Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir Seçkim (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=105)
-   -   Sevdiğim(iz) Şiirler... (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=1854)

Fatih Yavuz 06-03-2008 20:37



Aşkın Sonu Var Kalbim Ne Yapsın


sen o sevdiğim çocukları koştur yüzünde
hepsi birden taş atsınlar dalgınlığıma
sabırsızı, soruları en çok olan
dalıp çıksın halkalanan yalnızlığıma



saklı sözlerin şiir işli örtüsü
sonunda açtım seni bir ucundan
belki beni de çizer bakışlarına
bir gidip bir yüzüne bakan zaman



kötü şeyler öğrendim, biliyorum
damlamaya hazır bekler soruların imi
telaşla sana veriyorum o zaman
düşlerinden bile soyunmuş çıplak dilimi



sen o sevdiğim çocukları güldür yüzünde
çekip kaçırsınlar üstümüzden şiir işli örtüyü
bir durup bir esen sıcak rüzgarlar
yatağımızda saf bir gelgit kokusu



Zeynep UZUNBAY
Damar , Aralık 1997

Burcu Yalkın 07-03-2008 18:25

Yağmur Çisentisi <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />


gözlerime bakarken : bir yağmur çisentisi
seni unuturum dedi ***8211; unutmak yazgıymış gibi ***8211;
yeni bir dağ bulacaktı kendine, yeni kır çiçekleri
yeni bir gökyüzü, yeni kuşlar, ötüşler
yeni betonlar bulacaktı, yeni yüzler
yeni ses tonları, yeni saç biçimleri
yeni bir yer bulacaktı yani

yeni bir yer varmış gibi
eski suçlarından arınabilirmiş gibi insan
silkip atabilirmiş gibi geçmişti
gözlerime bakarken, öyle : bir yağmur çisentisi

sanki eski bir yer kalmış gibi

en eski yüzüyle bakıyor şimdi bana. en eski
dolgunluğuyla dudaklarının, en eski kıvrımlarıyla
gözlerime bakarken : ölüm
mavi bir yelkenliyi açılıyor denize
... sanki

eskimemiş bir bakış varmış gibi

bir mart denizine bakıp susuyoruz.
ölüyoruz hiç ölünmemiş bir geceyi
ay ışığı... dalgalar... savrulan kum taneleri
- ne kadar savrulabilir ki bir kum tanesi ***8211;
her şey bittiğinde yeni bir şey başlamalıydı oysa
- yoksa biz mi yanlış yorumladık kendimizi ***8211;

koynumuzda,
hala kutsal bir kitap gibi saklıyoruz o geceyi

saklamak yaşamak sanki.


Altay Öktem











(Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi / Yılmaz Odabaşı s.603 )


Burcu Yalkın 07-03-2008 19:21



Tren


rayların daralıp katarı sırtından attığından
beri, üç gün-dört gece tünelde
beni hep yanlış anladınız şarkısı çalmıştı


trenin gecikmiş gelen numarasız vagonundan


ardından ısrarla bağıran bir çocuktu
her istasyon, sabah haykırmaları saklarken...
kimsesiz bir kazaydı tren


ölüleri birbirini beklerken yaşamın numarasız vagonundan


Ayhan Bozkurt










(Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi / Yılmaz Odabaşı s.636 )







Burcu Yalkın 08-03-2008 23:23



KARASEVDA

ak bir yaban güvercini
gibiydin aşk
vişnelere
bulaştın kirlendi beyazın.


takılamayan
telli duvak


verilemeyen mendil


düşlerde
kaldın.


al üstüne mor giymiş
körkuyularda
körkuyularda


sevdadan delirmiş.


ah yüzüne bütün kapılar
kapanmış senin
ıtır
ve yasemin kokulu günah.


çıkılamayan yıldız
gidilemeyen iklim


kimbilir hangi limanda
hangi gemiye
yüklenmiş.


al üstüne mor giymiş
körkuyularda
körkuyularda


sevdadan delirmiş.


düşlerde
kaldın.


Behçet Aysan











(Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi / Yılmaz Odabaşı s.182 )







Burcu Yalkın 08-03-2008 23:26



Ayna


kırılınca bir büyük ayna
şarkılar da yarım kaldı
büyü bozuldu, durdu saatler
suda suretimiz asılı kaldı.


yoktu, şehirler gezdim ülkeler
düşlerim sahipsiz kaldı
ve şimdi kim bilir nerdeler
gül güle değdi solmuş kaldı.


anıları öğütür değirmenler
bir aşk söyleyin ki bana
daha başlarken ölmedeler.


kırılınca bir büyük ayna
aşk bitti şarkılar yarım.


Behçet Aysan










(Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi / Yılmaz Odabaşı s.185 )






Burcu Yalkın 08-03-2008 23:29



Beyaz Bir Gemidir Ölüm


sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde
olurum


kötü geçen bir güzü
ve umutsuz bir aşkı anlatan


rüzgarla savrulan
kağıt parçalarına
yazılmış


dağıtılmamış
bildiriler gibi


uzun bir yolculuğa hazırlanan
yalnız bir yolculuğa.


çünkü beyaz bir gemidir ölüm


siyah denizlerin hep
çağırdığı


batık bir gemi


sönmüş yıldızlar gibidir


yitik adreslere benzer
ölüm


yanık otlar gibi.


Sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde
ölürüm.



Behçet Aysan


(Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi / Yılmaz Odabaşı s.186 )



Burcu Yalkın 11-03-2008 14:34



Perdeler Kapandı Öykülere


Benim adımdan öyküler yaz demiştin
sarnıcın sesine konuyordu serçeler
kanatlarında ne çok su türküsüyle öyle
kendimden dağlara akan bir sen seliydi kalbim.
Benim adımdan öyküler yaz demiştin
yitik korkularımı topla anız yangınlarından
incirin ballanışı,kumsalın ışımasını anlat ibibiklere
savaşlar için sus, açlıklar için, kan kokan enkazlar için
anlat mavi sevinçler içtiğimizi gece yarılarına dek
berkitilmiş hazlara çıkışımızı gök merdivenlerden.


Benim adımdan öyküler yaz demiştin
açıp kapısını yaylım ateşlerin
avcı önünden kaçan karacanın yürek seğirtmeleriyle
ney'de neyzenin, telde mızrabın kavrulmasıyla
eski mühürlerin kan kokulu ağzından çalarak doğruları.


Şöyle şimdi: Yılların çöreklenmiş yılanı kalbim
Bu şiltenin yüzü müyüm astarı mı?


Bir akrebin kendini sokmasına
bir alevin kendini yakmasına heveslendirip
yüzümün arka sokaklarına düşer
artmış bir öpüşme korkusu.


Öyküler sahnesidir yaşamın yüzü demiştin
Ömürden kalma bir şarhoşluğu oynuyor kalbim.


Bilsen Başaran




(Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi / Yılmaz Odabaşı s.299 )


Burcu Yalkın 12-03-2008 23:25



Ağlayan Harfler


uzaklarda, çok uzaklarda
bir'i var;
hayatına teğet geçtiğim
söylemek mümkün, susmak ikimiz içinde en iyisi


pantolonumun ceplerinde ünsüz harfler var
bana bir şey olursa aralarına sesli harfler koyun


haritalar değişiyor coğrafyalarımda
şimdi faylar dikiyorum, aralarından sen damlıyorsun
gözlerin değiyor, cennete seni pay ediyor tanrı
-zuhal'e oturtuyor-


hayatına teğet geçtiğim
bir'i var;
söylemek mümkün, affet tanrım!


gün, uzanırken gecenin kollarına
açılsın dilinin pervazları, umudu kaşıkla
cümlelerin bağı çözülsün, sürgün versin dünya eline
masum muyuz yeni hayatlar kuracak kadar?
başkalarının eskiyen hayatları, belki de hayat dediğimiz.


hayatına teğet geçtiğim
bir'i var;
söylesem günahkâr olacağım, yoksun


kolay değil biliyorum baştan başlamak
uzun vadeli senetler yapmadım hayata
kısır döngü bu; adına dünya dedikleri
yüreğimin sesi olsaydı kömürleşirdi her şey.


hayatına teğet geçtiğim
bir'i var;
söylesem cehenneme gideceğim,
hüzün, sana giden en kestirme yol


harfler ağlaşıyor çaresizliğine
hayatına saplandığım
biri var.


Alper Akdeniz

Burcu Yalkın 12-03-2008 23:32



Bulantı/ şiir



''Yağmurla aktı yüzün camın iğreti teninde
Dönüp dolaşıp kaybolmalar gibiydin
Nasıl da direngen bir denizdin ellerimde
Gelinciğin boynu eskiden ince, kırılgan
Şimdi bir çınarla değiştir gövdeni
Kimin krallığına kar yağmadı ki
çingenelerden sonra?
İmlasız yazılıyor artık büzün sözcükler
Ve unutuşun o dağınık nostaljisi
Ne tuhaf seni boşluğa söyledim de
Deştim tenimin buğday artıklarını
Boynumun ikliminde açmadı hiçbir çiçek
yeryüzü çığlık çığlığa bir ceninsin
hadi kıpırda içimde, yar gövdenin gizini
en çığırtkan çağ bu aşk bunaldı gürültüden
Caddeler, vapurlar, otobüsler koşar adım
Serçelerin başı dönmüş saçaklarında
Bir orman ürküsü verir kentin uğultusu
İçe kapanık yatak odalarında Freud'su kokular
Ve her an düşmek korkusu gölgenin zindanına
Düşmek ve ağırlaştırmak göğün dibini
Kalbimde sartre biraz sancı, F tipi bir sıkıntı
Ölüm zambaklar topluyorum
Yeniden açılmak için sabaha
Bilmiyorsunuz rutubetimi kusuyorum yıllardır.''


Gonca Özmen

Burcu Yalkın 15-03-2008 00:06



Bir Kenti Ağlıyorum


Dün gece uyuyamadım
bir kenti ağlıyorum
gözlerimden kaçgın görüntüleri dökülüyor


dilini yitiren kent
söyle
bir yaşamı güzellemeyi
sana kim yasakladı


şiirlerden yaşama taşınmış insanı arıyordum
sen insanı tıkanan yollara...
akmayan sulara gizledin
bir çocuk babasını öldürdü
bir kadın bedenini
bir adam böbreğini sattı
söyle...kocamış kent
düşlerimi nereye bıraktın


Sevgilim...
bu kent beni hırpalıyor
bir gün...


söyle...
dilini yitiren kent
sana konuşmayı öğetirsem
düşlerimi kapatan örtüyü kaldıracak mısın
insana gülecek misin.


Berrin Taş

(Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi / Yılmaz Odabaşı s.422 )


şu Anki Saat: 09:45

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum