Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir Seçkim (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=105)
-   -   Sevdiğim(iz) Şiirler... (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=1854)

Burcu Yalkın 19-02-2008 10:30



AŞK ONARIR


söylediğin yalanlara dönerse bir gün
söyleyemediğin bütün sevgiler
kırılırsa incecik dallar gibi
yarınlara ertelediğin düşler
aşk onarır


kalbindeki günlerin çan kulesi
yıkılmışsa aldanışın fırtınasında
rüzgarın savurduğu kum taneleri
gibi kanarsa zaman avuçlarında
aşk onarır


konukları kendisini sevmeyen
bir otel odası gibiyse yalnızlığın
çıkıp gidemiyorsan çivilenmiş gölgenden
paslanmışsa kilidi sığındığın anların
aşk onarır


geçtiğin yollardaki bütün ay perileri
terk ettiğin kendinin şarkısını söylerse
ve hayat birdenbire bir veda resmi gibi
yırttığın albümlerden çıkıp geliverirse
aşk onarır


kanındaki ateşler tenini yakmıyorsa
unuttuysan şarabi gecelerin rengini
sevişmenin elması artık parlamıyorsa
elinde kırılmışsa dokunuşun kadehi
aşk onarır


aynalarda bıraktığın suretine benzerse
içindeki delinin bütün yüzleri
her gidişin bir dönüşün eviyse
o varmayan yolları, o yaralı deliyi
sadece aşk onarır


Ayten Mutlu

Burcu Yalkın 19-02-2008 11:29



ÇOCUK VE AKŞAM


işte akşam, tül, bakır ve yas
havada kuş tüyleri, ıssızlık


ay şimdi sularda gizli bir veda
kumdan kalelerine ağlarken çocuk
ruhta köpüklenen o kızıl yara


doğunun akşam faslı bu eprimiş gün
isli lamba, misk kokusu, hüzün
ve siyanür tanrıya diz çöken vaha


çocuk rüyalarında denize benzer kuşlar
kanatsız düşler gibi halkbilgisi hep kırık
çocuk-kuşlar yansıtan buğulu aynalarda


dans bu, fonda garip bir arya
sözcükleri yitiren sesin boğuk tınısı
tül, ıssızlık ve daracık odalarda
anka uçuran ruhun gizemli dansı


akşam işte, araftaki âmâ kuş
halkbilgisi hep zayıf çocuk düşleri
gibi masum ve suçlu darağacında


ah akşam, lirik bir bağbozumu şimdi
yakutun alacada rengini yitirdiği



Ayten Mutlu


Burcu Yalkın 19-02-2008 11:29



SAKLAMBAÇ


ebenin gözleri doğuştan kördü
sobelemek isterken mavi Tansık Kuşu'nu
açıldı gözleri ölümü gördü


Ayten MUTLU



Burcu Yalkın 20-02-2008 17:50



KAR TANELERİ


ellerinden yağardı
en güzel yalanından dünyanın
bedenimde titreyen kar taneleri


hangi sevişme bir vedadan daha uzundur
nedir ki aşk çağımızda bir merhabadan başka?
demiştin ya, aşk
kış yorgunluğu gibi yürürken aramızda


bir merhaba yeterdi güneşi ısıtmaya


gecenin gömdüğü gümüş bir yıldız gibi
mermer bir unutuşun mücevherine
bağışladım kar sesini
yüreğinde
donup kalmış kışın merhametine


kurudu bir içdeniz, güneş çekildi
bir mevsim gözlerini bırakıp gitti
kar kokan bir rüzgârı çıkarıp sandığından


derken bir "merhaba" sildi kendini
içimdeki ülkelerin haritasından


gecenin gömdüğü gümüş bir yıldız gibi
öyle sevdim ki, unuttum sevmeyi
bağışlamaz beni artık hiçbir hatıra


Ayten Mutlu


Burcu Yalkın 20-02-2008 17:51



ÖLÜM GİBİ


işte sevişmek bitti
ölüm gibi devam ediyor gece


aşk henüz gidilmemiş bir ülkedir, diyorsun
ne kadar uzak gitsen çıkamazsın teninden
kendinden çıkamazsın ne kadar yakın gelsen


sessizce dinliyorum gecenin çanlarını
açık bir yara gibi çalıyor çanlar
vuruluyor sesinde çanların hayvanları


çıkamıyorum senden ne kadar uzak gitsem
sana varamıyorum
ne kadar yakın gelsem


gözlerinde
acının ürperen tenini okşuyorum
nereye akar, hangi ölü denize
istiridyeden koparılan incinin kanı
biliyorum


ölüm gibi devam ediyor gece
susamış bir yangını söndürerek kalbimde
çekiyorum körelmiş bir ateşin bayrağını
sesindeki çanların en yüksek kulesine


kapanıyor gecenin ağır kapısı
sonsuz mavi bir cam kırılıyor içimde


öpüyorum
öper gibi gözlerini son defa
ölüm gibi bir aşkın gözyaşlarını



Ayten Mutlu

Burcu Yalkın 20-02-2008 17:53



GİTMEK


gün gelir insan anlayıverir
tek başına yaşlanan bir ağaç olduğunu
o yüzden kederi yazmak isteyebilir
rüzgarın gövdesinde açtığı yaralara


sonbaharda şaşarak öğrenirsin
yaprakların rengine inanmamayı
ve zamanın o müthiş yalanını
o müthiş yalanını tutkunun, ihtirasın
anların, anıların,
çılgın bir nehir gibi kör koşularda
yaşadıklarının ve yaşayamadıklarının


dağlarda, odalarda, avunmalarda
çoğaldın sandığın azalmalarda
ışığını yitirmiş o ölü yıldızlarda
düşen bir yaprağın son gülüşünde açan
yankısız çığlıklarda


şaşarak öğrenirsin
zamanın ve hayatın büyük sırrını


gök sadece yağmura anlatır sonsuzluğu
oysa unutur damla toprağa değer değmez
yağmurun da kederli bir ülke olduğunu


unutmaktan başka güz yokmuş gibi
ve hayattan daha gerçek bir yalan


toprağa ne söyler yağmurun sesi
bir şarkı mı, bir şiir mi, bir güz hikayesi mi
yaşlı bir ağaç olsan, çırılçıplak bir ağaç
ne söylerdin, kalbinde esip duran rüzgara?


"beni terk et
içimde sonbahardan başka bahar kalmadı"


belki de gitmektir aşk, sadece gitmek
avare bir kederi sarıp yaralarına
rüzgarın devirdiği bir ağaç gibi
köklerini sessizce bırakarak toprağa



Ayten Mutlu

Burcu Yalkın 20-02-2008 17:55



VEDA


Yitirdim cebimdeki bütün adresleri
Yağmurlar, yağmurlar ortasında kaldım
Aklımı boğacak o selleri
Ben kendi damarlarımda yarattım


Artık ne bir satır yazı, ne de bir selam
Tek kişilik bu oyunda rol alabilir
Gitti bütün seyirciler boşaldı salon
Geride kalan yalnızca, yalnızca maskelerdir


Eli naylon güllü o dostlukların
Bir tek anısı ve sızısı yok içimde
Yitirdim cebimdeki bütün adresleri
Kendimi kazandım bir başka biçimde...


Ahmet Erhan



Burcu Yalkın 20-02-2008 18:04



Kar Çığlıkları


ben yürürken gökyüzü dağılıyor
yorgun çınarlar seriliyor önüme
martılar denizi bırakıyor
sevincine sığınıyor çocuklar
sesim kuşanıyor hayatı.


karlar savruluyor ışıklar içinden
dallarda aydınlığın çığlığı
buğulu gökyüzü çiziliyor ufkuma
sular üşüyor.


yolları tutuyor karlar/ yola çıkanları
kiraz çiçekleri görmemiş/ dağ gülleri
ve çocuk seslerini yitirmiş çayırlar
koynuna dolduruyor gecenin sesini.


düşlerimizi yıkayan köpüklü sular
bir dinamit sessizliği dağıtıyor dünyaya
durdurmak istiyorum günleri/bindiğim trenleri
hiç yaşlanmasın istiyorum okuduğum şiir.


bağlanan bir sayfada çözülen sözlerim
yaralı kuşlar gibi indiler geceye
denizler kurudu dizelerimde/ yıldırımlar düştü
habersiz kaldı mevsimler


dışarıda kar
bir bıçak oluyor yaranın yüreğine.



Ahmet Özer



Burcu Yalkın 20-02-2008 18:06



SÖYLE YÜZÜM TANIĞIMSIN



aşk eskidi/yollar uzun
bir dalga kırıldı yüzümde
kar sesinde uçan çiçek
yüreğimde gülüşündür
sevgi bitmez/düş yaşatır.


bir gün olur gurbet başlar
saat durur/deniz biter
sesim aranır yılları
ömrümüz bir yangın yeri
çiçek solar/bulut kaynar.


söyle yüzüm/tanığımsın
kaç bahara göğüs gerdin
bir çocuğun sevincini
gidişini bir babanın
tarih yazar/dünya okur.


şiirim bir atardamar
yaşıyorum dizelerde
gömleğimde bin bir nakış
bir ağlama/uykuya dur
kuşlar gider/sonbahardır.


Ahmet ÖZER




Burcu Yalkın 20-02-2008 18:08



HÂLÂ KOYNUMDA RESMİN


Sımsıcak konuşurdun konuşunca
ırmak gibi, rüzgar gibi konuşurdun
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
çiğdemler güller mor menevşeler açardı
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Hâlâ koynumda resmin


Dağları anlatırdın ve dostluğu
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
Sesini duymasam çölleşirdi dünya
dağlar yarılır ırmaklar kururdu
bulutlar çökerdi yüreğime
Hâlâ koynumda resmin


Gün akşam olur elinde kitaplar
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
bir kez bile unutmadın "merhaba" demeyi
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
bir dostun vurulduğu gün
Hâlâ koynumda resmin


Kaç mevsim kırlara çıkıp
çiçekler topladık mezarlar için
Belki ürküttük tarla kuşlarını
belki kurdu kuşu ürküttük
ama aşkı ürkütmedik hiç
Hâlâ koynumda resmin


Ve hâlâ sımsıcak durur anılar
sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi
Şimdi duvarlarda resmin



Ahmet Telli




şu Anki Saat: 00:36

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum