Tekil Mesaj gösterimi
  #9  
Alt 04-07-2012, 23:42
irfan mutluer irfan mutluer isimli üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: Tire - İzmir
Mesajlar: 1.037
Standart KİM, NE DEDİ?

KİM, NE DEDİ?


1-AFİFE / Sevda Karakaya

Rami: Özel nedenlerden dolayı değerlendirme çalışmalarına katılamamıştır.

Gül Uğur:Afife, yalın ve akıcı bir aktarım. Kurguya biraz daha içeriden bakıldığında; sözcükleri, nesneleri, anıları ve duygularıyla öyküyü doldurmaya başlıyor. Okuyucuya dramatik bir duyguyu çağrıştırarak bir tedirginlik yansıtsa da genel anlamda düzenli bir öykü.

Emin Eser: ...Öykülerin daha nitelikli yazılacağı umuduyla okumaya başlayınca karşımda kötü öyküler duruyordu...neyse, puanlamam ilk üç öykü için, 40 son öykü 50... birinci çıkmaz bana göre...Şayet birinci için yeteri puan olmazsa birincilik seçilmesin...

Aysel Ekiz:Anlatının başındaki alıntı ya da yazara ait cümleyi okuyunca sonrası için beklentimi daha yüksek tuttuğumu söylemeliyim.Anlatı diyorum,türe karar veremeyince kullandığımız dönem yazın ifadelerinden birisi bu.Artık eskisi kadar kesin çizgilerle ayrılmıyor anlatım türleri birbirinden.Türlerin birbirinin içinde eridiği çok başarılı anlatılar okuduğumu belirtmeliyim.
Afife için öykü-anı karışımı diyebiliriz.Kadına şiddet,küçük kıza ta doğumunda verilen isimle vurgulanmış:Afife…Buna benzer tekrarlara yabancı olmadığımızı düşünüyorum..İffet gibi.Mesela küçük kızın sürekli ellerini bacak arasına sokuşturuşu çok başarılı bir ayrıntı.Eğer dil-anlatım-estetik-edebi çizgi,
anlamında etkileyici olunabilseydi bu buluş öykünün anahtar ifadesi
olabilirdi.Fakat yazım yanlışları,zorlama sözcükle,estetik eksiklik anlatıyı yavanlaştırmış..temelsel,dolgun küfür,hükümran,dehşethane, örüklü kız…Bu sözcükler orada olmamalıydı,neden olmuş ki?illa olmalı mıydı?Kulağıma da okuduğuma da zarar verdi,tırtık oldu,akamadım….bunların mesela temel ya da asıl,okkalı bir küfür,örgülü-belikli kız olmasını istedim okurken.Tabii ben istediğim için değil,anlatının selameti için sanki.Sevgili Sevda Karakaya’ya yazmaya başladığımda aynı eleştirilerle karşılaştığımı,mutlaka dikkate aldığımı,zamanla okuyarak ve yazarak;yazarak ve yine okuyarak ve yazdıklarımı bazen karalayıp bazen atarak(ki her sözcük çok kıymetlidir yazan için) aşmaya çabaladığımı paylaşmak istiyor,başarılı öykülerini okuyacağımıza inanıyorum.

Cahit Kaya:Merhaba güzel kız!” diye başlamak yerine,
Annen nasıl? diye sordum başlaması daha iyi olurdu.
Anne’nin ismi nedir? Soralım hemşirelere..Diye (diyerek) küçük harfle
Kasılmıştı.Bile isteye yapmıyordu bu hareketleri.
Kimsiniz? Dedi. dedi

Öykü, güzel olmuş.
Anlatım ve kurgu iyi
Yazım yanlışları var

Seda Han Doukas:Özel nedenlerden dolayı değerlendirme çalışmalarına katılamamıştır.

İrfan Mutluer: AFİFE (anı öykü)öykü boyunca okumayı sekteye uğratan bir öykü.Ufak tefek yazım yanlışları okuru öyküden koparmasa da (zaman zaman) dilin akıcılığına engel oluyor. Anı öykü olduğu için de zaman atlamalarına takılmadan, düz bir anlatımla ilerliyor öykü. Heyecan yok, giz yok, estetik boyut da öyle.
Zaman zaman yazarın bocalamalarına rastlarsınız; yazar ya yazdıktan sonra tekrar dönüp bakmamıştır öyküye ya da yazılanları yeterli görmüştür.
“Sıhhiye köprüsü altında, günlerden unutmak isteyip ısrarla hatırladığım bir gün.” Bu öykünün ilk cümlesidir. Bu cümle ile öyküye başlarsınız ama öyküye dalamazsınız. (Sonraki cümlelerde de yazarın bocalamalarıyla karşılaşılır.) Neden köprü altı? Bunun yanıtını öykü boyunca bulamazsınız. Gereksiz bir kurgudur “Sıhhiye köprüsü altında”, rahatlıkla atılabilir. “Günlerden unutmak isteyip hatırladığım bir gün…” cümlesi daha etkili olurdu fakat bu cümlenin de öykü ile ilgisinin olmadığı anlaşılır bir süre sonra. Dolayısıyla birinci paragraf olmamıştır. Yazar öykü içinde öykü anlatmaya çalışır ki o birazcık kurtarmaya çalışır birinci paragrafı, bana göre son paragraf da fazlalık olduğu için bu iki (ilk ve son) paragraf olmayabilirdi.
“De” bağlacının hatalı kullanımıyla da karşılaşılır sık sık: “derece de” (birleşik olmalı “de” burada bağlaç değil), “kalabalıkta” (kalbalık da) gibi…
Bir de çelişkili bir cümleyle karşılaşırız öyküde: “Yüzündeki dehşeti ya da rahatlığı.” Bu cümlede cinayet işleyen bir insanın (ki görünmeyen) yüzünde rahatlık olmamalı.
“Herkes teker teker ne düşündü bilinmez ama varılan kanı kadının namussuzluğuydu.” Cümlesi herkesin ne düşündüğünün bilinmesini gerektirir. Bundan dolayı cümle hatalı kurulmuştur. Aynı cümle bana göre öyküden atılmalı ve öykünün satır arası olarak kalmalı, yazılmadan, okura hissettirilmeliydi.
“Ve yürüyoruz…”, “Ve kan erkeğin…” cümlelerinde olduğu gibi, “ve” bağlacı ile cümleye başlama son yıllarda sık sık görülmeye başlandı. Biz sadece buna dikkat çekelim!
“AFİFE” acı bir öykü, duyarlı bir öykü… Duygu boyutu öykü boyunca devam eden bir öykü. Bir çırpınış öyküsü…
Sevda Karakaya’dan öykü üzerinde biraz daha emek harcamasını bekliyor, çok daha güzel öyküler okuyacağımıza inanıyorum…
__________________
TÜL ve PUS / İrfan Mutluer
HOŞÇA KAL YAĞMUR / İrfan Mutluer
Alıntı ile Cevapla