Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir Sayfam (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=33)
-   -   ONİKİYE BEŞ KALA/Naim ÖZDAMAR ŞİİRLERİ (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=2106)

naimbey 01-11-2008 15:15

Yaşandı her nasılsa; tatsız hatıralardan,
Aklında kalanları silmeni diliyorum.
Anılar hatırına, geçerek buralardan,
En tatlı tebessümle gülmeni diliyorum.
* * *
Ne izine rastladım ne serabına çölde,
Şimdi sen kiminlesin, kim bilir hangi ilde?
Ne zaman nerelerde nasıl ve nice halde,
Yitirmiş olsan de beni bulmanı diliyorum.
* * *
Hasreti yaşamakmış aşkın ilacı, dostu,
Sevdalara düşürüp acı çektirmek kastı,
Her gece olmasa da şöyle bir akşamüstü,
İçime hilâl gibi dolmanı diliyorum.
* * *
Ruhuma yakınlığın, bir kuş uçumu değil;
Bu tercih bu çaresiz kalbin seçimi değil;
Hoş eylemez gönlümü, bir çay içimi değil,
Yanımda ömür boyu kalmanı diliyorum.
* * *
Bu aşkın şarabını serince, kana kana,
İçmeden sarhoş olup savrulmuşsan yabana,
Öyle ayda yılda bir değil her akşam bana,
Kucak kucak sevgiyle gelmeni diliyorum.
* * *
Oyun çocuğu gibi şen şakrak sekişinle,
Uzaktan kopup gelip semtime akışınla,
İster sevecen ister öfkeli bakışınla,
Şu sinemi ansızın delmeni diliyorum.
* * *
Aldırma isyanıma, intizara, vedaya,
Kulağını aç, dinle, kalpten gelen sedaya,
Tam bu gece sessizce süzülüp de odama
Benliğimi de benden çalmanı diliyorum.
* * *
Alışkınım sensizlik üşüşmüş her geceye,
Razıyım her acıya, çektiğim işkenceye,
Eğer anlam verdiysen sözümde ilk heceye,
Seni çok sevdiğimi bilmeni diliyorum.
* * *
Dile destan olasın, incecik kitap değil,
Her akşam masalarda içilen şarap değil
Bir gecelik eğlence, arzuya cevap değil,
Tek ebedi sevgilim olmanı diliyorum.<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">Naim Özdamar

naimbey 02-11-2008 10:55

Sevdan
Gündelik aşklarla gönlüm kanmadı,
Sevgiye hasretim tende dinmedi.
Bekledim küllenir diye yıllarca,
Her solukta alev aldı,sönmedi
<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">

naimbey 06-11-2008 18:27

Hasret <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Ayrılık sabahları, konan yanaklarına
Her anı, yaprak gibi düşmüş ayaklarına.
Hasretlik bu, sevenin kaderine yazılmış;
Hep gurbet türküleri siner dudaklarına.


Naim Özdamar

naimbey 07-11-2008 18:31

Âşık<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Aşk adlı sarayından salınmaz kölen oldum;
Mum fitilinde tutsak alınmış şulen oldum;
Damla damla erirken bir sevda şamdanında,
Gözlerinde derbeder tükenip ölen oldum.

Naim ÖZDAMAR
7 Kasım 2008

naimbey 08-11-2008 14:07

Sarı Kızın Ölümü<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
***8212; Didem***8217;in ardından -
Kanıma girdi ölüm, inanmadım yürekten;
Hayal gibi yaşadım, rüya gibi görüldüm.
Bir telli turna olup, uçamadım yüksekten
Namlu ucuna düştüm, ak göğsümden vuruldum.
* * *
Yüklendim göğe doğru, baharla sabah erken,
Gün batısından geldi, yağmurlar dilerken,
Söktü beni bu rüzgâr bir taze fidan iken,
Günde kalmış kupkuru dal misali kırıldım.
* * *
Deli dalga idim ben, enginlerde yoğrulan,
Her günün batışında sevilmeye çağrılan,
En coşkulu çağımda köpüğüme doğrulan,
İmbat oldu üstüme naçar kaldım duruldum.
* * *
Beyaz bir menzildeyim, giderim yolum bitmez,
Yokuşta kaldı ruhum, düzlüğe nefes yetmez,
Kader bezginiyim, isyana gözüm tutmaz,
Kanımda kalp ağrısı, takatsizce yoruldum.
* * *
Ağıt hengâmesinde, seslerde sükût oldum;
Sevincimden hayır yok, bir hüzne umut oldum;
Kötü dertler göğünde serseri bulut oldum,
İsteksizce bilinmez iklimlere sürüldüm.
* *
Çıktığımda meydana davullar dövülürdü,
Uzun sarı saçlarım, gök gözüm övülürdü,
Kurumuş yaprağa eş ellerim sevilirdi,
Annemin kucağından ak kefene verildim.

Naim Özdamar
8 Kasım 2008

naimbey 11-11-2008 13:52

Davet<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Katran karası gecelerime,
Sen ışık ol;
Her seher bülbül sesine,
Aşina söğüt yapraklarıyla
Üşümüş bir dere şırıltısıyla harmanlanmış,
Bu sabah bestesi,
Fısıltılarla sana ulaşsın.
* * *
Ya ışık ol ya ses;
Ya hiç girme penceremden,
Ya da bir sabah vakti es.
Karanlık ruhumuzun açılsın perdeleri;
Sedanın yankısı çınlasın,
Sükûta yatmış baharımızda.
Bu sonsuz bekleyişimize cevap,
Kucağından davetkâr güfteler taşsın.
* * *
Aldırma akşamın gül rengine;
Sen sabah demlerinde güzelsin.
Sen umutlarımıza liman,
Varılacak son nokta,
Işıldayan emelsin.
Emekleyen arzularımız peşinden koşsun.

Bu şehrin akşamları,
Ciğerlerimizden sabah kokularını sormadan,
Damarlarımızdaki kanın koşusu durmadan,
Yürek kendini zincire vurmadan,
Bırak gönül haddini aşsın.

Naim Özdamar
11 Kasım 2008


naimbey 12-11-2008 10:01

İntihar Mektubu<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

Herkes böyle bilsin bu ölümü ilk tadışım;
Vedasız ayrılışım, zamansızca gidişim;
Yaşamaktan bıkmadım; merak ettim ölümü;
Bilimsellik uğruna son intihar edişim.


Naim Özdamar
12 Kasım 2008




Edited by: naimbey

naimbey 13-11-2008 11:29

Tutsak<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Umutlara doğan gün, yeşeren yaprak tutsak,
Çelik kelepçede el, zincirde ayak tutsak,
Sevenlerin gönülden gülmediği yerdeyim,
Okşanası yanaklar, bakire dudak tutsak.

Naim ÖZDAMAR
13 Kasım 2008

naimbey 14-11-2008 11:11

Delirten<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Sarı saçına tarak vurdun, sazım tellendi;
Kapattın gözlerini yanakların sellendi;
Bilmem nasıl yaratmış yüce yaradan seni,
Gördükçe endamını deli gönlüm dellendi.

Naim Özdamar
14 Kasım 2008

naimbey 15-11-2008 12:29

Vatana Doğru<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Gün doğusundan gelir özlenen yeni rüzgâr,
Kapılarda tarih ve asırlar selam durur;
Yeni yurdun kalbine tohum döker bir çınar,
Rüzgârlar Rumeli***8217;ne Türk muştusu uçurur.
* * *
Saban izleri tarla, tarla da harman oldu,
Tohum çatladı fidan; fidanlar orman oldu,
Kondu taş taş üstüne mihrapta Sinan oldu,
Analar Fuzuli***8217;yi Süleyman***8217;ı doğurur.
* * *
Omuz omuza vermiş millet bükülmez bilek,
Yaşamak oba oba dirliğimiz son gerçek,
Dilim, dokuz bin yıldır bala çevrilen çiçek,
Bu topraklar Türkçeyi Yunus ile yoğurur.
* * *
Yün iken iplik olduk ilmek tuttuk kilimde,
Acıyı desenledik, ağıt yaktık ölümde,
İsyandan destan yazdık, tat elinde zulümde,
Ozanlarım hürriyet türküleri çağırır.
* * *
Mızraklar havalanır, gök kılıçlar çekilir,
Davullar vurulurken, öne sanat dikilir;
Uygarlık Anadolu yollarına dökülür,
Ebedi vatanına Türk***8217;ün mührünü vurur.

Naim Özdamar
15 Kasım 2008

naimbey 19-11-2008 18:59

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">ÖZLEYİŞ<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Sevgi güneşi batmış,şafağını bilen yok,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yalancıktan sevmeler,sararıp da solan yok,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Nerde eski sevdalar,aşk hamalı gönüller,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yaşananlar nafile,anılardan kalan yok[/B]<B style="mso-bidi-font-weight: normal">.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Naim ÖZDAMAR[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> [/B]<B style="mso-bidi-font-weight: normal">8 Ocak 1976[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> Koyunkaya[/B]<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]

naimbey 21-11-2008 15:22

Beddua<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Senin için tohumun sarı güle dönmesi,
Sen kokmayan çiçeğe sıcak bahar gelmesin;
Yıldızlara ödüldür saçında nur yanması,
Sana vurgun geceler sabahlara kalmasın;
* * *
Sana varan yolların yosun tutsun taşları,
Sana hasret kalanın dönemesin kuşları,
Ayrı düşsün eşinden, yalnız kalsın başları,
Pas tutsun, kapısını hiç kimseler çalmasın.
* * *
Oğulsuz kalsın, dönmez olsun çiçeği bala,
Ne şanı ne şöhreti geçmesin dilden dile,
Katlana dursun, derdi bitmesin, sürsün çile,
Huzur yüzü görmesin, yatağında ölmesin.
* * *
Gün ışığı konmasın dalına yaprağına,
Canı da cananı da savrulsun ırağına,
Mutluluktan damlalar yağmasın toprağına,
Seni kalpten sevenin gülen yüzü gülmesin.
* * *
Sana uzanan el felç olsun, gözyaşı pınar,
Lâl olsun, sussun dili, bellediyse seni yar,
Sevemesin hiçbir kalp, benim sevdiğim kadar
Sana tutkun gönüller mutluluğu bilmesin.

Naim ÖZDAMAR
21 Kasım 2008


naimbey 22-11-2008 17:55

Sen Sevgili<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Gönlümün doruğunda erimez kar gibisin;
Yaylalardan semtime akan pınar gibisin;
Öylesine yer ettin kalbimin derininde,
Kökleri yüreğimde ulu çınar gibisin.


Naim Özdamar
22 Kasım 2008

naimbey 24-11-2008 16:27

Tükeniş<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Maziye gömdüm seni, aşkı inkâr etmedim,
Ne ela gözünden ne senden firar etmedim,
Gün değil sen kopardın, takvimden her yaprağı
Hep sevmekten kaybettim, ömürden kâr etmedim.


Naim Özdamar
<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">
<?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /></v:stroke></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:ulas></v:path><o:lock aspectratio="t" v:ext="edit"></o:lock></v:shape><a href="http://www.siirkolik.com/fotolar/80/2284_4302436.jpg" target="_blank"></v:></v:shape>24 Kasım 2008

naimbey 26-11-2008 16:09

Hüzzam Şarkı<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Gönül, derviş misali çekerken onmaz çile,
Sevilenler ansızın giderler meçhul ile,
Besteli hasretlikler yalnız geride kalan
Böyle mahzun yapışır hüzzam şarkılar dile.

Naim Özdamar
26 Kasım 2008

naimbey 29-11-2008 12:01

<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Melek<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">Güzel boynunu öpen ipek şalını sevdim;[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">Çift gamzeli yanakta bayrak alını sevdim;[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">Sen en güzel düşlerde yaşatılan meleksin,[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">Masallarda Leyla***8217;ya çalan halını sevdim.[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">Naim ÖZDAMAR[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">28 KASIM 2008[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">[/I]

naimbey 15-12-2008 14:28

O An<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Şu şen şakrak gönlüne, ne hüzünler çökecek,
Gönül bağımdan esen hislerle dolduğun an,
Tek başına kalışın alev gibi yakacak,
Umarsız hasretimle baş başa kaldığın an.
* * *
Hem vefasız sevdana hem bahtıma darıldım,
Senin kör kurşununla yüreğimden vuruldum,
O gizemli dünyandan yaban ele sürüldüm,
Zorba aşkınla beni uzağa saldığın an.
* * *
Bundan geri bin gönül bir aşka yetmeyecek,
Git desen de bu sevda başından gitmeyecek,
Birikmiş sevapların beş para etmeyecek,
Bin kere tövbe edip saçını yolduğun an.
* * *
En tizinden perdeler inip de durulacak,
Notalar diz çökecek, makamlar yorulacak,
Ayrılığım kalbine mıh gibi vurulacak,
Eskimiş pikaplarda bestemi çaldığın an.
* * *
Her ayrı kalışımda yastığın boş kalacak,
Şafaksız gecelerde uykun zehir olacak,
Adımın kovulduğu her an kâbus olacak,
Ben olmadan bir gece rüyaya daldığın an
* * *
Bahar güneşleriyle şenlenirken her bir yan,
Gama batar sevincin, en şen gününde, inan!
Ayaza kalmış çiğdem gibi aklına ziyan,
Güneşin kararacak gül gibi solduğun an.


Naim Özdamar
<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">
<?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /></v:stroke></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:ulas></v:path><o:lock aspectratio="t" v:ext="edit"></o:lock></v:shape><a href="http://www.siirkolik.com/fotolar/80/2284_4302436.jpg" target="_blank"></v:></v:shape> 14 Aralık 2008

naimbey 19-12-2008 15:23

HAYAL GİBİ<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Bir çöl sıcağı gibi yüreğimi kavurup,
Sevdalı başımızdan yaz olup geçiverdin.
Dalımızdan sapsarı, yaprak yaprak savurup,
Kuru gazel estiren güz olup geçiverdin.
* * *
Erguvan sarayımda sultanca yer almadan,
Bir ömür boyu gönül sayfamızda solmadan,
Sazımda güzelleme, dilde beste olmadan,
Apansız, dudağımdan söz olup geçiverdin.
* * *
Kırıp kör inadımı düşmüşüm bucağına;
Yüz sürmeye gelerek kapına, ocağına,
Hepten hasret kalmışken sıcak yâr kucağına,
Şöyle bir göz süzüp de naz olup geçiverdin.
* * *
Yıllar var ki aradım, hırçınında, uysalda,
Hikâyede aradım, şiirde, bir masalda,
Mehtabın çırılçıplak yıkandığı kumsalda,
Dalgaların koynundan iz olup geçiverdin.
* * *
Gamı, kasveti, hüznü, üzüntüyü silerken,
Peri mutluluğunu, ta gönülden dilerken,
Aşk sarhoşluğu ile güller gibi gülerken,
Ömrümün ortasından haz olup geçiverdin.
* * *
Hayal gibi, endamın arkasından yetişip,
Gönül titremen sevda köşkümüzde yatışıp,
Sevda çırası gibi alev alev tutuşup,
Bir anda yüreğimden köz olup geçiverdin.


20 Aralık 2008
Naim ÖZDAMAR


naimbey 04-01-2009 16:24

Aşk Vakti<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Bütün yollar sevdaya çıkıyorsa eğer,
Ümit kokan patikalar sana sapacak.
*
Başın dönecek böyle puslu akşamlarda;
Bir daha yatışmamak üzere yüreğin,
Ürperecek fasılasız;
Gör! Sevgim kaderine ne büyüler yapacak.
*
"Geldim" ,diyen sesimi duyduğun an,
Bir ahizenin tebessümünde,
Kalbin kalbimin gölgesinde çarpacak.
*
Her ne varsa koklanan,
En uysal baharlarla beraber,
Itırlar, yasemin kokan saçlarına tapacak.
*
Parmaklarım, perçemine tarak olduğu an,
Kirpik uçlarından esen,
Bahar rüzgârları saçlarını öpecek.
*
Ömrü gün batımından öte yitik,
Kulelerde tüneyen bütün güvercinlerin,
Göz olacak, dil olacak kanatları;
Vuracak aşk vaktine saatler,
Zaman, bir yerinden incelip kopacak.



Naim Özdamar
<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">
<?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /></v:stroke></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:ulas></v:path><o:lock aspectratio="t" v:ext="edit"></o:lock></v:shape><a href="http://www.siirkolik.com/fotolar/80/2284_4302436.jpg" target="_blank"></v:></v:shape>

naimbey 08-02-2009 21:17

GÖNÜLDEN DİZELER...Naim ÖZDAMAR şiirleri
 
Yaz geçti, bahar geçti, senden hiç bir haber yok,
Sensizlikle bu elde gezilmiyor bir tanem.
Kaydımız sende; bize başka gönülde yer yok,
İsmim başka kütüğe kazılmıyor bir tanem.
*
Akşam peşinden gelir gecelerin sırası,
Buz tutmuş ümitlerim; zaman katran karası,
Kâbuslarla depreşir, azar hicran yarası,
Hasret taneleniyor, azalmıyor bir tanem.
*
Ayrılığın eş değer taşa düşmüş sırçaya,
Hasret tuz buz ederken geceyi bin parçaya,
Ne cismin ne hayalin gelmiyor ki fırçaya,
Endamın tuvallere çizilmiyor bir tanem.
*
Yaz gelmeden baharla sararmış yaprak olduk;
Bu ayaz gecelerde küllenmiş ocak olduk;
Hep hüznüm harman oldu, dertlerle yumak olduk;
Düğüm düğüm ayrılık, çözülmüyor bir tanem.



Naim Özdamar



naimbey 08-02-2009 21:19

Aşk Baharını Beklerken
 
Nisan yangınlarına hasret yüreğim;
Bir gurbet kışına sürgün edilmiş.
Üşüyen ten değil,
Buz saçaklarının hançer gibi saplandığı ruhum,
Sis çökecek dağları gözler,
Baharı beklerken.
*
Sabret gönlüm;
Kar, boran biter.
Cemre düşer, gün döner,
Elbet Nisan yağmurları iner.
Bir güzelim ikindide,
Yanı başındaki derenin incecikten çağlamasını duyarsın
Baharı beklerken.
*
Parmak uçları ile
Suların dibinde inci taneleri arayan,
Bir seher, serçe gagası gibi,
İlk yapraklarını açan söğüde konmuş,
Bir bülbül uyandırır beni,
Baharı beklerken.
*
Donmuş bir gecenin sabahında,
Dışında buğulu camın,
Aç kuşlar gibi camı tıklatan ince parmakları,
Ve Soğuk rüzgârla savrulan
Bir demet sarı saçı görür gibiyim, uykusuz gözlerle
Baharı beklerken.
*
Yalazıyla aydınlık hayaller kurduğum,
Gaz lambasının isine,
Karışır çayımın kokusu.
İzmarit acısı terk ederken,
Kim bilir, belki de
Bir kadın kokusu dolar odama.
Baharı beklerken.

Naim ÖZDAMAR
26.0CAK.2009

naimbey 08-02-2009 21:20

Gümülcine
 
Yosun tutmuş tekke şadırvanlarına oturup
Hüzünle süzdüm ruhunu imbiklerden.
Kiraz kokularını içime çektim;
Seni ta derinimde duymak için.
Son yapraklardan sabah çiyini üfledim:
Ayazların dağıttığı sisin ardından,
Türk firuzesi değil,
Helen mavisine boyanmış
Yetim bir diyar çıktı.
*
Evrenos Bey’in izini,
Beyhude aradım,
Kır Mahalle sokaklarında.
Çukur Kahve’den
Ulu mirasın,
Yüküyle kamburlaşmış üç beş ihtiyar çıktı.
*
Gümülcine bir koca meydan;
Erlerin yüzyıl önce uğurlandığı.
Gümülcine çimen sarısı bir yaprak,
Lodosla poyrazın kucağında savrulan.
Gelincik baharlarını beklerken,
Küçük Müsellim kırlarında,
Kadere küsmüş sonbahar çıktı.
*
Hemitli’de devlet,
Hiç ödenmemiş diyet,
Devlet kurana has haslet bekledim;
Kuşçubaşı Eşref’in hayali
Ve yıkık bir hisar çıktı.
*
Gümülcine sokakları tütün kokardı;
Şehit Süleyman Bey’de şan,
Doktor Sadık’ta dün kokardı.
Gönül, Mestanlı’ya koşarken,
Osmanlı’dan her nasılsa arda kalan,
Gülistan’ın önünde,
Altı asırlık çınar çıktı.


Naim ÖZDAMAR
14 Ocak 2009



şu Anki Saat: 02:21

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum