Konu: gün'ce
Tekil Mesaj gösterimi
  #4  
Alt 13-01-2009, 02:42
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

ŞİİR ÜZERİNE SEVİSELLİK NOTLARI *


*


Ogün Kaymak
Günlük dilde sıkça ‘’tensel aşk güdüsü‘’ne indirgenen ‘’libido‘’ kavramının sahici anlamının ‘’yaşamsal erg ya da yaşama tutunma‘’ olduğunu anımsayalım. Böylece Georges Bataille’ın, ‘’Erotizm ( sevisellik ) hayatın ölüme kadar onaylanmasıdır‘’ aforizmasını daha açık bir şekilde kavramak mümkün. Aynı şekilde bu çağdaş düşünürün diğer iki cümlesini de konumuz boyunca aklımızın iki köşesinde tutabilmemizde yarar var: ‘’Kuşkusuz sevmek en uzak olanak‘’ ve '’İmkânsızlıktan başka hiçbir imkânımız yoktur‘’.


Genel geçer estetik tanımı, güzellik ve güzelliğin insan duyumundaki etkileşimini irdeleyen düşünsel edimdir. Oysa eğretilemelerden ( mecazdan ) soyunmuş bir şiirin hiç’e yaklaştığını savlarsak; şiir estetiği içinde, kötülüksüz bir iyiliğin ya da çirkinliksiz bir güzelliğin yer edinemeyeceğini de kabullenmiş oluruz.

Tüm bunu mihenk noktası olarak alalım: ‘’İnsansız şiir, şiirsiz insan olmaz‘’ önermesini büyütmek olsun ereğimiz. Ama ‘’insan’’ derken ‘’sahici insan’’dan söz açtığımızı da unutmayalım; gelişimini tamamlamış, çağıyla eşitlenmiş insan… tüm çıplaklığıyla, sapkınlıkları ve ortalamaya yakınlığıyla, hastalık ve sağlığıyla insan. Melek olamayacak kadar ‘’dünyalı‘’ insan.

Bilindiği üzere Van Gogh resim sanatının dışlanamaz bir uğraşçısıdır. En dindarımızdan en tanrıtanımazına kadar hepimiz onun dünyayı sapsarı algılayışını onaylamışızdır, estetik bağlamımızda. Oysa ressamımız tüm bu yaratıcı ‘’sararmış‘’ eğilimini, talihsiz kalp hastalığını otarmak için kullandığı bitkinin bedenini ağılamasına muhtaçtır. Bu sapkın hali, ‘’insanlık hali‘’ olarak ele almakta zorlanmayız. Konu sevisellik ( erotizm ) olunca aynı geniş açıyı bulmakta zorlanır perspektifimiz. Evet, dinsel ve geleneksel tabular öylesine kavrar ki bir yanımızı, kimilerince düz-cinsellik kadar ‘’normal‘’ kabul gören eşcinselliğe de aynı tahammülsüz yaklaşımı gösterebiliriz.

İktidara yerleşik ahlak, katı sınırlarıyla donatır kendini. Bu eğilimi aşmak üç okyanusu yüzerek geçmekten daha zorludur kimi zaman. Sanatsal edimleri değerlendiren insan, böylesi ikilemlerle tıkanır kalır. Gitgide estetik dışı hiçbir donanıma gereksinimi olmayan sanat eleştirisi; salt toplumbilimsel, salt ruhbilimsel ya da salt teolojik kavrayışların çelmesine takılır kalır. Elbette beğenilerimizin manifestosunu çıkarırken; dinsellik, gelenek, ailesel-toplumsal bütün, eğitsel birikimlerimiz birlikte hareket edecektir. Ama bu sentezin içinde, beğeni manifestosunu dizen sanatçı ya da sanatsever, beğeninin öznelliğini de biriktirmek yükümlülüğündedir. Bu yanaşma biçimi; ben diyeyim hoşgörüyü, siz deyin geniş açılı estetik perspektifini yanında getirir. Öznellik asla nesnelliğin sonu değil, destekçisidir artık. Ancak şimdi, tek-tiplikten soyunuruz kendimizi, çoğaltabiliriz bireyselliğimizi. Ancak şimdi, sanat bilgisi ( etiği ) bilinçle donanmaya, serpilmeye başlar sanat bireylerinin.


*şiir ve erotizm konusunda notlar çıkarmaya başladığımda, 3 bölümlük bir yazı planlamıştım.. yukarıdaki yazı bu 3 notun ilkidir... devamını ne zaman tamamalrım meçhul.. çünkü bazı yeni okumalar gerektiriyor devamı..bakacağız..

notların ilki olan yukarıdaki yazı, mühür dergisinde görünecek..

__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan

Konu ogün kaymak tarafından (13-01-2009 Saat 19:36 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla