Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Hergüne Bir Şiir (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=87)
-   -   Her Güne Bir Şiir (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=10)

bahçevan 30-11-2005 12:18



F. W. NIETZSCHE / ŞEN BİLİM


çeviren: ahmet inam (SAY YAY.2002)


GİTTİ KAFA


Ne cin fikirli kadın, nasıl da böyle ince!


Delirtti yine adamı, adam onu sevince


Âfet öncesi, sahipti kafasına bu kişi:


Şeytan girdi kafasına- hayır, hayır bir dişi! [img]smileys/smiley36.gif[/img]

Esra Güzelipek 30-11-2005 13:31

<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#111111 cellSpacing=0 cellPadding=0 width="95%">
<T>
<TR>
<TD vAlign=bottom>Unutmak Yok
</TD>
<TD vAlign=right width=160></TD></TR></T></TABLE>
<DIV align=left>
<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#111111 cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%">
<T>
<TR>
<TD width="100%">
<DIV align=right>
<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#ff0000 cellPadding=0 width="95%">
<T>
<TR>
<TD vAlign=top>
<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#111111 cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%">
<T>
<TR>
<TD align=left width="100%">Bunca zamandır nerede olduğumu soracak olursan
'Oldu birşeyler' demeliyim
oturmalıyım bir taşa
kararan dünyada,
kendini yemiş bitirmiş bir nehirde.
Korumasını bilmiyorum yitirdiklerini kuşların
Geride bıraktığım denizi
ya da çığlığını kızkardeşimin.
Nedir bu toprağın zenginliği?
Gün neden günle kapanıyor?
Neden karanlık gece çalkalanıyor ağzımda?
Ve ölüm neden?

Nereden geldiğimi sormayacak mısın?
Anlatayım sana;
Kırık şeyleri
Acılı kapları
Sık sık tozlanan koca sığırları
ve tutulu kalbimi.

Bunlar ne belleğimizde uyanan sarı güvercinler,
ne de anılardır kuşaktan kuşağa akan.
Ağlayan yüzlerdir bunlar,
Parmaklardır gırtlağımızdaki,
ve toprağa düşen yapraklardır.
Yiten günün karanlığıdır.
Yeşertir kaleleri hüzünlü kanımızdaki.

İşte menekşeler ve işte kırlangıçlar,
Sevdiğim her şey
Tatlı mesajlar veren günbegün
açıkta zaman
tatlılığı artan.
Kaçamayız biz; Dişlerimizin arasından:
Neden kemiriyor boşa giden zaman
sessizlik kabuğunu?
Ne yanıt vereceğimi bilmiyorum.

O kadar çok ki ölümüz
Ve o kadar çok ki kızıl güneş önünde setler
Ve o kadar çok ki çarpık kabuklu başlar
Ve o kadar çok ki öpücüklerimizi engelleyenler
Ve o kadar çok ki unutmak istediklerim.</TD></TR>
<TR>
<TD width="100%"></TD></TR>
<TR>
<TD align=left width="100%">
Pablo Neruda
</TD></TR></T></TABLE></TD></TR></T></TABLE></TD></TR></T></TABLE>

suece 01-12-2005 19:13

<TABLE id=HB_Mail_C***111;ntainer height="100%" cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%" border=0 UNABLE="***111;n">
<T>
<TR height="100%" width="100%" UNABLE="***111;n">
<TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width="100%" background="" height=250 UNABLE="off">


TERKEDEN

Kimdi kimdi kalan
Giden mi suçludur herzaman?
Ne zaman başlar ayrılıklar
Dostluklar biter ne zaman

Her geçen gün bir parça daha
Aldı götürdü bizden
Aynı kalmıyordu hiçbir şey
Değişiyordu herşey
kendiliğinden

Artık çözülmüştü ellerimiz
Artık bölünmüştü yüreğimiz
Birimiz söylemeliydi bunu
Ötekini incitmeden

Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil
Kalandır terkeden
Giden de
bu yüzden gitmiştir zaten

MURATHAN MUNGAN

</TD></TR>
<TR hb_tag="1" UNABLE="***111;n">
<TD style="FONT-SIZE: 1pt" height=1 UNABLE="***111;n">
<DIV id=hotbar_promo></TD></TR></T></TABLE>

Aynur Dursun 02-12-2005 06:08

<DIV =baslik>Mayıs Çalkantıları
<DIV =siir>

1.

-Kim topladı bizi Dünya'ya?
Bir sorudur bu
Bir menekşeyle çarpışmaya benzer.

Ey! Artık
Gençliğimin yanlış bir yanıtı olan
Kırlar. Ezberimdesiniz.


2.

Herkes bir kenti yığabilir
Kalbinin önüne. Bir akarsu olur
Sevgilisinin sıcak çukurluklarında.

İstediğin yerden geçir acılarını
İçtiğimiz: Bulut renkli rakı
Adresimiz: Dünya'dır.

3.

Memelerini çarptın bana
Sonra gül kokularını. Ne güzel!
Bir Cumhuriyet yaptın aşkımızı.

Peki! Neyi taşıyabilirsek o'nu taşıyalım
Yarına. Bir ırmağı iliştireyim saçlarına.
Kırmızı dudaklarınla bir üzüm gibi ez beni.


4.

Filinta gibi bir hüzünle resmedilmişse
Kalbin. Akasyalarla kuşatılmışsa:
-Yanlış yanıtı nedir aşkın?

Ey! Yaz çılgınlıkları, lodoslar
Kanayan gençliğim... Gece güneşinin altında
Negatif bir fotoğraf hayatım.


5.

Telefon et kalbine. Ve kuşları sor!
Kanlı sakallarımdan taşan yıldız kümeleri
Renkli bir haberdir televizyonlara.

Kimyasal bir patlamaydı
Karanfillerle
Ve kızlarla ilk tanışıklığım.


6.

Kış ortasında yaz dağınıklığı yaşayan
Bir kent: Bodrum.
Fırtınalar ve kürt işçiler geziniyor sokaklarda.

Pazar: Askeri öğrenciler doldurmuş
Karşıyaka vapurunu
Şapkalarının içinde Atatürk resmi.


7.

Kimselerden gizlenemez artık
Bir gül yaprağının üzerinden
Geçtiğim Dünya'ya.

Ne şanslıyım ki, saçlarımı bile
Tarayabildim.
Bir ırmakla öpüştürüldüm.


8.

Çok çapkın bir maceradır bu yüzden
Benim doğduğum: Ekim
Coğrafyası: Palandoken dağları.

Anlatılır ki, anamın memelerine ilk çarpışımda
Küçücük kollarıyla Dünya'yı kucaklıyan
Bir sarhoştum.


9.

Sen ki, çakır gözlü bir sokak taşırsın yanında
Sevdanın sözlü tarihidir o sokak
Ağzın elma kokar, ağzıma dayalı

Evet! Hepimiz bir cinayet işleyebiliriz
Bir çiçeği kopararak ya da susarak
-Pembe yüzlü tanrı çeker kulağımızdan.

10.

Şiire ve fırtınalara çalışıyorum
Hiç öpülmemiş bir kızın yanağına sürterek
Ateşliyorum sözcükleri.

Şiir alevleridir zamanın
Kalabalığıdır yalnızlığın
Canlılar bir yana, ölülere bile çıkışır.


11.

Mayıs çalkantılarıyla çıkarıyorum gömleğimi.
Asıyorum bir söğüt dalına. Bir nehir geçiyor
İçinden. Bir tramvaydan daha büyük.

Bir caddeyi Gökyüzü'ne çeviriyorum.
Akdeniz sahillerini ateşleyen
Portakallar yakıyor beni. Ve kirpiklerin.


12.

Mayıs çalkantıları, lodoslar, eriyen
Kar suları yıkıyor beni. Mayıs; bir kelebek gibi
Uçuşuyor yüzümün kıyısında

N'oluyoruz?
Durdurun şu tango'yu
Tüm çiçekleri eziyor.
<DIV =siir><DIV =siir><DIV =siir><DIV =siir>
Özkan Mert
Bir Irmakla Düello Ediyorum (Oğlan Yayınevi, 1995)

</PRE>

evin okçuoğlu 02-12-2005 13:46

Ben de şu dünyaya geldim geleli<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Ağır çifte döner harmanım mı var
Neyleyim dünyanın dolu malını
Hesabın görmeye fermanım mı var

Bu mülkün hesabın bizden sorarlar
Anın için elin çekmiş velîler
Harami var deyi korku verirler
Benim ipek yüklü kervanım mı var

Yitir şu gönülden hileyi yitir
Cehd eyle elini yoksula yetir
Bana derler gam yükünü sen götür
Benim götürecek dermanım mı var

Talib ol ku pîr önüne gidesin
Feleğin kahriyle gamın yudasın
Durmuş ağır ağır minnetin edersin
Benim felek ile demlerim mi var

Pir Sultan Abdal’ım derdim öğerler
Ağu oldu yediğimiz şekerler
Gözle sevdim deyü adım çekerler
Benim pirden gayrı sevdiğim mi var.
PİR SULTAN ABDAL

Perihan Baykal 02-12-2005 23:00



Şu karşı yaylada göç katar katar
Bir güzel sevdası serimde tüter
Bu ayrılık bana ölümden beter
Geçti dost kervanı eğleme beni



Şu benim sevdiğim başta oturur
Bir güzelin derdi beni bitirir
Bu ayrılık bana zulüm getirir
Geçti dost kervanı eğleme beni



Ben gidersem Sunam bana ağlama
Ciğerini aşk oduna dağlama
Benden başkasına meyil bağlama
Geçti dost kervanı eğleme beni



Gider isem bu il sana yurt olsun
Münafıklar armıza kurt olsun
Ben ölürsem yüreğine dert olsun
Geçti dost kervanı eğleme beni



Pir Sultan Abdal'ım dağlar aşalım
Aşalım da dost iline düşelim
Çok nimetin yedim helallaşalım
Geçti dost kervanı eğleme beni



PİR SULTAN ABDAL

esra saygı 03-12-2005 01:37

<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width="80%" background=#F9FFF9><T>
<T>
<TR>
<TD>Kadına </TD></TR>
<TR>
<TD>

Eğer kral olsaydım.! Çiğneyerek tahtımı
Memleketin halkını dizlerine sererdim.
O kuvvetli hükmümle bütün tacı tahtımı
Bir tek bakışın için sana feda ederdim.

Eğer Allah olsaydım.! O heybetli, o derin
Kainatın, semanın, denizlerin, her yerin
İrademin önünde eğilen meleklerin
Sevgilim bir busene hepsi senindir derim </PRE></TD></TR>
<TR>
<TD width="100%">
Victor Hugo</TD></TR></T></T></TABLE>Edited by: emre

FulyaÇelikbilek 05-12-2005 00:20

Bir Kuşun Resmini Yapmak İçin / Jacques Prévert

Önce bir kafes resmi yaparsın
Kapısı açık bir kafes
Sonra kuş için
Bir şey çizersin içine
Sevimli bir şey
Yalın bir şey
Güzel bir şey
Yararlı bir şey
Sonra götürür bir ağaca
Asarsın bu resmi
Bir bahçede
Bir koruda
Ya da bir ormanda
Saklanır beklersin ağacın arkasında
Ses çıkarmaz
Kımıldamazsın
Kuş bazen çabuk gelir
Ama uzun yıllar bekleyebilir de
Karar vermezden önce
Yılmayacaksın
Bekleyeceksin
Yıllarca bekleyeceksin gerekirse
Resmin başarısıyla hiç ilişiği yoktur çünkü
Kuşun çabuk ya da yavaş gelmesinin
Geleceği olup da geldi mi kuş
Çıt çıkarma yok
Kafese girmesini beklersin
Girdi mi kafese fırçanla
Usulcacık kapısını kaparsın
Sonra kuşun bir tüyüne dokunayım demeden
Bütün kafes tellerini teker teker silersin
Yerine bir ağaç resmi yaparsın
Dallarının en güzeline kondurursun kuşu
Tabii ne yapraklarının yeşilini unutacaksın
Ne yellerin serinliğini
Ne de yaz sıcağındaki böcek seslerini
Otlar arasında.
Sonra beklersin ötsün diye kuş
Ötmezse kötü
Resim kötü demektir
Öterse iyi olduğunun resmidir
İmzanı atabilirsin artık
Bir tüy koparırsın usulca
Kuşun kanadından
Ve yazarsın adını resmin bir köşesine.





Edited by: Leman

evin okçuoğlu 05-12-2005 13:50

<TABLE>
<T>
<TR>
<TD =row3>
<CENTER>Mara </CENTER>
</TD></TR>
<TR>
<TD =row2>bilmemek bilmekten iyidir
düşünmeden yaşayalım
mâra
günü ve saatleri ne yapacaksın
senelerin bile ehemmiyeti yoktur
seni ne tanıdığım günleri hatırlarım
ne seneleri
yalnız seni hatırlarım
ki benim gibi bir insansın

tanımamak tanımaktan iyidir
seni bir kere tanıdıktan sonra
yaşamak acısını da tanıdım
bu acıyı beraber tadalım
mâra

başım omzunda iken sayıkladığıma bakma
beni istediğin yere götür
ikimiz de ne uykudayız
ne uyanık
</TD></TR>
<TR>
<TD =row1>
<CENTER>Asaf Halet Çelebi</CENTER>
</TD></TR></T></TABLE>

FulyaÇelikbilek 05-12-2005 13:56

<TABLE id=HB_Mail_C***111;ntainer height="100%" cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%" border=0 UNABLE="***111;n">
<T>
<TR height="100%" width="100%" UNABLE="***111;n">
<TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width="100%" background="" height=250 UNABLE="off">


ANI.



Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma

Nerdeyse gün doğacaktı
Herkes gibi kalkacaktınız
Belki daha uykunuz da vardı
Geceniz geliyor aklıma

Sevdiğim çiçek adları gibi
Sevdiğim sokak adları gibi
Butun sevdiklerimin adları gibi
Adiniz geliyor aklıma

Rahat döşeklerin utanması bundan
Öpüşürken o dalgınlık bundan
Tel orgunun deliğinde buluşan
Parmaklarınız geliyor aklıma

Nice aşklar arkadaşlıklar gördüm
Kahramanlıklar okudum tarihte
Cağımıza yakışan vakur, sade
Davranışınız geliyor aklıma

Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil, unutulur şey değil
Çaresiz geliyor aklıma





Melih Cevdet Anday</TD></TR>
<TR hb_tag="1" UNABLE="***111;n">
<TD style="FONT-SIZE: 1pt" height=1 UNABLE="***111;n">
<DIV id=hotbar_promo></TD></TR></T></TABLE>


şu Anki Saat: 15:53

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum