Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 01-04-2018, 12:26
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart





1 Nisan 1989 - Orhon Murat Arıburnu öldü
1 Nisan 1978 - İsmail Hakkı Baltacıoğlu öldü.
1 Nisan 1937 - Yılmaz Güney doğdu
1 Nisan 1918 - Şair Nigâr Hanım öldü
1 Nisan 1902 - Maria Poliduri doğdu



Orhan Murat ARIBURNU (1920 – 1989)


12 Aralık 1920'de Eskişehir'de doğdu. Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdi. Bir süre askeri okulda okudu. Hukuk Fakültesi, daha sonra da Edebiyat Fakültesi'nde öğrenim gördü. Öğrenimini yarım bırakarak sinemaya geçti. Senaryo yazarlığı, aktörlük ve rejisörlük yaptı. Türk Kuşu çalışmalarına katıldı, pilot ehliyeti aldı. Öğretmen yardımcılığı ve muhabirlik yaptı. 1945'te Şadan Kamil'in yönettiği "Gençlik Günahı" adlı filmle oyunculuğa başladı. İlk filmi "Yüzbaşı Tahsin"i 1950'de yönetti. Birinci Türk Film Festivali'nde "Kanlı Para" adlı filmiyle en başarılı rejisör ve senaryo yazarı ödülleri aldı. 1970-72 yılları arasında Türkiye Edebiyatçılar Birliği genel sekreterliği ve Türkiye Sanatçılar Birliği genel başkanlığı yaptı. Türkiye Yazarlar Sendikası'nın kurucu üyeleri arasında yer aldı. 1980'li yıllarda Almanya'da oyunlar sahneye koydu, tiyatro dersleri verdi ve şiir kitapları yayınladı. Yaşamının son yıllarını Almanya Berlin'de geçirdi. 11 Nisan 1989'da Berlin'de öldü.
İlk şiirleri 1936 yılından başlayarak yazdığı şiirler çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlandı. Şiirleri çeşitli yabancı dillere çevrildi. 1947'de İstanbul'da dünyanın ilk resimlendirilmiş şiir sergisini açtı. Yeni Şiir Akımı destekledi. Çoğu kısa olan şiirlerinde toplumsal aksaklıkları alaycı bir dille eleştirdi. dilsel ya da kurumsal tuhaflığı çarpıcı bir biçimde yansıttığı şiirleriyle ün kazandı. Anısına, Hüseyin Alemdar'ın şahsi girişimi ve gayreti ile şiir, kısa film ve film öyküsü gibi dallarda verilen Orhon Murat Arıburnu Ödülleri başlatıldı.
Yapıtları:
Şiir:
Kovan (1940)
Bu Yürek Sizin (1982)
Buruk Dünya (1985)

Önemli Filmleri:
Yüzbaşı Tahsin - 1950
Kanlı Para - 1953
Sürgün - 1953


İsmail Hakkı BALTACIOĞLU (1886-1978)

1886'da İstanbul'da doğdu. Vefa Lisesi'ni, İstanbul Daru’l-Funun’u Tıbbıye Bölümü'nü bitirdi.(İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi) Kısa bir süre Darülmuallimin'de öğretmenlik yaptıktan sonra Pedagoji Öğrenimi için Fransa'ya gönderildi. Dönüşünde İÜ ne Pedagoji Profesörü olarak atandı. Bu Fakulte'de Hocalık, Edebiyat Fakültesi Dekanlığı, sonra Maarif Müsteşarı ve Cumhuriyet Dönemi'nin ilk Rektörü olarak İstanbul Üniversitesi Rektörü oldu. Üniversite Reformu’nda kadro dışı bırakıldı. Daha sonra Güzel Sanatlar Akademisi, İlahiyat Fakultesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakultesi’nde Profesörlük yaptı. Afyon ve Kırşehir’den milletvekili seçildi. Türk Di1 Kurumu Terim Kolu başkanlığı görevinde bulundu. 1 Nisan 1978'de Ankara'da öldü.
Eğitim alanındaki atılgan tutumu ve çağdaş düşünce akımlarına açık görüşüyle tanınan Profesör İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu Sosyoloji ve Felsefe Ağırlıklı Yazılarını, çıkardığı Yeni Adam dergisi ile Çeşitli Gazete ve Dergiler'de yayımladı. Sosyoloji, Psikoloji, Felsefe, Sanat, Eğitim alanlarında 100 Civarında Eseri var. Milli Kaynaklar'dan kopmadan Batılılaşma'yı savundu. Ortaoyunu gibi geleneksel tiyatro türlerinden yararlanarak oyunlar yazdı, "Batak" adlı roman ile "Yalnızlar" adlı bir öykü kitabı yayımladı.


Yılmaz GÜNEY (1937-1984)

1 Nisan 1937'de Siverek'te doğdu. Gerçek adı Yılmaz Pütün'dür. Topraksız bir ailenin çocuğudur. 10 yaşında evden kaçarak Adana'daki akrabalarının yanına gitti. Bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere Ankara'ya gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçde bir yandan da hikayeler yazıyordu. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılandı ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkum oldu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı. 16 Mart 1972 tarihinde "anarşistlere yardım ve yataklık yaptığı" gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkum edildi. Yapılan yargılama sonucu 10 yıl ağır hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı. 1974'te cezaevinden çıktı ve aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık hakimini öldürmekten tutuklandı ve yargılandı, on dokuz yıl mahkum edildi. Senaryosunu Cezaevinde yazdığı Sürü ve Yol adlı filmler Zeki Ökten ve Şerif Gören tarafından çekildi. Bu dönem yazılarını ve öykülerini GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisinde yayımladı. Dergi kapatıldı ve yazıları nedeniyle dava acıldı ve yüz yıldan fazla süre hapsi istendi. 1981'de Isparta Yarıaçık Cezaevi'nden izinli olarak çıktı. Geri cezaevine dönmedi ve yurt dışına çıktı. Duvar filmini Fransa'da çekti. 1984'de Paris'te mide kanserinden öldü.
1 Nisan 1937'de Siverek'te doğdu. Gerçek adı Yılmaz Pütün'dür. Topraksız bir ailenin çocuğudur. 10 yaşında evden kaçarak Adana'daki akrabalarının yanına gitti. Bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere Ankara'ya gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçde bir yandan da hikayeler yazıyordu. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılandı ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkum oldu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı. 16 Mart 1972 tarihinde "anarşistlere yardım ve yataklık yaptığı" gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkum edildi. Yapılan yargılama sonucu 10 yıl ağır hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı. 1974'te cezaevinden çıktı ve aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık hakimini öldürmekten tutuklandı ve yargılandı, on dokuz yıl mahkum edildi. Senaryosunu Cezaevinde yazdığı Sürü ve Yol adlı filmler Zeki Ökten ve Şerif Gören tarafından çekildi. Bu dönem yazılarını ve öykülerini GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisinde yayımladı. Dergi kapatıldı ve yazıları nedeniyle dava acıldı ve yüz yıldan fazla süre hapsi istendi. 1981'de Isparta Yarıaçık Cezaevi'nden izinli olarak çıktı. Geri cezaevine dönmedi ve yurt dışına çıktı. Duvar filmini Fransa'da çekti. 1984'de Paris'te mide kanserinden öldü.


Yapıtları:
Boynu Bükük Öldüler (1971)
Salpa (1975)
Sanık
Hücrem
Oğluma masallar

Önemli filmleri:
Duvar (1983)
Yol (1982)
Sürü (1978)(Senarist)
Arkadaş (1974)
Zavallılar (1974)
Baba (1973)
Ağıt (1971)
Umutsuzlar (1971)
Acı (1971)
Vurguncular (1971)

Ödülleri:
1972 Orhan Kemal Roman Armağanı / Boynu Bükük Öldüler ile
1967 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, Hudutların Kanunu
1970 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, Bir Çirkin Adam
1970 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi 1. Film Ödülü, Bir Çirkin Adam
1971 Adana Altın Koza Film Festivali, En İyi 3. Film Ödülü, Ağıt
1971 Adana Altın Koza Film Festivali, En İyi Yönetmen Ödülü, Umutsuzlar
1971 Adana Altın Koza Film Festivali, En İyi Senaryo Ödülü, Umutsuzlar
1971 Adana Altın Koza Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, Umutsuzlar
1975 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi 2. Film Ödülü, Arkadaş
1975 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi 3. Film Ödülü, Zavallılar
1975 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Senaryo Ödülü, Endişe
1982 Cannes Film Festivali, Altın Palmiye Ödülü, Yol




Nigâr HANIM (1856-1918)


1856'da İstanbulda doğdu. Babası Macar asıllıdır. Öğrenimini Kadıköy Fransız okulunda yaptı. Özel olarak Türkçe, Arapca ve Farsca dersleri aldı. Çok iyi piyano çaldığı, sekiz dili konuştuğu ve şiire küçük yaşta başladığı biliniyor. Fransızca'yı ve Fransız edebiyatını çok iyi öğrendi. 14 yaşında talihsiz bir evlilik yaptı. Mutsuz geçen birkaç yıldan sonra ayrıldı ve edebiyata ağırlık verdi. Döneminde kadının sosyal hayattaki yerinin değişmesi gerektiği görüşüne öncülük etti. Giyim-kuşamı, konuşması, davranışlarıyla kendini topluma kabul ettirdi. Zamanının en seçkin isimlerinden biri oldu. Her salı evinde dönemin ünlü isimleri toplanır, edebiyat ve şiir sohbetleri yapılırdı. 2. Abdülhamid tarafından Şefkat Nişanı ile ödüllendirildi. Yaşamının son dönemleri derin bir yalnızlık, umutsuzluk ve keder içinde geçti. Geçirdiği tifüs hastalığından kurtulamadı ve 1 Nisan 1918'de İstanbul'da öldü.
Tanzimat ve Servet-i Fünun arasında kalan bir dönemde yaşayan şair, İlk şiirlerini Hanımlara Mahsus Gazete, Nilüfer ve Mütalaa gazetelerinde yayımlandı. Üryan Kalp takma adıyla Servet-i Fünun dergisinde şiirler yazdı. Dönemi kadınlarına yazma ve yayımlama cesareti verdi, erkek yazarlar üzerinde de önemli etki yaptı. Fransız romantizminin etkisinde kaldı. İç dünyasını, mutsuzluklarını, acılarını, yaşadığı çevrenin etkilerini ince bir lirizmle işlediği, çağına göre yalın bir dille yazılmış şiirlerinde, Abdulhak Hâmid, Teyfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in izleri görülür. Günlük şeklindeki anıları vasiyeti üzerine ölümünden elli yıl sonra oğlu tarafından "Nigar Binti Osman: Hayatımın Hikayesi" adıyla yayımlandı.

Başlıca Yapıtları:
Efsûs (Şiir, 2 cilt)
Niran (Şiir)
Aks-i Seda (Şiir)
Safahât-i Kalp (Aşk mektüpları)
Elhanı Vatan (Düz yazılar)
Girive (Oyun)




Maria POLIDURI (1902-1930)

1 Nisan 1902'da Yunanistan'ın Calamata kentinde doğdu. 28 yaşında 1930'da Atina'da intihar etti.

(1902-1930)1 Nisan 1902'da Yunanistan'ın Calamata kentinde doğdu. 28 yaşında 1930'da Atina'da intihar etti.






Sayfayı hazırlayan: Gülay Göyce

__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla