Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=115)
-   -   gün'ce (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=2903)

ogün kaymak 24-01-2009 09:28



Ünye


Her koyunun ucuna burnunu uzatır yeri
Midyeleri karşılar sarmalayan yosunlar
Rum evleri gecelere sıfatlarını yaslar
Sandaletsiz bir deniz yıkar damarlarını

Avluları kilerli – sonsuzluğa aldırmaz
Evlerin arası ara: Nem, kelem, soğan, ısırgan
Kim yapıştırsa göğsüne, o taze ıssız yaprağı
Sanırsın ki bir Yahudi geçecek sokağından

Şarkısı Ermenice duvarda asılı udun;
Çatısıyla ezgisiz yükseğine tırmanan.
‘ Hah şimdi… Oldu işte! ’ der gibi dalga,
Avuçlarla boyayı doldurur gövdesine
Çeker dünya renklerini kayaların mahzenine.

Bizim Ünye, dünya iken, bir başına eskiden
Çotanak, çalı ve diken sırasıymış yolları
Tepelere inermiş, tepeleri çıkarmış yunt ölüleri
Nallarında kızıl küskün çamurdan
Gezerlermiş çömleklenmiş düşlerle kirazlığı

ogün kaymak 31-01-2009 10:32

İKİ KİŞİLİK DELİLİK

sıcağın kan tohumunu ekiyorum kızıllığa
havanın yer kaplayan tıksırığını

sözün uzamlı müziği hep var - olacak
filizini unutuyor günden geçişli
rüzgârı perçemini kaldırmış suya

nicedir seviyoruz birbirimizi
ad bile koymadan başından aşka
incecik koyumuz var, okşuyor el altından keder
iki kişi bir deliyi oynar mı oynar

duvarımıza yaslanmış sapından eğreti gitar,
tıngırtıyla simsiyah saçını ördürüyor,
doğmaya kalkıştıkça bebek bir daha

sırayla ağlayacak babayani taşlardan
çatırdayan çiçeklerin ninnili izi
göğün öncül yüzüne alçaltarak sesini
düş görümlüğü topluyor -
ufku kırık şair zaman



yoLcu dergisi, sayı 52

merâl özcan 01-02-2009 18:24

Al***305;nt***305;:

ogün kaymak (Mesaj 49572)

FIRTINA



Endamından tutuklanmış – açılanmış da
Güneşlenen bir aklın kıt kanaat çırağı
Aşka değen bir budaktan olunur mu hiç?

Ne dersin – sen derken – ben dinleyenim

Öyle de güzünü perçinler, yaz kaçkını fırtına
Koşuşmaları sürükler toz bulutları
Cümlesini tekrarlamaz hiçbir sayıklayan uyku

Ne dersin – ben beklerim – sen dedikçe dinleyenim

Zıpkınlaşan dişleri var – pırıltılı heceler
Arkasında ifildeyen bayraklı kırmızısı
Olacağın dışındaki pür rüya

Saçaklanıp uzanmışım esintinin koynuna – orası ufuk

sakinliği ölçüsünde, sarsılır içsel fırtınayla...//
belki de görünen resmin görünmeyenini keşfetme çabasıdır.../

sevgiler arkadaşım, biraz ağır okumalar yapsam da sayfanda,
şiire kattığın verimlilik, mutluluk vericidir...:)

selamlarımla

ogün kaymak 16-02-2009 23:30


Filmin Kopuk Karesi



Kırık zembereğine tutturuyor ucunu
Feleğe adı karışmış, hatırlamıyor
Sualtında bir yaşam var, görüyor dibi irkildikçe
Her ikindi özündeki seslerle uyanıyor

Çavlan sesini içiyor uzak orman üçgenine
Karşı. Kızımsın diyor yanaşıp bulutsuz göğe
Herkesten geç kalıyor, herkes ona bekleniyor
Sakin. Kadeh dolduruyor. Bileniyor susuz göle

Boşalmış lunaparkların hüznü yıkıyor yüzünü
Aksını boşaltıyor, atlıları gürüldesin
Ağırlaşan dizleriyle sözünden burkuluyor
Rüzgârında salınan gölgesiz çaput: Bayrak

Hâlâ saklar mı gözünü – eli ortada
İçinden dağılırken upuzun çözülmüş hayat

Kaydolmuş karesini çiziyor dudaklarına
Makyajı bulaşıyor: Cansız uzanmış sonbahar
Sorgucu kımıldamaz elbet, gayesiz düşleri kesat

muslumdanaoglu 16-02-2009 23:34

Al***305;nt***305;:

ogün kaymak (Mesaj 51033)
Filmin Kopuk Karesi



Kırık zembereğine tutturuyor ucunu
Feleğe adı karışmış, hatırlamıyor
Sualtında bir yaşam var, görüyor dibi irkildikçe
Her ikindi özündeki seslerle uyanıyor

Çavlan sesini içiyor uzak orman üçgenine
Karşı. Kızımsın diyor yanaşıp bulutsuz göğe
Herkesten geç kalıyor, herkes ona bekleniyor
Sakin. Kadeh dolduruyor. Bileniyor susuz göle

Boşalmış lunaparkların hüznü yıkıyor yüzünü
Aksını boşaltıyor, atlıları gürüldesin
Ağırlaşan dizleriyle sözünden burkuluyor
Rüzgârında salınan gölgesiz çaput: Bayrak

Hâlâ saklar mı gözünü – eli ortada
İçinden dağılırken upuzun çözülmüş hayat

Kaydolmuş karesini çiziyor dudaklarına
Makyajı bulaşıyor: Cansız uzanmış sonbahar
Sorgucu kımıldamaz elbet, gayesiz düşleri kesat

Tebrik ederim bu güzel şiir için değerli Ogun Kardeşim. Şiirin beni alıp uzaklara götürdü.

ogün kaymak 17-02-2009 13:12

çok naziksin sevgili müslüm... ben de bu vesile; ödülünü ve kitabını kutlarım.. şiir yolun açık olur umuyorum...

ogün kaymak 03-03-2009 07:29

Rutin


Her sabah uyanırım, gece uyunmasa da
Dilim peltekleşirken, bak ellerim ak yalan
Bakışından mavileşen bir yılkıdır, seyrelir gök
Pirinç başlıklarında o yumuşak yatağın
Yastıkları hiç sayar, kollarımı açarım
Kaç çile yün eder – etsin – o kadarsa kollarım

Hiçbir bir güne öyle ansız bakamam – kamaşırım
Sarışın değilim ki buğday tenli kırılgan
Aynalara öyle birden gözlerimden açılmam
Her şehir kutsalmış – evet – belde kapılarından
Zor ısınan sobaları, ayartılmış kışlığın
Tarla emeklisi burçak, rüzgârı dik savunan

Tüm savaşı bir kuş yatar – örselenen kanadından
Pıhtılaşır ağzımız, söze kenar dudaklarla
Eski bir lakırdı gibi – yeri gelinceler için
Bir tilkinin kuyruğu mu ötekinin kulağında

Her sabah uyanırım – malûm simit kokusuyum
Boş masasıyım sinemin, kırıntıları saymazsan


san_ 03-03-2009 07:47

"Kırık zembereğine tutturuyor ucunu
Feleğe adı karışmış, hatırlamıyor

Sualtında bir yaşam var, görüyor dibi irkildikçe
Her ikindi özündeki seslerle uyanıyor"


uyanışın resimleri ellerinde suçüstü... tebrik etmek az gelir. şiirin var olsun...

ogün kaymak 29-03-2009 11:29



Bilyesiyle Barışık


Verniğini kazıyadur bronz teninden
Yapışkan yorganını örtüyorsun her şeye
Pul pul dökül iyodunu, balık kal – orda tuzlan!
Cam bilyede döne döne parmakların incecik

Neyliği anlatılsın başıbozuk dalgaların
Saat oluyor kolunda ufalmışsa koca deniz
Bilyelerin fırfır olmuş, boyasındaki esenlik

Yaz yağmuru dedim ona dedi değil o bir kısrak
Deniz oldun dedim ona saniyesi ufacık

Ortalıkta ne su var, ne de akılsız tek balık:
Nasıl bir reçelse artık, içindeki saç teliyim
O durulmuş güz baharı kenarından izleyeyim

Suyunu ısırıyorum bak, leylak öpücüğüyle


ogün kaymak 29-03-2009 11:32

Simsar
Adını kuş simsarlarında sınardım ancak
Ölümsüzdün, korunaksız

Hepsi birden dökülür mü? Dökülsün kabukların
Dört bir yanından otlar
Toplanmışken kokusuyla tütsülerin
Karışırsa yürüyüş aksanlarımız için

Sen her şeye az diyorsun – pekâlâ
Balkon demirlerine astım, bıraktım
Bekle orda rüzgâr sana bir su taşıyacak
Küçük abecesini, bekle yangının

Kuş simsarlarında sınandım – ben de
Ellerinde tüyleri, hepsi isimsiz

Gocunmadım, sınandım, şimdi uzat yüzümü sil





şu Anki Saat: 12:56

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum