Tekil Mesaj gösterimi
  #4  
Alt 03-08-2012, 10:41
metin akdeniz metin akdeniz isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: May 2010
Mesajlar: 4
Standart Ece; en iyi yardımcı kadın oyuncu

(Unutma fabrikasının bacasından
sıkıcı bir dürüstlük tüter
Şiir ondan sonra oluşur)


Düşünce enkazlarının ortasından geçiyoruz
Korku ve Ece’yle beraber.

Dudaklardan kovulmuş bütün söz ustalarının ortak ölüsü sırtımızda.
Ece’de var.

Geldiğimizi haber veriyor kısa boylu bir su
Çeşmesinden sadıkça akan güzel sanat.

İçinde ömür yakılan insansız evler
ve tren mezarları ne kadar yakınmış dünyaya
Yüzüksüz de evlenilebilirmiş oysa.

Kiremitleri dökülmüş hayatın tepesinden bakan tanrı
Konuşmayı sevmiyor artık vahiy yoluyla. Bunu belli ediyor.



Arkasını dönüyor yüzünün yarısıyla bir grup şair
Diğer yarısını uyumak için yumuyor
Sağırlığın kalabalık dibinde, dip yosun kaynıyor.
Kaostan yükselen edebiyat, kelime oyunları
ve şehrin bağırsaklarındaki gerçek
Onlara hiç değmeden gelip yüzüme çarpıyor
ve sana üşüdüğümde ateş yoktu. Ece var.


Öfkemin yarısıyla “hiçbir yere gitmek” alıyorum
Gezegenin kalp satış merkezinden.
Öbür yarısıyla çocukluğuma bükülmüş şehir fırlatıyorum
Şehir sökülüyor hastalığından.
Kimliğim ve dilimdeki ikrar yüzündense eğer her şey
Şakağımda biriken ağrının ironiyle ilişkisini bütün kuş kemikleri biliyordu
Ama dışarıda bali çekiyordu ortak yalnızlığımız
ve ben kalbimi ödüyordum elimdeki son bitişi tamir etmek için
Örümceklerin atasözünde buluyorum sorusundan dayak yemiş cevabı;

“Yalnızlık ölülerin uykusudur, örülebilen bir şey”

Yeter! Otur yerine diyor kendi kıyısında parçalanmış dalgaların yargıcı
Otur geri dönemeyenlerin sandalyesine
ve sallanışını izle renklerin açlığından zayıflamış ağacı
Kendimi atıp şiir çıkartıyorum düşülebilecek uygun çukurlardan
Öyle yaşıyorum uzun zamandır, bunu Ece biliyor
İsteksiz yanan ışığın altında göbek deliklerindeki poetik kuyularıyla bir grup şair
Sözcüklerini sabunlayıp otuzbir çekerken çirkin bir sanatla
Farkında olmadan birer alıntı olduklarının
Ki alıntı olmak mülkiyetçiliği savunan toplumlarla ilgili bir boşalma hali
Bir grup şair birbirini taklit ediyor ağzının yarısıyla
Diğer yarısıyla çamur emiyor jelatin yüzyılın kâğıt memesinden
Avuçlarıma yaktığım anlam göğsümü eskitiyor, Ece o yüzden bana az sarılıyor.




Aşkı paradan soran kartonpiyer kadınların gürültüsünden geçiyorum
Mezarsız oğlunu devletten soran kadınların üzüntüsünden geçiyorum
Ece’yle beraber.
Ece beni anlıyor.


Toza yazıyorum çok yetenekli bir bağırmayı
Şiir Ece’ye rüzgâr gibi yakışıyor
Çünkü şiir Ece’nin saçlarına iyi geliyor.

Bir grup şair sanıyor ki şarabı külle karıştırınca aşk olur
Ve memelerinden dolayı şiir yazılan
Son sevilme tarihleri geçmiş insanların yarasından geçiyorum
Hep bir ağızdan günde üç kez öksürüyorlar
“seni nasıl unutur insan” diye bir cümlenin kıçında
Nerden baksan ikibin yıllık bir yalan.

Günde üç kez ağrı kesici alıyor dünya
Sevgisizlikten, Filistin’den ve Afrika’dan.

Oysa yeni bir söz kaynağı peşindeyim arınmak için
Üstümü arasalar sıkıcı bir konu başlığı çıkacak cebimden;

“Cehennemi araştırıyorum ruh tarlasında”

Bu son söylediğim sözden Ece bile korkuyor
Korkunun Ece’ye faydası yok diyorum, beni fotoğrafımdan öpüyor.



Ece’yle ben bilinç akışındayız imla hatalarından dolayı
Şimdilik sadece sevişip iç denizlerimize kıyı arıyoruz
Bir sokak yukarısındayız aşkın
ve kuşların durağında bekliyoruz iyi anlaşılamamış bütün sözleri
Bize ait olmayan acıları üstleniyoruz harfleri içerden çizen yolcuların ruhuyla
Ellerine gökyüzü tutuşturulup umudu onaran çocukların arasından geçiyoruz
Ekmek arası çölleriyle kum savuruyorlar karanlık atların koşucularına
Biz de ordayız, Ece’yle ben
Bir grup şair yüksek sesle arkasını dönüyor yüreklerinin yarısıyla
Öbür yarısıyla bir soruya densizlik ediyorlar;


Denizler ne işe yarar yüzmekten başka?





Metin Akdeniz
15 Ekim 2011
Alıntı ile Cevapla