Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Şiir Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #41  
Alt 01-11-2008, 09:36
ahker ahker isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 90
Standart

<H3 ="post-title entry-title">anlıyor musun?* </H3>
<DIV =post-er-line-1>
<DIV ="post- entry-c***111;ntent">dağlara bakıyorum kül kokuyor
belki bin yıldan fazla zamandır
sana bakıyorum gül kokuyorsun

ağaçlara bakıyorum güz kokuyor
sanki kalbim birazdan duracak
sana bakıyorum yaz kokuyorsun

meydanlara bakıyorum kan kokuyor
iyi ki sen varsın bir tanem
sana bakıyorum can kokuyorsun

kuşlara bakıyorum göç kokuyor
sevgilim olduğun ilk günden beri
sana bakıyorum suç kokuyorsun

ne demek istediğimi anlıyor musun?

(*):çıkın'da yayımlandı.
__________________
\"Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir.\"
Alıntı ile Cevapla
  #42  
Alt 02-11-2008, 00:07
baştan sevi baştan sevi isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2008
Nerden: Ordu
Mesajlar: 87
Standart

gözlerini ırağa dikip sevgilinin yüzüne dalmak...içine rüzgar da dolar insanın ,öyle azrail yoklaması gibi bir şey ansızın.hayat büyüdükçe gözünde yürek ne küçük...
__________________
Hatice Çamyar
Alıntı ile Cevapla
  #43  
Alt 02-11-2008, 11:49
ahker ahker isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 90
Standart

<H3 ="post-title entry-title">nice acılardan* </H3>
<DIV =post-er-line-1>
<DIV ="post- entry-c***111;ntent">yüzünüzü hüznün yalımı kaplıyor
daha bir tedirgin yürüyorsunuz

ayrılıklar kolay onarılmaz mı

bazı sevgililer tasarlardınız kavuşulamaz
öpülemez kaşlarının bitişiğinden
-pes etmemek yine onurunuzdu-
yürek çarpıntılarıyla damıtırdınız onları
kireç badanalı evlerden kurulu mahallelerde

piyangocu öğretmen hamal bestekâr
kaç meslekten insanını sevdiniz
boğumlu bir keder olan bu kentin
kadıköy'e açılırken bahar günleri
konuştukça genişlettiğiniz o güvertede

soykütüğünüze ilişkin şunlar bilinir:
-neresinde olursanız olun türkiye'nin-
atılgan, yurtsever, dehşet küfürbaz
çavlanlar sınıfının safındasınız
nice acılardan galip ve kumral çıktınız

pusulanız madem ki göğün güzelliğidir
üveyik kanatlarını da nakışlarsınız
somut dolaysız tökezlemeden
yaşadıklarınızı iyice özümlersiniz

anlamından sıyrılabilir git gide uzun söz

şeftaliler çiçeklemeyegörsün
ayrı yerlerde de kol kola ölürüz

(*): devinim'de yayımlandı.
__________________
\"Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir.\"
Alıntı ile Cevapla
  #44  
Alt 02-11-2008, 12:00
ahker ahker isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 90
Standart

evet, baştan sevi, tıpkı dediğiniz gibi: "(...) sevgilinin yüzüne dalmak, (...) öyle azrail yoklaması gibi birşey ansızın."

ölümcül birşey yani.

tabii, salt sevgilinizle sınırlamıyorsanız dünyayı.

sevdayı bireycilik anaforunda boğdurmuyorsanız.

"yalnızca ikimiz" diyerek, yalancıktan aşkların naylonumsu maskesine sığınmıyorsanız.

toplumsal, giderek evrensel bir sevgiyi birlikte kuşanabiliyorsanız, can havliyle.
__________________
\"Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir.\"
Alıntı ile Cevapla
  #45  
Alt 02-11-2008, 14:13
Tayyibeatay Tayyibeatay isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Bolu
Mesajlar: 1.287
Standart

Al***305;nt***305;:
ahker
<H3 ="post-title entry-title">anlıyor musun?* </H3>
<DIV ="post-er-line-1">
<DIV ="post- entry-c***111;ntent">dağlara bakıyorum kül kokuyor
belki bin yıldan fazla zamandır
sana bakıyorum gül kokuyorsun

ağaçlara bakıyorum güz kokuyor
sanki kalbim birazdan duracak
sana bakıyorum yaz kokuyorsun

meydanlara bakıyorum kan kokuyor
iyi ki sen varsın bir tanem
sana bakıyorum can kokuyorsun

kuşlara bakıyorum göç kokuyor
sevgilim olduğun ilk günden beri
sana bakıyorum suç kokuyorsun

ne demek istediğimi anlıyor musun?

(*):çıkın'da yayımlandı.
kadın ve dağ!..nasıl da benzer birbirine...adı bilinmeyen otlar,ağaçlar,kuşlar,taşlar kaplar birini;diğerini dünyanın bütün dertleri...zaman zaman çatılan ateşle yanar ikisi de,kül olur!..külde yeşerttikleri güzelliktir aslında zamana sundukları hediye...ateş çiçekleridir onlar..yani çocuklar ve çakırdikeni gülleri...

yol kıyılarında,kıraç tarlalarda,dağ eteklerinde açan çakırdikenlerine bakarken,kendi hayatım gelip otutur düşünceme....nedeni ortada...annemin beni doğurmasından duyduğum nefreti büyütürüm içimde ve anne olduğum için de mutluluk duyarım diğer yandan...nasıl bir çelişkidir bu!..cennet ile cehennemin adıyım işte, diye de bir fikir aratım ortaya ki,doğrudur billahi)

ve zebaniler!..ateşimi körükleyen cehennem bekçileri!..onlar kim ola ki!..belki zamanın kötü anları,belki de karşı yakamda ıslık öttürenler...ha biraz da bana benzerler..dönüp dolaşıp,insanda bulurum hem çereyi,hem çaresizliği...geçer hayat!..

kül kalır geride
geride ben kalırım
kalan ne varsa
hepsinin içinde...

mevsimleri yaratan aslında benim
kokla doğurduğum bebeği
yaptığım ekmeği kokla!..

ve gecede
ağlayan da benim
yıldızları önüne koyan da ben...

ötesinde yaktığın ateş alevlenir sadece
suyu da benim
körüğü de!..

var mı diyeceğin!..

sevgili Durali,şu güzel şiiriniz var ya,deli deli söyletti beni ki, tutmam mümkün değil dilimi...ne yapayım,ben böyleyim...kocakaılar gibi söylenirim ya, bu huyumdan ben de memnun değilim...

sonuçta unutmak gerekiyor eskiyi))) oysa ben eskiyen biri(yim)..ne tezat ama!..

kutluyorum saygı ve sevgiyle...
Edited by: Tayyibeatay
__________________
merhaba!..oylesine biri....
Alıntı ile Cevapla
  #46  
Alt 03-11-2008, 10:10
ahker ahker isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 90
Standart

<H3 ="post-title entry-title">bir düzine çakmaktaşı* </H3>
<DIV =post-er-line-1>
<DIV ="post- entry-c***111;ntent">ilk konuştuğumuz günü anımsar mısın
hurda bir geminin gölgesindeydik
üstümüze ölü kuşlar yağmıştı
uzaklara dalıyordu gözlerin ikidebir
cebinde bir düzine çakmaktaşı duruyordu
birincisini benim adıma saklıyormuşsun
ikincisini talan edilmiş hayatlar için
üçüncüsünü kısa vadeli sevinçler için
yetimhaneler adına dördüncüsünü
beşincisini asaf halet çelebi için
külrengi bir tebessüm için altıncısını
yedincisini alev kanatlı kuğular için
sekizincisini kalpte kırılan kilitler için
dokuzuncusunu süzülmüş özlemler için
kanatılmış akşamüstleri için onuncusunu
onbirincisini inceltilmiş sabırlar için
onikincisini ise söylememiştin
-bütün çakmaktaşlarının toplamı mıydı-
seni bu noktada zorlayamazdım
dalıp dalıp gidiyordun uzaklara
bunu kirpik uçlarından anlamıştım
kaşlarının arasındaki küstümotundan
anlamıştım bunu ve sana sezdirmeden
uyuz bir köpek gibi sızıldamıştım
yırtılmış hali gibi gökkuşağının
mürekkep lekesi ve kırık iskemle gibi
kalakalmıştım olduğum yerde
senin elinde iki dal aşkmerdiveni
benim yüzümde yanık harman kokusu
seslendiremediğim o ezgilerle

(*):çıkın'da yayımlandı.
__________________
\"Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir.\"
Alıntı ile Cevapla
  #47  
Alt 04-11-2008, 09:26
ahker ahker isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 90
Standart

<H3 style="MARGIN: auto 0in">umudun türküsü bitmez* <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /></H3>
<DIV style="BORDER-RIGHT: medium n***111;ne; PADDING-RIGHT: 0in; BORDER-TOP: medium n***111;ne; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; BORDER-LEFT: medium n***111;ne; PADDING-TOP: 0in; BORDER-BOTTOM: text 1pt solid; mso-element: para-border-div; mso-border-bottom-alt: solid text .75pt">
gündoğumunu hatırlatan o gülüşünle
şakıyıp çıkıyorsun kırlara
ardında halay çeken keklik sürüsü
bir böğürtlen şenliği yanıbaşında
güzel sövgülerden süzdüğün gökgürültüsü
seni buluşturuyor her zaman aşkla

gerçekten fiyakalı bir insan arıyorsun
uzakların kuytusunda kanamalı bir insan
eksiğini çiğdemlerle gideren

gözlerinden munzur suyu geçiyorsa birinin
gözlerim açık gitmez artık, diyorsun

belleğinde eski yaşadıkların:
burnunda tüten dostluklar, devrim tartışmaları
sevgilini düşünürken yudum yudum eridiğin
bu lânetli vatandaki koyu geceler
av da biziz avcı da biz, dediğin
seni savcılara karşı yüreklendiren
darmadağın şiirler

ayvalar dalından tez düşmesin diyedir
ve sular yatağında üşümesin diyedir
senin böyle hallerin
ben bilirim
yeldirmesi buruşuk, ak yaşmaklı kadınlarla
yüzleri şark çıbanlı nusaybin'li çocuklar
ağıtlar oymağından geçmesin diye
sen bilirsin
acının sevince nasıl dönüştüğünü
kırk katırlı kırk satırlı bu çağda
biz biliriz biliriz de
fitne-fesat takımı bunu bilemez

sormanın tam sırası:
-bir tabaka tütün mü, cihan parçası söz mü
sunulur-sunulmaz tercih ettiğin
sana sürgün cezası verildiğinde

sen sen ol
gündoğumu kavlinden o gülüşünü
ömründen eksik etme
yağmura güven gene
rüzgâra inan
gün olur devran döner
biter ölümseverliğin ömrü

umudun türküsü bitmez

(*):berfin-bahar'da yayımlandı.
__________________
\"Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir.\"
Alıntı ile Cevapla
  #48  
Alt 05-11-2008, 01:40
Güzin Dündar Güzin Dündar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 595
Standart

Evrenin kozası açılmış, sevgi süzülmüş dizelere, gündoğumuyla, böğürtlen şenlikleriyle, gökgürültüsüyle buluşmuş, umudun türküsü olmuş. Kalbimle eşlik ettimkendimi şeffaf, duru,temiz yanında buldum duyguların ve inancın. Su gibi akıp gitmiş şiirler. Kutlarım sevgili durali gerçek şiire rastladığımız zaman dünya daha güzel görünüyor gözümüze. Sevgi ve dostlukla...
__________________
Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil


Fuzuli
Alıntı ile Cevapla
  #49  
Alt 05-11-2008, 10:12
ahker ahker isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 90
Standart



Sevgideğer Güzin Dündar,

"Kalbimle eşlik ettimkendimi şeffaf, duru,temiz yanında buldum duyguların ve inancın."

Yorumunuzun övgüleme faslını geçiyorum. Ancak,yukarıya aktardığım o güzelim ve coşumcusatırlarınızla,şiirimin, işlevini yerine getirdiğine (evet, bir işlevi vardır şiirin) inandım ki, az bulunur bir mutluluktur bu. Size, asılbu yüzden teşekkür ediyorum.

Esen kalın.
__________________
\"Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir.\"
Alıntı ile Cevapla
  #50  
Alt 06-11-2008, 10:01
ahker ahker isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 90
Standart

<H3 style="MARGIN: auto 0in">birisi-1* <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /><O:P></O:P></H3>
ismail beşikçi için


a/
ortakduyu'yla sürekli çatışan çocuk
günışığıyla yıkar yüzünü her allahın sabahı
saçını rüzgârla tarar

suçlarının dökümünü yapar güzelce
kendini parıltılı bir aşkla yargılar

babacığının çok söylediği o türküye sarılır:
-gücendirme beni oğul!

bakar ki sesini bir turnaya kaptırmış
gökyüzünün içinden geçirmiş kimliğini

büklüm büklüm acısını bu kez anacığının
anımsamasın olmaz

uzun kanlı gecelerden
kırık dökük ezgilerden
kardeşleri de var

dedesinden yadigâr bir istiklal madalyası
dönüp dolaşıp avunduğu

ak saçları ninesinin düşsel bir bayrak
o günlerden bugünlere sahtiyan tadı

zilân halkı'yla beraber
nevroz'da çiçek koklamaya
kürtçe türküler söylemeye
hayatını fedâ eder

ve bir ibret levhası sürgit boynunda
halk olanla olmayanı ayırmak için

(ama zifaf kâbustur ruhuna gömdüğü)

b/
eski-püskü kemanlara
delinmiş şemsiyelere
düşkün olmanın ustası

çinko damlı evlere dost
gök karşıtı gökdelenlere
düşman olmanın ustası

çok kekeme çocuklarla
kızlığından başka mülkü olmayanlara
hoşgörülü davranmanın ustası

aklında yeniçeltek'le
aklında yemen çölü'yle
ebâbil kuşlarına
pürtelâş koşmanın ustası

kalbinin bayırında
güneşlendirip sözcükleri
kızılderililere
mektuplar yazmanın ustası

balkanlar'ı sıyırarak
girince göğsüne en âsi rüzgârlar
bir şövalye hızıyla şu aşk iline
yollar almanın ustası

c/
onun atı yıldızlarla buluşmaya elverişli
kuyulardan özellikle yusuf'un düştüğü kuyuyla
"çiçeklerden gelincik içinde bünyamin sevgisi"yle**

terkisinde tıka-basa acılar
dert kocası yunus'un ilâhileri
terkisinde dört kitab'ın buyruğu

d/
konuşkanlığını sorarsanız: toprağın rahminden
olgunluğu mu: güneşin belleğinden

çokluk bir akarsu sürgün yüzüne
yüreği çokluk bir akarsuya sürgün

hicret tarihi'nden beri hüzünler sağdıcı

kanını karanfille değiştirmeye
eğilimli
ve de firari
dilinde dicle nehri akar sanılır
-kaşlarının arasında gezermiş gökyüzü
seferberlik devri'nde hırçın süvari-
ya da bir ağıt:
-nasıl astın kendini meşe dalına
seni sığdıramam oğul o dar tabuta-

binlerce bıçaklık sancıyı taşır
binlerce denizlik dalgayı taşır
binlerce yüreklik sevgiyi

sancısını mı, sevgisini mi beslesin şaşırır
köroğlu'nun sığındığı dağlara koşar

hiçbir baskı soğutamaz onun
sözünü de, közünü de

ivme katar dünyanın devinimine
sarmalında sevişmenin
unutuşun külünü kıvılcım yapar

e/
bir miting alanında hırsla sıkılan onbinlerce yumruğun anlamını
trigonometrinin anlamını
kuşluk vakti kurşuna dizilen gözyaşının anlamını
fârâbi'yle karl marks'ı birlikte düşünmenin anlamını
şeyh galip'le nâzım'ı birlikte sevmenin anlamını
çılgıncasına sorgular

sonra adalet terzisine
sonsuz kat elbise diktirir
yıldızların ışıltısından

düş ülkesi sınırsız ozan
şehrazat'ın kalıtçısı

küf kokarken yeryüzünün her milimetrekaresi
gökyüzünün tüm maviliğini yüreğine katmaktan
yargılansa da
-ben umudun dokuz canlı çocuğu
sarısabır çiçeğiyim arkadaşlar..
diye diye söylev çeker
kamu'ya karşı

f/
ve sürer atını tekrar
ılgıt ılgıt eriyen aşk'a
nefti bir zamanın içinden

ılgıt ılgıt eriyen
eriyen aşk'a

g/
ah ıssızlık kahramanı
yangın kulesi

ömrünü ölümlere galip getiren

(*): berfin bahar'da yayımlandı.
(*): cemal süreya'nın bir dizesi.
Edited by: ahker
__________________
\"Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir.\"
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 07:50


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum