Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Hergüne Bir Şiir (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=87)
-   -   Her Güne Bir Şiir (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=10)

Burcu Yalkın 02-02-2008 11:17

5.KAT

dirilmeyi bilenler, daha sık ölürler
yineleyip yenilip yenileniyorum
yeni baştan denemek için

boynunuzu bir sözcüğün ilmeğine
geçirdiniz mi hiç siz
ya da telefon en keskin yerinden
saplandı mı göğsünüze
alnıza çakılan tek vuruşluk doo ile
yere yığıldınız mı
yüzüğünüzde taşıdığınız mektup
hiç beklemediğiniz anlarda
karıştı mı bardağınıza

yere bıraktım bedenimi
şiirin ilk mısrasından

sahi ölüm nedir
hiç ölmedinizse
yaşamı nasıl bilirdiniz

Sevgi KÖSE

emre gümüşdoğan 02-02-2008 14:41



Şer tacirleri


<DIV align=center>Çiftçiler
<DIV align=center>Uncular
<DIV align=center>Ekmekçiler
<DIV align=center>Kasaplar
<DIV align=center>İpçiler
<DIV align=center>Mumcular
<DIV align=center>Siz beslediniz
<DIV align=center>Duygusuz körleri
<DIV align=center>Görgüsüz sağırları
<DIV align=center>Nankör kargaları...
<DIV align=center>Terazisizler
<DIV align=center>Kabalacılar
<DIV align=center>Veresiyeciler
<DIV align=center>Bahaneciler
<DIV align=center>Nemelazımcıları
<DIV align=center>Siz musallat ettiniz
<DIV align=center>Başımıza...
<DIV align=center>Cambazlar
<DIV align=center>Molozlar
<DIV align=center>Hamallar
<DIV align=center>Siz taşıdınız
<DIV align=center>Değnekleri
<DIV align=center>Helkeleri
<DIV align=center>Tenekeleri
<DIV align=center>Başınızda...
<DIV align=center>Ormanları
<DIV align=center>Talan edenleri
<DIV align=center>Harmanları
<DIV align=center>Cayır cayır yakanları
<DIV align=center>Boş kafalıları
<DIV align=center>Taş beyinlileri
<DIV align=center>Açgözlüleri
<DIV align=center>Siz seçtiniz
<DIV align=center>Öküzler
<DIV align=center>Ayılar
<DIV align=center>Canavarlar***8230;
<DIV align=center>Aldınız vermediniz
<DIV align=center>Verdiniz sormadınız...
<DIV align=center>Zalimi
<DIV align=center>Haini kolladınız
<DIV align=center>Haksızlıklara
<DIV align=center>Hiç ses çıkarmadınız
<DIV align=center>Namerde
<DIV align=center>Teslim oldunuz
<DIV align=center>Yemediğiniz nane kalmadı
<DIV align=center>Hayalciler
<DIV align=center>Enayiler
<DIV align=center>Aptallar...
<DIV align=center>
<DIV align=center>Üzeyir Lokman ÇAYCI
<DIV align=center>Ankara, 03.11.2007
<DIV align=center>
<DIV align=center>
<DIV align=center>

MUHARREM SÖNMEZ 03-02-2008 00:26





KIRIK TESTİ

Alçıya alınmış akıl
bir güzel imzalanır
dillere batan korkuyu
kim çıkarır ağzından
oyuncaklarını yakmış bir suçu
gün yüzüne astılar
bir sizden bir bizden oynadık
seneler seneler evvel
aramıza bırakılmış bir silaha
yeniden misarıldık
şimdi karanlıktan söz eden
indir namlusunu düşmanlığın
doğrulttuğun hedefteyiz
acıdan gelinmiş onca yolu
yok yere mi tepmişiz..


Muharrem SÖNMEZ


merâl özcan 04-02-2008 10:35

SENİN RESMİNİ BEN YAPACAĞIM

Kimseler yapamaz senin resmini
Kıyıdan açılanın tanyerinden esenin
Aramasınlar seni renklerin atlıkarıncasında
Dayanmış tahta parmaklığa bir bağ taraçasında iklimler

Bizden en uzak gezegenin kederi
Aramasınlar seni uyaklarında ışıkla gölgenin
Sen oyunun dışındasın oylumların da yüzeylerinde
Bir yerlerde bir sevinç günün birinde fışkırır

Kimseler yapamaz senin resmini
Kıyıdan açılanın tan yerinden esenin
Sen kendi resmini kendin de yapamazsın
Gümüş kanatlı bir balık sıçrıyor enginde

Aynaların içine girip ötelere gitme boşu boşuna geceleri
Yitirilmiş erkekler gelir kadınlar koğuşuna geceleri
Sen kendi resmini kendin de yapamazsın
Bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde

Senin resmini ben yapacağım...

NAZIM HİKMETRAN


Fatih Yavuz 08-02-2008 09:50

Gardırop

boynumdaki kan damarlarından
başkaca kolyem olmadı

kulaklarımda sonbahar aksesuarı
bir tutuklunun göğü örten çığlığı

modası geçmiş de olsa
parmağımda güvercinle zeytin dalları

acıtır durur bileklerimi
bilezikler ve imgeler sancısı

bu yaz yolculuk paris'in dağlarına
gardırobumda ruhi su per-laşez mezarlığı

koluma takıp da mı gitsem nazım'ı

Salih MERCANOĞLU
Yeni Biçem Sayı 6 Ekim 1993


san_ 12-02-2008 13:30



bu sensin

Bu sensin
Ve sesin

Bu terin ve tenin haklı ıslaklığı
Kal öyle
Isıt gözlerimi gülüşlerinle

Birazdan kapılar kırılacak belki de
Birazdan kapkara bir örtü olabilir gözlerimizde
Biz diz kırarken sinesinde sancının
Yolunur papatya
Deşilir ten
Ve yara da !
Çünkü ölmek günleri biraz da
Gülmek günleri(de), inadına
Gün gülümsemeleri ardında

Gün gülümsemeleri ardında
Dağlandıkça
Dağlaşmak
Ve dağları sevmeye yaraşmak
Yaraşmaya
Yanaşmak günleri

Sen de yanaş kıyılarıma bir vapur gibi
Çarpıp durayım güvertelerde gözlerine
yılmaz odabaşı

emre gümüşdoğan 13-02-2008 11:40





Ya Utandır Beni Ya Da Odadan Odaya Hızla Geç!,
<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
sen uyanmadan önce yağmur yağdım ben
balkana güvercinler topladım sümbülteber

gözlerimi kaçırdım ayrılıktan ya ellerimi tutsaydın
dokunmaya korktum yalnızdım ve sabaha ne kaldı

dip odada soğumaya bıraktım kendimi
bildiım bileli kekemeydim sözcükler üç-beş
kapıyı ardı ardına kilitlerdim şafağım söksün

ne zaman gelsem ey İstanbul
ayrılık uzadıkça uzadı

ben ne yaptım da sesim kısıldı ellerimden
ta kendim sarnıçtın kendi kendine biriken su
yol arar sen balkon dersin ben kalbimin dileği derim
ama dilim varmaz nereye gitsem ölüm
benimle geliyor sen seversin diye söylüyorum
baksana ellerim küçüldükçe küçüldü
ufaldım camda bir yağmur tanesi kadar

hiç yalnız bırakmaya gelmez ölümü
odadan odaya taşındım durdum

ne yapsam hayat böyle böyle bana benziyor asi

büyüyüp duruyor bedenimde derin kesik
kendine bile yetmiyor biz ne yapsak
ölümün yerini tutmaz hayat

kayboldum senin ellerinle çiçeklere su verdim
balkonun kapısını açtım kim varsa girdi içeri

yanıtım yok soruların hepsi orta halli
ben ne yapacağım deme diye bağırsan
duyardım belki bir köpektim
düşlerini peşinden sürükleyip duran

ben ne yapacağım
sabah sabah ellerini tutmaktan
başka ne yapacağım
ölüm odayı çoktan doldurdu

ya utandır beni uykumdan
ya da odadan odaya hızla geç!


Halim ŞAFAK / Eski Broy 2006 Şiir Yıllığı


Fatih Yavuz 14-02-2008 09:26

<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%">
<T>
<TR>
<TD>SARAYBOSNA

konuşmayı sökememiş
çocuk çığlık
hangi dilde
ağlar kurşuna

anakucağı belirsiz mezar
babalar kayıpta
duymayı sökememiş
kulacıklar
hangi dilde çınlayan
kurşunda

zaman şaşkın
toprak acele
omuz omuza kardeşçe
aynı çukura
yirmisi
otuzu
örtülür çığlıklarla
sesleri
hangi dilde

Nihat ZİYALAN
Adam Sanat Sayı 93 Ağustos 1993


</TD></TR>
<TR>
<TD></TD></TR></T></TABLE>

yaprakunvar 15-02-2008 12:49


Azer Kırdı Tanrımı








dumanın sonrası yok
İsa***8217;nın eceli ademden gelir
ayrılık dölü temmuz
asar güneş saçından
gözlerim yağmur
gölgemi aşka sattım nicedir

kırılır asa
iki ten arası Kızıldeniz
hangi göğün ardı sevgili
hangi sevgili göğüme yaslanır
kim bilir***8230;

pruvada mendil
demir aldım cennetin kıyısından
varmaz Cudi***8217;ye küreğin sabrı
pusulanın soyu iblis
gemide tufan

çaresi yok gecesi gelmiş günün
Nemrud***8217;da unuttum hırkamı
gönlümde medcezir
gerilip çarmıhın su yüzüne
ateşi içtim

gölgem aşk ağlıyor
-baba bu nedir?



Ferhad Gülsün
Akademi Gökyüzü 3 Edited by: yaprakunvar

emre gümüşdoğan 18-02-2008 00:15



SÜTLİMAN

iki üç şiirin elinden tutsam gökyüzü benim olurdu<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

kuytu köşeleri okurdu zamansız gözleriyle telaş
ansızın bir gölge küserdi sahibine
asla dönülmemeli yolun yarısından derdi usta
derdi yarın yağacak avuç açmak
geçmiş ye gelecek arasında
dilsiz ağrılara çare ummak.

iki üç şiirin elinden tutsam ağaç benim olurdu

güneşler çağırırdı anne özlemiyle çocuklar
yıkıntılar arasından sabır aşırıp doğan güne
yaşam kuran tümcelere yeni sözcükler eklerdi
büyük şakaların yakasına yapıştığı
bir aşkın tam ortasında
eksik sayılırdı yaşadığı.

iki üç şiirin elinden tutsam deniz benim olurdu

ölüm bile bir uzun hava gibi yayılırdı havaya
suç tanımsız kalırdı cezanın boynu bükülürken
konuşurken uzak limanlar düşünebilirdik
kağıttan kayıklara bindirirdik
boyundan büyük işlerimizi
gördüğümüz ilk ıssız adada indirirdik.

iki üç şiirin elinden tutsam toprak benim olurdu

çiçek kıtlığında zamanın paryalarıydık oysa
kırık bardaklara susuzluk doldurup uzatan
nasılsa kana doymuyor kaynayan kazan
şimdi bir parantez açıp bu aşkı dinlendirmeli
ağrılarımızı başka baharlar taşıyarak
seğiren gözleri bilinçlendirmeli.

iki üç şiirin elinden tutsam dünya benim olurdu

iklimler heveslenirdi alfabenin uzak harflerine
gemiler de uğrar dı artık son bulurdu yalnızlık
iyileşirdi şark çıbanları derin uykulardan kalkıp
karşında görmek istediğin gibi unuttuğun yüzleri
bir sabah ansızın kıyıya vuran serseri dalga gibi
çıplak ayaklarına yolculuk sözleri.

Altay Ömer ERDOĞAN / Varlık / Şubat 2004




şu Anki Saat: 02:57

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum