Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir Sayfam (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=33)
-   -   ONİKİYE BEŞ KALA/Naim ÖZDAMAR ŞİİRLERİ (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=2106)

naimbey 13-10-2008 14:51

Sevgiye İltifat<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Kutsal bir ava çıktım; tuzak kurdum sevgiye,
Mutluluk yakaladım yârin gözbebeğinde.
Dallarıma bir Güzel melek konacak diye,
Kurumadı fidanım, ömrün son çeyreğinde
* * *
Sevgim beyaz bir bulut uçar beriden ufka,
Dalgasız denizlerde çimen yeşili taka,
Çocuksu oyunlarda, gökkuşağına şaka,
Tatlıcak bir ürperti serçenin yüreğinde.
* * *
Zamanın eskitmesi sevdalar yorgunluğu,
Fırtınalar sonrası gönüller durgunluğu,
Buseyle onarılan yüreğin kırgınlığı,
Vefanın affedişi bir yolun döneğinde.
* * *

İşleme mendilini gece boyu koklamak,
Kaçamak bir bakışa kıyı köşe beklemek,
Yaşanan o anıyı sonsuza dek saklamak,
Bir acemi öpüşü ilk yârin belleğinde.



Naim Özdamar

6 Ekim 2008
<?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /></v:stroke></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:ulas></v:path><o:lock aspectratio="t" v:ext="edit"></o:lock></v:shape><a href="http://www.siirkolik.com/img/etiket13.gif" target="_blank"></v:></v:shape>
<a href="http://www.siirkolik.com/fotolar/80/2284_4302436.jpg" target="_blank"></v:></v:shape>

naimbey 13-10-2008 15:53

<DIV =siirtitle>
<H1>Sarı Kız</H1>

Bir tatlı rüzgâr gibi esemedin peşimden,
Duman olup kalbime ağamadın sarı kız.
Güz bulutları gibi doluştuğun başımdan,
Gönül iklimimize yağamadın, sarı kız.

Yas mı tutar, bürünmüş kara dağlar dumana?
Hasreti hangi savran yükleyecek kervana,
Gönül bu yükü çekmez, sarmalıydın zamana,
Hasretimin dengini yığamadın sarı kız.

Gönül konağımızdan gelip de geçer oldun,
Saplandın yüreğime, paslı bir hançer oldun,
Sevgime isyan eder, cana kast eder oldun,
Uysal yâr gibi başın eğemedin sarı kız.

Vefasız desem değil, sen gönlümün ehlisin,
Sevgi fidanlığımın gonca kıvam gülüsün,
En yüksek yaylalarda çolpanların elisin,
Kalbimizden hasreti sağamadın sarı kız.

Tomurcuktu sevdamız, açılamadan soldu,
Yaşanmış o anılar, çok gerilerde kaldı,
Daha yolun başında, aşkın vadesi doldu,
Şafakta belirmedin, doğamadın sarı kız.



Naim Özdamar


ogün kaymak 13-10-2008 17:32

Al***305;nt***305;:

naimbey
Merhaba Ogün Bey;
Maalesef kitaplar bana ulaşmadı.Ulaşsaydı.Gereken tarafımdan yapılacaktı.Saygılarımla. Naim Özdamar

saygıdeğer naimbey
kargodan geri iade olduğu için ptt ile yolladım kitaplarınızı...ama maalesef ptt bütün güvenilirliğini yitirdi..sanırım soruşturmanız gerekli lokal ptt bürosundan..istanbulda yaşayan bir dostuma yolladığım ptt gönderisi tam 40 günden ulaştı zira..sizin de başınıza gelen şey benzeri olabilir..

saygılar
sevgiler

naimbey 14-10-2008 11:55

YOK
Serap gibi gölgesi çöllerinde kaybolmuş,
Sevda yüküme ümit olacak kervanım yok.
İnsafsız dalgaların kaderine terk olmuş,
Dümensiz bir tekneyim; dalgasız limanım yok.
* * *
Bir küçük fidancıktım soğuk, kara toprakta,
Çekirdekten patladım bir tatlıca sıcakta,
Büyümekti muradım, bu zümrütten kucakta,
Yaprağıma ışıklar süzecek ormanım yok.
* * *
Varlığım hayal gibi, ne ölü, ne diriyim,
Hem fettan hem de asi, güzelin esiriyim,
Ellerimde bilekçe, parmaklıktan geriyim,
Kapısı özgürlüğe açılmış zindanım yok.
* * *
İbretlik bir sözüm ben, nidalarım duyulmaz,
En güzel besteyim ben, yar dilinden yayılmaz,
En tatlı şarkıyım ben, dinlemeye doyulmaz,
Nihavent taksimlere eşlikte kemanım yok.
* * *
Ne ölmekten korkum var, ne de soğuk mezardan,
Geri adımım olmaz bu cehennemî nârdan,
Bundan böyle tasamız ayrı düşmektir yardan,
Bir ömrün son deminde nazlanır zamanım yok.
Naim ÖZDAMAR
14.10.2008

naimbey 15-10-2008 14:24

Hasretin<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
İçimdeki fırtına, çatlayan gökyüzüsün;
İzahı mümkün değil, öykün nasıl yazılır?
Yokluğunla gecemde karanlığın gözüsün,
Korkarım bu rüyanın büyüsü de bozulur.
* * *
Tuzağa düşmüş ruhum, akla atılmış pusu,
Sensiz kurulan hayal çekilmiyor doğrusu,
Geçmiyor boğazımdan ne bir lokma ne de su,
Ayrılık, ta burama boncuk boncuk dizilir.
* * *
Hasret bu acımasız, sevenlerden zoru var,
Her gönülde bir güzel, özlenecek biri var,
Nedensiz ayrılığa sorulacak soru var.
Sen yoksun, takatim yok, diz bağlarım çözülür.
* * *
Gelişini kıskanır leylağa doymuş bahar,
Solunan her nefeste sanki senin kokun var,
Fidan sana canlanır, kelebek sana uçar,
Güzel omuzlarına bir güvercin süzülür.
* * *
Duam bu, gerçek olsun her ne ise muradın,
Sen uslanmaz gönlümün bitmez şarkısı kadın,
Unutulmaz ne şanın, ne sevda yüklü adın,
Yüreğimin en derin köşesine kazılır.

Naim Özdamar
<?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /></v:stroke></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:ulas></v:path><o:lock aspectratio="t" v:ext="edit"></o:lock></v:shape><a href="http://www.siirkolik.com/fotolar/80/2284_4302436.jpg" target="_blank"></v:></v:shape> 15 Ekim 2008

naimbey 16-10-2008 12:44

Fettan Güzel
Ömür dediğimiz şey, sevdanın oyuncağı,
Ben dağ başı çocuğu, sen ışıyan şehirsin.
Nerde baş yaslayacak sıcacık yar kucağı,
Kurak yüreğimize akamayan nehirsin.
* * *
Sana erişmez tadı, ne balın ne şekerin,
Sana rakip bulunmaz, yoktur eşin, benzerin,
Burada cennettesin, orda cehennem yerin
Kim bilir öte yanı; burda yanmaz demirsin.
* * *
Aklı başından gitmiş, canlar çevrende harman,
Şimdi nerede, nasıl, hangi aşığın kurban,
Ezberlenip okunan yüz bin beyitlik destan
Yıllarca okunup da bıkılmayan şiirsin.
* * *
Bende vazgeçmez gönül, sende kırılmaz inat,
Bir güzelin peşinde geldi geçti bu hayat,
Hem nazın, hem niyazın başımıza musallat
Yazılmış kaderimsin, hükmedilmiş emirsin.
* * *
Kollar sana uzanır, bakışlar sana varır,
Günahsız sevdalılar ümitsizce yakarır,
İki sözün adamı doğru yoldan çıkarır,
Aklımı baştan alan, en şeytani fikirsin.
* * *
Sana düştüm düşeli, belaları buldukça,
Gece düşümde, gündüz hayalimde kaldıkça,
Bu güzellik, bu işve, sende de var oldukça,
Adamı dinden eden öylesine kâfirsin.
<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">Naim özdamar

naimbey 18-10-2008 17:16

Güzelliğin-2
Gönlümün bahçesinde çiçek çiçek açışan,
Taze baharlar gibi gelişinle güzelsin.
Gün gelir güz olursun, yaprak yaprak uçuşan,
Kutsal sarışınlığa soluşunla güzelsin.

Gökkuşağına yedi rengi veren gözün var,
Bakışlarına mahkûm yüreklerde gezin var
Pembesinden alına, bahçelerde izin var,
Açılan güller gibi gülüşünle güzelsin.

Kayan yıldızlar gibi ufuklarımdan aktın,
Gönüllerde ümidi, yürekte iz bıraktın,
On dördünde ay gibi birden karşıma çıktın,
Ansızın hikâyeme dalışınla güzelsin.

Derin bahar esriği olurken arzularım,
Tutsakmış gibi sana ram olur duygularım,
Delindi gündüz düşüm, her gece uykularım,
Baştan çıkmış aklımı çelişinle güzelsin.

Sen yazdın ruhuma bu yazıyı silemezsin,
Talan ettin dünyamı başka şey çalamazsın,
Geldin geleli neye uğradım bilemezsin,
Benliğimi de benden alışınla güzelsin.

Gelişinle dünyamız aydınlandı gün be gün,
Semtimi ve gönlümü terk edip gitti hüzün,
Güzel varlığın bize, hiç bitmeyecek düğün,
Gelişin cana değdi, kalışınla güzelsin.<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">Naim ÖZDAMAR

naimbey 24-10-2008 11:26

Göç<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><O:P></O:P>
Hilal kaşına bakıp tablolar resmolundu,
Gözlerinden şiirler döküldü mısra mısra,
Hasret girince araya, hazan olup solundu,
Göçmen kuş şimdi gönül,öksüz kaldık bu sıra.

<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break"><O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /></V:STROKE></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:ULAS></V:PATH><O:LOCK aspectratio="t" v:ext="edit"></O:LOCK></V:SHAPE><a href="http://www.siirkolik.com/fotolar/80/2284_4302436.jpg" target="_blank"></V:></V:SHAPE> Naim ÖZDAMAR/ 27 Ekim 2008<O:P></O:P>
<O:P></O:P></A>Edited by: naimbey

naimbey 29-10-2008 13:03

Yakınma<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

Sönmüş ateşlerden arda kalan,
Küllenmiş korum ben.
Nefessiz ocaklarda,
Buz yangınları yaşıyorum,
Donuyorum ben.
Bir tatlı lodos esmedi ikliminizden;
Gönlümce tütemedim.

Mutluluk yağmuru yağdı saçlarına,
Kestane rengi ışıklar gibi.
Takıldım kaldım perçem uçlarına,
Yıllarca süründüm hayalinin peşinde
Yollarında bitemedim.

Hangi kutlu dağın nurudur,
Gözlerinizdeki?
Nazarlınız, füsunkârınız oldum.
Siz gelmeseydiniz nağmeler çınlamazdı,
Yıldızları sönük gök kubbemde.
Melekler anlamazdı,
Güz şafaklarına çalan güzelliğinizi.
Şarkıları terk etmeyin,
Sedanızı güftelere katamadım.


Nereden ve nasıl girdiyseniz,
Bir tatlı hayal gibi,
Hikâyeme, tuvalime, şiirlerime;
Gülmektesiniz,
Sevda suskunlukları çekmeden.
Ben kapanındayım kıskançlıkların,
Bir tatlı uykuya yatamadım.



Sen devletsin,
Yurt bellenecek köşesin, bucaksın.
Sana en muhteşem saltanatı vaat ettim;
Başına bir otağ çatamadım.



Tutasım geldi nazik ellerinden,
Uzaksın,
Uzaksın Ülker yıldızı kadar.
Ellerini tutamadım.

Naim ÖZDAMAR
9 Ağustos 2008


naimbey 30-10-2008 12:20

O Gece<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

Kalp atışını duydu, bütün gece kollarım;
Saçlarının gölgesi omuz başıma düştü,
Bir yudum su istedim sönsün diye dillerim,
Boğazımdan aşağı bütün mahzenler taştı.

* * * * *
Bir tatlı hengâmede nasıl göz göze geldik?
Neler oldu o anda, hangi duyguyla dolduk?
Ömrümüzü bir anda iki öyküye böldük;
Dertsiz, asi başıma bu tatlı aşk dolaştı.
* * * * *

Nereden, nasıl geldik bu muhteşem geceye,
Binlerce aşk sözcüğü sığdı birkaç heceye,
İlan-ı aşk boşuna, ne gerek dibaceye,
Sevgiye aç gönlümüz bu gecemize koştu.

* * * * *
Pembe, beyaz dünyaya mavi yelkenler açtık,
Bütün mutlu anları yudumlayıp da içtik,
En güzel besteleri hep kendimize seçtik,
En ahenkli şarkılar gecemiz için coştu.
* * * * *
Pervaneler misali ateşinde eridim;
En mahrem hücrene fütursuzca yürüdüm
Aşka susamış teni tenine bürüdüm,
Dileğim, arzularım yıldızlara ulaştı.

Naim ÖZDAMAR
19.09.2008


şu Anki Saat: 22:41

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum