Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir Seçkim (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=105)
-   -   Sevdiğim(iz) Şiirler... (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=1854)

Burcu Yalkın 08-02-2008 18:03



SUSKUN


Susardın ve kar yağardı


Gözlerinde başlardı gece
Yarım kalmış kitaplarda biterdi.
Alnımızda bilenen kör bir bıçaktı zaman
Kırılmış aynalardı


Susardın, durmadan susardın
Ve kar yağardı


Ocak ağaran saçlarımdı
Şubat hayırsız bir evlattı, kaçaktı
Ve uzaktı yaz bir anaydı
Mart'ın izlerini taşırım bedenimde
Aynı masalın ikizleri gibiydi günler
Nisan saçlarımda ıslanırdı hep


Susardın, durmadan susardın
Ve yağmurlar başlardı


Çok bekletti bizi,
Hiç vaktinde gelmedi mayıs
Haziran Aram'dı ya da öyle biriydi
Temmuz bir düştü belki


Yaraları sarar gibiydi
Ağustos yıldızlarla basardı gecemizi
Bir gül suçüstü yakalanırdı
Eylül bir çocuğun çığlıklarıydı


Susardın, durmadan susardın
Ve rüzgârlar başlardı


Yolunu yitirmiş bir gezgin gibiydi ekim
Sürgünlere uğurlardık kendimizi
Kalan mı bizdik, giden mi
Bilinmezdi
Kasım rüzgârda bir yapraktı
Ve biraz ıtri
Kendi sesiyle irkilirdi
Aralık günlerin son neferi


Soluk bir düş geçse de
Hiçbir mevsim gözlerin kadar
Acımasız kullanmadı neşteri


Susardın ve kar yağardı



A. Hicri İZGÖREN



Burcu Yalkın 08-02-2008 18:11



NE İÇİNDEYİM ZAMANIN


Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında.
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.


Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil.
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.


Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen.
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.


Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim.
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.



Ahmet Hamdi Tanpınar

Burcu Yalkın 08-02-2008 18:13



YAĞMUR


Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde
Bir parça uzaklaş kederlerinden.
Bir ruh gülümsüyor gibi derinden
Mehtabın ördüğü saatler nerde?

Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin
Yağmur ince ince toprağa sinsin
Bir başka alemden gelmiş gibisin
Dalmış gözlerinle pencerelerde.


Ahmet Hamdi Tanpınar


Burcu Yalkın 08-02-2008 18:14



Mavi, Maviydi Gökyüzü


Mavi, maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı...


Garip, güzel, sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber,
Bir türkü ki gamlı, uzun,
Ve sen gülünce açan güller.


Beyaz, beyazdı bulutlar
Gölgeler buğulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.


Mor aydınlıkta bir çınar
Veya kestane dibinde;
Mahmur süzülen bakışlar
İkindi saatlerinde...


Birden gülümseyen yüzün
Sabahların aynasında
Ve beni çıldırtan hüzün
İki bakış arasında.


kim bilir şimdi nerdesin
senindir yine akşamlar
merdivende ayak sesin
rıhtım taşında gölgen var


Ahmet Hamdi Tanpınar

Burcu Yalkın 08-02-2008 18:15



Merdiven


Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...


Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...


Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?


Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...


muttasıl = aralıksız
hafi = gizli



Ahmet Haşim


Burcu Yalkın 08-02-2008 18:15



PARILTI


Ateş gibi bir nehir akıyordu
Ruhumla o ruhun arasından
Bahsetti derinden ona halim
Aşkın bu unutulmaz yarasından.


Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan
Baktım ona sesizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi...



Ahmet Haşim


Burcu Yalkın 13-02-2008 11:03



NERDESİN


Geceleyin bir ses böler uykumu
İçim ürpermeyle dolar: - Nerdesin? -
Arıyorum yıllar var ki ben onu
Âşıkıyım beni çağıran bu sesin.


Gün olur sürüyüp beni derbeder
Bu ses rüzgarlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber
Ansızın haykırır bana: - Nerdesin? -


Bütün sevgileri atıp içimden
Varlığımı yalnız ona verdim ben.
Elverir ki bir gün bana, derinden
Ta derinden, bir gün bana "Gel" desin.


Ahmet Kutsi Tecer

Burcu Yalkın 13-02-2008 11:07



AYRILIŞ


Gün batıyor, gün batıyor,
Veda etsem hepinize.
Ufuk kanlı bir denize
Dönüyor, sizi bıraksam.


Gün batıyor, gün batıyor,
Evimi, eşyamı, paramı
Nem varsa yaksam ve bir an
Kaybetsem kara bir duman
Arkasında hafızamı,


Koşsam, koşsam, koşsam, koşsam...


AHMET MUHİP DIRANAS

Burcu Yalkın 13-02-2008 11:09



YAĞMUR GÜL VE ELLER


Yel yapraklarımı savurur,
Dört yanım yağmurla örtülü;
Güz vaktim gerçek ya, ne yağmur!


Kafamda hep bir uykusuzluk
Ve masamda bir düşler gülü,
Gecenin içinde, soyunuk.


Ve bir düşünce arasında
Ellerim; beyaz, boş ve bencil,
Bu gül***8217;le gece arasında,


Kopmuş gidiyor dallarımdan...
Hayır, başımdan yana değil
Uykusuzluğum, ellerimden.


AHMET MUHİP DIRANAS


Burcu Yalkın 13-02-2008 11:09



TESTİ


Dolu bir testiydim ben,
Başaşağı ettiniz beni;
Eh, boşalıverdim derken...
İyi mi ettiniz yani?


Sevgiler vardı içimde
Ezgiler vardı, iyilikler...
Boşaltıverdiniz, hem de
Düşürüp kırmaktan beter.


Hoş, yine bir testiyim ben,
Yine varım ama bomboş.


Ahmet Muhip DRANAS




Burcu Yalkın 14-02-2008 11:23



BENGİ İZ



Bir kahkahayla silkindim
dalıp gittiğim mektuptan;
yaşam hep böyle uyarır bizi,
katıksız neşeye dönüşür
altunî bir sesle
en derin kederler;
mutlu bir düşteymiş gibi
zamanın dibinden gülümser,
artık yanaklarından öpemeyeceğimiz
sevgili yüzler.


Budur odaya süzülen mehtabın,
kurumuş eski çeşmenin
açıklayıp durduğu bilgelik ve giz


Sevinç de olgunlaştırır kalbi
acı ve ayrılık gibi;
süzülüp dibe çökeldikçe anılar
anlarız ki
çürüme ve tohum süreçtirler.


Yine de yetmez zaman
gecenin ve kitapların söylediğini çözmeye,
kaç kent, kaç aşk terk edilmiştir;
sinmiştir ölümler
satırlara bir koku gibi;
hep bir şeyler kalmıştır geride
asla unutmak istemediğimiz


Yüzyıllar içre konuşur farklı Yazılar,
solar, yıpranır meşin ve parşömen
bellekte kalır o bengi iz.



Ahmet OKTAY



Burcu Yalkın 14-02-2008 11:24



TUHAF DUYGU


Dolaşıyorum ne zamandır
kalbimde bir gül kesiği;


ıslak bir tülbent koy göğsüme
emsin büyüyen o siyah lekeyi;


çoktan döndüm gittiğim gurbetlerden
yine de
içimde kanayan bir sılanın sesi.



Ahmet OKTAY


Fatih Yavuz 14-02-2008 14:37

ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu ağlardım


Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
Çöp gibi bir oğlan ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu ağlardım


Ne vakit Maçka'dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Bir rüzgar aklımı alırdı
Sessizce bir cigara yakardım
Kirpiklerini eğerdin bakardın
Üşürdüm içim ürperirdi
Felaketim olurdu ağlardım

Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu ağlardım

Atilla İLHAN
Edited by: Fatih Yavuz

merâl özcan 14-02-2008 17:23



SADE


Ancak bulunduğun yerde,
Gündüzüm gündüzmüş,
Yokluğum seni de üzmüş,
Allah kısmet ederse
Kalkıp geleceğim.



Fazlası istenmez bence,
Gözlerin olmalı sade
Görüp göreceğim.



BEHÇET NECATİGİL

merâl özcan 14-02-2008 17:24



SOL EL KONÇERTOSU


Demek yazamadan
Demek okuyamadan
Demek konuşamadan
Hem de ölmeden yaşanabilirmiş
Ama sevmeden yaşanamıyor Üçgülüm



Bir ölüyle bir canlı
Bir bedeni bölüştük
Sağ yanım ölmüş
Sol yanım capcanlı



Demek yazamadan
Demek okuyamadan
Demek konuşamadan
Ama düşünebildiğim için seni yaşıyorum
Yaşayabildiğim için sevmiyorum
Sevdiğim için yaşıyorum



Bir kolum bir elim bir bacağım ve dilim tutmuyor
Öyle bir sevgi var ki içimde
O beni hâlâ diri tutuyor
Yazamasam da okuyamasam da konuşamasam da
Seviyorum seni Üçgülüm
Sevdikçe yaşıyor yaşadıkça seviyorum



Aziz NESİN

Burcu Yalkın 15-02-2008 10:21



GÖZLERİM
KİMİ GÖRDÜLER


odalarda oturdum
odaları kapladım
sokaklara çıktım
sokakları doldurdum
görünen her şey ben oldum
ve her şey beni gören göz oldu
ve ben görünmez oldum


Asaf Halet Çelebi

Burcu Yalkın 15-02-2008 10:21



Doğduğum Evin Penceresi


bir çam vardı önünde
doğduğum odanın
çöpten yapraklarında
güneşi
rüzgârla sallayıp
kafesten
içeri dolduran bir çam


sedirinde iskambilden kuleler yıkılmış odada
loş ve sessiz ikindilerin acısıydı
sızan


gözlerim dalardı
kafesten
duvara
ve duvardan
kafese
seyretmeyi
güneşi
yüz bir güneşti
kafesin her deliğinden
giren
susmuş bir çocukla şaka eden
yüz ikindi güneşi



Asaf Halet Çelebi

Burcu Yalkın 15-02-2008 10:23



Hırsız


pencereden giren mehtap
bu evde hırsız var
mehtapta
pencerede oturmuş
beni görüyorum


kapıyı çalsam
içerden ben çıkacağım
içerden çıkacak beni
ne kadar görmek istiyorum


penceredeki beni uyandırmalıyım
içerde hırsız var
içerdeki hırsızın
ben olacağımdan korkuyurum



Asaf Halet Çelebi

Burcu Yalkın 15-02-2008 10:25



Tahtadan Yaptığım Adam


tahtadan yaptığım adam
ne yemek yiyor
ne konuşmak biliyor
kaskatı gözlerle
görünmez yerlere bakıyor


tahtadan yaptığım adam
hatırlıyor ki
bir zaman
nefes alan
ince ince yaprakları vardı
toprağı istiha ile yiyen
liften
ince ince ağızları vardı


tahtadan yaptığım adam
ağaçtan uzaklaştı
ve insana yaklaştı
yazık ki
ne insan oldu
ne ağaç



Asaf Halet Çelebi



Burcu Yalkın 15-02-2008 10:26



Oyuncaklar


ameliyat odasına
alındığında bir çocuk
kapıda
ağlaşarak onu beklerler
yaşamın
kolay bozulan
bir oyun olduğunu bilen
oyuncakları



Akgün Akova

Burcu Yalkın 15-02-2008 14:45



ÖYLESİNE


neden kimse konuşmuyor,aynalar suskun
duvarlar yüzümü terk ettiğinden beri
sessizliğe dönüşümdü bir deniz feneri
kuş izleri içinden kuşlara yorgun


...dalıp dalıp giderek biraz dalgıç
derin mercan kuleleri çıkarınca vurgun
bak ,sular ölüme doyunca nasıl da durgun
yosun tutmuş bakışından dalgalara kırlangıç


yalnızlık sanki bir yağmurun gözyaşından
artık, süslü bulutlara gömülmektedir şiir
ah, sözlerden geriye ne kaldıysa onca kir
işte bütün kuşları öylesine yaz başından...


Ali Hikmet

Burcu Yalkın 15-02-2008 14:45



Saksı


Elimde demin
Küçük bir saksı vardı
Boş bir saksı


Nasıl ağırmış meğer
Nasıl kolum ağrıyor
Boş
Bomboş
Çiçeksiz bir saksı



Arif Damar

Burcu Yalkın 15-02-2008 14:47



MÂRA


bilmemek bilmekten iyidir
düşünmeden yaşayalım
mâra
günü ve saatleri ne yapacaksın
senelerin bile ehemmiyeti yoktur
seni ne tanıdığım günleri hatırlarım
ne seneleri
yalnız seni hatırlarım
ki benim gibi bir insansın


tanımamak tanımaktan iyidir
seni bir kere tanıdıktan sonra
yaşamak acısını da tanıdım
bu acıyı beraber tadalım
mâra


başım omzunda iken sayıkladığıma bakma
beni istediğin yere götür
ikimiz de ne uykudayız
ne uyanık


Asaf Halet Çelebi

Burcu Yalkın 15-02-2008 14:47



SAKLI KALAN


günlüğü eksik tutulan güz
usulca çekilmiş de kıyıya
bütün gürültülerden uzakta
eğiriyor suların köpüğünü
belli ki duymuyor dağların
uğuldayan yalnızlığını


bekleyişin ve acıların
uğultusudur yalnızlıklar
kimi kez kuşatabilir büsbütün
doğayı, aşkı ve yaşamı
ama kayalıkların karanlıklarına
hiç sığar mı bir dağın yalnızlığı


bir çiçek bile doldurabilir
uçurumların derin oyuklarını
oysa o bir çatlaktan fışkırıp
bir yangın gibi büyüyendir
belli ki duymaktadır kalbinde
aşkın saklı yalnızlığını


anımsanan ne varsa şimdi
biraz acıya dönüktür yüzü
ve solgun bir gülümseyiş
gibi sararken sessizliği
taşır bekleyişin gizinde
aşkın saklı yalnızlığını


günlüğü eksik tutulan güz
eğirirken suların köpüğünü
ey alıngan susuşundan üzünç
gibi öfkesinden kan sızan
kalbini suların göğsüne bastır
duyacaksın kalbimizin atışlarını


AHMET TELLİ



Burcu Yalkın 15-02-2008 14:51



YALNIZLIK ŞİİRİ..


Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
Bu gece dağ başları kadar yalnızım


Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
Dudaklarımda eski bir mektep türküsü
Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim
Gözlerim gözlerini arıyor durmadan
Nerdesin?


ATTİLA İLHAN



Burcu Yalkın 15-02-2008 20:42



MEMLEKET HAVASI


Bu bizim gökler gibisi hiç bir dağda çatılmamıştır
Yıldızlarımızın titremesi yüreğine deprem indirir
Hiç bir yerde bu denize bu acı tuz katılmamıştır
Topraktan sağdığımız pekmez güneşin başını döndürür


ATTİLA İLHAN


Burcu Yalkın 15-02-2008 20:42



Deprem Bekçisi


mıknatıslı bir anten gibi tek tek
gökyüzüne açılmış kirpiklerim
dilimde yanık yıldızların tadı
ayakta ne uyku ne durak
bütün bir gece deprem bekledim
olmadık saatleri yokladım
hiç biri yerinden kımıldamadı
deprem gecesini dörde katladım
karanlıkta sustum büyük bekledim
ölüm bıçak gibi parlıyordu


Attila İlhan

Burcu Yalkın 15-02-2008 20:43



DELİKDEŞİK


kirpi gibisin çocuk
her tarafın diken
kim elini uzatsa
delik deşik


üstelik sen de kan içindesin


ATTİLA İLHAN


Burcu Yalkın 15-02-2008 20:43



Anahtar


Birisi lekesiz beyaz bir çiçek
Öteki gözalan altın bir zincir,
Birisi hatmedilmez bir kitap verir,
Hepsi sana birşey verip geçecek.


Zümrüt kabzalı bir kama çelikten
Yahut ta bir muamma kilitli kutu.
Sen gene bakarsın görmeden kuytu
Ormanı andıran gözlerinde,sen.


Ve nihayet,hepsi geçip gidince,
Kapına son gelen bir yolcu uğrar,
Uzatır sana paslı bir anahtar,
Kalbini açan bir gizli sevince.


Ali Mümtaz Arolat

Burcu Yalkın 15-02-2008 20:45



YAŞLANMIŞ BİR GEMİCİ GİBİ


Ben bir korsan gemisinde doğup büyüyen
Denizciye benzerim,
Kalbim kavgalara ve fırtınalara alışık;
Tayfalar gibi canım sıkılır karada
Bir hasta gibi eririm.


O dalgalar ki açık denizlerde
Korkunç yolculuklarımda benimle birlikteydi;
Her çığlıkta martılar selamlardı beni
Günlerce yemsiz kalmış martılar.


Ali Püsküllüoğlu


Burcu Yalkın 19-02-2008 09:17



Bir Gemi Yelken Açtı


Bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine,
Civarından çığlıkla yorgun martılar kaçtı
Rüzgâr sürüklenirken derinlerden derine;
Hayâl iklimlerine bir gemi yelken açtı.


Beyaz yelkenlerinde ölgün bir kızıllığın
Titrek son akisleri dalgalandı belirsiz;
Toplanırken göklerde bulutlar yığın yığın
Hırçın bir fırtınayı düşünüyordu deniz.


Ufuklarda solarken altın şafak gülleri
Yabancı âlemlerden sâadetler, emeller,
İhtiraslar bekliyen kimsesiz gönülleri
Gizlice sıkıyordu kızgın demirden eller.


En katı yüreklerinin bile bu sabah iki,
Üç damla yaş kurudu solgun yanaklarında;
Açılan yolcuların hepsi hissetmişti ki
Bugün de erişilmez o diyâra, yarın da...


Mâdem ki o iklime erişmeye imkân yok,
Neden böyle vakitsiz enginlere çıkışlar?
Bulutlar toplanıyor, ufukta dalgalar çok,
Kış geliyor, yelkenler emin bir yerde kışlar!


Yolcular diyorlar ki: -Erişmek ümidi az;
Biliriz dalgaların her biri mezarlık.
Belki de içimizden hiçbiri ayak basmaz ,
Lakin yolunda ölmek, bu da bir bahtiyarlık!


Ufkun dört duvarına kanadını vurarak
Rüzgâr sürüklenirken derinlerden derine,
Gümüş yelkenlerini yüksekten savurarak
Bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine


Ali Mümtaz Arolat

Burcu Yalkın 19-02-2008 10:10

Pervane


Bilinmezliğe sarınmışsın
Gerçekler kalmış bana
çıplak, yalın, acıtan

anılardan kuşlar yapmışım
kanatları kınalı
gelinlik kızlar gibi ağlayan

birazı ayrılık acısı
birazı umut
aralık bırakılmış dünle yarının kapıları

yarın dediğin bulanık bir su
dün desem bana küskün

yalnızca bu an
kanayan gün kadar gerçek

gülsene
diyorum açıyorsun yapraklarını
alnında ışıklı bir taç

sen bir yana uçuyorsun
ben başka bir yana

öyle pervaneleriz ki biz
ateşten iz taşırız kanatlarımızda


Aslı Durak

Burcu Yalkın 19-02-2008 10:13



ISSIZ



özlem, eskiten acı
zaman ölüm ve yaşam
içimin uslanmaz sarkacı


aklımda mührü gözlerinin
içimde nar çiçeği anılar
canıma batıyor bu cam kırıkları


ben sana aynaydım sen bana su
ah şimdi günlerim
ürkek serçe uykusu


ok gibi atıyorum seni
her gün kendimden biraz daha uzağa
ne yapsam sana varıyor yollarım


ses yoktur uyuduğun sularda
renkler silinmiş, susturulmuştur her türkü
nasıl da üşütür bizi yalnızlık


gel içimin saatini yeniden kur
ikimiz için başka rüya bulalım
orada ölümün rüzgarı esmesin hiç


senin olduğun yerden doğar
esrik bir düşün en güzel günü
bilirim yıldızları söndürür terk etmenin hüznü



Aslı DURAK




Burcu Yalkın 19-02-2008 10:14




Sonrası


sığınmadan önce unutmanın büyüsüne
yaldızlıyorduk yalnızlığımıza konan kuşları
yeni yetmeliğimizi büyütüyorduk
birbirimizin ellerinde


ardına bakmamalıydı kadın
çağlayan olup akmalıydı uçurumundan
nasıl sınanırdı yoksa
o çok korunmaktan kabuk tutan duygular?


sonrası kırık bir ayrılık
ustalıkla alçılanmış bir yürek
ve yarısı yanık bir anı..


gözlerde tanış küller kaldı


Aslı Durak


Burcu Yalkın 19-02-2008 10:14



HER GİDENDEN BİR GÜLÜMSEME KALIR



zaman siler acıları
kinin biley taşı kırılır



hüzün birikir elbet
ıssız sular şiire karışır


yıllanmış bir ömürdür közden küle dönüşen
ateş söner, kül savrulur


kış bir kardelene yenik düşer
gök, uçan kuşun kanadına


sen ey kalbim, titremez misin
uzak bir hatıra gelip dayanınca kapılarına?


Aslı DURAK



Burcu Yalkın 19-02-2008 10:15



ÇIĞLIK..


Bir adamı öldürmenin tam sırası kurşunlarla
Çocuğunu öpüp kapıya çıktığında


Ey kanatılmış çiğnenmiş bahar günü
Birden bir çığlıkla kapatır yüzünü


Ezik bir gül gibi çığlık, yitik bir umut gibi
Boğmak boğma bir telle bir insan olmanın sevincini


Kederli yağmur, usulca düşen akşama
Çığlık. Bir çocuk yüzü. Dayalı cama...


ATAOL BEHRAMOĞLU

Burcu Yalkın 19-02-2008 10:28



YOL AYRIMINDA



hüzün ikizidir aşkın
birlikte otururlar yol ortasında


ah serkeş güzelliği elmas sevişmelerin
çağırmasın beni artık çılgın krallığına
diş izi çoğaldıkça bitiyor elma


kayalık dalgalarınla dinle beni
deniz çıplak uzanır tuzun beyazlığına
sen kendi düşlerinden asıldın mı hiç
yeni bir çığlık öğret yanıtlarına


hüzün derindeki izidir aşkın
birlikte susarlar yol ayrımında


Ayten MUTLU



Burcu Yalkın 19-02-2008 10:28



YİTİK


Issız bir şehrin yağmalanmış kalbinde
yitik parçasını arıyor ruhum
yok artık diyorlar, o kırık gülümseme
bu şehrin silinmiş adreslerinde


bir telefon kulübesi, eylül çarşısı,
yağmurun sesinde birikmiş kahkahalar
yasemin bir öpüş gibi... öylece kalmış
karanfil sokağının cebindeki şiirde


çiğ mi yazar, çiy mi, yaprak aşkın adını
konuşup durmuştuk bir eylül gecesinde
çiyler çoktan kurumuştur kirpiklerinde
eylülü bekleyemez bazen yapraklar


bilmem, sildi mi sokaklar ayak izini
ama gençlik parkının buz tutmuş ateşleri
hiç sönmedi bir kadının kalbinde


ölüm hangi acıyı giyinir en çok
hüznü avuçlarına gizlemiş bir resimde
hangi rengi açar külrengi solan şiir
külün kendi renginden utandığı gecede?


hiç bilmezdim, şehirler de ağlarmış,
düşlerini gömerken şiirlere


anımsayamadım, gül müydü, karanfil mi,
mezarıma getirirsin dediğin - ne çok gülmüştük,
ne çok gülmüştük, meğer...


meğer aşk da sığarmış külrengi bir kedere.



Ayten MUtlu

Burcu Yalkın 19-02-2008 10:29



YALNIZLIK


ruhundaki delik deşik bıçkın kayığı
terkedip girdapların çılgın dansında
sığınmak mavisiz bir limana


Ayten MUTLU




Burcu Yalkın 19-02-2008 10:29



DİLEK


hiçbir şey avutmuyor beni artık
büyüyen çocukları izliyorum
uçuşarak çiçek ölüleriyle


bu sessiz acılar bizim tohumlarımız
çığlıklı günlerin bağbozumunda
güz dökümü yemişler tadacaklar
o bildik rüzgarla yarışacaklar
ışık ve ses olacak gölgeleri
otlarla bulutlar arasında


taşlar çağıracak onları mavi
yamaçlara gizli patikalara
derinleri kazacak uçurum adımları
köpükten bir yankıyla buluşacaklar


uçuşarak çiçek ölüleriyle
yağmurun adını yeniden koyacaklar
ses ve ışık olacak yürekleri
karanlık, tenha yollar boyunca


sessizlik diliyorum kendim için sessizlik
acının ve tükenişin meyvesi olsun
eski yazlardan kalan bir avuç toprak
gibi koksun yağmurun köklerinde


hiçbir şey avutmuyor beni artık
büyüyen çocukları izliyorum yalın düşlerle
acılarla büyüyen çocukları sessizce


Ayten MUtlu


şu Anki Saat: 19:46

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum