydi ? Erkeğin zaaflarının olması iyidir, bunu bir kadının bilmesi paha biçilemez.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 11:52


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum