Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > GENEL KONULAR > Sivil İnisiyatifin Sesi / Çevre ve Biz

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 20-05-2010, 22:51
admin admin isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 1.806
Standart Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP) / Türkiye’de susturuldum ve artık

Tutuklu Gazeteci Suzan Zengin'in Mektubu‏


Merhaba,
Mektubum sizlere ulaştığında bir komplo sonucu tutuklanmamın üzerinden yaklaşık 9 ay geçmiş olacak.
Bu süre içinde henüz mahkemeye çıkartılmadığımı da hemen belirteyim. İddianame ve ilk duruşma tarihi açıklanalı da henüz birkaç hafta oldu. İlk duruşmanın tarihi 26 Ağustos 2010! Yani tutuklanmanın üzerinden tam bir yıl geçmiş olacak. Bunun, sorgusuz-sualsiz, peşin cezalandırma mantığının ürünü olduğu çok açık.
İnsanların bir yıl gibi uzun bir süre hiç mahkemeye çıkarılmadan hapiste tutulması bile tek başına, devletin kendi hukuku içinde dahi, açık bir hukuksuzluk örneği oluşturmaktadır. Ancak duruşma tarihine ilişkin sorun sadece bununla bitmiyor. Duruşmanın adli tatile denk gelmesi, bunun için de duruşmaya, görevli değil, nöbetçi heyetin bakacak olması gibi dezavantajlı bir durumda cabası!
Duruşmaya ilişkin bu durumun yanı sıra, esas olarak iddianame üzerinde durmak istiyorum. İddianameye bakacak olursak, Umut Yayımcılık ve bünyesinde çıkan İşçi-köylü Gazetesi, Partizan Dergisi ve YDG “yasadışı” (ve haliyle) yani bu durumda çalışanları da “yasadışı” faaliyet yürütmüş oluyorlar! Çünkü bana yönelik olarak iddianamede gazete çalışmasının dışına çıkan, demokratik alan faaliyetlerini kapsamayan hiçbir “delil” yoktur.
İddianameye “delil” olarak konulanlara birkaç örnek verecek olursam; bunlar, yaşanan bir gözaltını haber vermek için arama ve buna karşılık –açıkça belirtilen şekilde- merkez büroya haber verilip-verilmediğini sorma vb. mahiyette yapılan –hem de gazetenin irtibat telefonundan- görüşmeler, büro kirası, elektrik, telefon faturaları gibi gazeteye ait olduğu açıkça belirtilen hesaplar ve gazetede yayınlanmış olan iki röportaj-haber! Ki bunlarda “suç unsuru” varsa zaten gazeteye dava açılmıştır, ikinci bir dava açılamaz, açılmamışsa zaten “sorun” da yok demektir, ayrıca kamuoyuna açık yayımlanabilecek röportaj-haberlerdir, böyle de yapılmıştır.
Bunlar dışında bana dönük ne bir “kanıt” ne bir tanık ne de bir ifadenin yer almadığı bir iddianame ile, “yasadışı örgüt üyeliği” ile suçlanmaktayım.
Buradaki niyet açıktır ki, muhalif basını ve çalışmalarını susturmak-etkisizleştirmektir!
Halka sistemin gerçek yüzünü göstermeyi-teşhir etmeyi kendine görev edinen muhalif (sosyalist) basının ve çalışanlarının meşruluğuna-haklılığına gölge düşürmektir!
Ezilen işçi ve emekçilerden soyutlama, yalnızlaştırmak ve böylelikle sistemin gerçekliğinin geniş yığınlar tarafından anlaşılmasının-kavranmasının önünü kesmektir!
Ve bunu yaparken de, kendi hukukunu çiğnemekten bile çekinmemektir!
Bu hukuksuzluk ise sadece benim komplo ile tutuklanmamda ve bir yıl süreyle mahkemeye çıkarılmamla sınırlı değildir.
Umut Yayımcılık bünyesinde çıkardığı İşçi-köylü, Partizan, YDG vd. yayınları, mevcut sistemin hukuk kuralları çerçevesinde çıkarmaktadır. Yine aynı hukuk kuralları içerisinde devlet tarafından vergilendirilmektedir. Yani devlet finansmanının bir bölümünü de “yasadışı” ilan etmeye çalıştığı bu yayınların gelirinden elde etmektedir!
Bu durumda ortada bir “yasa dışılık” varsa, bu da devletin kendi hukuk kuralları içerisinde, bilgisi-izni dahilinde gerçekleşiyor demektir.
Kısacası devlet bana dönük bu iddianame ile birlikte aynı zamanda kendi kendini de suçlu ilan etmektedir!
Bu mektupla amacım, komplo ile başlayan ve devam eden hukuksuzluğu, başta İşçi-köylü Gazetesi okurları olmak üzere, geniş kamuoyunda teşhir etmektir. Bunun yanı sıra da –ve esas olarak- hiçbir komplo ve hukuksuzluğun, haklılığımızı-meşruluğumuzu ortadan kaldıramayacağını, muhalif-özgün basının susturulamayacağını, bir kez daha buradan haykırmaktı.
Suzan Zengin
Bakırköy Kadın Hapishanesi
Mayıs 2010



Tutuklu bulunan İşçi-Köylü Gazetesi Kartal Bürosu çalışanı Suzan Zengin’in gönderdiği mektubu bilginize sunuyor, Suzan Zengin ile dayanışma içerisinde olduğumuzu bildiririz...
Tutuklu Gazeteci Suzan Zengin’e Özgürlük!

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)
20 Mayıs 2010

İLETİŞİM: Necati ABAY-TGDP Sözcüsü, GSM: 0535 929 75 86,
e-posta: tutuklugazeteciler@mynet.com, necatiabay@gmail.com,
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 06-03-2011, 22:04
admin admin isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 1.806
Standart Türkiye, Tutuklu Gazeteci ve Yazar Sayısı Bakımından Dünya Birincisi...

TUTUKLU GAZETECİLERLE DAYANIŞMA PLATFORMU’NDAN
BASINA VE KAMUOYUNA


* Gazeteci-Yazarlar Ahmet Şık ve Nedim Şener de Tutuklandı...
* Terörle Mücadele Yasası (TMY) Gazetecileri Susturmaya Devam Ediyor...
* Türkiye, Tutuklu Gazeteci ve Yazar Sayısı Bakımından Dünya Birincisi...

3 Mart 2011 tarihinde İstanbul’da ve Ankara’da gözaltına alınan gazeteci ve yazarlardan Ahmet Şık ve Nedim Şener, 6 Mart 2011 tarihinde “Ergenekon Terör Örgütüne’ne üye olmaktan tutuklandılar. Halen gözaltında gazeteciler bulunuyor.

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu olarak gazetecilerin, toplumsal muhalefet güçlerinin Toplumla Mücadele Yasası adını verdiği Terörle Mücadele Yasası (TMY) gereğince gazetecilerin gözaltına alınmasını, Ahmet Şık ve Nedim Şener’in Ergenekon Terör örgütüne yamanarak, asılsız iddialarla, komplolarla tutuklanmasını protesto ediyoruz. Bu gözaltı ve tutuklamalar da, son yıllarda sistematik olarak sürdürülen düzen muhalifi devrimci, yurtsever, sosyalist gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklama saldırılarında olduğu gibi düşünce ve ifade özgürlüğüne, basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına yönelik doğrudan saldırıdır. Terörle Mücadele Yasası yürülükte olduğu sürece gazetecilere yönelik saldırıların daha da artacağı endişesini yaşıyoruz. Durum vahimdir. Düşünce ve ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün asli engeli olan Terörle Mücadele Yasası derhal iptal edilmelidir. TMY’nin tüm uygulamaları ortadayken merkez medyanın TMY’yi gündemine almamasını da yadırgıyoruz.

Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklanmasıyla birlikte tutuklu-hükümlü gazeteci ve yazarların sayısı da 53’e yükselmiş oldu. Bu gazeteciler arasında 5 yıldır tutuklu bulunan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmak istenen Atılım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Çiçek de bulunuyor. Bu gazeteciler arasında tek Kürtçe günlük gazete olan Azadiya Welat gazetesinin yazı işleri müdürü Vedat Kurşun da bulunuyor.

Türkiye, tutuklu gazeteci ve yazar sayısı bakımından artık dünya birincisidir. Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğü sorunu yoktur diyen, üç maymunu oynayan devlet yetkililerinin yalancılığı her geçen gün daha geniş kesimlerce görünür hale geldi.

Türkiye’yi dünya birincisi yapan asıl etken Terörle Mücadele Yasasıdır.

Ahmet Şık ve Nedim Şener Serbest Bırakılmalıdır...
Terörle Mücadele Yasası (TMY) İptal Edilsin...
Tutuklu Gazeteci ve Yazarlara Özgürlük...

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)
6 Mart 2011
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 17-03-2011, 16:17
dem dem isimli üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
üyelik tarihi: Jan 2003
Mesajlar: 1.570
Standart Gazetecilere Özgürlük Platformu “Gazetecilere Özgürlük” Yürüyüşü Düzenliyor

GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK PLATFORMU

26’sı ulusal düzeyde, 66’sı yerel düzeyde faaliyet gösteren toplam 92 meslek örgütünün oluşturduğu Gazetecilere Özgürlük Platformu, 19 Mart Cumartesi günü Ankara’da “Gazetecilere Özgürlük” yürüyüşü düzenleyecek.

“Cezaevlerindeki gazetecilerin özgür bırakılması” ve “basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasa hükümlerinin değiştirilmesi” talebiyle yapılacak yürüyüş, saat 12.00’de Kolej Kavşağı’ndan başlayacak. Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun temel sloganı olan “Özgür Basın Varsa, Özgür Toplum Vardır” pankartı arkasında gerçekleştirilecek yürüyüşte, “zincirlenmiş gazeteler” çemberi içinde yerlerini alacak olan tutuklu gazeteci yakınları cezaevlerindeki gazetecilerin fotoğraflarını taşıyacak.

Yürüyüş, Ziya Gökalp Bulvarı üzerinden Kızılay’a kadar devam edecek ve saat 13.00 dolaylarında SSK İşhanı önünde yapılacak basın açıklamasıyla sona erecek.

Yürüyüş sırasında yalnızca Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun belirlediği pankart ve dövizler taşınacak.

“Gazetecilere Özgürlük” yürüyüşüne, tüm gazetecileri ve basın emekçilerini, tutuklu gazeteci yakınlarını, sendikaları, sivil toplum örgütlerini ve haber alma hakkı engellenen tüm yurttaşlarımızı çağırıyoruz.
Saygılarımızla

GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK PLATFORMU:
Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Türkiye Temsilciliği, Basın Enstitüsü Derneği – IPI Ulusal Komite (BED-IPI), Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Diplomasi Muhabirleri Derneği (DMD), Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD), Gazete Sahipleri Derneği, Gazeteciler Cemiyeti (Ankara), Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı, Haber-Sen, İletişim Araştırmaları Derneği (İLAD), İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC), Kültür Turizm ve Cevre Gazetecileri Derneği (KÜLTÜRÇEV), Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), Profesyonel Haber Kameramanları Derneği (PHKD), Eğitim ve Sağlık Muhabirleri Derneği (ESAM), Turizm Çevre ve Kent Gazetecileri Derneği (TURÇEV), Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD), Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (UMAG).

Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti, Afyonkarahisar Gazeteciler Cemiyeti, Aksaray Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti, Alanya Gazeteciler Cemiyeti, Anadolu Spor Gazetecileri Derneği, Antakya Gazeteciler Cemiyeti, Antalya Gazeteciler Cemiyeti, Artvin Gazeteciler Cemiyeti, Aydın Gazeteciler Cemiyeti, Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti, Bartın Gazeteciler Cemiyeti, Batman Gazeteciler ve Yayıncılar Cemiyeti, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti, Bolu Gazeteciler Cemiyeti, Burdur Gazeteciler Cemiyeti, Bursa Gazeteciler Cemiyeti, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Muhabirleri Derneği, Çanakkale Gazeteciler Cemiyeti, Çorum Gazeteciler Cemiyeti, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti, Denizli Gazeteciler Cemiyeti, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti, Düzce Gazeteciler Cemiyeti, Edirne Gazeteciler Cemiyeti, Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti, Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti, Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti, Giresun Gazeteciler Cemiyeti, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, Isparta Gazeteciler Cemiyeti, İskenderun Gazeteciler Cemiyeti, Karabük Gazeteciler Cemiyeti, Karaelmas Gazeteciler Derneği, Karaman Gazeteciler Cemiyeti, Kars Kuzeydoğu Gazeteciler Derneği, Kastamonu Gazeteciler Cemiyeti, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti, Kırıkkale Müstakil Gazeteciler Derneği, Kırşehir Gazeteciler Cemiyeti, Kilis Gazeteciler Cemiyeti, Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti, Konya Gazeteciler Cemiyeti, Kütahya Gazeteciler Cemiyeti, Malatya Gazeteciler Cemiyeti, Manisa Gazeteciler Cemiyeti, Mersin Gazeteciler Cemiyeti, Muğla Gazeteciler Cemiyeti, Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti, Niğde Gazeteciler Cemiyeti, Ordu Gazeteciler Cemiyeti, Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti, Radyo ve Televizyon Gazetecileri Derneği, Sakarya Gazeteciler Cemiyeti, Samsun 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti, Sinop Gazeteciler Cemiyeti, Sivas Gazeteciler Cemiyeti, Şanlıurfa GAP Gazeteciler Cemiyeti, Tokat Gazeteciler Cemiyeti, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti, Trakya Gazeteciler Cemiyeti, Tunceli Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Haber Kameramanları Derneği, Uşak Faal Gazeteciler Derneği, Yalova Gazeteciler Cemiyeti, Yozgat Gazeteciler ve Yazarlar Derneği, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11-06-2011, 17:09
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Haberleri / 3 Mart Günü Taksim’deyiz...

TUTUKLU GAZETECİLERLE DAYANIŞMA PLATFORMU’NDAN
BASINA VE KAMUOYUNA


* Platformumuzun Sözcüsü Necati Abay Konusunda Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) Açıklama Yaptı.

Ağustos 2010 tarihinde yerel ve ulusal düzeyde 94 meslek örgütünün bir araya gelmesiyle kurulan Gazetecilere Özgürlük Platformu, 7 Haziran 2011 tarihinde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde bir basın toplantısı düzenledi.
“Seçim öncesi partilere çağrı” başlıklı açıklamada patformumuzun sözcüsü Necati Abay konusunda da açıklama yapıldı:
Tutuklu gazeteciler gerçeğinin altı çizilen açıklamada “gazetecilerin sesleri kesiliyor, ağır para cezalarıyla, hapis tehdidiyle dışardakiler de sindirilmeye çalışılıyor... Atılım gazetesi editörü Necati Abay, bu durumun en tipik örneklerinden biri, Abay terör suçu ile cezaevinde yattıktan sonra, tutuksuz olarak yargılandı ve son duruşmada dava ile bağlantısını kanıtlayacak somut deliller olmamasına rağmen, ‘kanaat hasıl olduğu’ gerekçesi ile 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Davası Yargıtay’da. Eğer karar onanırsa, delile gerek görülmeden kanaate binaen vurulan terörist damgası ile özgürlüklerinden mahrum edilecek. Susturulacak.” denildi.
Bilginize sunulur...


Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)
11 Haziran 2011
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 14-08-2011, 01:26
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.233
Standart MUSTAFA BALBAY'ın kaleminden

CUMHURİYETTEN korktunuz!
Kurtuluş Savaşından korktunuz...
Kurtuluş Savaşını kazandıran Kuvayi Milliye ruhundan korktunuz...
Türk Bayrağından korktunuz...
İstiklal Marşından korktunuz...
Bandırma vapurundan korktunuz...
Samsundan korktunuz...
1919 dan korktunuz...
19 Mayıstan korktunuz...
Erzurum Kongresinden korktunuz...
Sivas Kongresinden korktunuz...
Kadın ve Erkeğin eşit olmasından korktunuz...
Devrim şehidi Kubilaydan korktunuz...
Türkçe Kuran-ı Kerimden korktunuz...
GERÇEK İslamiyetten korktunuz...
İslam dinini öğrenmekten korktunuz....
Gerçek İslamı anlamaktan korktunuz...
Türkçe ezandan korktunuz....
Nutuk dan korktunuz...
Laik, çağdaş ve özgür TÜRK KADININDAN korktunuz...
Sormaktan korktunuz...
Sorgulamaktan korktunuz...
Hesap sormaktan korktunuz...
Hakkınızı aramaktan korktunuz...
GÖRMEKTEN korktunuz...
DUYMAKTAN korktunuz...
KONUŞMAKTAN korktunuz...
23 Nisandan korktunuz...
30 Ağustostan korktunuz...
29 Ekimden korktunuz...
Bağımsız ve şerefli TÜRK YARGISINDAN korktunuz...
ANAYASA MAHKEMESİNDEN korktunuz...
Yargıtaydan korktunuz...
Danıştaydan korktunuz...
Cumhuriyetçilikten korktunuz...
Milliyetçilikten korktunuz....
ULUS devlet olmaktan korktunuz...
ÜNİTER devlet yapısından korktunuz...
Halkçılıktan korktunuz...
Devletçilikten korktunuz...
LAİKLİKTEN korktunuz...
İnkılapçılıktan korktunuz...
CUMHURİYET gazetesinden korktunuz...
MİLLİYET'TEN, HÜRRİYET'TEN, SÖZCÜ'DEN, AKŞAM'DAN, KANAL D'den, STAR TV'den, ULUSAL KANAL'dan, Kanal B'den, Avrasya Televizyonun'dan (art) korktunuz...
Anıtkabirden korktunuz...
Gazilerden korktunuz...
Şehitlerden korktunuz...
Hukuk devletinden korktunuz...
İstiklal Madalyasından korktunuz...
NECİP HABLEMİTOĞLU'NDAN korktunuz...
UĞUR MUMCU'DAN korktunuz...
Ahmet Taner Kışlalı'dan korktunuz...
Milli Egemenlikten korktunuz...
Tam bağımsızlıktan korktunuz...
Atatürkçü Düşünceden korktunuz...
Atatürkçü Düşünce Derneğinden korktunuz...
Türk Silahlı Kuvvetlerinden korktunuz...
10 KASIMDAN korktunuz...
Şerefli savcılardan korktunuz...
'Şu Çılgın Türkler'den korktunuz...
CHP'den, DSP'den, MHP'den, Kamer Genç'ten korktunuz...
1 MAYISTAN korktunuz...
Hakkını arayan İŞÇİDEN korktunuz...
Hesap soran ÇİFTÇİDEN korktunuz...
Yılbaşı kutlamasından korktunuz...
1881 den korktunuz...
Zübeyde Hanımdan korktunuz...
Emin Çölaşan'dan korktunuz...
Bekir Coşkun'dan korktunuz...
Şehit çocuğunun gözyaşından, Gazimin kopan kolundan korktunuz...
Çağdaş ve dinamik TÜRK GENÇLERİNDEN korktunuz...
Alevilerden korktunuz...
Oktay EKŞİ'den, Yılmaz ÖZDİL'den, Uğur Dündar'dan korktunuz...
Hayrettin Karaca ve Muazzez İlmiye Çığ'dan korktunuz...
YARSAV'dan, BARO'lardan korktunuz...
Doğrulardan, gerçeklerden korktunuz...
Monşerlerden korktunuz....
ÖZGÜR İRADEDEN korktunuz...
14 Nisandan korktunuz...
İLHAN Selçuk'tan korktunuz...
Engellilerden korktunuz...
CUMHURİYET mitinglerinde güneş altında saatlerce dim dik duran 80 yaşındaki analardan korktunuz...
Necati Doğru'dan korktunuz...
Şapka ve Kıyafet Devriminden korktunuz...
'Atatürk Öldü Biliyor musun? ' diye ağlayan minik kız çocuğundan korktunuz...
Atamın içtiği bir kadeh rakıdan korktunuz...
10.YIL MARŞINDAN korktunuz...
'Ne Mutlu Türküm Diyene' demekten korktunuz...
Köy Enstitülerinden korktunuz...
Kemal Kılıçdaroğlu'ndan, Murat Karayalçın'dan korktunuz...
Harf Devriminden korktunuz....
ULUS gazetesinden korktunuz...
ULUSALCI olmaktan korktunuz...
Mustafa MUTLU'dan, Ceviz Kabuğundan, Arenadan, 32. günden korktunuz...
Ormanlardan, ağaçlardan, akarsulardan, meralardan korktunuz...
Mimar ve Mühendis odalarından korktunuz...
TÜSİAD dan korktunuz...
Atatürk Kültür Merkezinden korktunuz...
Şerefli gazetecilerden korktunuz...
Vatanın bölünmez bütünlüğünü dile getiren Paşalardan, hakkını arayan subay ve astsubaylardan korktunuz...
Hainleri karın tokluğuna kovalayan uzman çavuşlardan korktunuz...
Başı açık ve namuslu Cumhuriyet kızlarından korktunuz...
'Türkiye Laiktir Laik Kalacak' diye haykıran emeklilerden korktunuz...
Namazını, orucunu ve yardımını GİZLİ yapan Gerçek müslümanlardan korktunuz...
Kul hakkına saygı gösterenlerden korktunuz...
'ATATÜYK' diye gülümseyen 1,5 yaşındaki bebekten korktunuz...
ÇANAKKALE Savaşından korktunuz...
Bahriye Üçok'tan korktunuz...
Mustafa Balbay'dan, Ümit Zileli'den, Sesli Gazeteden korktunuz...
Atatürk resimlerinden, rozetlerinden korktunuz....
Karga kovalayan sarışın çocuktan korktunuz...
Birlik olup, küsmeden, yılmadan ve boşvermeden 30 dakikasını geleceğine verip SANDIĞA GİDECEK milyonlardan korktunuz...
Sabih KANADOĞLU'NDAN, VURAL Savaş'tan, YEKTA Güngör Özden'den korktunuz....
Tüm ihanetlerinizi yaşlı ve yorgun gözlerle izleyen dedelerimizden, ninelerimizden korktunuz...
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER'den korktunuz...
Tarafsız ve onurlu vatandaşlardan korktunuz...
Oyunu yani namusunu SATMAYAN yurttaşlardan korktunuz...
Rüşvet yemeden, adam kayırmadan evine EKMEK götüren namuslu memurlardan korktunuz...
Bölücü HOCAEFENDİLERİN ellerini, eteklerini öpmeden sadece YÜCE ALLAHA kulluk eden milyonlardan korktunuz...
Gaziden korktunuz...
Gazi Mustafa'dan korktunuz...
Gazi Mustafa Kemal'den korktunuz...
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ten korktunuz...
KORKULARINIZDAN KORKTUNUZ! ...
Ama ne acı ki daha fazla OY, daha fazla PARA, daha fazla İKTİDAR, daha fazla GÜÇ için YÜCE ALLAHI sömürmekten, kullanmaktan ve onun adına konuşmaktan KORKMADINIZ! .....
Unutmayın ki KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK!


Mustafa Balbay'ın kaleminden...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 13-02-2012, 00:05
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



TUTUKLU GAZETECİLERLE DAYANIŞMA PLATFORMU’NDAN
BASINA VE KAMUOYUNA



Tutuklu Gazeteci - Yazar Ragıp Zarakolu ile Dayanışma Gecesine Çağrı...
Afiş ve banner ektedir...

Tarih: 25 Şubat Cumartesi
Saat: 19.00
Yer: AST (Ankara Sanat Tiyatrosu)

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)
12 Şubat 2012


İLETİŞİM: Necati ABAY-TGDP Sözcüsü, GSM: 0535 929 75 86,
E-posta: necatiabay@gmail.com,
Blog: http://tutuklugazeteciler.blogspot.com,


Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tut gaz.jpg
Görüntüleme: 470
Büyüklüğü:  70,5 KB (Kilobyte)  
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23-02-2012, 14:17
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

RAGIP ZARAKOLU İLE DAYANIŞMA GECESİ






Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  AFİŞ-son.jpg
Görüntüleme: 806
Büyüklüğü:  100,7 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  banner.jpg
Görüntüleme: 709
Büyüklüğü:  37,4 KB (Kilobyte)  
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02-03-2012, 13:25
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart 3 Mart Cumartesi Günü Saat 11’de Taksim’deyiz...



TUTUKLU GAZETECİLERLE DAYANIŞMA PLATFORMU’NDAN
BASINA VE KAMUOYUNA




3 Mart Cumartesi Günü Saat 11’de Taksim’deyiz...

Ahmet ve Nedim'in Gazeteci Arkadaşları (ANGA), Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklanmalarının 1. yıldönümünde tutuklu gazetecilerle dayanışmak, TMY ve ÖYM’nin kaldırılmasını istemek amacıyla 3 Mart Cumartesi günü saat 11.00’de Taksim’de buluşup Galatasaray’a yürüyor.

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP) olarak bu etkinliği destekliyor, basın özgürlüğüne, insan haklarına duyarlı tüm kişi ve kurumları desteklemeye çağırıyor ve konuyla ilgili olarak ANGA’nın yaptığı açıklama ve çağrıyı bilginize sunuyoruz...



Tam bir yıl oldu.

Ahmet ve Nedim'in Gazeteci Arkadaşları olarak bizi Beşiktaş'taki özel yetkili mahkemenin kapısına getiren o lanetli günlerin üzerinden bir yıl geçti.
Gazeteci arkadaşlarımızın “terör örgütü üyesi” olduğu iddiasıyla evlerinin basılıp, gözaltına alındıkları o günün üzerinden geçen 365 gün…

Bir yıl önce o gün, iktidarı rahatsız eden, “dokunan” her sesin susturulması için hazırlanan operasyonların da miladı oldu.

Tutuklanan gazetecilerin, gizli faaliyetlerde bulundukları, delillerin ortaya çıkacağı, “bilmediğimiz şeylerin olduğunun” söylenmesinin üzerinden bir yıl geçti, iddianame yazıldı, mahkeme başladı.

Ama o deliller hala bulunamadı.

Yargılama sürecinde de “delil oldukları iddia edilen belgelerin” yayınlanmış haberler, haber toplantıları, telefon konuşmaları, kitaplar olduğu ortaya çıktı.

Peki bir yıl boyunca ne mi oldu?

- Yayımlanmayan kitapları yasakladılar.
- Tutuklanan gazeteci sayısını üçe katladılar, dalya dediler 100'ü aştılar.
- Gazeteciler yetmedi, dağıtımcılara saldırdılar.
- Önce medya patronlarını, sonra reklam verenleri tehdit ettiler.
- Beğenmedikleri köşe yazarlarını, basın emekçilerini işten attırdılar.
- Gazete sayfaları ve televizyon ekranlarını aykırı her sese kapatmak için meslektaşlarımızı işsiz bıraktılar.
Bir yılda, onlarca basın emekçisi işinden oldu. Onları ne ekranlarda görebiliyorsunuz ne gazete sayfalarında okuyabiliyorsunuz, haberlerin altındaki imzalar bir bir yok oluyor.

Daha fazlası da başında “Demokles’in kılıcıyla” çalışıyor. Meslektaşlarımız, bir korku ikliminin dayattığı sansürle boğuşuyor.

Ama içerde ya da dışarıda, hiçbirimiz susmuyoruz ve korkmuyoruz.

Tıpkı 90'larda arkadaşlarımız tek tek katledilirken haykırdığımız gibi, susmuyoruz ki sıranın bir başkasına gelmesine izin vermeyeceğimizi gösteriyoruz.

Bizler ANGA olarak Cumartesi sabahı cezaevindeki 104 gazeteci ve 35 dağıtımcıyı unutmadığımızı, unutturamayacaklarını haykırmak için saat 11.00'de Taksim'de buluşacağız.
Galatasaray'a yürüyüp açıklamamızı yapacağız.

Ardından da tam bir yıl önce soğuk bir cumartesi sabahı bize kucak açan Cumartesi Anneleri'nin 362'nci hafta eylemine katılacağız.

Bir gün hepimizin “terörist” ilan edilebileceği tehdidiyle susmamızı emreden TMK’nın ve muhalifleri “özel bir hukuka tabi tutan” ÖYM’lerin kaldırılmasını; gazetecilere ve ifadeye özgürlük isteyen herkesi de bekliyoruz.

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)
29 Şubat 2012

İLETİŞİM: Necati ABAY-TGDP Sözcüsü, GSM: 0535 929 75 86,
E-posta: necatiabay@gmail.com,
Blog: http://tutuklugazeteciler.blogspot.com,
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  4.fh11.jpg
Görüntüleme: 430
Büyüklüğü:  22,9 KB (Kilobyte)  
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 06-08-2012, 13:31
admin admin isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 1.806
Standart



TUTUKLU GAZETECİLERLE DAYANIŞMA PLATFORMU’NDAN
BASINA VE KAMUOYUNA



Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Tutuklu Gazetecilerin İsim Listesini Açıklamalıdır...

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger’in “Türkiye’de cezaevinde yatan gazeteci sayısı nedir?” şeklindeki soru önergesine verdiği yanıtta 63 rakamını telaffuz etmiş, bazı açıklamalarda bulunmuştur. Adalet Bakanı’nın açıklaması, kamuoyunu tatmin etmekten çok uzaktır.

Birincisi; Adalet Bakanı Sadullah Ergin, sözünü ettiği 63 gazetecinin isimlerini açıklamıyor. 63 kişinin kimler olduğunu tek tek açıklamalıdır. Açıklamalıdır ki üzerinde tek tek tartışma yürütebilelim. Örneğin 63 kişinin içinde küçük bir çocuğa cinsel istismarda bulunmaktan mahkum olmuş ve şimdi cezaevinde bulunan Hüseyin Üzmez var mı, diye merak ediyoruz.
Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP) olarak sık aralıklarla listemizi güncelliyoruz ve kamuoyuna açıklıyoruz. Sadece isimleri değil, tutuklu gazetecilerin hangi basın kuruluşunda çalıştığını, hangi cezaevinde bulunduğunu da açıklıyoruz. Benzer bir titizliği Adalet Bakanlığından beklemek hakkımızdır diye düşünüyoruz. TGDP’nin saptamasına göre bugünkü tarih itibariyle cezaevlerinde 85 gazeteci tutuklu bulunmaktadır ve Türkiye ilk kez AKP hükümeti döneminde tutuklu gazeteci sayısı bakımından dünya birincisi haline gelmiştir. İsteyen aşağıdaki linkten internet sitemizdeki detaylı bilgilere ulaşabilir (http://tutuklugazeteciler.blogspot.c...istesidir.html). 63 değil 85 gazeteci tutuklu bulunmaktadır...

İkincisi; Adalet Bakanı Sadullah Ergin, soru önergesine verdiği yanıtta ama, diye de eklemiştir. Bunların sadece 4’ünün gazetecilik faaliyetinden dolayı tutuklu olduğunu, diğerlerinin terör örgütü üyeliği, yöneticiliği vb. suçlardan tutuklu bulunduğunu açıklamıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki tutuklu bulunan 85 gazetecinin 14’ü bizzat basın kuruluşlarının sahibi ve yazı işleri müdürüdür. Daha da önemlisi, artık dünya alem biliyor ki Ahmet Şık, Nedim Şener, Ragıp Zarakolu gibi gazeteci ve yazarlar, gazetecilik, yazarlık faaliyetleri nedeniyle tutuklanmış, Türkiye ve dünya kamuoyunun duyarlılığıyla serbest bırakılmıştır. Hükümet bu tahliyelerle üzerindeki baskı ve basıncın azalacağı beklentisine girmiş bulunmaktadır. Ama tutuklu gazeteciler gerçeği bakımından ortada esasen değişen hiçbir şey yoktur. Bir kez daha açıklıyoruz, 85 gazetecinin 85’i de gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutukludur ve serbest bırakılmalıdırlar.

Üçüncüsü; Sadullah Ergin söz konusu açıklamasında 63 kişiden sadece 18’inin basın kartı olduğunu özellikle belirterek, gazetecilerin basın kartı olup olmamasını tartışma konusu haline getirmek istiyor. Bir kez daha belirtelim. Kimin gazeteci olup olmadığını Başbakanlığın icazetiyle verilen basın kartı sahibi olmak belirleyemez. Bir başka ifadeyle kimin gazeteci olup olmadığını Başbakanlık veya Adalet Bakanlığı belirleyemez. Kimin gazeteci olup olmadığının belirleyici ölçütü; gazetecilerin beyanı ve çalıştığı basın kuruluşlarının açıklamalarıdır.

Tutuklu İki Gazeteci-Yazarın Duruşması 7 Ağustos’ta...

Devrimci Karargah operasyonu kapsamında tutuklu bulunan Türkiye Gerçeği dergisi yazarı Mehmet Güneş ve Red dergisi yazarı Hakan Soytemiz’in duruşmaları 7 Ağustos’ta İstanbul-Çağlayan Adliyesi 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek. Asılsız iddialarla tutuklanan bu iki gazeteci serbest bırakılmalıdır. Önceki duruşmada Bilim ve Gelecek dergisi editörü Baha Okar serbest bırakılmıştı. Basın özgürlüğüne, düşünce ve ifade özgürlüğüne duyarlı tüm kişi ve kurumları bu davayı yakinen takip etmeye çağırıyoruz.

Tutuklu Gazetecilere Özgürlük!


Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)
4 Ağustos 2012



İLETİŞİM: Necati ABAY-TGDP Sözcüsü, GSM: 0535 929 75 86,
E-posta: necatiabay@gmail.com,
Blog: http://tutuklugazeteciler.blogspot.com,
Twitter:https://twitter.com/necatiabay <https://twitter.com/#!/necatiabay>
Facebook: http://facebook.com/necati.abay




Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 27-11-2012, 11:38
berivan aktaş berivan aktaş isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 35
Standart



Basına ve Kamuoyuna


TÜRKİYE’DE SUSTURULDUM!
ARTIK SÜRGÜNDEKİ BİR GAZETECİYİM...





Necati ABAY
Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)’nin
Sürgündeki Temsilcisi

25 Kasım 2012


Türkiye’de susturuldum ve artık sürgündeki bir gazeteciyim.

Şubat 2004’te kurulduğu tarihten bu yana sözcülüğünü yaptığım Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)’nin sürgündeki temsilcisi olarak gazetecilik faaliyetimi, basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü mücadelemi sürgün koşullarında sürdürmeye çalışacağım.

Türkiye’de basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, söz, gösteri ve örgütlenme özgürlüğü alanında sürdürdüğüm mücadelenin binlerce tanıklarından birisi belki de sizsinizdir.

“Kaşarlanmış bir düşünce suçlusu” olarak üç kez cezaevine girdim. 12 Eylül 1980 faşist darbesi döneminde Metris askeri cezaevinde kaldım. 1997 postmodern darbe döneminde Gebze Cezaevinde, 2003 yılında da sürmekte olan komplo davası nedeniyle Tekirdağ F Tipi Cezaevinde kaldım.

Gelinen aşamada AKP iktidarınca Almanya’ya iltica başvurusu yapmak zorunda bırakıldım.

“Türkiye’de basın özgürlüğü” konulu paneller nedeniyle Avrupa’da bulunuyordum. Almanya, İsviçre ve Fransa’daki panellerimi yapmıştım. Yargıtay 15 Ekim 2012’de kararını açıklayınca Belçika ve Hollanda panellerimi iptal ettim ve Türkiye’ye dönmekten vazgeçtim. Almanya’ya iltica başvurusunda bulunmak zorunda kaldım.

Devlet beni ya F tipi cezaevinin ya da sürgünün yolunu gösterdi. Türkiye’de artık susturulmuş oldum.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi 4 Mayıs 2011 tarihli kararıyla örgüt yöneticisi olduğum iddiasıyla 18 yıl 9 ay hapis cezası vermişti. Avukatım Gülizar Tuncer ve ben Yargıtay’ın beraat istemiyle mahkumiyet kararını bozacağı düşüncesindeydik. Çünkü mahkeme kararında da belirtildiği gibi bana “kanıt yok ama kanaatten” ceza verilmişti. Olmayan bir kanıt zaten bulunamazdı. Mahkemenin kararı hukuki değil siyasi bir karardı. Buna karşın Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 15 Ekim 2012 tarihinde açıkladığı kararla (henüz gerekçeli karar açıklanmadı) görünürde 18 yıl 9 aylık cezayı fazla bularak lehime bozdu ama örgüt üyeliğinden 10 yıl ile 15 yıl arasında cezalandırılmam gerektiğini belirterek esasen hukuksuzluğu perçinlemiş ve aleyhime bir karar vermiş oldu

Benim için devletin yaptığı tartışmanın özeti şu: Necati Abay’ı 18 yıl 9 ayla mı cezalandıralım yoksa 10 yıl ile 15 yıl arasında bir ceza mı verelim!

9 yıllık adalet arayışım böylelikle sürgünle sonlandı.

Ağır hapis cezasıyla cezalandırılmak istenmemin birkaç sebebi var.
9 yıl önce Atılım gazetesinde editör ve yazar olarak çalışıyor olmam nedeniyle komplo kurulmuştu. Benim nezdimde böylece Atılım gazetesi de bir kez daha cezalandırılmış oluyor. Atılım gazetesinde 9 yıl önce çalışırken tutuklandıktan sonra mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığımda bir grup muhalif gazeteciyle birlikte Şubat 2004’te Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)’yi kurmuştuk. Kurulduğu tarihten bu yana TGDP’nin sözcülüğünü yürüttüm. Tutuklu gazeteciler gerçeğinin, tutuklu gazeteci sayısı bakımından Türkiye’nin dünya birincisi olduğu gerçeğinin, basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü alanındaki çok ağır sorunların Türkiye ve dünya kamuoyuna duyurulmasında, kamuoyu oluşturulmasında sözcülüğünü yaptığım TGDP’nin özel bir rolü vardı. Başbakan Erdoğan’ın 7 Mart 2012 tarihinde TV’lerde isim vererek sözcülüğünü yaptığım TGDP’yi eleştiri bombardımanına tutması da cezalandırılmak istenmemin, sürgün dayatmasının nedenlerinden birisi olarak görüyorum.

Dahası İstanbul Emniyet Müdür Yardımcılığına ve İstanbul Terörle Mücadelenin başına getirilen işkenceci polis şefi Sedat Selim Ay’ı işkence davasında mahkum ettirenlerden birisi de bendim. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti devletini işkencecilerin zaman aşımına uğratılması ve işkence soruşturmasının kasıtlı olarak eksik yürütülmesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’e başvuruda bulunmuştuk. AİHM 6 Nisan 2010 tarihinde Türkiye’yi mahkum etmişti. Türkiye’yi bu davada mahkum ettirenlerden birisi de bendim. Israrla cezalandırılmak istenmemin, sürgün dayatmasının nedenlerinden birisi olarak bu işkence davaları ve işkencecileri mahkum ettirmemdir.

Son olarak, paneller için Paris’e gittiğimde 19 Ekim 2012 tarihinde Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF)’nin de üyesi olduğumu belirtmeliyim.

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum...

NOT: Almanya telefonumu kaydedebilirsiniz (0049) 152 13 78 74 41
Açıklamamın İngilizcesi ve Türkçesi ektedir...



İLETİŞİM: Necati ABAY, Almanya Telefonum GSM: (0049) 152 13 78 74 41
E-posta: necatiabay@gmail.com,
Blog: http://tutuklugazeteciler.blogspot.com,
Twitter:https://twitter.com/necatiabay
Facebook: http://facebook.com/necati.abay

Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  Necati Abay.JPG
Görüntüleme: 623
Büyüklüğü:  43,9 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 03:51


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum