Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir Sayfam (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=33)
-   -   sibel eylül şiirleri (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=3007)

sibel eylul 14-03-2009 22:49

yıkıcılara
 
yıkıcılara

her gün doğumunda
hayata yeniden silkelenip
isteyerek sevgiyle emeğini vermeli
güneşli günlerin bizlere getirdiklerine

bir yanı keder bir yanı huzur
ölü görünümünde olsa da kış
gizliden işlemez mi dirilişi
can vermez mi

bir yanı imkânsızlık bir yanı umutlanış
her şeyi insandan önce yaşamaz mı doğa
veririz birimiz yapıcılık
ötekimiz yıkıcılık

yıkıcılarımız
uyanın
her gelen günün vardır
aydınlık güneşli
umut açtıran an’ları
anlamaya çalışırsanız
doğanın
size sunduklarını
varacaksınız
çelişkilerinizin verdiği
en küçük zevklerin
doyumsuz tatlarına
ve biraz daha silkelenerek
başlayacaksınız hayata


sibel eylül


sibel eylul 14-03-2009 22:51

söyle
 
söyle

delilerin vardı senin
bana uygun gördüğün
anlamlandıramadım
naylon mahmut’unun
neden naylonlarıyla çağrıldığını
ya da apansız gelişleriyle

deli sinan’ının
kucak dolusu cevizlerini
ya ötekine ne demeli
hani banyo sonrası
anadan üryan
sokak aralarına koşuşturan
sahi neydi adı
seç birini
seç birini dediğin
delilerin vardı senin
evet
tâ en başında
spermlerini döllerken

koymuştun adımı
şizofren
oysa ben
açık denizlerde yol alan gemilerin
soylu ruhlarının peteklerine
bal bırakıyorum
söyle
senin delilerin taşıyabilirler mi
şizofren beni


sibel eylül


sibel eylul 14-03-2009 22:52

çirkinlerim
 
çirkinlerim

en çirkinlerini getiriyorum sana
‘sen güzelden anlamazsın’ diyorsun
bunun servi boyu
onun orman ya da deniz gözü
bunun da değil kiraz dudağı elma yanağı
bak bir de şuna karanlık yüzü
bir türlü memnun etmiyor çirkinlerim seni
arala aç perdeni biraz
gör yufka yürekleri
samimiyeti gönül zenginliklerini
üzgünüm anlamıyorum
senin boş güzellerinden
yorulacaksın
getirdiğim dolu çirkinlerimden



sibel eylül

sibel eylul 14-03-2009 22:53

yâr
 
yâr

yâr bir türkü gibi işlersin içime
dökülürsün tane tane yanaklarımdan
nasıl bir yara bu bendeki yâr
ne ara söner bilinmez ki yâr
söylenecek ne söz ne sitem kaldı
isyanlar da yetmedi
yâr yâr ki o yâr deyişlere
söylenecek sözüm kalmadı
süzülen gözyaşlarımdan başka yâr


sibel eylül

sibel eylul 14-03-2009 22:55

kıvırcık dünyan
 
kıvırcık dünyan

çılgınsın çocuk çılgın
su birikintisine düşmekte olan
bir damlasın
kör kapılar artık açılmaz yüzüne
kalbinse aşağılarda
çıkamaz kınından
çılgın çılgınsın sen çocuk çılgın
sözlerin yalan gözlerinle savaşan
çalıntı şarkıların çalgıcısı
kıvırcık dünyan
tüm rezilliklerini kadınlarıyla seviştiren
maskelerinin her biri
birleştirilmiş bez parçası
sızdırır dikişleri ışığını ortaya
çılgın
havansa kocaman balon
saklanacak yeri olmayan
gerçeklerin paslanmış
parlatamaz hiçbir yanardağ ateşi
tatlı gülüşün masum bakışın
kurtaramaz seni
çevreleyip alıkoyduğun dikenlerinden
çılgınsın sen çocuk çılgın
çıkamazsın artık kınından
hâlâ kıvırcık dünyan
anla anla da çık artık
yörüngemde dolanmaktan
çılgın çılgınsın sen çocuk çılgın


sibel eylül


pedi 19-03-2009 22:58

jozeph
 
jozeph

sibel eylul 20-03-2009 14:33

pedi
 
merhabalar
konu değişmiş tarafınızdan
hangi konu?
bu aralar yoğunum pek fazla vakit ayıramıyorum,
kaçırdığım birşey mi oldu genellikle online dışı takip ediyorum akademiyi
tüm arkadaşlara sevgilerimle

sibel eylul 22-03-2009 22:02

şergi
 
şergi

şergi
kan ağzın
zalim
doyumsuz celladın
güçlü oyuncusu
nereden geldin
ne istedin


çocuklarım gözlerinden korktu


asarken bedenleri
kurgularında usta yönetmen
kara kuyuların kokusunu
beynine çekti


şergi
mağaradaki piçin gözlerinde biriken acı
kılıç kenarlı cam parçası
gece ve ay asılı kalsın tepemizde
seyretsin olup biteni
bakır sıcağında kavrulsun dilim
başımı kaldırıp yalvarmam


şergi
demir ellerinle savur
saman çöpü misali
kalkıp yürüyemezsem eğer
karlı dağlardan aşırıp
çölünün alevlerine vur beni
ha sen ha ayaz
yavaş yavaş içirin ölümü


şergi
açlığın uşağı
harflerimle kandırıp
yıldızlara tek tek asmazsam
bildiğin tüm oyunlarını oyna
kan ağzınla yutmadan
başımdan kopuk gövdemi
kara kuyuların kokusuna at
yak beni


bir gün kökten kurutacaklar seni


sibel eylül

zinayde 23-03-2009 14:59

Al***305;nt***305;:

sibel eylül (Mesaj 52463)
şergi
kan ağzın
şergi
zalim
doyumsuz celladın
güçlü oyuncusu
nereden geldin
ne istedin
çocuklarım gözlerinden korktu
kum doldurup asarken bedenleri
kurgularında usta yönetmen
kara kuyuların kokusunu
beynine çekti
şergi
mağaradaki piçin gözlerinde biriken acı
kılıç kenarlı cam parçası kum tanelerin
gece ve ay asılı kalsın tepemizde
seyretsin olup biteni
bakır sıcağında kavrulsun dilim
başımı kaldırıp yalvarmam
demir ellerinde savur
saman çöpü misali
kalkıp yürüyemezsem eğer
karlı dağlardan aşırıp
çölünün alevlerine vur beni
ha sen ha ayaz
yavaş yavaş içirin ölümü
şergi
açlığın uşağı
kalkıp yürüyorum
eğer harflerimle kandırıp
yıldızlara tek tek asmazsam kum tanelerini
bildiğin tüm oyunlarını oyna
kan ağzınla yutmadan
başımdan kopuk gövdemi
kara kuyuların kokusuna at
yak beni
bir gün kökten kurutacaklar seni

güzel bir şiir olmuş. tebrikler.

ilker gören
2009 mersin

sibel eylul 05-04-2009 01:36

siz
 
siz

hani sessiz bir gündü her şeyin sustuğu bir an
ay başını koyarken şefkatli göğsünüze
tüm kıtalardan bilinmedik çiçekler oynaşırken
haylaz çocuklar gibi denizinizde
ninniler fısıldamıştınız mutluluk üzerine
gece kayıp düşmüştü teninizden
uyandırmıştınız dünyayı
gülümseyişinizin ezgileri kelebek kanadında
gökkuşağıydı vadilere çarpan
duyardım sesinizi yıkıntılar arasında / yanarken yeşerttiğim dallar
ürkek bir tavşan gibi ormanı arardı nasırlı ayaklarım
oysa bu kaçtığım benim savaşım değildi
afrika kadar aç ve kavrulmuş
bir o kadar da vahşiydi dudaklarım
ve saklanacak bir yerim yoktu gözlerinizden
sabrınız nakış gibi işlenmişti dallarınıza
çölleri yeşertirdiniz düş ortaklarınızla
görürdüm ağzınızdan akan ırmakların çağlayıp
berraklığında tanrıların sevişerek yıkandığını
oysa bu kaçtığım benim savaşım değildi
cesetlerden kan akardı bu topraklara sadece
kara bulutlar kokardı saçlarımızda
paçavralarla tutturulmuş pervasız bir sal gibiydik
martı çığlıkları yokluğunda
hani sessiz bir gündü her şeyin sustuğu bir an
ve ben isa’nın çarmıhındaki çiviydim
güzelliğinizi anlatacak yazısız bir lanetliydim
gece kayıp düşmüştü teninizden
uyandırmıştınız dünyayı
dayanamayıp gelmiştim kıyınıza
ellerim daha önce hiç toplamamıştı çiçek


sibel eylül



şu Anki Saat: 12:49

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum