Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir Sayfam (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=33)
-   -   ONİKİYE BEŞ KALA/Naim ÖZDAMAR ŞİİRLERİ (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=2106)

ogün kaymak 28-06-2008 15:33

Dudakların sır vermez, ama gözlerin selek,

bu arada bu dizede (gözlerin selek) bölümünde hafif bir imgeye yaslanış seziyorum naim bey.. yanılıyor muyum yoksa? dil bilimci olarak uyarın beni hatam varsa..Edited by: ogün k

ogün kaymak 28-06-2008 15:35

bunlar içerisinde bestelenmiş var mı hiç naim bey?
hepsi ayrı güzellikte şarkı sözlerinizin..tebrikler

naimbey 05-07-2008 18:36

Evet sevgili Ogün Bey,
İmgeye yaslanışımız aşikar..Zaman zaman başka unsur ve nesneler için kullanılabilecek sıfatlara,şiir içinde başka görevler yükleyerek,daha az söz ile daha çok şeyi anlatmayı amaçlamaktayım.Ayrıca her okuyanın kendine göre bir anlam da çıkarmasını hedeflemekteyim.Selek,sıfatı fiil veya imsi gibi algılanabileceği gibi,anlam bakımından da"cömert,işveli,şuh,sürekli,davetkar" gibi anlamlara da çekilebilsin istedim.

naimbey 05-07-2008 18:47

Ogün bey;
Bendeniz bir Türk Halk ve Sanat müziği tutkunudur.Farkettiğiniz gibi şiirlerim -öyle bir niyetim olmamasına rağmen-şarkı sözü izlenimi vermekte.Batı Trakya'da görev yaptığımız yıllarda her iki müziğin ,balkan yerelindeki melankolik özellikleri,zaman zamanşiirimizi de etkilemekte.
Ben Aydın'ın Buharkent gibi küçük bir kasabasında yaşamaktayım ve çevremizde beste ve bestecilik gibi hiçbir sanat faaliyeti yer almamakta.
Ayrıca 1978-1984 yılları arasında,devrin en önde gelen dil bilimcilerin elindeyetişmemizerağmen,-ihtihzanız şaka kabul edilmiştir-bana dil bilimci denemez.O mertebeye çıkabilmek için Türkoloji koridorlarında en az bir çeyrek asır tüketmek gerekir.
Saygılarımla.
Naim özdamar
NOT:Meslektaşınız olan,oğlum Yusuf Kürşad Özdamar ,Ekim ayında şehrinize askerliğini tıp doktoru olarak yapmaya gelecektir.Tanışacağınızı umarım.Ancak kendisi Tıp Fakültesi tıp şubeleri bölümü mezunudur.Edebiyat şubesinden değil.

ogün kaymak 06-07-2008 13:02

Al***305;nt***305;:

naimbey
Ogün bey;
Bendeniz bir Türk Halk ve Sanat müziği tutkunudur.Farkettiğiniz gibi şiirlerim -öyle bir niyetim olmamasına rağmen-şarkı sözü izlenimi vermekte.Batı Trakya'da görev yaptığımız yıllarda her iki müziğin ,balkan yerelindeki melankolik özellikleri,zaman zamanşiirimizi de etkilemekte.
Ben Aydın'ın Buharkent gibi küçük bir kasabasında yaşamaktayım ve çevremizde beste ve bestecilik gibi hiçbir sanat faaliyeti yer almamakta.
Ayrıca 1978-1984 yılları arasında,devrin en önde gelen dil bilimcilerin elindeyetişmemizerağmen,-ihtihzanız şaka kabul edilmiştir-bana dil bilimci denemez.O mertebeye çıkabilmek için Türkoloji koridorlarında en az bir çeyrek asır tüketmek gerekir.
Saygılarımla.
Naim özdamar
NOT:Meslektaşınız olan,oğlum Yusuf Kürşad Özdamar ,Ekim ayında şehrinize askerliğini tıp doktoru olarak yapmaya gelecektir.Tanışacağınızı umarım.Ancak kendisi Tıp Fakültesi tıp şubeleri bölümü mezunudur.Edebiyat şubesinden değil.

başımızın üzerine her misafir..bekleriz genç meslektaşımızı, soframıza, bahçemize.. kapımızı çalana aş da buluruz, muhabbet de..

vatanımızın benim gibi boş işlerle uğraşmayan parlak hekimlere de ihtiyacı var...ama edebiyat insanı inceltir, kütükten bir hekim bile olsa inceltir, epeyce...

hafif yollu övünmek gibi olacak ama İ.Ü İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun olmak benim için bir gurur kaynağıdır.. Bu gururun arkasında o dönem ÖSS sınavı başarı listesindeilk yüze girmem veya kalburüstü hocalara çıraklık yapmak imkanına sahip olmam yatmıyor.. Bu onurun arkasında yatan tek şey; İstanbul'da ünversite okumanın, aynı anda 2-3 ünversiteyi bitirmiş bir donanım sağlaması gençlere.. sokakları da birer ünversite ebadındadır o şehrin..biz de faydalanabildiğimiz kadar, beynimizin ve algılama yeteneğimizin yettiği kadar - siz alay etseniz de, bu böyle - faydalandık şansımızdan..

tıp fakültesinden mezun olmadan (1987) önce de (yani 1984 den beri şiir çalışırım), şiirin mektebi olmadığı gibi aslına bakarsanız şarkı sözü yazarlığının da mektebi yoktur.. şairlere de saygı duyarım, sizin gibi şarkı sözü yazarlarına da.. ama her ırmak kendi yatağında akar...

bu satırları; açtığınız başlığı Naim Özdamar ŞİİRLERİ değil de, doğrusuyla..yani: Naim Özdamar ŞARKI SÖZLERİ olarak açsaydınız zaten sarf etmezdim..

aydın'da olmak, orada burada olmak mazeret değil.. bakın ne güzel internetin nimetlerinden yararlanıyorsunuz... bırakın bu taşra umutsuzluğunu canım.. nasıl ki bu cânım şarkı sözlerini bizimle paylaşıyorsunuz, internette iz süren onlarca bestekârla da paylaşabilir, değerine ulaştırabilirsiniz..üstelik şiire telif ödemekten sakınan kültür dünyamız, şarkı sözlerine oluk oluk telif ödemeye de pek meraklıdır.. belki bu kâr, sizi mutlu bile eder..

en derin saygılarımla, eserlerinizde başarılar dilerim..

ogün kaymak (kütüğünün inceltilmişliği tasdiklihekimlerimizden)


naimbey 09-07-2008 17:35



Ogün bey;


Sizinle sohbet etmek büyük zevk.Ara sıra iğnelemeleriniz olsa da...
Mesleğinizi aşağılamaya hiç hakkınız olduğunu sanmıyorum.Tıp doktorları içinden pek çok,şair,bestekar,ebru sanatçısı,güfte yazarı yetişmiş durumda.
İnsan ve hayatı olmasa sanat olur muydu?
Bazı şiirlerinizi okudum.Öğretim hayatınızın başarılarının aynası sanki.En kıvrak zekaların ancak üretebileceği söz ve kelime oyunları ile bezenmiş şiirlerinizi çok beğendim.
Tamamen içten,kendinizle barışık olmanızı mısralara yansıtmanız ne güzel.Hergün yaşayıp da şiirlerimizde yer veremediğimiz en basit anları en güzel biçimde dile getirmek de ayrı bir ustalık.Her hangi bir gözlemi betimlerken ustaca bir manevra ile başka konuya geçmeniz-eğer kaba düşmesse-usta bir pahlivanın oyundan oyuna geçişine benziyor.Hemen her dizeniz ,hemen herkesin binlerce defa yaşayıp da anlatamadığı ruh hali ve gözlemleri içermekte.Sizi okumak bir zevk.
Tanpınar gibi olmasa da sizi eleştirebildim mi?
Bana gelince ,şarkı sözü yazma heves ve iddiasında değilim.Tarzım bu,üslubum böyle.
Merhum şair arkadaşım ,Dilaver Cebeci'nin başta "Türkiye'm ve Sultanım" şiirleri bestelenince O'nun kadar biz de mutlu olmuştuk.
Şiirlerimizin bestelenmesi,eğer -şarkı ve türkü formuna gidiyorsa- beni mutlu edecektir sanırım.Olmazsa hiç gam değil.

Edebiyata ortaokul yıllarında ,bir Türkçe öğretmenimiizn teşviği ile merak sardım.Amatörce bir şeyler yazmaya çalışıyorum.
Çocuklarıma şair olmaları için,-cumhuriyetin ilk yıllarında moda idi ya-hep ikişer ad koydum.Fakat onlar,doktor,bilgisayar mühendisi ve mobilyacı oldular.Artık edebiyata ilgiyi torunlarımızda bekleyeceğiz.

Sevgi ve saygılarımla.
Naim ÖZDAMAR

Edited by: naimbey

ogün kaymak 10-07-2008 09:20


övgü dolu sözleriniz yüreğimi titretti sevgili özdamar..her ne kadar konu başlığı ''ogün kaymak şiiri'' olmasa ve başlıklı alakasız bir yazı olsa da, inceliğinizesite editörlerinin hoşgörüsüne sığınarak''olabilecek bir kusur '' olarak not düşüyorum..
her konuda mütevazı olabilirim ama bu konuda sadece 'teşekkür ederim, haklısınız' demekle yetineceğim.. şiir, asla ''estgfrllh'' larla başlayan geri dönüşümleri haketmiyor çünkü..

gerçi sizin pehlivan oyunu dediğiniz ağır çekim figürlere, bizler ''şiirde doğaçlama'' adını veriyoruz..ki bu olanak kişinin müzik dinleme alışkanlıklarına yaslanır kimi eleştirmenlerce..

sevgili mehmet mümtaz tuzcu ustam da, veysel çolak ağabeyim de, şiirimde sizin pehlivan oyununa gönderdiğiniz ani dönüşleri 30 senedir dinlediğim müziğe (caz'a) eklemlemiştir.. büyük ölçüde de haklıdırlar..

ancak mesleğimi aşağılamak çıkarımınızı anlamakta hem zorluk çekiyor, hem hayret ediyorum.. sizin bir üst yazınızda 'benim evladım sizin gibi tıbbiyenin edebiyat şubesinden mezun olmadı... kendisi kıymetli bir hekimdir' ibareniz var..

benim buna cevabım da açık ve net.. mesleğimi 21 senedir severek yaptım, yapıyorum, sağlığım-gücüm-kuvvetim yettiğince, insanlara faydalı olduğunu düşündüğüm sürece de yapacağım..
edebiyat uğraşının insanları incelttiğinden dem vururken sözün orasına yapışan kütük im'i sizi yanlış bir algılamaya itmiş..
ben ne sizin evladınıza, ne başka bir türk hekimi meslektaşıma karşı kişisel bir söylem getirmedim, kütükle..
eleştirim ve ironik söylemim, insanların edebiyatı salt bir mesleki faaliyet olarak görmelerine idi.. çünkü sanat işçi, çiftçi,sanayici,doktor, hademe, diş hekimi, öğrenci, çocuk, anne, baba,taksi şoförüayrımı yapmaksızın bütün insanlığı kucaklayan bir eylemdir..

hayatın içinden çıkan bir sanat eylemi olarak düşünürsek şiiri.. mesleki konumu hayat ve ölümle perçinli bir hekimin şiir uğraşı içinde olması hem zor anlaşılır değildir..hem de yatsınmaz ..
ki kabalaşmış, nasırlanmış bir ''hastalık-sağlık-çalışmakoşulları'' üçgeninde, bir hekim edebiyata ve sanata tutunamıyorsa; ruhunu inceltmesi, tarihin bütün hekimlerine ait yarı-tanrısal meslek kibrini törpülemesi nasıl mümkün olabilir ki?

sizin şarkı sözleriniz konusuna gelince.. buraya yapıştırdığınız metinler gerçekten şarkı sözü formatında ve bu bir yergi değil bir saptamadır..
size de , diğer şarkı sözü yazalarına da saygım sonsuz.. derdim şarkı sözü ve şiirin aynı kefeye konmamasıdır.. ki geçmişte benle yapılmış söyleşilere ulaşır okursanız; bu derdimin sizinle başlamadığını, yıllar öncesinde de aynı sıkıntıyı dillendirdiğimi açıkça görürsünüz

şiir formatında metinler yazmıyorsunuz..diğer ürünlerinizi, varsa kitaplarınızı incelemiş değilim..bilgim buradakilerle sınırlı...ama buradakiler şiir formatında değil..arada sırada ''gözlerin selek'' gibi hoş kalkışmalarınızla şiirin olmazsa olmazına; ''imge''ye yönelseniz de .. metinleriniz, ses ve ritim ahengi taşıyan, kulağa hoş gelen, imgelem'i ve şiirin diğer yapısal olmazsa olmaz özelliklerini öteleyen ''şarkı sözü'' formatıdır..

bir önceki yazımda da yazdım keşke başlığı açarken doğrusunu yapıp Naim Özdamar Şarkıları diyebilseydiniz, açtığınız alanın adına..

sevgiler saygılarla..

ogün kaymak


hala anlaşılmayan varsa diye, kısa bir dipnot=

bir şarkı sözünün şarkı sözü payesi alması için illa bestelenmiş olması gerekmez.. bir şiir bestelendiğinde her nasıl ki şarkı sözü konumuna, kategorisineitilemezse..
bir şarkı sözü de bestelense de bestelenmese de şarkı sözü olarak kalır, kalacaktır..Edited by: ogün k

naimbey 11-07-2008 17:51

Sevgili Ogün Kaymak Dostum,<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Şu ana kadar yaptığımız edebi ,kısa sohbetlerin ardından birbirimize ***8220;dost***8221; diye hitap etmeye sanırım hakkımız var.Bence dilimizdeki en içten sözcüklerden birisi ve en candan yaklaşımın ifadesi.
Galiba meramımı ifade ederken sözcük ve cümleleri yerli yerinde seçmekte ,bazen titiz davranmıyorum.Bu da yanlış anlamalar neden oluyor.Sözlerimde herhangi bir art niyet aranmamasını özellikle rica edeceğim.Bu sohbetlerde amacım,yaşadığım beldede bulamadığım şiir ve edebiyat sohbetlerini ***8211;izniniz devam ederse-sizinle ve ŞİİR AKADEMİSİ ***8216;nde yer alan diğer şiir dostları ile sürdürmek.
Emekli olmama rağmen,zamanı az olan birisiyim.Şiirlerinizi tamamını inceledikten sonra ,aldığımız edebi terbiyenin sınırları içinde tarafsız eleştirilerde bulunmak isterim.Bu çalışmanın da edebi bir değere kavuşabilmesi için zaman,çalışma ve dikkat gerektiren bir konu olduğunu sanıyorum.Tabii ki izniniz olursa.
Saygılarımla.
Naim Özdamar

ogün kaymak 11-07-2008 19:47

elbette dostuz sevgili naim özdamar ve lebette karşılıklı fikir alışverişi için burada yer alıyoruz.. farklılıklarımızla varız ama amaç tek..

türkiye mozaiği içindeyiz, değişik renklerdeyiz,dostuz ve birbirimizi anlıyoruz, sanat ortak paydasında buluşabilmek ise herkese nasip olmayan apayrı bir güzellik..

yanlış anlaşılan bir şey yok aramızda.. bir özel mesaj yollayarak posta adresinizi belirtirseniz külliyatım 2-3 gün içinde size ulaşır.. gerekli değerlendirmeyi yaparsınız.. eleştirilmek için izin gerekmiyor benim düsturumda, ama madem ki istediniz izin..sonsuz izinler sizin olsun...

saygılarımla

ogün kaymak

naimbey 12-07-2008 00:37

Sevgili Ogün bey;
Anlayışınız ve inceliğinize sonsuz teşekkürler...
naim_ozdamar@mynet.com

kadın 12-07-2008 02:24



türkiye
mozaiği içindeyiz, değişik renklerdeyiz,dostuz ve birbirimizi
anlıyoruz, sanat ortak paydasında buluşabilmek ise herkese nasip
olmayan apayrı bir güzellik..

Külliyat deyince baya eski gibisiniz.Hani antika.Bu durumda antika;bilirsiniz ki sakınılan ancak sakınıldığı halde çöp batan bir durumu da içerir.
Ayrıca ben belki yalnızca sanat olarak alamadığımdan yaşamı üstte alıntıladığım cümlenize şiddetle karşı çıkıyorum.Çünkü yaklaşık uzunca bir süredir
"
</font>türkiye
mozaiği içindeyiz, değişik renklerdeyiz,dostuz ve birbirimizi
anlıyoruz, "
bu yaşadıklarım ile sözlerinizin anlamlarının çelişmesinin gerçek yaşamımda belirgin bir şekilde bana ifade edilmesi ile varılmış SONUÇTUR.

Sanki bize anlatılan hani atatürkün komünizm korkusu ile yüzünü batıya dönmek anlamlı.
yada Nazım'ı gölge gibi takip eden o arkasındaki şahsiyet gibi.
yada ab ye girmek istemeyen "ecevit"in bildiği anlatamadığı gibi mi.
görünmeyenin konuşmak isteği olabilir mi.Görünmüyorsa zaten konuşması mümkün değil.
Dolayısıyla ben de gittiğim her yerde o arkamdaki şahısla konuşuyor muşum gibi işim hiç rast gitmiyor.Hicaz konuşsam acaba diyorum,

</font>"</font>türkiye
mozaiği içindeyiz, değişik renklerdeyiz,dostuz ve birbirimizi
anlıyoruz, "

cümle anlamı yaşamıma yansır mı ki hani herşey rast gider,ben de hayallerime kavuşurum.
Başkasının benim hayallerime kavuşmasından iyidir.Gerçeklik içinde.
</font></font>
Buradan hiç bir şeyi beyenmediğim yargısı da çıkarılmamalı.
Bu gün bağdat caddesini dolaştım,kendimden ve geçmişimden bir şeyler bulabilmek adına geldiğimden beri ara ara bazı yerlere gidiyorum.
VE NE YAZIK Kİ HİSSETTİĞİM TEK ŞEY ;ETRAFIMDA Kİ KALABALIK.
VE NE KADAR YALNIZ BIRAKILDIĞIM,YALNIZ KALDIĞIM.YALNIZ KALMAYA AŞIRI BİR ÖZEN İLE ZORLANDIĞIM.
BİR ZAMANIN SLOGANI"BAŞKA DÜNYA YOK" "BAŞKA TÜRKİYE YOK" "TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN".
BAŞKA "BEN" VAR MI Kİ BUNCA ZEBİL BİR BAKIŞ AÇISI VAR,BANA KARŞI.
ARANAĞME İSTEMEYEN KENDİNİ DÖLLER. GÜLE GÜLE KIZIM,BAŞKA KAPIYA,DER KAPILARI AÇANLAR.

</font>
Edited by: kadın

naimbey 12-07-2008 23:33



SEN GELİNCE

Ilık bir güneş gibi doğarsın şafağıma,


Gonca gonca açarsın, senle bahar neşelenir.


Gelincikler açarken bayırıma bağıma,


Bulutlarda damlalar,dağda kar neşelenir.





Yel sana doğru eser,sana cıvıldar kuşlar,


Kalpler sana güpülder,sana efkarlı başlar,


Kurulan hayalsin sen ,senle süslenir düşler,


Semtime gelince sen,köy, kenar neşelenir.





Sen gelmeyince arı bal yapmaz,çiçek açmaz,


Çayır çimen gövermez,böcek kelebek uçmaz,


Akasya,söğüt küser; iğdeler koku saçmaz,


Konunca gölgesine sevdam,çınar neşelenir.





Sen yürürken peşinden,alem kökten sökülür;


Başından aşağıya ilkbaharlar dökülür;


Çağıldayan ırmaklar sana doğru bükülür;


Tenine can katacak bin pınar neşelenir.





En güzel ninnilerde annelerin sesisin;


Bir meltemin busesi,gülüşü,nefesisin.


En tatlı imbatların nihavent bestesisin.


Saçlarını dağıtan bu rüzgar neşelenir.





Ömre ömür katılır,tatlı demler gün olur,


Ayak basışın destan,iltican da şan olur;


Teşrifinle hüzünlü yüreğimiz şen olur,


Gelişinle gam gider,gayrı yar neşelenir.

Naim ÖZDAMAR

naimbey 15-08-2008 14:42

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">
BU AKŞAM

Boş verdim malı mülkü, borcun hepsi bir yana,<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Kralından bir sofra kuracağım bu akşam.<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bu kalay çekmelerim, dertlerimin soyuna,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Kadehi kadehlere vuracağım bu akşam.<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Halime hep gülerdi, şimdi çatlasın felek,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Aydınlık günler için umuda çarpan yürek,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Gamı da kasveti de boşaltıp kürek kürek.<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Maziye hesabını soracağım bu akşam.<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Neşeler, mutluluklar coşuversin kanımda,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">En neşeli sohbetler dillensin her anımda,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Sağ yanımda kemancı, klarnet sol yanımda,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Hüznümün defterini düreceğim bu akşam. <O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> <O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> Mutlu renkler ışıldar, pembesi de, beyaz da,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yaşama sevincimiz raks eder sözle, sazda,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bir kaç yudum rakıda, bir tek olgun kirazda,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> Mutluluğun izini süreceğim bu akşam.<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> <O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Hüzzam ile hicazlar şöyle kenarda dursun;<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Udî sazına, rasttan, uşşak perdeden vursun;<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Ruhumuzu neşenin ahenkli ipi sarsın;<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Sevinci dantel dantel öreceğim bu akşam.<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bilmem kaç saat sürer bu muhteşem yolculuk,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Öyle bir an olur ki sanki yüreğim kavruk,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Eski bir aşk aklıma gelince buruk buruk,<O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Efkar bastığı zaman duracağım bu akşam.



Naim ÖZDAMAR

15.8.2008<O:P></O:P>[/B]Edited by: naimbey

naimbey 31-08-2008 16:52

AKDENİZ***8217;E AŞK İLANI<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />


Bir tatlı rüzgâr eser,
Ayın battığı yerden.
Irgalanırım gelin havalarında.
Dalgalara çelme takar baş tarafım.
Şeytanlık gelir aklıma birden:
Şaka yaparım kayalara çarpar gibi,
Kayalar selam durur.
Ateşli dullar gibi,
Beni öpüp dört bir yanımı saran,,
Ay şavkıyla yıkanmış,
Yakamozlu dalgalara kayık olurum.

Bir gün batımı,
Kalkan Feneri***8217;nde
Bir rakı sofrasında,
Yaşanırken en güzel bir gün bitimi,
Ve limanın en mutena yerinde,
Akdeniz***8217;e bakıp bakıp gâh sarhoş gâh ayık olurum.
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> [/B]
Bir melanur, derinlerde bir mercan,
Ala berkeler gibi ürkek,
En nazlısından akya: can mı can,
Sürüsünce ıskarmoz, gök mü gök,
Ve Akdeniz***8217;de balık olurum.

Daha boşaltamadan şarap yükünü,
Ksanthos dilberlerinin dudaklarına.
Kaputaş açıklarında yan gelip yatmış,
Ve hala zeytinyağı kokan, kekik kokan,
Ve hala gökyüzünde uçan martılara bakan,
Bu türkuaz koyda batık olurum.

Ne serseri rüzgârlar esti başımda,
Ne çılgın lodosun gürlemesinden ürktüm;
Lakin şu yalnızlık binlerce yıldır canımı sıkan.
Mahrem yerleri tuz kokan, yosun kokan,
Kılıç Burnu***8217;nda,
Dalgalarla sevişen kayalık olurum.

Okyanuslar kadar geniş gönül yok bende;
Başkasulara türkü söylemez bu ağız,
Bir yürek dokuz denize pay olmaz;
Ve bu yüzden sadece ve yalnız,
Akdeniz***8217;e âşık olurum.

Naim ÖZDAMAR

naimbey 02-09-2008 14:19


FİTNAT HANIM-1


Omuz başını öper kumral saçları,<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Kurumuş leylak kokusunda,
Bayıltan hazlar gibi.

Arada yalanlar kaçar dudaklarından,
Geçmiş sevdalara dair.
Önüne düşer gözleri,
Gelinlik kızlar gibi.

Avuç içlerinde ter,
Apansız yanakları kızarır,
Olgun kirazlar gibi.

Dalına basınca ihanetler,
Bir öfke ile
Çiy damlaları uçuşur kirpiklerinde,
Bakışları İskeçe soğuğu,
Donduran ayazlar gibi.

Şeytan kıvrım kıvrım ,
Gülerken dudaklarında.
Öyle bir şeyler geçerken aklından,
Bir sıcak rüzgâr girer bedenine,
Bulutsuz yazlar gibi.

Eski zaman türküleri söyler bazen;
Söyler de
Dalar gider geçmişte bir sevdaya,
Ağırdan ağıra bir hüzün çöker.
Anılar, tül perdeler ardından
Serpilir,
Sararan güzler gibi.

Aklına düşer bir sabık sevgili,
Yaşından genç, teninden yağız.
Yüreğinde hafiften bir çırpınış,
Serçeler misali.
Sanki
Sanki hala O***8217;nu özler gibi.

Hala yüreğinin bir köşesi,
Derinden derine,
Dişlenmiş dudak acısı kıvamında,
Sızlar gibi.


Naim ÖZDAMAR
02.09.2008

naimbey 10-09-2008 23:20

Fitnat Hanım 2

Dillenmemiş davet bırakır,<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Yürürken kumral saçları.
Yalnız kaldığı zamanlarda,
En güzel besteleri şakır;
Şarkılarda Leyla gibi,
Ününden geçilmez.

Dilber diline pelesenk olur;
Salınışı.
Nice nazlı hanımlar dert bulur;
Ne bahtına bakılır,
Ne tahtına çıkılır,
Yanından geçilmez.


Dönülmez hanesinden yana,
Göz göze gelmeye yürek ister.
Süzülmez endamı çıkınca meydana;
Kafalar denk olmayınca,
Penceresinin önünden geçilmez.

Bırakın bağışladığı yılları,
Sade bir günü,
Bahşettiği bir anından geçilmez.


Naim ÖZDAMAR

naimbey 13-09-2008 21:32




<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#ff0000 cellPadding=0 width="95%">
<T>
<TR>
<TD vAlign=top>
<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#111111 cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%">
<T>
<TR>
<TD align=left width="100%">




Umut
Zamanın girdabında, düşüm deniz mavisi,
Kalbinden sökülmesin, hasretimin çivisi,
Umut bu ya canlanır, bir esmerin sevisi,
Yıl kısalır an olur, gün vurulmaz sayıya.


Gönül, göçmen bir turna, kalmaz soğuk kışlara,
Seven umut keser mi, dalar gider düşlere,
Yorgun dalgalar gibi gelir vurur taşlara,
Umudum rüzgârlanır, gezindiğin kıyıya.</TD></TR>
<TR>
<TD width="100%"></TD></TR>
<TR>
<TD align=left width="100%">
Naim Özdamar
</TD></TR>
<TR>
<TD width="100%"></TD></TR></T></TABLE></TD></TR></T></TABLE>

naimbey 17-09-2008 15:04

Fitnat Hanım***8211;3<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

Davullar yankılanır Balkan***8217;dan Balkan***8217;a.
Döner ipekler içinde,
Döner, kıvrım kıvrım kıvrak kalçaları;
Ve sazlar İskeçe Karşılaması***8217;na.
Nane likörü kokan, çilek tadında dudakları,
Tecritli gözleri umursamaz,
Dünya çevresinde dönüyor sandı.

Kapılmış giderken,
Rumeli tınısının ritmine,
Dar geldi Fitnat Hanım***8217;a meydan dar;
Çarpınca diri bir bedene,
Omuzlarına bir zeytin dalı biniyor sandı.

Esrik haline gülerken, inceden gizliye,
Oylum oylum gamzeleri,
Zindan karası bir çift gözün,
Tutsaklığında donuyor sandı.

Zeybek edasıyla oynayan,
Yağız ve yalım yüzün,
Çöküverdi sağına.
Diz vurdukça yere,
Uzayan kolları,
Kartal kanadınca
Açılıp, iniyor sandı.

Daldı bakışları bir levent boyuna;
Bir oynadığı oyuna,
Öyle bildik geldi ki,
Sanki yıllar ötesinden tanıyor sandı.

Bin yıllık güneşsiz ve dingin düşlerden,
Uyanıyor sandı.


Gönlünün tek ince dalına,
Eflatun bir kelebek
Konuyor sandı.

Tunç bildiği yüreğinin,
En gizli parçası,
İçin için,
Bir tatlı heyecanla
Kanıyor sandı.


Naim ÖZDAMAR
15.9.2008

naimbey 21-09-2008 15:30

Eylül Ayrılıkları

Eylül rüzgârları gibi dinginim.<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Benim gönlüm gelin havasında.
Her gün batımında,
Yangın yeri olur enginim.
Sen ise deli dalgalar misali,
Taşlara çarpıp yatışmıyorsun.
* * * * *
Yaşanmış bir yaz gerilerde kalan,
Dalgalara çiçek açtıran bizdik;
Mehtabı yaktık yakamozdan önce;
Gelecek diye sulara,
En mutlu renklerle,
Eylülün yapraklarını çizdik,
Şimdi yüreğinde alev ölümleri,
Yanıp tutuşmuyorsun.
* * * * *
Ayrılmak korkusundan mı bilmem,
Nemli gözlerin menevişler gibi.
O kadar uysalsın ki,
Kavgan en güzel deyişler gibi.
İsyanım ses getirmiyor,
Ayakucunda bekleyen
Ayrılık günlerine sataşmıyorsun.
* * * * *
Akan zamana hüküm geçmez,
Eylül, ümitlerin hasat mevsimi,
Sanki Eylül, sonlu sevdamızın hesap kesimi***8230;
İnadın umutsuz gerçekleri yere çalsın,
Gönlünle bir olup
Aklınla çatışmıyorsun.
* * * * *
Ya saatini kuran olmamış,
Ya kapını vuran.
Ya da mevsimden mevsime göçün
Vadesi dolmamış.
Zamanın raylarında biz,
Eylül***8217;le kol kola akıyoruz.
Sen ardımızdan yetişmiyorsun.

naimbey 25-09-2008 13:29

Yokuluğuna Güzelleme

Bahçemde açışan yeşilce yaprak,<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Baş koyacağım en asûde kucak,
Başaklar besleyen verimli toprak,
Tuzumdun, ekmektin, baldın, petektin.
* * * * *
Sevgi vadisinde çağlayan nehir,
Kalbime yazılmış en kutsal şiir,
Ve yüce makamdan alınmış emir,
Açık avucumda, dua, dilektin.
* * * * *
Efkârla söylenen şarkıda yoktun;
Sazlarda dillenen türküde yoktun;
Tövbemi bozdurdun bunca zamandır,
Suyuyla günahkâr rakıda yoktun.
* * * * *
Peşinden koşarım, kaçışın bitmez,
Sesim sana varmaz, davetim yetmez,
Dallardaki ökse, tuzak kâr etmez,
Kınalı sakalar gibi ürkektin.
* * * * *
Bilmiyorum nasıl bulurum seni,
Nasıl sileceğim bu vesveseni,
Unutmak ne mümkün sıcak buseni,
Başımda taçtın sen gönlümde tektin.

Naim ÖZDAMAR
23 Ağustos 2008

naimbey 26-09-2008 11:03

<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> BAYRAMLAR<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Gurupta son nefesindeyken güneş,
Sabırla yaklaşmışken son iftar,
Omuzlara basar kurşun gibi bir yalnızlık;
Yokluğu hüzün fırtınası eş,
Ve baba hasreti çeken çocuğun sevinci bayramlar.
* * *
El açmadan uzak kalmak zengin sofralarından,
Ayakuçlarına gömüp, gururlu bakışları,
Sırasına büzülmemek riyakâr iftar çadırlarının,
Sahte sırıtmaların,
İnce badem bıyıklar altından ve
Tombul yanakların tafralarından,
Yokluğa karşı çelik iradenin,
Direnci bayramlar.
* * *
Zekâtın çıkar hesabına vurulmadığı,
Kâr payında, döviz kurunda,
Kaç ettiğinin sorulmadığı,
Ayrının, gayrının,
Ve topyekûn ötekilerin,
Güvenci bayramlar.
* * *
Bayram namazları çıkışı
,En içten sıkılan ellerin,
El öperken sunulan en pembe güllerin,
Yüreklerin,
Hem de en derinden,
İnancı bayramlar
* * *

Ufuklar ötesini kucaklayan geniş yüreklerin,
Sevgi pazarında şaşmayan terazisi.
Sıcak pidelerin, ekmeklerin,
Eşitçe bölüşümü,
Bağra basmanın ustalığı,
Ve Millet olmanın övüncü bayramlar.
* * *
Bin dört yüz yıldır,
Gönüllerle taranan,
Üç yüz altmış beş bin fersahlık kumsalda,
Aranan,
Yedi inci bayramlar.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Naim ÖZDAMAR //24 Ağustos 2008<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">[/B]

daimon 26-09-2008 11:25

Naim Özdamar, gazel tarzı şiirlerinde, ötekilere oranla daha başarılı. Ötekilerde başarısız demiyorum. Yalnız, gazellerinde daha sıkı dokunmuş bir şiir kumaşı, daha imbikten geçirilmiş bir şiir esansı var. Mutlak değil dediklerim, ben böyle gördüm, yanılıyor da olabilirim.

naimbey 02-10-2008 16:15

Teşekkürler Üstad'ım.şiir her okuyanda mutlaka ayrı tad,ayrı bir izlenim bırakacak.
Önemli olan şiir tadının olup olmadığı.Kalıp,vezin ve diğer ögeler arka plânda mutlaka.
Saygılarımla.
Naim ÖZDAMAR

naimbey 04-10-2008 12:19

Garip Akşamları

Gün yine salındı dağlar üstüne,<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Yüreklere kasvet, hüzün sinecek.
Bürünürken kurtlar kuzu postuna,
Garibin omzuna korku binecek.
* * * * *
Yağmur tutmaz damı, kurumaz yaşlar,
Ocakta buz kesmiş tutuşmaz taşlar,
Ayazı gecenin iliğe işler,
Dalda tünmüş kuşlar gibi donacak.

* * * * *
Tutunduğu her dal çürüğe çıkar;
Üflediği yoğurt dilini yakar;
Kışlık diye bastı, tuzu da kokar,
Önü açık bahtı terse dönecek.
* * * * *
Yaşarken ışıklar son demlerini,
Yalnızlar çekecek elemlerini,
Tutan var mıdır ki matemlerini,
Adlarını ardın sıra anacak.
* * * * *
Dalar dalar gider uzak diyara,
Yarınlar umudu geceden kara,
Yâr diye sardığı yalnız cigara,
Ocakta od gibi o da sönecek.


NaimÖZDAMAR
27 Eylül 2008

naimbey 04-10-2008 14:05

Yalvarma

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Seni de incitmez mi bu imansız ayrılık,<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Dünyanda yerim yoksa mahşerde buluşalım.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Sevdalara küsmüşsen gelen günlere yazık,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Neşeyi bilmiyorsan kederde buluşalım.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> * * *[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bu çağa dek farkına varamadık mı aşkın,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Kalbin boş heveslerle dolu kalmasın sakın![/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Seversen içten, gönlü, gönüle pek de yakın,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bulamıyorsan orta bir yerde buluşalım?[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> * * *[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Ne kadar çok derdin var, uzar gider yolun var,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yükseldi aramıza ördüğün taştan duvar,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Seven atılan adımı, bakışı fırsat sayar,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">İste bir akşam iste seherde buluşalım.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> * * *[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Artık vazgeçiyorum seni davet etmekten,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Gün olur usanırım el üstünde tutmaktan,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bıktım artık her gece kapılarda yatmaktan,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Ne zaman olur, karar ver, nerde buluşalım?[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">EYLÜL SONU 2008/Naim ÖZDAMAR[/B]

naimbey 06-10-2008 22:28

Sevgili Ogün Bey;Bilinmeyen nedenlerden -tarafımca-iletişimimiz kesildi.
Oğlum Dr.Yusuf Kürşad Özdamar,Samsun'a asker olarak geldi.Size bir küçük yerli ürün,paket hazırlamıştım.Ancak,Manisa'da bir hastası kanama geçirince ameliyat için apar topar,hastanesine ardından ,uğramadan Samsun'a geçince emelimize ulaşamadık.Özür dilerim.Kısmet değilmiş.Saygılarımla

naimbey 10-10-2008 12:38

Güzelliğin
Darb-ı meselden fetva: aşk ilk görüşte başlar;
Ömrümü sonsuz kılan bakışınla güzelsin.
En güzel gözü niyet etmekte tatlı düşler;
Ne elâ, ne siyahı, göküşünle güzelsin.
* * *
Ay doğarken sulara ışığın karışıyor,
Her şafak bulutlarla hayalin yarışıyor,
Sana âşık sabahlar kokunla derişiyor,
Ufkumu güneş gibi söküşünle güzelsin.
* * *
Varlığın dolduruyor peteklerdeki balı,
Tanrı saçların aksın diye estirir yeli,
Bahçeleri nazarla süzmen soldurur gülü,
Yayla çiçeğine denk kokuşunla güzelsin.
* * *
En zümrüdünden yayla gölü kadar derinsin,
Itırların kokusu peşin sıra sürünsün,
Pınarları dolduran kar suyunca serinsin,
Gönlümde ırmağa eş akışınla güzelsin.
* * *
Gençliğin zekâtımız, ömrünün altın çağı,
Bunca kalp senin gibi bir güzelin uşağı,
Nefesinizden bize esişen çöl sıcağı,
Yüreğimizi kökten yakışınla güzelsin.
* * *
Sen eğnimden çıkmayan en saf, ipekten mintan,
Amelde farz, dilimde ikrar, yedinci iman,
Divanlarda başköşe, zümrüt tahtlarda sultan,
Gönül otağımıza çöküşünle güzelsin.

<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">

ogün kaymak 10-10-2008 17:35

Al***305;nt***305;:

naimbey
Sevgili Ogün Bey;Bilinmeyen nedenlerden -tarafımca-iletişimimiz kesildi.
Oğlum Dr.Yusuf Kürşad Özdamar,Samsun'a asker olarak geldi.Size bir küçük yerli ürün,paket hazırlamıştım.Ancak,Manisa'da bir hastası kanama geçirince ameliyat için apar topar,hastanesine ardından ,uğramadan Samsun'a geçince emelimize ulaşamadık.Özür dilerim.Kısmet değilmiş.Saygılarımla

ne özürü naim bey...estağfrullah..kitaplar ulaştı mı? siz onu deyin..

naimbey 13-10-2008 14:04

Merhaba Ogün Bey;
Maalesef kitaplar bana ulaşmadı.Ulaşsaydı.Gereken tarafımdan yapılacaktı.Saygılarımla. Naim Özdamar

naimbey 13-10-2008 14:04

Sen İstedin De<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Ayrılığın suçları takvime yıkılırken;
Sensiz geçen zamana hesabı sormadık mı?
İzinsizce araya bu yıllar sokulurken,
Hep diz dize en tatlı demleri görmedik mi?
* * *
Yemyeşil yapraktık biz, işte böylece solduk;
Sanki sevgiyi yolda kürek dolusu bulduk,
Aşka muhtaç gönülle aşk arsızı mı olduk?
Dur dedin de biz o noktada durmadık mı?
* * *
Çağrım sana varmadı, davete ulaşmadın,
Irmak olup sellerce köpük köpük taşmadın,
Ana gibi sımsıcak kucak açtım koşmadın,
Gönlümüze girdin de bahara ermedik mi?
* * *
Nedense unutuldu tene verdiğin hazlar,
Doyası yaşanmadan kışa karışan güzler,
Bir kez koklamak için yaptığın bunca nazlar,
Bağıma buyurdun da goncayı dermedik mi?
* * *
Gözümüz aşktan kördü, göremedik akılla,
Geçer giderdi ömür, tek oda evde çulla,
Aşk kantara mı çıkar üç parayla beş pulla,
Servetler diledin de önüne sermedik mi?
* * *
Şimdi seraba döndü derinime bakışın,
Deniz bakışlarınla yüreğimi yakışın,
Hatırında mı bilmem sofalarda sekişin,
Odamıza geldin de göz göze durmadık mı?
* * *
Bulutların ardında göğüme hilâl oldun;
Dudakların mühürlü, ses vermedin, lâl oldun;
Gözden, gönülden ırak, kurulmaz hayal oldun;
Düşümüze girdin de hayrına yormadık mı?
* * *

Ay öteye bakardı, elimiz kavuşurken,
Nefesler karışırdı yıldızlar sıvışırken,
Zamanı kandırırdık her gece sevişirken,
Gönülden istedin de saati kurmadık mı?

4 Ekim 2008
Naim ÖZDAMAR

naimbey 13-10-2008 14:51

Sevgiye İltifat<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Kutsal bir ava çıktım; tuzak kurdum sevgiye,
Mutluluk yakaladım yârin gözbebeğinde.
Dallarıma bir Güzel melek konacak diye,
Kurumadı fidanım, ömrün son çeyreğinde
* * *
Sevgim beyaz bir bulut uçar beriden ufka,
Dalgasız denizlerde çimen yeşili taka,
Çocuksu oyunlarda, gökkuşağına şaka,
Tatlıcak bir ürperti serçenin yüreğinde.
* * *
Zamanın eskitmesi sevdalar yorgunluğu,
Fırtınalar sonrası gönüller durgunluğu,
Buseyle onarılan yüreğin kırgınlığı,
Vefanın affedişi bir yolun döneğinde.
* * *

İşleme mendilini gece boyu koklamak,
Kaçamak bir bakışa kıyı köşe beklemek,
Yaşanan o anıyı sonsuza dek saklamak,
Bir acemi öpüşü ilk yârin belleğinde.



Naim Özdamar

6 Ekim 2008
<?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /></v:stroke></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:ulas></v:path><o:lock aspectratio="t" v:ext="edit"></o:lock></v:shape><a href="http://www.siirkolik.com/img/etiket13.gif" target="_blank"></v:></v:shape>
<a href="http://www.siirkolik.com/fotolar/80/2284_4302436.jpg" target="_blank"></v:></v:shape>

naimbey 13-10-2008 15:53

<DIV =siirtitle>
<H1>Sarı Kız</H1>

Bir tatlı rüzgâr gibi esemedin peşimden,
Duman olup kalbime ağamadın sarı kız.
Güz bulutları gibi doluştuğun başımdan,
Gönül iklimimize yağamadın, sarı kız.

Yas mı tutar, bürünmüş kara dağlar dumana?
Hasreti hangi savran yükleyecek kervana,
Gönül bu yükü çekmez, sarmalıydın zamana,
Hasretimin dengini yığamadın sarı kız.

Gönül konağımızdan gelip de geçer oldun,
Saplandın yüreğime, paslı bir hançer oldun,
Sevgime isyan eder, cana kast eder oldun,
Uysal yâr gibi başın eğemedin sarı kız.

Vefasız desem değil, sen gönlümün ehlisin,
Sevgi fidanlığımın gonca kıvam gülüsün,
En yüksek yaylalarda çolpanların elisin,
Kalbimizden hasreti sağamadın sarı kız.

Tomurcuktu sevdamız, açılamadan soldu,
Yaşanmış o anılar, çok gerilerde kaldı,
Daha yolun başında, aşkın vadesi doldu,
Şafakta belirmedin, doğamadın sarı kız.



Naim Özdamar


ogün kaymak 13-10-2008 17:32

Al***305;nt***305;:

naimbey
Merhaba Ogün Bey;
Maalesef kitaplar bana ulaşmadı.Ulaşsaydı.Gereken tarafımdan yapılacaktı.Saygılarımla. Naim Özdamar

saygıdeğer naimbey
kargodan geri iade olduğu için ptt ile yolladım kitaplarınızı...ama maalesef ptt bütün güvenilirliğini yitirdi..sanırım soruşturmanız gerekli lokal ptt bürosundan..istanbulda yaşayan bir dostuma yolladığım ptt gönderisi tam 40 günden ulaştı zira..sizin de başınıza gelen şey benzeri olabilir..

saygılar
sevgiler

naimbey 14-10-2008 11:55

YOK
Serap gibi gölgesi çöllerinde kaybolmuş,
Sevda yüküme ümit olacak kervanım yok.
İnsafsız dalgaların kaderine terk olmuş,
Dümensiz bir tekneyim; dalgasız limanım yok.
* * *
Bir küçük fidancıktım soğuk, kara toprakta,
Çekirdekten patladım bir tatlıca sıcakta,
Büyümekti muradım, bu zümrütten kucakta,
Yaprağıma ışıklar süzecek ormanım yok.
* * *
Varlığım hayal gibi, ne ölü, ne diriyim,
Hem fettan hem de asi, güzelin esiriyim,
Ellerimde bilekçe, parmaklıktan geriyim,
Kapısı özgürlüğe açılmış zindanım yok.
* * *
İbretlik bir sözüm ben, nidalarım duyulmaz,
En güzel besteyim ben, yar dilinden yayılmaz,
En tatlı şarkıyım ben, dinlemeye doyulmaz,
Nihavent taksimlere eşlikte kemanım yok.
* * *
Ne ölmekten korkum var, ne de soğuk mezardan,
Geri adımım olmaz bu cehennemî nârdan,
Bundan böyle tasamız ayrı düşmektir yardan,
Bir ömrün son deminde nazlanır zamanım yok.
Naim ÖZDAMAR
14.10.2008

naimbey 15-10-2008 14:24

Hasretin<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
İçimdeki fırtına, çatlayan gökyüzüsün;
İzahı mümkün değil, öykün nasıl yazılır?
Yokluğunla gecemde karanlığın gözüsün,
Korkarım bu rüyanın büyüsü de bozulur.
* * *
Tuzağa düşmüş ruhum, akla atılmış pusu,
Sensiz kurulan hayal çekilmiyor doğrusu,
Geçmiyor boğazımdan ne bir lokma ne de su,
Ayrılık, ta burama boncuk boncuk dizilir.
* * *
Hasret bu acımasız, sevenlerden zoru var,
Her gönülde bir güzel, özlenecek biri var,
Nedensiz ayrılığa sorulacak soru var.
Sen yoksun, takatim yok, diz bağlarım çözülür.
* * *
Gelişini kıskanır leylağa doymuş bahar,
Solunan her nefeste sanki senin kokun var,
Fidan sana canlanır, kelebek sana uçar,
Güzel omuzlarına bir güvercin süzülür.
* * *
Duam bu, gerçek olsun her ne ise muradın,
Sen uslanmaz gönlümün bitmez şarkısı kadın,
Unutulmaz ne şanın, ne sevda yüklü adın,
Yüreğimin en derin köşesine kazılır.

Naim Özdamar
<?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /></v:stroke></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:ulas></v:path><o:lock aspectratio="t" v:ext="edit"></o:lock></v:shape><a href="http://www.siirkolik.com/fotolar/80/2284_4302436.jpg" target="_blank"></v:></v:shape> 15 Ekim 2008

naimbey 16-10-2008 12:44

Fettan Güzel
Ömür dediğimiz şey, sevdanın oyuncağı,
Ben dağ başı çocuğu, sen ışıyan şehirsin.
Nerde baş yaslayacak sıcacık yar kucağı,
Kurak yüreğimize akamayan nehirsin.
* * *
Sana erişmez tadı, ne balın ne şekerin,
Sana rakip bulunmaz, yoktur eşin, benzerin,
Burada cennettesin, orda cehennem yerin
Kim bilir öte yanı; burda yanmaz demirsin.
* * *
Aklı başından gitmiş, canlar çevrende harman,
Şimdi nerede, nasıl, hangi aşığın kurban,
Ezberlenip okunan yüz bin beyitlik destan
Yıllarca okunup da bıkılmayan şiirsin.
* * *
Bende vazgeçmez gönül, sende kırılmaz inat,
Bir güzelin peşinde geldi geçti bu hayat,
Hem nazın, hem niyazın başımıza musallat
Yazılmış kaderimsin, hükmedilmiş emirsin.
* * *
Kollar sana uzanır, bakışlar sana varır,
Günahsız sevdalılar ümitsizce yakarır,
İki sözün adamı doğru yoldan çıkarır,
Aklımı baştan alan, en şeytani fikirsin.
* * *
Sana düştüm düşeli, belaları buldukça,
Gece düşümde, gündüz hayalimde kaldıkça,
Bu güzellik, bu işve, sende de var oldukça,
Adamı dinden eden öylesine kâfirsin.
<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">Naim özdamar

naimbey 18-10-2008 17:16

Güzelliğin-2
Gönlümün bahçesinde çiçek çiçek açışan,
Taze baharlar gibi gelişinle güzelsin.
Gün gelir güz olursun, yaprak yaprak uçuşan,
Kutsal sarışınlığa soluşunla güzelsin.

Gökkuşağına yedi rengi veren gözün var,
Bakışlarına mahkûm yüreklerde gezin var
Pembesinden alına, bahçelerde izin var,
Açılan güller gibi gülüşünle güzelsin.

Kayan yıldızlar gibi ufuklarımdan aktın,
Gönüllerde ümidi, yürekte iz bıraktın,
On dördünde ay gibi birden karşıma çıktın,
Ansızın hikâyeme dalışınla güzelsin.

Derin bahar esriği olurken arzularım,
Tutsakmış gibi sana ram olur duygularım,
Delindi gündüz düşüm, her gece uykularım,
Baştan çıkmış aklımı çelişinle güzelsin.

Sen yazdın ruhuma bu yazıyı silemezsin,
Talan ettin dünyamı başka şey çalamazsın,
Geldin geleli neye uğradım bilemezsin,
Benliğimi de benden alışınla güzelsin.

Gelişinle dünyamız aydınlandı gün be gün,
Semtimi ve gönlümü terk edip gitti hüzün,
Güzel varlığın bize, hiç bitmeyecek düğün,
Gelişin cana değdi, kalışınla güzelsin.<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">Naim ÖZDAMAR

naimbey 24-10-2008 11:26

Göç<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><O:P></O:P>
Hilal kaşına bakıp tablolar resmolundu,
Gözlerinden şiirler döküldü mısra mısra,
Hasret girince araya, hazan olup solundu,
Göçmen kuş şimdi gönül,öksüz kaldık bu sıra.

<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break"><O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /></V:STROKE></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:ULAS></V:PATH><O:LOCK aspectratio="t" v:ext="edit"></O:LOCK></V:SHAPE><a href="http://www.siirkolik.com/fotolar/80/2284_4302436.jpg" target="_blank"></V:></V:SHAPE> Naim ÖZDAMAR/ 27 Ekim 2008<O:P></O:P>
<O:P></O:P></A>Edited by: naimbey

naimbey 29-10-2008 13:03

Yakınma<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

Sönmüş ateşlerden arda kalan,
Küllenmiş korum ben.
Nefessiz ocaklarda,
Buz yangınları yaşıyorum,
Donuyorum ben.
Bir tatlı lodos esmedi ikliminizden;
Gönlümce tütemedim.

Mutluluk yağmuru yağdı saçlarına,
Kestane rengi ışıklar gibi.
Takıldım kaldım perçem uçlarına,
Yıllarca süründüm hayalinin peşinde
Yollarında bitemedim.

Hangi kutlu dağın nurudur,
Gözlerinizdeki?
Nazarlınız, füsunkârınız oldum.
Siz gelmeseydiniz nağmeler çınlamazdı,
Yıldızları sönük gök kubbemde.
Melekler anlamazdı,
Güz şafaklarına çalan güzelliğinizi.
Şarkıları terk etmeyin,
Sedanızı güftelere katamadım.


Nereden ve nasıl girdiyseniz,
Bir tatlı hayal gibi,
Hikâyeme, tuvalime, şiirlerime;
Gülmektesiniz,
Sevda suskunlukları çekmeden.
Ben kapanındayım kıskançlıkların,
Bir tatlı uykuya yatamadım.



Sen devletsin,
Yurt bellenecek köşesin, bucaksın.
Sana en muhteşem saltanatı vaat ettim;
Başına bir otağ çatamadım.



Tutasım geldi nazik ellerinden,
Uzaksın,
Uzaksın Ülker yıldızı kadar.
Ellerini tutamadım.

Naim ÖZDAMAR
9 Ağustos 2008


naimbey 30-10-2008 12:20

O Gece<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

Kalp atışını duydu, bütün gece kollarım;
Saçlarının gölgesi omuz başıma düştü,
Bir yudum su istedim sönsün diye dillerim,
Boğazımdan aşağı bütün mahzenler taştı.

* * * * *
Bir tatlı hengâmede nasıl göz göze geldik?
Neler oldu o anda, hangi duyguyla dolduk?
Ömrümüzü bir anda iki öyküye böldük;
Dertsiz, asi başıma bu tatlı aşk dolaştı.
* * * * *

Nereden, nasıl geldik bu muhteşem geceye,
Binlerce aşk sözcüğü sığdı birkaç heceye,
İlan-ı aşk boşuna, ne gerek dibaceye,
Sevgiye aç gönlümüz bu gecemize koştu.

* * * * *
Pembe, beyaz dünyaya mavi yelkenler açtık,
Bütün mutlu anları yudumlayıp da içtik,
En güzel besteleri hep kendimize seçtik,
En ahenkli şarkılar gecemiz için coştu.
* * * * *
Pervaneler misali ateşinde eridim;
En mahrem hücrene fütursuzca yürüdüm
Aşka susamış teni tenine bürüdüm,
Dileğim, arzularım yıldızlara ulaştı.

Naim ÖZDAMAR
19.09.2008


şu Anki Saat: 07:38

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum