Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir Seçkim (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=105)
-   -   Sevdiğim(iz) Şiirler... (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=1854)

Burcu Yalkın 22-03-2008 00:07



Gel Dirilt Değiştir


Uzatırken uçlarını havaya
Sisin ve yağmurun içinden
Kurumuş damarlarıyla seslenerek
Dalın istediği nedir


Suyun istediği nedir
Kışın amansız sesiyle bastırılmış
Akışı düş, yatağı karabasan
Kumu ayartılmış, çakılı sürgünde
Donmuş bedeninde günün özlemi
Suyun istediği nedir


Kentin istediği nedir
Ciğerleri kurum bronşları dağlı
Parkları çalınmış alanları yağmada
Her yanında beton kistler çıkarırken
Kentin istediği nedir


Senin istediğin nedir
Bile bile
Avcunda sıkıca sakladığın
Renkli kırık camlar
İki elin kızıl kanda
Aç avuçlarını sesini yükselt
Gel dirilt değiştir


Gülten Akın / Uzak Bir Kıyıda ( Sevda Kalıcıdır-Kent) s.34



Edited by: Burcu Yalkın

Burcu Yalkın 22-03-2008 12:56



Kalp Vakti


Belki ben daha uzun yaşarım, ama
Uzun yaşayan o olmalı aslında*


Nemli yaram cam hüznüm sevdiğim
öyle çok kırıldım ki hayatın kirli aynasında
sorma, gece denizim batmıştı çok da yalnızdım
kendi kırıklarımı kendim topluyordum ki
kalp kapaklı bir şiire daha başladım işte
sen seni düşün beni düşünme kalbimi de
kalbim ki zaten bir şiirdir,üzülme sen çok yaşa!
birazdan etli dudaklarıyla öper beni hayat
-ömrün taş plağı hep kırıktır ya-
kırık kırık toparlanırım sen hiç meraklanma
çakı gibi bir kırıkadam olurum hem de
gençliğimle buluşur kendi derinliğimde
belki de ağır imge gülleri yuvarlarım kendime
âh, ne belli! soyduğum tenha şiir renginde
incinmiş bir kalple içimin kadınıyla sevişir de
kalbim ve acemiliklerim benimle birlikte
mahrem ve gürültüsüz bir yere kaçarım sonra--
Sonra, hüzün haz karışımı tüm incinmişliğimi
bir top yapar da gül ağırılığında tutup sana atarım
bu şiir de bu hayat da beni uzun yaşaman içindir aslında
bakmışım sol yanımda birden bir düşme sesi


içim mi düştü ne! çok şükür kalbim hâlâ yerinde**


Hüseyin Alemdar / Vakitler İncelikler s. 13


* Emily Dickinson
**Osman Çakmakçı


Burcu Yalkın 22-03-2008 13:08



Miş' li Gelecek Zamana Yergi


Biz ki toplanıp bir gün çığlıklar boyunca
Gelincikleri derleyip arkadaşlıkları ağlayacakmışız
Yıllar geçecekmiş üzerinden bir gül ağıdının
Ölüm boşlukta, hayatsa büsbütün divâne...


Aşkmış artık yeni çağın tragedyası
Uçurumlar, salıncak ürpertileri, saklambaçlar
Cesaret sınavı olacakmış her masal
Uzun yaşanacakmış sanılıp
kırmızı başlıklı kurtlarda tükenen...


Oysa ellerimizin değerini nasıl da unutmamalıymışız
Çoşkulu durmalıymışız sanık sandalyesinde bile
Çünkü sehpa itildi, imlâ bozukluğuna tutsak yaftalar
Ömürse yalnızca bir kuşun çığlık düşürmesi...


Cihan Oğuz


(Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi / Yılmaz Odabaşı s.582 )



Edited by: Burcu Yalkın

Burcu Yalkın 25-03-2008 00:10



Barınak


Fırtına
Barınak
Gemiler, değil mi?
Ne güzel alışmıştım
Harflerle ve sayılarla yazılmayanlar vardır
Her denize kıyı olabilir misin?


Satranç
Sevgilim
Taşlar
Unut
Kaleleri ve filleri köpekli adamlar tutmuşlar
Söyle ona sıraya dizmekten vazgeçsin


Gülten Akın / Uzak Bir Kıyıda (Sevda Kalıcıdır-Balkon) s. 25

merâl özcan 25-03-2008 09:46



Öte Çağın Gülü


..................................Ah bir tek hançerle açılır
..................................Aşkın yarası
..................................Kanamaz gül solmayınca tarih


Kalbe çizili ne varsa artık mor
Suskunluk çağındayız ey ömrüm
Yalan seni seviyorum sözü gül dikeni ağlar
Dedim kaç kez ay vahşi evren arsız
Umudu vuruyorlar gözyaşlarını saymadan


Bizi de yazacaklar uyaksız bir şiir gibi
Bir gönlün içine girmeden solacak ömrümüz
Yok mu göğü savunacak ey âlem-i mahlukat
Kalbimin sarkacına gül bağlayacak gül ağlayacak


Unut vuslatın müjganını hayat taş üstüne taş
Yarin bahçesi solgun yüzümüz tarumar
Yeter artık kanayan bir testiden su akmasın
Gül çağına kurban olsun Aşk


Yelda Karataş

Burcu Yalkın 25-03-2008 18:19

İNFİLAK VAKTİ<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

<I style="mso-bidi-font-style: normal">Kendimi görmeye parklara gidiyorum[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">Kiminin bana kiminin çaresizliğe elleri[/I]*


O üç harfin yedi harfli âni kış hâliyim yaşamalarda
boşluklarımın sözlüğünde şiirlerim vakit harflerimi
biri telâş biri sükût iki mısrânın birbirini örtmesiyim
biri karanlık biri karanfil iki çiçeğin yerçekimiyim
karamela bir çocuk sesi gelip gelip öper üstdudağımı bazen
ağzımın uzağında öpüş yarası mahçup bir cennet olur altdudağım
içim kış bir parktır belki, parklarda çıkarım kendimden
sahi, insan ikiye bölünse de çıkabilir mi ki kendinden
nasıl koyar peki ömrünü eşit ağırlıklarla ikinin keselerine
bilirim ki kesse kesse kendini keser kimsesizliğin bıçağı--
bakmışım düşmesem de kendimin kalbini düşmüşüm birden
kanla karanfil sesi birbirine karışmış yakamda
birbirine karışmış yakamda saadet ve sarsıntı renkleri
hayatım birbirine karışmış şeylerden kar uzakları
hayatım katlanmış yerlerinden kan sesli bir mendil <I style="mso-bidi-font-style: normal">Edip abi[/I]
ellerimde iki pembe yırtık eldiven gibi kendi akşamım
âh, az şekerli bir yalnızlık kahvesi söylemiş de içememişim
adı âsûde bir aşkla sûdeleşmişim de gidememişim--
her şey <I style="mso-bidi-font-style: normal">kanmısrâ [/I]bir rakının bordo dökülüşü ömrümün köylü yüzünde
sanki hiçbir şey deprem değil de <I style="mso-bidi-font-style: normal">17 ağustos[/I] depremi içim
hayat kendi ellerini bile tutamayan düşme vakti büsbütün


Tam kırığımı öpecekken <I style="mso-bidi-font-style: normal">Ve nasıl gözgözeyiz ansızın bir infilak[/I]**



*, ** <I style="mso-bidi-font-style: normal">Edip Cansever









[/I]
Hüseyin Alemdar / Vakitler İncelikler s. 22

Burcu Yalkın 25-03-2008 23:30



Akvaryum


Yok saymayalım artık geçip gittiğini
Ve giderken önüme uzattığın
Hayatın kıyısında
Gizlice görüvereceğim
O birkaç dirhem eskimez gümüşü


Yok saymalıyım, karşılıksız ve cömert
Ismarlamadığım, biriktirilmiş
Çiçek izlerini
Çünkü yansız ve renksiz durayım isteniyor


Törenler ardarda törenler düzenlense
Ülkenin tüm çılgınları geçse önümden
Durmalıymışım
Belki ben durduğumda
Müzmin bir acemisi olarak hayatın
Öyle kendiliğinden
Yağmur kabartır kirleri
Kar temizler
Mi acaba


İyi ki şimdilerde
Yeni keşfedilmiş ülserimle
Bu tutsuz ve edilgen akvaryumda
Başarılar dileyerek
Vizit defterine geçti adımı doktor


Böylece tarihten kovulmak
Ustaca gerçekleşti denebilir
Ne sille ne tokat ne devrim ne kargaşa
Bir dizi bitirim incelik eşliğinde
Örtün öleyim şimdi


Gülten Akın / Uzak Bir Kıyıda ( Sevda Kalıcıdır-Kent) s. 33




Burcu Yalkın 26-03-2008 15:54

AYNA VAKTİ<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> [/B]<I style="mso-bidi-font-style: normal">Ey o değişmeler, ey o çiçeklerin açma ayı[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">Bulutsuz geçen mayıs bıçaklanmış haziran[/I]*


Hayat bu, takvimlerden düşecek günleri silkeliyor
silkeliyor ve ısırıyor günleri kuytu bir ağızla
günlerin ısırılışı ki, kadife bir ağlamak sanki
takvimler ki, güzrengi gürültü yeri ömrümüzün
takvimler ki, âh! ne yapsak birer üşümüş akşamüstü
birer üstü çizilmiş kırlangıç saatleri--
bir güngülü gibi takmışım kendimi mayısa hazirana
ben ince bir gök gibi hâlâ aynalardayım oysa
yüzüm düz bir deniz yüzüm kuşlu bir <I style="mso-bidi-font-style: normal">Ayna Vakti[/I]
ayna sesiyle zamanı okşuyorum kelebek hafifliğinde
hafiften kendimle konuşuyorum hafif ayna sesiyle
geceyi öpmüşüm ya ay beyazlığında dudaklarım
geceye dokunmuşum ya ay duruluğunda parmaklarım
geceyi gitmişim ya ay derinliğinde rüyalarım
tebessümüm yaşanmamış yerlerinde takvimlerin
melankolik leylak bir imge dilimde
dilimde buğulu ve melankolik tadı ayna şiirlerin
bir yerlerde belki şâir deniyordur ben gibilere
ben gibiler ki hâlâ yazdır kendilerine aynalarda
beyaz ve zarif bir yazım ben de işte
aynalarda ölçerim ömrümü zarif bir ürperişle



Daha gencim, ama <I style="mso-bidi-font-style: normal">aynalardan çocukluğum geçiyor[/I]**



*) <I style="mso-bidi-font-style: normal">Louis Aragon[/I]
**) <I style="mso-bidi-font-style: normal">Adnan Azar[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">



[/I]Hüseyin Alemdar / Vakitler İncelikler s. 23

Burcu Yalkın 26-03-2008 16:13



Varlığa Ve Yokluğa


insan ne zaman alışır hayata
baba?


yağmurun değdiği her yerdi yüzün
seni sordum da irkildi toprak
ölümü bildim, büyüdüm
çocukluğum mevsimsiz bir leylak
bir yelkovan gidişi
bir akrep
yürüyüşü
ötesi iyilik, güzellik...alıştığımız
bir yarayı sarıp sarmalamak


gecikmiş sözlerin ağırlığı heybemde
bir karanfil, solgun, öyle
kedere bulanarak
nasıl dökülürse
döküldü toprağına sözlerim de


söküp nallarını atların
koşturmak gibi karanlığın evine
öldün. yokluğunda
varlığı bildim


insan nasıl alışır içindeki cam kırıklarına
baba?


Çiğdem Sezer


(Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi / Yılmaz Odabaşı s.510 )



Burcu Yalkın 27-03-2008 19:26



Adresi Köz Olana


doğrudur suskun ve vahşi olduğum
sular kabardığında bir hayvan gibi
dönüp durduğum, çemberin etrafında


zincirimdir acıtır değdikçe tenimi
-sizin acınızı kim nasıl anlar
sular çekildiğinde orman kimlere kalır?


kuşları iyi tanımam, doğrudur
belki ağaçları da
ama bir kuş ötse bilirim
öte uçurumlarda


bir ağaç bir ağaca
uzak kalsa eksilirim
ezberimde olmadığı doğrudur adreslerin
ama her adres biraz eksiktir ve insan
adresinde bulunmaz çoğu zaman


ben burda tenhalardan
gelir bana giderim


Çiğdem Sezer


(Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi / Yılmaz Odabaşı s.509 )




şu Anki Saat: 16:16

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum