Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞAİRLER - YAZARLAR > Söyleşiler

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21-06-2009, 00:07
tiryakinim tiryakinim isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 1.137
Standart Bu çocuğu hatırladın mı İstanbul

Bu çocuğu hatırladın mı İstanbul



Sibel ORAL




Nazlı Eray, son kitabı Gece Çiceği İstanbul’da çocukluğundan yola çıktığını ve modern edebiyatın sözcüsü olmak istediğini söylüyor









Romanlarını gerçek olayların üzerine fantastik öğeler ekleyip kurgulayan ve Türk edebiyatının en üretken ve yaratıcı yazarları arasında yer alan Nazlı Eray’ın Gece Çiçeği İstanbul adlı kitabı Doğan Egmont Yayıncılık tarafından yayımlandı. 1975 yılında Atilla İlhan’ın teşvikiyle ilk kitabını yayımlayan Eray’ın yayımlandığı zaman çok ses getiren ve hâlâ en çok satan kitapları arasında yer alan Orphee adlı romanı da İtalya’nın önemli yayınevleri arasında bulunan Gremese tarafından İtalyancaya çevrildi. Önümüzdeki aylarda aynı yayınevi tarafından İmparator Çay Bahçesi romanı İtalyan okurlarıyla buluşacak olan Nazlı Eray’la yazın hayatı ve fantastik edebiyat üzerine konuştuk.

İlk kitabınız Ah Bayım Ah 1975 yılında Atilla İlhan’ın teşviğiyle yayımlandı...
Varlık ve Türk Dili gibi dergilere yollamıştım hikâyelerimi. Hemen yayımlandılar. O aralar kitabım çıksın filan diye hiçbir düşüncem yoktu. İçimdekileri yazmıştım sadece. Unutmamak için. Bir gün Atilla İlhan’dan bir mektup geldi. Şöyle yazmıştı: “Sevgili kardeşim Nazlı, hikâyelerini büyük bir heyecanla okuyorum. Onları kitaplaştırmak istemiyor musun? Tunalı’daki Bilgi Yayınevi’ndeyim. Seni bekliyorum.’’
Hemen bir dosya hazırlayıp Atilla İlhan’ın yanına gittim. Ah Bayım Ah iki ay sonra çıktı. Kitabı elime alır almaz, bir davet alıp ABD’ye gittim. Yokluğumda ünlü olmuşum. Atilla ağabey çıkan yazıları saklamış bana gösteriyordu. “Son elli yılın en güçlü kalemisin’’ dedi bana. Çok gençtim...

Selim İleri sizin için “Dünyayı kucaklamak isteyen öykücü” diyor. Bu, hikâyelerinizde de çok hissediliyor.
Selim doğru söylemiş. Artık yüzlerce insanım var; bunların çoğu beni iyi tanıyan, okuyan, seven ve koruyan kişiler. Çünkü çocuksu bir yanım da var hâlâ. Mutlu olmak ve insanları mutlu etmek için yazıyorum. Bir ıssız adada yaşayamazdım herhalde. Hep kalabalıkların içindeyimdir. Ama kendime özel, yalnız saatlerim çoktur. Kendi kendimle kaldığım zamanlar.

Kayıp Gölgeler Kenti ile ilgili bir şey sormak istiyorum. Orada Stalin’i ve Stalin dönemini aktarıyordunuz. O dönemi eleştirmek miydi amaç?
Kayıp Gölgeler Kenti’nde Stalin’i kadınların gözünden, Prag’ı ise oradaki ruhsal serüvenim üzerinden anlatmak istedim. Zaten kitap Büyülü Gerçekçilik akımı ile yazılmış. Belki de türünün ilki. Stalin bu akıma uymuyor çünkü. Fakat benim kitabımda belki de okura ilk kez etten kemikten bir adam gibi geldi. Stalin’in yalnızlığı etkiledi beni. Yoğun aşk hayatı, hırsı ve acımasızlığı. Dokunduğu her kadın ölmüş, intihar etmiş. Ağır bir adam. Taşıması imkânsız. Devrimi ve onu eleştirmek için yazılmış bir kitap değil Kayıp Gölgeler Kenti. Hissettirmek için yazılmış bir kitap.

Büyülü Gerçekçilik sizin için katı gerçekten kaçış mı?..
Pek tabii ki amacım yeni bir dil ve bir dünya sunmak okura. Modern bir edebiyatın sözcüsü olmak. 31 kitap boyunca bunu sürdürmek. İyi bir roman ustaca fönlenmiş bir saç gibi olmalıdır benim için. Ne orduevi başı gibi tıkız tıkız olmalı ne de ilkbaharda rüzgârda savrulan karmakarışık bir ekin tarlası gibi. Ama şimdi düşündüm de, bilinçaltının o buğulu rengi ile süslenirse, o rüzgârda karışan ekin tarlası benim romanımın ta kendisi işte!

Son kitabınız Gece Çiçeği İstanbul bir İstanbul gezisi gibi...

Gece Çiçeği İstanbul benim çocukluğum. Onun içinde benim yaşadığım İstanbul var. Çok özlediğim bir İstanbul. Belki o İstanbul’u yeniden bulabilmek için çocuk olmak lazım. O yıllara dönmek, şu dünya yüzünde amatör olmak, önünde uzun yıllar olması bütün sevdiklerinin hayatta olması gerek. Bunlar çocukken daha kolay olan şeyler sanki. Bir zili çalıp kaçmak, bir kanaryayı dinlemek, bir pasajdaki gelinliklerin dans edişini izlemek. Belki de Gece Çiçeği İstanbul benim ruhumda bir gezi. Okurumun elinden tutarak onu çocukluğuma çekişim. Analı-babalı yıllarımın, bir sınıfımın ve bir öğretmenimin olduğu yıllar. Saksıdaki bir begonyaya kulak verdiğim yıllar. İstanbul bir anıydı. İçime kazınmış, hiç çıkartamadığım, eski Yahudi mahallesinin oralara odaklanmış, kulenin gölgesinde kalmış, eski bir çocuğun dünyası. Şöyle seslenmek isterim: Bu çocuğu hatırlıyor musun İstanbul?

Taraf / Kültür




Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 13:53


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum