Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir Seçkim (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=105)
-   -   Sevdiğim(iz) Şiirler... (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=1854)

Burcu Yalkın 20-02-2008 18:08



Sıyrılıp gelen

Soluk bir ay dolanıyor
kentin üstünde her gece
Her gece bilge bir gezgin
tavrıyla adımlıyor yolunu


Güz yanığı bir durgun
sessizlikle örtülü her şey
ve yırtılmış bir tül gibi
savrulup duruyor zaman


Suların sesini dinle şimdi
ormanın fısıldayışlarını
usulca yarılıyor dağların göğsü
bir aşkı dinlendirmek için


Ve gözleri uzak yamaçlarda
aranıp dururken bir şeyleri
sessiz ve sakin beklemekte
bekledikçe bileylenen yürek


Belli ki dağların, denizlerin
ve göllerin üzerinden
sıyrılıp gelmektedir seher
Belli ki yakındır
doğayı ve hayatı sarsacak saat



Ahmet Telli


Burcu Yalkın 20-02-2008 18:10



Karda İzler

Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kıyısında vursunlar beni ki dünya
Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten


Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün


Adımı yazıyorum kar üstüne ve ıslığını çığlık
Gibi incelterek yetişiyor ardımdaki tipi bana
Siliyor adımı bir dal kırarak çam ormanından


Geçmişim kar sessizliğiyle özetleniyor artık
Anılarım buz tutmuştur aşklarım kar yangını
Ömrüm parmak uçlarımda eriyen bir kar tanesi


Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün


Kar yağıyorken milyon bekerel hüzün yağıyordur
Derim ki kar ve hüzün bir aşkın seyir defteridir
Yolculuklar ve ayrılıklarla anlatılabilir ancak


Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kıyısında vursunlar beni,vursunlar
Bir kahkahayla çekip giderim karlı ovalardan


Şairler vurulmalıdır,hayat yakışmıyor onlara


Ahmet Telli


Burcu Yalkın 20-02-2008 18:20



Yosunlu Bir Yürektiniz Evlerimizde


matlaşmış güncel bir kederdim
sonrasız bir hastanın yayılırken iniltisi
sıtmalı akşamlara


ellerimi emeğimi götürdünüz
alın yalnızlığımı da!


sesinizi yanlış yere park ettiniz
bir trenin kalkış saatinde
durmadan yön değiştirdi elleriniz
ve define aradınız
gül satarken yakalanan emeklinin
güz düşmüş gözlerinde bile


şimdi benden çaldığınız günlerden
bir saray yapıyorsunuz öyle mi
işçi evlerine sığmayan hüznümden


gözlerimi sesimi götürdünüz
alın intiharımı da!


Arzu K. Ayçiçek



Burcu Yalkın 22-02-2008 11:45



UZAK


Herkesin bir yağmuru vardır ve bir rüzgârı
Aşk biraz ıslanmaktır
Al götür beni o uzak yağmurlara


Herkesin bir şiiri vardır ve bir şarkısı
Aşk biraz çoğalmaktır
Al götür beni o uzak şarkılara


Herkesin bir akşamı vardır ve bir masalı
Aşk biraz yorulmaktır
Al götür beni o uzak akşamlara


A. Hicri İZGÖREN



Burcu Yalkın 22-02-2008 11:47



ZEYL


Soluğu rüzgârlardan derlendi
Yollar o çingeneden bulaştı bana
Tek gerçek düşlerimdi belki de
Bir masaldan aldım rengimi


Tutku yaşından büyük gösteriyorsa
Sağır ve dilsiz geceler sorumludur
Gözlerin
Ve şer iklimi


A. Hicri İZGÖREN



Burcu Yalkın 22-02-2008 11:48



HÜSRAN SOKAĞI


Sonunda ketum bir tarihe göçebe oldum
Adressiz kaldım bu yüzden bir rüzgâr gibi
Takıldım hiç büyümemiş bir çocuğun ardına
Vizem yok kimliğim sahte yollar mayın döşeli


Bir ömürde kaç sokak izi kalır geriye
Saçlarımın ıslaklığından anlıyorum
Orda bir çocukluğun yağmuruna varılır
Yarpuz kokusu uğurlar sizi görmezsiniz
Her sokak aslında bir patikadır
Yüzümde bir yama gibi duruyor zaman****
Bütün aşkların kan grubu aynı olsa da
Ayrıdır çıkmazları son sözleri farklı
Gözlerinin rengine uymaz intiharları


Zaten hep gönüllüydü yanlışı yazgısına bulaştı
Küçük sevinçlerin büyük kederlerin sahibi
Güneşsiz bir gölge kansız bir yara oldu
Hüsran sokağında bir aşk daha vurdu kendini


A. Hicri İZGÖREN



Fatih Yavuz 22-02-2008 14:50




ISLAK GÜL
Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları
Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra.
Alır, götürür beni kokun uzaklara, en uzaklara
Ağzın; dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları



Tenin çekiyor beni, tenin tutmuş saçlarımdan
Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum
Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum
Ölürüm, çekersen ellerini avuçlarımdan



Dönsün başım, tutuşsun damarlarımda kanım
Gel, otur yanı başıma, erişilmez kadınım
Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini
Ser önüme, bir hazine gibi güzelliklerini



Sana en muhtaç olduğum şu anda gel.
Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel...



Ümit Yaşar OĞUZCAN

Fatih Yavuz 24-02-2008 11:47

GÜL KOKUYORSUN

gül kokuyorsun bir de
amansız, acımasız kokuyorsun
gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun
dayanılmaz birşey oluyorsun, biliyorsun
hırçın hırçın, pembe pembe
öfkeli öfkeli gül
gül kokuyorsun nefes nefese.

gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle
sen koktukça düşümde görüyorum onu
düşümde, yani her yerde
yüzü sararmış, titriyor dudakları
şakakları ter içinde
tam alnının altında masmavi iki ateş
iki su
iki deniz bazan
bazan iki damla yaz yağmuru
mermerini emerek dağlarının
şiirler söylüyor gene
ölümünden bu yana yazdığı şiirler
kızaraktan birtakım şiirlere
büyük sular büyük gemileri sever çünkü
ve odur ki büyüklük
şiir insanın içinden dopdolu bir hayat gibi geçerse
o zaman ölünce de şiirler yazar insan
ölünce de yazdıklarını okutur elbet
ve senin böyle amansız gül koktuğun gibi
yaşamanın herbir yerinde.

gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
bu koku dünyayı tutacak nerdeyse
gül, gül! diye bağıracak çocuklar bütün
herkes, hep bir ağızdan: gül!
ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek
saçların, alınların, göğüslerin üstüne
yüreklerin üstüne
bembeyaz kemiklerin
mezarsız ölülerin üstüne
kurumuş gözyaşlarının
titreyen kirpiklerin üstüne
kenetlenmiş çenelerin
ağarmış dudakların
unutulmuş çığlıkların üstüne
kederlerin, yasların, sevinçlerin
ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek.

bir rüzgar, bir fırtına gibi esecek gül
yıllarca esecek belki
ve ansızın dünyamızı göreceğiz bir sabah
göreceğiz ki
biz dünyamızı gerçekten görmemişiz daha
geceyi, gündüzü, yıldızları
görmemişiz hiç
tanışmaya komamışlar bizi güzelim dünyamızla.

öyleyse dostlar bırakın bu yalnızlıkları
bu umutsuzlukları bırakın kardeşler
göreceksiniz nasıl
güller güller güller dolusu
nasıl gül kokacağız birlikte
amansız, acımasız kokacağız
dayanılmaz kokacağız nefes nefese.

EDİP CANSEVER

Burcu Yalkın 24-02-2008 13:45



Ağır Suç


Kan kaybından ölüyorken görmüşler
Sözünü sözlükle sınırlayan ozanı
Sonunda tükenişin konağına sığınan
İç cebine koymuştu incecik kitabını


(Yapay esen yelin çıkarttığı hışırtı
Doyurur mu kişilikli yaprağı)


Yine de önemseyin çiçekler atın üstüne
Ne de olsa ozandı güzelliğin yaşıtı
Gelecek kuşaklara yararlı olsun diye
Aşağıdaki tümceleri taşısın mezar taşı


(Kuş sözcüğünü kuştan fazla sevmişti
Suçu şuydu: çift kanatla yetindi)


Abdülkadir Budak



Burcu Yalkın 25-02-2008 20:29



Serpintiler


boğuk seslerle sarsıyorsa ağaçları kış serpintileri
yorgun kar taneleridir gergeflerde nakış serpintileri


uzaklar boyu kervanlar kızıl bir çölü sürükler
ardlarında kalan kadın gözlerinde bakış serpintileri


yani bir avuntudur rüzgâr akşam kızaran güllerle
bülbül çekip gider, susar dallarında bırakış serpintileri


bir çocuk kendini içerir ne kadar inkâr edersek edelim
saldıkça bilye şimşekleri sokak taşlarına karış serpintileri


belki çok uzaklardadır şimdi sıla, neredeyse yitik
sanırsın yüklü trenlerde perde perde tükenir kalkış serpintileri


artık umut bile grisini terk etmiştir çıldıran lodosun
güz sonu, ıslak yollara dağılır tekdüze kargış serpintileri


Ali Günvar



şu Anki Saat: 10:03

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum