Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞAİRLER - YAZARLAR > Hergüne Bir Şair / Yazar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18-10-2005, 21:28
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">MELİSA GÜRPINAR (1941-....)<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
İstanbul***8217;da doğdu.İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi ile İstanbul Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde okudu. İlk şiir kitabı 1962'de yayımlandı. Öğrencilik yılları boyunca, bir sanat dergisinde yazı işleri müdürlüğü, halk eğitim merkezlerinde tiyatro eğitmenliği yaptı, amatör olarak öncü tiyatro çalışmalarına katıldı. Dönemin bütün sanat edebiyat dergilerinde yazı ve şiirleri yayımlandı. Konservatuvarı bitirdikten sonra, iki yıl kadar Londra'da tiyatro eğitimini sürdürdü ve B.B.C. Türkçe servisinde, tiyatro eleştirilerini içeren kültür konuşmaları yaptı. 1966'da İstanbul'da Yeni Tiyatro Derneği adlı oluşumun kuruluşunu üstlendi. 1970'te de Kardeş Sahne adlı profesyonel bir tiyatronun ortaklığını yaptıktan sonra , tiyatro ile ilişkisini uzun bir süre yalnızca eleştirmen olarak sürdürdü. 1975'te Yeni Bir Gün şarkısı adı altında üç şiir kitabını bir arada yayımlandı. <O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yapıtları :[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]<O:P></O:P>
Umut Pembeleri (1962) <O:P></O:P>
Yeni Bir Gün Şarkısı (1975) <O:P></O:P>
Ara Beni Sevgilim Sözcüklerin içinde (1983) <O:P></O:P>
Yaz Mektupları (1985) <O:P></O:P>
İstanbul***8217;un Gözleri Mahmur (Şiirsel öyküler 1991) <O:P></O:P>
Çocuklugum ve Ölümüm (1992) <O:P></O:P>
Geceyarisi Notlari (1994) <O:P></O:P>
Küçük Şeyler<O:P></O:P>
Her Harf Bir Melek<O:P></O:P>
Ada Şiirleri <O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Ödülleri :[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]<O:P></O:P>
Halil Kocagöz Ödülü (1991)"Istanbul***8217;un Gözleri Mahmur" ile <O:P></O:P>
Çevdet Kudret Edebiyat Ödülü (2003) "Ada Şiirleri" ile<O:P></O:P>
<O:P></O:P>Edited by: emre
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 29-11-2005, 12:35
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

KEMAL ÖZER (1935-....)<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />

İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’nde orta öğrenimini bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim gördü. Öğrenim yıllarında arkadaşlarıyla birlikte "a" dergisi’ni çıkardı. Cumhuriyet gazetesinde, Karacan Yayınları’nda çalıştı. Kitapçılık ve yayıncılık yaptığı 1965-1970 arasında, şiir ve sinema alanında kitapların yanısıra Şiir Sanatı dergisini yayınladı. 1972’de arkadaşlariyla yeniden yayinladiklari "Yeni a" Dergisi’nin kurucu ve yazarları arasında yer aldı. Varlık dergisinin yönetmenliğini üstlendi. Türkiye Yazarlar Sendikası’nın ikinci başkanlık görevinde bulundu. Kendi kurduğu Yordam Yayınevi’nde kitaplarını yayınlamayı 1989’dan beri sürdürüyor.
İlk üç şiir kitabıyla İkinci Yeni hareketinin içinde yer aldıktan sonra, dünyaya yeni bir bakış ve ona bağlı olarak yeni bir sanat anlayışıyla yazdığı şiirler çeşitli yankılara neden oldu. Toplumcu gerçekçi diye nitelenebilecek bu dönemde, toplumsal ve siyasal olaylara, insanların bu olaylar karşısında tepkilerine, duygu ve düşüncelerine tanıklık etmeyi amaçladığı görüldü. Özellikle 1970-1980 arasında yayınladığı 4 kitapta ağır basan bu eğilim, genel tutum değişmemekle birlikte yeni boyutlar kazanıp yeni ilgi alanlarına yayıldı.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yapıtları (şiir) :[/B]
Gül Yordamı (1959) Ölü Bir Yaz (1960) Tutsak Kan (1963) Kavganın Yüreği (1973) Yaşadığımız Günlerin Şiirleri (1974) Sen de Katılmalısın Yaşamı Savunmaya (1975) Geceye Karşı Söylenmiştir (1978) Kimlikleriniz Lütfen (1981) Araya Giren Görüntüler (1983) Sınırlamıyor Beni Sevda (1985) İnsan Yüzünün Tarihinden Bir Cümle (1990) Bir Adı Gurbet (1993) Oğulları Öldürülen Analar (1995) Onların Sesleriyle Bir Kez Daha (1999) Çağdaş ve Boyun Eğmeyen (1985) XX. Yüzyıldan Duvar Kabartmaları 1-2 (2000)

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Ödülleri :[/B]
1976 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü: "Sen de Katılmalısın Yaşamı Savunmaya" ile
1982 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü: "Kimlikleriniz Lütfen" ile
1991 Yunus Nadi Şiir Ödülü: "İnsan Yüzünün Tarihinden Bir Cümle" ile
1993 Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü: "Bir Adı Gurbet" ile
1999 Damar Dergisi Edebiyat Emek Ödülü
2000 Truva Kültür ve Sanat Ödülü
2001 Dionysos Şiir Ödülü

Şiirlerinden Örnekler:

AĞIT

annem mi bir kadın
geciken bir kadın gece yatısına
ölüm kendini göstereli babamın saçlarından
günübirlik bir kadın
üsküdar'la istanbul arasında
babamdı sakalıydı babamın
bir akşam göle batırdı
çıkmamak üzere bir daha
hepsi de ekmek kokardı
sayısı unutulan parmaklarının
akşam bir attır bütün ülkelerde
serin esmer bir attır
terkisine çocukların bindiği


BİR GELGİTİN İKİ UCUNDA

Kimi sabahlar işe giderken
ikiye bölüyor
yirmi dakikalık yolculuğu
denizin ortasında karşılaştığımız
yabancı bayraklı bir gemi
Bulutlardan sıyrılmış bir demet ışığın
daha da irileştiği gemide
göz göze geliyoruz kimi sabahlar
küpeştede bakan biriyle
kısacık bir an
Günlük kaygıların iğdiş ettiği
çağdaş bir kentli görüyor bana bakınca
benim gözümde ise o
kanat açan bir düş yeni kıyılara doğru
buluşuyoruz bir gelgitin iki ucunda


SERÇELER

Gözlerimle serçeleri izliyorum
güneşli bir ipte alıyorlar soluğu
ipin üstü boydan boya çamaşır
hepsinde ayrı ayrı cıvıldaşıyorlar
bir kara gömleğe takılıyor gözlerim
yalnız ona gelince kesiliyor cıvıltı


ÖRTEMEZ GELECEK GÜNLERİ

Üretmeyenler yaşamı ve rüzgârı göğünden, denizi ba-
lığından esirgeyenler
kökleri toprakta değildir onların. Sudan ve havadan
uzağa sürdükçe bir kâğıt kadar boş ve beyazdırlar. Ve bir
çanak parçası kadar eklenmesi olanaksız öbür parçaları-
na. Doğa durur ve ilerlemez çünkü damarlarında.
Nasıl kabuk tutmazsa işleyen yarayı, kilden ve cansız
çakıllardan kentleri nasıl yıkıp geçerse deprem, pul pul dö-
külecektir onlar da, gelecek günlerin üzerinden.

__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03-12-2005, 17:49
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



küçük İskender



28 Mayıs 1964’te İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde beş yıl okuduktan sonra ayrıldı. Bir süre de İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğrenim gördü. 1985 yılından itibaren çeşitli edebiyat dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanmaya başladı. İlk ve uzun şiirleri Adam Sanat Dergisi'nin hemen her sayısında yer aldı. Temalarında alışılagelmişin kimi kez tam karşısında yer alan, polemikçi, başkaldırıcı şiiriyle sadece 1980'li yılların değil tüm Türk şiirinin en gözüpek şairi. Fazlaca karışık ve yer yer fazlaca uzun ve çoğaltımcı şiiri özgün çarpıcı başarı düzeylerine de ulaşabiliyor. Geleneksel yöntemler kullanarak yazdığı divan tarzı şiirleri, gazelleriyle de dikkat çekiyor.


Günümüze değin bunca yıllık süreye onlarca şiir ve özgür metin, bir günlük, üç roman, iki özel derleme, bir inceleme, bir antoloji olmak üzere birçok kitap sığdırdı. Kimi Avrupa ülkelerinde çıkan antolojilerde şiirleri basıldı. Kanada'da yayımlanan Descant adlı edebiyat dergisinin Türkiye özel sayısında, ABD'de ise Murat Nemet Nejat'ın 'eda' kavramında yoğunlaştığı Türk şairlerinden çeviri antolojisinde kendine yer buldu. 2000 yılında İtalya'da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması'nda (La Giovane Poesia D'europa Nel 1999) ilk ona girdi ve bu şairlerle birlikte kitaplaştırıldı. Yine aynı yıl içersinde uzun zamandır sinema dalındaki jürisinde de yer aldığı Orhon Murat Arıburnu Ödülleri'nde 'Bir Çift Siyah Deri Eldiven' adlı şiir kitabıyla birincilik alarak ödüllendirildi. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Fotoğraf Bölümü master öğrencilerine 'Postmodernizmin Görsel Malzemeye Etkisi' üzerine bir seminer verdi. 2001 yılında Almanya'da, 2002'de de Hollanda'nın çeşitli şehirlerindeki etkinliklerde konuşmacı olarak ve şiir performanslarıyla yeraldı. 2003 yılında Berlin'de düzenlenen İlk Türkiyeli Eşcinseller Kongresi'nde bu konudaki dekleresini okudu. 2004'te Newyork'ta ve Kuzey Carolania'da üniversitelerde konuşma yaptı ve tek kişilik okuma gecelerine konuk oldu. Ayrıca Türkiye'de farklı üniversitelerde ve liselerde panellere, workshop'lara katıldı. 2005 ODTÜ Bahar Şenliği'nde ODTÜ Genç Yazarlar Topluluğu için bir açıkhava söyleşisine konuk olarak katıldı. Bir dönem seslendirme, senaristlik, radyo programcılığı, şiir matineleri de yapan küçük İskender, içlerinde 'Ağır Roman' ve 'O Şimdi Asker'in de bulunduğu beş filmde de oyuncu olarak rol aldı. Halen Varık, Adam Sanat, Yasak Meyve, Kaçak Yayın adlı dergiler ağırlıklı olmak üzere yazmaya ve kitaplaşmış eserlerini yayımlamaya devam etmektedir.


Yapıtları:


Şiir:
* Gözlerim Sığmıyor Yüzüme (1988 / Adam Yayınları)
* Erotika (1991 / Adam Yayınları)
* Yirmi5April (1994 / YKY)
* Periler Ölürken Özür Diler (1994 / Gendaş)
* Suzidilara (1996 / Adam Yayınları)
* Güzel Annemin Hayal Gücü (Tek Baskılık Kitap) (1996 / Hera Şiir Kitaplığı)
* Ciddiye Alındığım Kara Parçaları (1997 / YKY)
* Papağana Silah Çekme! (1998 / Om Yayınları)
* Alp Krizi (Tek Baskılık Kitap) (1999 / Çalıntı Yayınları)
* Gözyaşlarım Nal Sesleri (1999 / Adam Yayınları)
* Bir Çift Siyah Deri Eldiven (2000 / Adam Yayınları)
* İpucu Bırakma Sanatı (2000 / Om Yayınları)
* Bahname (2000 / Om Yayınları)
* Klarnet (2001 / Om Yayınları)
* Kahramanlar Ölü Doğar (2001 / Om Yayınları)
* Çürük Et Deposu (2001 / Adam Yayınları)
* Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm (2002 / Om Yayınları)
* Eski Kral Deposu (2002 / Adam Yayınları)
* Siyah Beyaz Denizatları (Toplu Şiirler I) (2003 / Gendaş)
* Barudî (Kürtçe Çeviri) (2003 / Piya)
* Dicle ile Fırat (2004 / Gendaş)
* Bir Daha Bana Benzeme Angel! (2004 / Varlık)



Serbest Metinler
* Dedem Beni Korkuttu Hikâyeleri (1992 / Parantez)
* İkizler Burcu Hikâyeleri (1993 / Parantez)
* 666 (1994 / Gendaş)
* The Kırmızı Başlıklı İstasyon Şefi (1996 / Parantez)
* Belden Aşağı Aşk Hikâyeleri (1996 / Parantez)
* Pop H'art (1997 / İnkılâp)
* Balık Burcu Hikâyeleri (2000 / Parantez)
* Made In Hell (2001 / İnkılâp)
* Insectisid (2002 / Stüdyo İmge)
* Necronomicon / Ölüm Kitabı (2004 / Turuncu Medya)
* Burç Hikayeleri (2005 / Sel Yayıncılık)



Romanlar
* Flu'es (1998 / Parantez)
* Cehenneme Gitme Yöntemleri (1999 / Parantez)
* Zatülcenp (2000 / İnkılâp)



Özel Derlemeler
* Kanlı Lağım Fareleri'den küçük İskender'e (2001 / Stüdyo İmge)
* Aşk Şiirleri Kolonisi (2004 / Everest)



İnceleme / Eleştiri
* Şiirli Değnek (1995 / YKY)
* Eflatun Sufleler (2002 / Gendaş)
* Rimbaud'ya Akıl Notları (2004 / Alkım)



Günce
* Cangüncem (1996 / Gendaş)

Şiirlerinden Örnekler:



BİR MARTIYI AĞLATTIN SEN

bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık
kütür kütür küfrediyor gece imanıma
bir yaprak kırılıp suya düşüyor
su yaralanıyor su kanıyor şelale!



ah nasıl titredim tensiz
bir piyanist büküldü sanki
kesişen ayrışık doğrular gibi
çarpışıverdim yüzünle. Yüzün
öyle düzgün suna bir elyazısı
yüzün yüzüme aksedince
yüzün ayna alnımda
yüzün uzun hüzünlü bir alınyazısı!



bitmemiş bir ömrün yalanısın
sen: kabuslarımın tabiri
çocukluğumun arta kalanısın!
öldüreceğim kendimi dudaklarınla
dudakların etle, şehvetle seferber
sen! bana inen son kutsal kitap
son fakir yatır
son aciz peygamber!



bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık




GÜLTEN


ensenden öptüm seni. Çok fena!
rüzgar gibi geçti beykoz vapuru
kulakmemenden süt sağdı dudaklarım
sağanak halinde seviyorum bütün orospuları
preveze'den dönüyor prezervatifli donanmam
domalıp duruyor İstanbul, osmanlı paşası terbiyeme
hem, kime ne? Olası ki elim bacaklarınla aynı burçtan
aaa! tüyler. Zıp zıp zıplıyor apışaram A-Rh pozitif

gülten temizlikçi kız. Temiz kız. Nazsız!
hiç temyiz edilebilir mi kızlık zarı
caaart! diye girdim içeri bir bahar sabahı
adım fatih sultan penis, tevellüt tereddütsüz on yedi!

evlenemeyiz gülten. Güldürme beni şimdi
tam boşalmak falan üzereyken.
korkudan altına kaçırıyor bak galata köprüsü
köprüaltı çocukları sidikten yağmurla usanmış
tam bütün hırsımla
abazanlığımın basur memelerini emerken
boşuna okutmuyorlar adama okulda fiziği, coğrafyayı
dayılanma bana gülten. Tenin dayısı olmaz
kayısı gibi bir aşk kaçırılmaz mı, ara beni..

ensenden becerdim seni gülten. Çok fena!
denize parça koydu makinist beykoz vapuru!




BUNDESLADE

bir atlıkarınca yangını sonrası
isli, sıcak kemikleri çocukların.
-- çok tanrılı yalızlıkların
son akşam yemeği sofrası -- Toy siyah!



evcil kinler evcil hırslar besle bedeninde
ve körpe dakikalarda zor cinayetlerinin
ağzını kanla sil ağzını mor yakamozla yıka!



gözlerinde ve özlemlerinde bir yabacılaşma,
(oyuncak dudaklarımız plastik anılarımız var bizim
öyle hatırlıyorum)
kör paslı testereyle budadığım yüzün
dökülüyor avuçlarıma prizmatik
dökülüyor lunaparklarıyla senden. Neden
billur bir cinayetin her yerinde seksek oynardık?
yıldırım intiharlara paratoner ayyaşlıklarımız
kiremit dil parçaları kaydırırdık tükürüklerde
ve neden ipek tülbentlere örtülürdük sebepsizce?
kimdi o karakalem resmini yapan belleklerimizin
bastırılmış kağıttan yelkenlilere?




AY


Yürek kemiğiyle lades tutuşuyor iki çocuk!
misafir oyuncu bir terkediş biçimi
ile ellerim vücudunun prömiyeri!



Aynı ahır adına koşan acılarımız var bizim!
amatör balıkçının leğeninde iki istavritiz seninle
ölüme beş kala ölümle canlı telefon bağlantısı kuran!



dibi senin aşkında gizlenen kırılgan bir aysberg bu tufan !





NE ÇOK


Seni ne çok kedi tırmalamış anne
camlara baktım orda mısın hâlâ
dün akşam haydutlar bıçaklamış bir karanfil
kaçamamış vurmuşlar ölmemiş solmuş
seni ne çok iğfal etmişler anne
her yerin delik deşik
ağlayışın bile yamuk yumuk
bakışların kısık
ve bilhassa değişik
ne çok isyanlanmışım ne çok gitmişim meğer
bağırdıkça etlenmiş sesim
etlendikçe sesim, kanamış elmas liğme liğme
seni ne çok öldürmüşler anne
beni ne çok dövmüşler
artık evlenelim anne hayata karşı
ve gel, beraber kaybedelim bu mor savaşı
benimle birlikte intihar et anne
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 15-12-2005, 12:41
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<TABLE height=196 width=578><T>
<T>
<TR>
<TD vAlign=top height=38>Şair ve Yazar Şükran Kurdakul Anıldı...</TD>
<TR>
<TD vAlign=top>


O’nsuz bir yıl geçti
Türkiye Yazarlar Sendikası ile Evrensel Basım Yayın, 1940 kuşağının önde gelen şair ve yazarlarından Şükran Kurdakul’u, 1. ölüm yıldönümünde mezarı başında andı. 14 Aralık Çarşamba günü, saat: 14.00’te Kadıköy Sahrayı Cedit Mezarlığı’ndaki anmada Mustafa Köz, Hayri Erdoğan, Eray Canberk ve Öner Yağcı birer konuşma yaptı, Mehrizat ise şairin şiirlerini seslendirdi.
Edebiyat tarihçisi, siyaset adamı şair ve yazar Şükran Kurdakul’u geçtiğimiz sene14 Aralıktakaybetmiştik.


Şükran Kurdakul, 1927 yılında İstanbul’da doğdu. Şiirleri çocuk denilebilecek yaşlarda “Tomurcuk” (1943) ile “Zevklerin ve Hülyaların Şiirleri” (1944) başlıklı kitaplarında toplanan Kurdakul, İzmir Karşıyaka Lisesi’nde okurken, “komünist faaliyette bulunduğu” gerekçesiyle birkaç ay tutuklu kaldığı için okuldan uzaklaştırıldı. Daha sonra İzmir Belediyesi’nde daktilo görevlisi, İstanbul’da bir bankada depo ve muhasebe memuru olarak çalışan Kurdakul, 1953 yılında ikinci kez benzer nedenlerle tutuklandı ve aklanıncaya kadar 2 yıl cezaevinde kaldı.Kurdakul, 1956-60 yılları arasında Tan gazetesi, Yeni gazete ve Varlık Yayınevi’nde düzeltmenlik yaparak geçimini sağladı. 1958’de Yelken dergisini yönetmeye başlayan ve bu görevi 1960’a kadar sürdüren Şükran Kurdakul, bu dönemde günümüzde 1960 Kuşağı olarak anılan genç şairlere büyük destek verdi. 1957’de kitapçı dükkanı olarak kurduğu Ataç Kitabevi’ni zamanla yayınevine dönüştüren Kurdakul, 1969’dan sonra edebiyat alanındaki çalışmalarına ağırlık verdi, bir yandan da yazar örgütlerinde yönetici olarak çalıştı.
Örgütlü sanatçı
Şükran Kurdakul, 1961’de Türk Edebiyatçılar Birliği’nin yönetim kuruluna seçildi ve 1964 sonrasında iki dönem birliğin genel sekreterliğini üstlendi. 1977 yılında Türkiye Yazarlar Sendikası’nın (TYS) yönetim kuruluna giren, ardından da ikinci başkanlığa getirilen Kurdakul, 1980 sonrasında açılan TYS davasında arkadaşlarıyla birlikte yargılandı ve aklandı.
Şükran Kurdakul, 1988’de PEN Yazarlar Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı ve 1989-1991 yılları arasında derneğin ikinci başkanlığını, 1991-1997 yılları arasında da başkanlığını yaptı.Şiirin yanı sıra deneme, öykü ve edebiyat tarihi üzerine çok sayıda kitabı bulunan Kurdakul, yurtiçi ve dışında birçok ödüle layık görüldü. Şükran Kurdakul, 2000 yılında düzenlenen TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nda da “Onur Yazarı” seçilmişti. Ayrıca, 1998 yılında Filistin Yazarlar Birliği’nin Barış Ödülü’ne layık görülmüştü.Şükran Kurdakul, yaşamı boyunca siyaset alanında da etkin rol aldı.1946’da Türkiye Emekçi ve Köylü Partisi üyesi, 1953 yılında da TKP üyesi olduğu iddiasıyla tutuklandı. Uzun yıllar Türkiye İşçi Partisi’nde mücadele etti.


YAYIMLANMIŞ ESERLERİ

ŞİİR
Nice Kaygılardan Sonra,
Acılar Dönemi,
Bir Yürekten Bir Yaşamdan,
Ökselerin Yöresinde,
Ölümsüzlerle,
İhtiyar Yüzyıla
ÖYKÜ
Tanığın Biri-1970,
Beyaz Yakalılar-1972,
Kurtuluştan Sonra-1973,
Onların Çocukları-1974
EDEBİYAT TARİHİ
Çağdaş Türk Edebiyatı(4 cilt)
DİĞER
İçe Kapanış (Baudler’den derlenmiş şiirler),
Toplum İçin Şiir
(Derleme-Ömür Candaş’la)
Sosyalist Açıdan Türk-İş Yargılanıyor,
Şairler ve Yazarlar Sözlüğü
Nazım’ın Bilinmeyen Mektupları,
Nazım’dan Armağan (Derleme, Kıymet Çoşkun ve Öner Yağcı ile),
Şairce Düşünmek
Zindandaki Şair
Cezaevinden Babıali’ye, Babıali’den TİP’e </TD></TR></T></T></TABLE>Edited by: emre
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-01-2006, 05:50
Güzin Dündar Güzin Dündar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 595
Standart

<TABLE id=HB_Mail_C***111;ntainer height="100%" cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%" border=0 UNABLE="***111;n"><T>
<T>
<TR height="100%" width="100%" UNABLE="***111;n">
<TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width="100%" background="" height=250 UNABLE="off">


NEVZAT ÜSTÜN


1924’te İstanbul’da doğdu. 1945’te Özel Boğaziçi Lisesi’ni bitirdi. Ticaretle uğraştı. 8 Kasım 1979’da Bolu yakınlarında geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını yitirdi. 1945’te Özel Boğaziçi Lisesi’ni bitirdi. Öğrenim için gittiği Paris'te iki yıl kaldı. Eğitimini tamamlamadan yurtdışından dönüşte ticaretle uğraştı. 1951'de Nokta Dergisi'nin kurucuları arasında yer aldı, yazıişleri sorumluluğunu üstlendi.1961yılında tiyatro sanatçısı Şükran Akın ile evlendi.1961-1964 arasında Tanin, Ekspres, Vatan, İkdam, Yeni Tanin gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. İlk şiiri 1935'te bir çocuk dergisinde yayınlandı. Daha sonra çeşitli dergilerde çıkan şiirleriyle tanındı. Öyküleri Çekçe, Rusça ve Bulgarca'ya çevrildi. Verlaine, Valery gibi Fransız şairlerle, Garip Akımı'nın etkisindeki ilk şiirlerini "Oluş" kitabında topladı. Bu kitaptan sonra, çağın sorunları ve özgürlük savaşımını konu alan toplumsal gerçekçi şiirler yazdı. Geleneksel Türk ve çağdaş Batı şiirlerinin özelliklerinden yararlanarak özgün bir anlatım geliştirdi. Öykülerinde gözleme, yalın bir anlatıma önem verdi, çoğunlukla Kayseri yöresi ve Güneydoğu Anadolu insanının kaygılar ve yoksulluklar içindeki yaşamını anlattı. Ölümünden sonra ailesi onun adına bir şiir ve öykü ödülü koydu.


ŞİİR:
Oluş (1946)
Yaşadığımız Devre Dair Şiirler (1951)
Cüceler Çarşısı (1955)
Yitikler Kapısı (1961)
Güneş Ülkesi (1964)
Hey Sen Amerikalı (1967)
Köprübaşı (İlk 6 şiir kitabı bir arada, 1968)
Ak Yeşil Kavak Ağaçları (1972)

ÖYKÜ:
Yaşama Duvarı (1964)
Almanya Almanya (1965)
Çıplak (1966)
Akrep Üretim Çiftliği (1968)
Boğaların Ölümü (1975)
Çıplak (ilk dört öykü kitabı bir arada, 1970)

DENEME-GEZİ:
Sovyetler Birliği’nden Batı’ya (1966)
Üçüncü Bir Dünya (1974)
Almanya Beyleri (1975)
Portekiz Bahçeleri (1975)
Türkiye’deki Amerika(1967)








</TD></TR>
<TR UNABLE="***111;n" hb_tag="1">
<TD style="FONT-SIZE: 1pt" height=1 UNABLE="***111;n">
<DIV id=hotbar_promo></TD></TR></T></T></TABLE>Edited by: Güzin Dündar
__________________
Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil


Fuzuli
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 27-01-2006, 23:11
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

ABDÜLKADİR BUDAK (1952 - ....)<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />

1952 yılında Sivas’ın Hafik ilçesinde doğdu. Lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. Kayseri’de devlet memuru olarak çalıştı, emekliye ayrıldı. Artık yaşamını Ankara’da sürdürüyor ve bir havacılık kurumunda sözleşmeli olarak çalışıyor.Şiir Odası dergisinin yayın yönetmenliğini yapan Budak 1970’li yıllardan itibaren adını duyuran şairlerimizdendir.
İlk şiiri Defne dergisinde çıktı (1970). Daha sonra şiir ve yazılarım, görevi gereği Kayseri'de bulunduğu sırada arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı Ozanca ve Hakimiyet Sanat dergilerinde yoğunlaştırdı (1976-1980). Yazko Edebiyat, Yeni Biçem, Adam Sanat, Varlık, Akatalpa gibi dergilerde sıkça yer aldı.
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yapıtları: [/B]<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
Geçti İlkyaz Denemesi (1978)
Şimdi Yaz (1980)
Gömleğim Leyla Desenli (1981)
Sevdanın Son Keremi (1985)
İmzasız Gül (1983)
Yanlış Anka Destanı (1994)
Aşk Beni Geçer (1997)
Endişeli Fesleğen (1999)
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">ödülleri:[/B]<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
1982 Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülü
1983 Ceyhun Atuf Kansu ve Orhon Murat Arıburnu şiir ödülleri İmzasız Gül ile.

şiirleri:

Tuzlu Çeşme

Yetinmeyi bilirim okyanus ile
Aşkım söz konusu olduğu zamanlarda
Bir dere yatağını ırmağa çeviririm
Bir öpüşü kıvılcımdan yangına

Bir dal parçasıyken orman olurum
Öptüğüm zaman boynunu
Kollarım bir vücudu sarmakla yetinemez
Sevgilim bilir benim sonsuzluğumu

Hangimiz dişi panteriz bilinmez
Vahşi bir doğurganlık sevişmelerde
Soluğumuzun toplamı yanardağ ağzı
Yağmur elde ederiz çiğ tanesinde

Matematik bizim işimiz değil
En güzel hesap hatası bizim aşkımız
Dünyayı kocaman gözlerle gören
Etrafını duymayan iki sağırız

Sarılmak dediğin sarmaşıklara benzer
Balkondan ibaret sayılan evde
Yüklü bir kamyon gibi rampayı çıkıyoruz
Rüzgârdaki kuş tüyü hafifliğinde

Bir çıkmaz sokağız caddeye sorsak
Postacıya kalırsa pulsuz mektubuz
Nereye gideceğimiz belli değilmiş
Belki bir uçuruma bizim yolumuz

Olsun varsın, dünya bizden ibaret
Klasik göl manzaralı gecede
Bütün uçmalara bir çift kanadız
Ah efendim, sevgilim tuz ben çeşme


Reçete

Aklımı askıya aldım ne yapsam duygudandır
Ah akıl senin yüzünden kaçırdım yaşamayı
Aynı gemi aynı liman aynı yük
Güverteden denize iteklemek geliyor
Tayfa olup içimdeki kaptanı

Hayatın çırağı olduğum günler güzeldi
Ah kendine zincir olan ustalık!
Diyerek aklımı duygularımla tartıp
Dünya son sözünü söylemeden ölümle
Önce evdekileri, komşuyu, şehri sonra
İnandırmak isterdim delirdiğime

Yolcu olmaktan çıktım otele alışınca
Ok yayla buluşunca bulacak kimliğini
Bütün ara istasyonlardan beni alsın bir tren
Gidilecek yerler vardır, geç kalınmış değildir
Acıkmış patlamaya bir avcının tüfeği
Kısmetse kaçırdığım av olur gelir

Duygu aklın önüne geçerse böyle olur
Yüksek duvarı atlayıp bir bahçeye girilir
Evin kızı öpülür, daha ileri gidilir
Ay omuz başında doğar kasıklarda batarsa
İnsan kendini burda şair zannedebilir

Hayatın çırağı olduğum günler güzeldi
Ustalık disiplindir, nefes alamıyorum
Çıraklık provası yani aslıma dönmenin
Sessiz sakin yanımı ayartma girişimi
Toprağım işgal altında artık şunu öğrendim
Akıl beyaz adamdır, duygu Kızılderili


Yedi Eyvah

1/
Fayton koştular diyorum atlara
Kırbaçlar yedi fayton, kan ter içinde
Bazen olur böyle şeyler
Yer değişir inanmakla yetinilen değerler
Fayton koştular diyorum atlara
Çocuklar bu işe anlam verdiler

Ey faytonu fayton, atı sadece at bilenler!
Ey faytondan bir at olup inenler!

2/
Tuhaftır, yaprağın yerine geçti rüzgâr
Yaprak yerine geçince öğrendi savrulmayı
Bir ağaçtan bir daldan uzak düşmek nasılmış
Can çekişmek parkta içen sarhoşun ayak altında
Güzün simgesi olmak, yaz logosu olmak varken
Rüzgâr bunu yaprağa dönüşünce öğrendi
Kim ne kadar ders almıştır, bilinmez
Bilinir bir rüzgârın kopararak estiği

Ey rüzgârken yaprak olup düşenler!
Ey yaprakken rüzgârı aşk bilenler!

3/
Usta çıraktan öğrendi dükkan süpürmesini
Azar , küfür ve kulağı çekilmek
Nasıl acı verirmiş, usta bunu öğrendi
Şimdi kuşlar açıyor dükkanını her sabah
Yıldızlar kapatıyor akşam olunca
Roller değişti birden, değişir bazen
Bir çay söylüyor usta bir koşu çırağına

Ey her zaman usta olan çıraklar!
Ey ustalaştıkça çırak kalanlar

4/
Çiçeklerden biriydi, bahçenin yerine geçti
Yakışıklı bahçıvandan tomurcuklar doğurdu
Çit çekti etrafına, çocuklar girmesin diye
"Sevgiliye", "hastaya" diyen koparıp gitmesin
Neymiş efendim, görenin hakkı varmış bahçede
Gül koklamak hakkıymış oradan geçenlerin
"Hayır!" dedi bahçenin yerine geçen çiçek
Bulutlar hakkıdır elbet dağların
Bahçe sahibinden önce bahçıvanın hakkıdır
Emeğin, suyun, toprağın

Ey bahçe kadar geniş çiçekler!
Ey bir çiçek bile açamayan bahçeler!

5/
Anılara dalıp gitmiş ihtiyar
Genç bir kızı belinden o güçlü kollarıyla
Kütür kütür göğsünden, dudaklarından
Alıp beyaz badanalı bir eve girmelerden
Yemek yemelerden, sevişmelerden
Bahsetti sırtını yasladığı duvara
Öksürüklü bir geceye dayandı
Anıları ayakta tutan bastona

Ey gençliğini tam bir ihtiyar
Ey yaşlı zamanını genç gibi yaşayanlar!

6/
Aşk orda yağmur yağarken burada ıslanmaktır
Tanımından hemen sonra şu soruyu sormaktır:
-Gar mı bekler treni, yolcu adayları mı?
Beklesen ne olacak tren bağımlı raylara
Diyor ve öneriyor aşksızın biri
Kamu davası açmayı biten bir aşka

Ey ateşken bir kartopu olanlar!
Kar olduğuna bakmayıp ateşe aşık olanlar!

7/
Dışarıda oturur gibi evde oturanlar vardır
Evi ev yapan diyorum paylaşmalardır
Bir buğday tanesini milyonlarca başağa
Çevirmek olsa gerektir ev yorgun bir yolculuktan
Hemen sonra gemiyi bir limana

Ey evlerini gemi sananlar!
Fırtınalar atlayıp bir limanda batanlar!


Aşkım ve Ülke

Ülkem kötüye gidiyor bendeki aşk iyiye
Bir yanda aymazlığım çılgınlığım bir yanda
Çölde çiçek açıyorken kopuyor dalından yaprak
Aynı anda yaşıyorum iki değişik duyguyu
Aşk bahsinde cesurum
Ülke bahsinde korkak

Ülke diyorum uçurum, aşk deyince köprüler
Birine düşüyorken tutuyor beni öteki
Dengelemek konusunda yetersiz kalıyorum
Aşkımı ve ülkemi

Kolay mıdır suları ateşlerle söndürmek
Elinde harita yoksa yol gostermek kolay mı
Dağların arasında rastladığın bir nehre
Ülkeysen yavaş yavaş
Aşıksan birdenbire

Ülkem de aşkım kadar iyi olsun isterdim
Kuğuyu özlemiyor havuzu çekilmiş de
Üstesinden gelirdi yangınların, depremin
Aşkım kadar güçlü olabilseydi ülke
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 28-01-2006, 12:35
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> [/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> [/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">ÖZDEMİR ASAF (1923 - 1981)
[/B]<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />[/B]
Asil adi Halit Özdemir Arun'dur. Ilk ve ortaögreniminin bir bölümünü Galatasaray Lisesi'nde yapti. 1942 yilinda Kabatas Erkek Lisesi'nden mezun oldu. Istanbul Üniversitesi'nde, önce Hukuk Fakültesi'ne, sonra Iktisat Fakültesi ve Gazetecilik Enstitüsü'ne devam ettiyse de 1947'de yüksek ögrenimini yarida birakti. Bir süre sigorta prodüktörlügü yapti. 'Zaman' ve 'Tanin' gazetelerinde çevirmen olarak çalisti.
Ilk yazisi 1939'da 'Servetifünun-Uyanis' dergisinde çikti. 1951'de Sanat Basimevi'ni kurarak matbaacilik yasamina girdi. Kendi siir kitaplarini basti. 1955'te Yuvarlak Masa Yayinlari'ni kurdu.
Ikilikler ve dörtlüklerden olusan ilk siirlerinde yogun bir söyleyis özelligi göze çarpar. Insan toplum iliskilerine yönelik temalari konu edinerek düsündürücü bir siir evreni kurmustur. Duygu ve düsünce yogunluguyla birlikte, alay ve taslama siirine egemen olan ögelerdir. Insan iliskilerinin toplumsal ve bireysel yanlarini sen ben ikileminde vermistir. Çok kullandigi sevgi, ayrilik, ölüm temalari, son dönem siirlerinde giderek yerini kaçis ve umutsuzlugun tedirginligine birakmistir.
Siirin bir görüsü yansitmasi, bir iletisinin olmasi düsüncesinden yola çikmistir. Yuvarlagin Köseleri kitabinda siirin ve yazarin islevi konusundaki görüslerini dile getirmistir. Bati siiri ve geleneksel Türk siirinden yararlanarak verdigi bilesim sanatini zenginlestirip gelistirmistir.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Kitaplari: [/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Siir: [/B]
Dünya Kaçti Gözüme (1955), Sen Sen Sen (1956), Bir Kapi Önünde (1957), Yumusakliklar Degil (1962), Nasilsin (1970) Çiçekleri Yemeyin (1975), Yalnizlik Paylasilmaz (1978), Benden Sonra Mutluluk (ölümünden sonra 1984).

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Etika: [/B]
Yuvarlagin Köseleri (1961), Yuvarlagin Köseleri - 2 (ö.s. 1986).

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Öykü: [/B]
Dün Yagmur Yagacak (ö.s. 1987).

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Otokopi, deneme: [/B]
Özdemir Asaf'ça (ö.s. 1988).

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Çeviri: [/B]
Oscar Wilde-Reading Zindani Baladi
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 30-05-2006, 19:14
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






ENDER SARIYATI (1948-1976)


Uşak'ta doğdu. Geçim cenderesi içinde liseden ayrılmak zorunda kaldı. İşsizlik ve yoksulluk içinde geçti ömrü. Henüz 28 yaşındayken, İzmir'de, 1976 yılında yaşama veda etti. 1970'li yılların başlarında Soyut, Yordam ve Dost dergilerinde şiirleri yayımlandı. Şiirlerini, ölümünden yıllar sonra şair Ahmet Günbaş derledi ve 2000 yılında "Ölüme Direnen Şiirler" adıyla kitaplaştırdı.


Yapıtları:
Ölüme Direnen Şiirler, (2000)



ENDER SARIYATI'DAN ŞİİRLER


SABAHLA


parçalanan bir ülkeydi
yüreğim


çıktım sabahla yola
denizlerin kahrıydı alnıma vuran
gövdemin arasında prangalı güneş
çapanın ve sabanın kahramanlığıydı
yiğit bağrına toprağın vuran


ince iki türkü süzüldü namluya
biri yüreğimde kan
biri yüzüne vatanımın
atılmış iki kurşun
sevdası silinmez dağlarım
akşamın yüreğinde iki mahzun resim
Ahmet yürür ben yürürüm
tepeden tırnağa sımsıkı hüzün


patlarsa bir eylül patlar İzmir
küfeli çocuklar koşar çıplak
dağlarda yürekler namlu
ha patladı ha patlayacak


gözleri engerek dili şimşek
dönümünü hesaplar hasat yılının
bilmez ağızlarda namuslu bir türkü
kana kansa topraktadır düşleri


parçalanan bir ülkeydi
yüreğim


( Dost/93, Temmuz-1972, Dönemeç/8, Ekim-1976)


ESKİ BİR ŞİİR


git, öbür gemilerini sür kıyıma yalnızlık
sesi eski günlere döndüren beni
çoğalır çoğalırdı bir kadın
şarkılar söyleyen saat
onun yüzlü okşayan sesi
çoğaltır çoğaltırdı yüreğimi upuzun
bir caddede
asmaların yeşile döndüğü yerde
büyürdü gözleri üzerime koca bir sevişme


aşk, eski bir şiir oluyor bende
geçerken yaşayamadığım o hayatın kıyısından
baktıkça da artıyor kimsesizliğim
göğü dolduran her şeye
bakarken duraklara ve kitaplara
yüzün geliyor aklıma
başıboşluğum
ve sonra üç beş mısra bende çoğalan ırmaklar
çiçek deyince gözlerin çoğalıyor
bir başakta çoğalıyor saçların
bende hançerler çoğalıyor geçtikçe
yüzünden yalnızlıklar müzesi
gittikçe dönüyorum bir deniz kıyısından
her şey gizlilik suya baktıkça
sen biraz gizliliksen baktıkça tenha yerlerine
beni kandıran tanrıya benziyorsun
tenha bir durağa kırmızı bir elmaya
saat üçlere ve her şey sana benziyor
her şey baktıkça.


aşk, eski bir şiir oluyor bende
Sıyrıldıkça kaldırımlar kadın kokusundan


MUHASARA


kapımı kapıyorum
aşka
ve cinsel kitaplara
yoksulluğun dizginlediği soluğumla
yalnızlığa itiliyorum atın
alkol olduğu
bu ülkede


hüznün ve döllenmenin sonucu
yüzüme
aşkı küfü ve yalnızlığı
çok eskiden diplomat bir şair çizmişti
şimdi sevilim
karanfillerin yalnızlığa geçtiği bu ülkede
bir muhasaracı olup
yeniden çizebilir mi
kendini ve beni bir umuda


saçıma sürdüğüm lavanta
onu niçin sürüyorum
giyilmesi gerektiği halde şapkamın
niçin hâlâ üzüm koparan eliyle o
dar alnımda alkoller büyütüyor


bir gecenin hüküm sürdüğü bende
demirci dükkânlarının
ve torna makinelerinin
şimdiki yalnızlığına paslı caddelerimin
eski günlerimin ağıtını söyletmesi çok güç
gece karanfillerle giriyor koynuma


geçmesi bitmeyen bir konvoy oluyor sessizlik
sessizlik
ve onun çiçek satan ölücüleri
kınından çıkıp
bir muhasaracı gibi doluyor odama


(Soyut/27, Temmuz-1967)



FIRAT


gök yağlı bir ilmikti boynumda
hangi masaya otursam, gözlerimin önünde
birkaç eylül
gözlerimin önünde gürlerdi fırat


başka şekli yoktu yaşamanın
akşamlar doluydu her çalgıda
fırat'la büyür acı
doldursan da güneşi bira bardağına


yürü yalnızlığı bol olan sokaklardan
geceye benzeyen ince kızlar büyüt
dinle cümbüşünü yalnızlığa yeniden başlamanın
bir otobüs kalksın içinden
vur dik yokuşlara bir serseri gibi
dene her sayfasını hayatın
nasılsa gitmek gül yüzlü çocuk
tatar olan babasını sevmiyor da
çıraklığını deniyor serseriliğin
usta soyguncusu oluyor da hayatın
yine de korkuyor ölülerden


dostluk, bitirim duvar ustası
inşaatını tamamlıyor yüreğime
sonra bütün gemileri yanaşıyor kıyıma
ey sevimli yalnızlık


ne zaman bir yerden başlasam yaşamaya
bir gözümde yüzü yaşmaklı kadınlar çoğalıyor
öbür gözümü sürgün ediyorlar yalnızlığa
bu kadını sevdimdi
büyüterek bir bardak şarabın kırmızısında
bu kadın güzeldi, güle benzerdi
gözleri fırat'a benzerdi


fırat, gürler acıyla. kıyısında
büyür boynu bükük evler acıyla


(Dönemeç/7, Eylül-1976)



Anımsatması ve katkıları nedeniyle Sevgili Ahmet Günbaş'a teşekkürler...Edited by: EmreGümüşdoğan
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 19-06-2006, 12:54
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">HAYDAR ERGÜLEN (1956-...)<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />[/B]

Eskişehir'de doğdu. Ankara Aydınlıkevler Lisesi'ni ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölümünü bitirdi. Anadolu Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümü'nde asistanlık yaptı. Daha sonra İstanbul'da bir ajansta reklam yazarı olarak çalışmaya başladı. Halen reklamcılık yapıyor.
Gösteri dergisinin düzenlediği yarışma ile adını duyuran Ergülen'in Şiirleri; Adam Sanat, Felsefe Dergisi, Gösteri, No, Öküz, Sombahar, Somut, Türk Dili, Varlık, Yaşasın Edebiyat, Yazko Edebiyat, Yusufçuk vb. gibi dergilerde yayımlandı. 1983'te arkadaşları ile birlikte Üç Çiçek Dergisi'ni çıkardı, Şiir Atı'na emeği geçenlerden. Klasik ve çağdaş şiirimizin birikimlerini bilinçle, ustaca özümsemiş, kuşağının önde gelen şairlerinden biri.
Şiirleri kadar denemeleri ve şiir değerlendirmeleri ile ilgi uyandırıyor. Sesi algılarını yer yer yaşam felsefesine dönüştürerek lirizmi bu felsefeye bağlı bir dünyada araması ve işlediği temaları belirleyen tamlamalarıyla dikkati çekti. Rasyonalite ile ironi arasında salınan duygudurum debisi yüksek şiirler yazıyor.



<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yapıtları :[/B]
Karşılığını Bulamamış Çocuklar (1982)
Sokak Prensesi (1990)
Sırat Şiirleri (1991)
Eskiden Terzi (1995)
Kabareden Emekli Bir Kızkardeş [?] (1995)
40 Şiir ve Bir (1997)
Karton Valiz (1999)
Ölüm Bir Skandal (1999)


<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Ödülleri :[/B]
1981 Gösteri Dergisi Şiir Yarışması İkincilik
1996 Behçet Necatigil Şiir Ödülü
1996 Halil Kocagöz Şiir Ödülü
1998 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü [Cahit Külebi Jüri Özel Ödülü]
1998 Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü
2005 Cemal Süreya Şiir Ödülü

Haydar ERGÜLEN'den Bir Şiir

CAM ODADA AKŞAM

1. Üzümde unutma beni zeytinde unut
ben tenhayım bağa

Sütünü bende sakla acıdan taşmış
bir incir gibi içliyim sana

Gazelimi al aşktan güze say beni
say ki yaprak olup düştüm dalına

Gamda tutma beni cam odada tut
ben küçüğüm dağa

2. Şarap gecesini arıyor, keder üzümünü
üzüm koparıldığı anıyı... hangi viranda?
Ben gözyaşı kadar bir kadın arıyorum
kadınsa bir damla gözyaşı kadar kayıp şarapta

Şarap kadınla koyu
sözlerin karanlığı da

3. Adaya sığınmış rüzgâr gibiyim
gökte tütüyor kayığım
bu sefer ruhuna çek beni
anne, içine değil!

4. Beni de kardeşi yap ıssız adanın
üzümün kanıyla bir damla
zeytin çekirdeği kardeş
şiirin güz okulunda uslu
incirde, narda, limonda haylaz

Belki bir salkıma heves
belki bağı bozulmuş şu mutluluğa

5. Üzüm değil ezik, şiir
bağından bir acı boz bana da
bordo olsun, şarabın gam kuyusundan
bana değil, belki şiire iyi gelir

Taşkın süt gibi memelerinden
dağları, ırmakları, ovaları daya ağzıma
küstür şarabın karanlığını da
yokluğunla doyur beni

6. Aşk, kasabadan şehre inmek gibi
akşamla, camın odaya çökmesi gibi
sen kırılırsın, başkasının camı saplanır

Kasabadan şehre inerken
sesinden önce kirpiklerini yıka
gözyaşlarını esirge bu tuz akşamından

7. Aramızdan hiç geçmeden gitti
hepimiz gölgesi eder miyiz bir ikindinin?


__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 20-09-2006, 15:41
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



AHMET ÖZER (1946- ...)


Trabzon'un Maçka ilçesinde doğdu. Trabzon Lisesi'ni, Fatih Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'nü bitirdi. Anadolu Üniversitesi'nde lisans eğitimi gördü. Değişik öğretim kurumlarında 29 yıl Türk Dili Öğretmenliği yaptı. Halen Bilkent Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi'nde öğretim elemanı olarak çalışıyor.
On üç yıldır Trabzon'da yayımlanan Kıyı dergisinin ve Ankara'da yayımlanan Bilkent 4 Mevsim adlı derginin sanat yönetmenliğini yürütüyor. İlk şiiri 1966 yılında yayımlanan Özer'in şiirleri ve yazıları; Doğrultu, Dönemeç, Düşün, Edebiyat 81, Evrensel Kültür, Güney, Hakimiyet Sanat, Karşı, Kıyı, Milliyet Sanat, Sesimiz, Somut, Temmuz, Türkiye Yazıları, Varlık, Yansıma, Yazko gibi dergilerde yer aldı.
Şiir dışında çocuklar için öyküler, gezi notları, inceleme araştırma, röportaj dallarında kitapları var.


Yapıtları :
Ayrı Beraberlikler (1981)
Günle Dokunan (1984)
Gecenin Kanayan Yerinden (1987)
SöyleYüzüm Tanığımsın (1990)
Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün (1993)
Aşkın Taçyaprağı (1998)
Sözümüz Vardı (2001)


Ödülleri :
1981 Nevzat Üstün Şiir Başarı Ödülü
1982 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü Mansiyon
1993 Yunus Nadi Yayımlanmamış Şiir Kitabı Ödülü
1998 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü
2002 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 05:46


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum