Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Deneme Sayfam (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=35)
-   -   NOTLAR:Algı Operasyonu ve Toplum Mühendisliği Üzerine (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=7199)

Yurdaer 02-03-2016 21:12

NOTLAR:Algı Operasyonu ve Toplum Mühendisliği Üzerine
 
Günümüz Türkiye'sinde son yıllarda gerek yazılı gerek görsel ve sosyal medyada(meydanda) karşılaştığımız kavramlar bunlar.İlk bakışta afili, cakalı
duruşları ve havaları içeriklerinden bağımsız olarak göze çarpmakta,kulağa hoş gelmekte ama işin içine yadsıyamayacağımız anlam girdiğinde altın suyuna batırılmış teneke gerçekliğiyle karşılaşılmakta.Hatta biraz daha ileri gidersek gerçeği eğip bükmek ya da tamamen parçalamakta sınır tanımayan,her türlü iğrençliği içine alacak biçimde zavallılaşan kavramlar.

İndirgemeci bir yaklaşımla anlayışla giderek açıklamaya çaba sarfedelim.
Bir bardak suyu salt gerçek olarak kabul edelim.Su,zihnimizde algıladığımız kokusuz,saydam,bulunduğu kabın şeklini alan sıvı bir maddedir. Yani yalın-salt gerçek budur.Ama yalın gerçeğin bu şekilde açıklanması eğer iktidarların yararına değilse ya da zararına kapı aralıyorsa,işte o zaman algı operasyonları dört bir koldan ve sürekli aynı notalara basmak suretiyle devreye sokulmaktadır.İşte tam da bu noktada siyasi ideolojilerine paralel olarak ikinci kavram 'Toplum Mühendisliği' bizi karşılamakta.Belirtiğimiz gibi eğer erk odakları salt gerçeğin açıklanmasını zararlı veya en azından faydasız olarak kabul ettiklerinde,bu kararı verdiklerinde onu eğip bükmek ya da daha sınırsız bir şekilde parçalamak,yok etmek işine soyunurlar.Toplum mühendisliği devreye girer ve kamuoyunu etkileme yeteneğine sahip çevreler aracılığı ile eşgüdümlü,senkronize bir biçimde yeni-kurgu-gerçeklik yaratılmaya başlanır.Bu kurgu gerçeklik algının değiştirilmesi ve kontrolü amacına yöneliktir ve başarılı olduğu oranda salt gerçeğin yerine ikame olur.Doğal olarak başarılı olmak için birçok kişi,kuruluş ve kurum bunun için çaba harcar,gayret eder. Su metaforundan devam edersek artık suya şeker ve limon eklenerek farklı bir gerçeklik(limonata) yaratılmıştır.Ancak bu kurgu gerçeklik salt gerçeğin yerine geçmeli,topluma salt gerçek olarak benimsetilmelidir.İnsanlar limonata içmekte ama su içtiklerini tereddütsüz bir şekilde onaylamaktadırlar,gerçeğin farklı olduğu gerçeğini dile getirenleri dışlamaktadırlar.

SALT GERÇEK: Irak petrolüne el koymak.
KURGU GERÇEK: Irak'ın nükleer silahlara sahip olması.

MUTLAK GERÇEK: Ortadoğu petrolüne el koymak.
İKAME GERÇEK: Özgürlük,demokrasi ve adalet getirmek.

YALIN GERÇEK: Gazetecinin tarafsız olarak ödevini yapması.
YARATILAN GERÇEK: Casusluk faaliyeti ile ülkenin zarara uğratılması.

Sonuç olarak iktidarların ideolojileri doğrultusunda bir toplumu inşaa etmede toplum mühendisliği kanalıyla algı operasyonlarına yönelmesi kısa vadede mutlak-salt-yalın gerçeğin üstünü örtmede başarılı olsada zamanın sarkacında asıl olan her daim kendini görünür kılmakta,ortaya çıkmaktadır.Ama ne yazık ki bu durum büyük acıların yaşanmasının önüne geçememektedir.

Yurdaer 21-03-2016 23:22

NOTLAR:2-İlahi Komedya’nın Çağrıştırdıkları Üzerine
 
Günümüzden aşağı yukarı yedi yüzyıl önce yazılan ve uzun soluklu bir şiir olan komedyanın özellikle birinci kısmını oluşturan cehennem teması oldukça ilginç metaforlarla,benzetmelerle ve etkileyici canlandırmalarla süslüdür ama korkutucudur.Bu bölümdeki iğrenç ve korkunç yerler,durumlar,
suç-ceza ilişkileri insanları öylesine etkilemiştir ki o dönemde kiliseye yani hristiyanlığa toplu yönelişler
olmuştur. Bu durum katolik kilisesini ziyadesiyle mutlu kıldığı için olsa gerek şiirin yazılmasından ikiyüz
yıl sonra komedyanın başına ilahi önadı eklenerek günümüze ‘İlahi Komedya’ olarak gelmiştir. Dante’nin
mezarında kemikleri sızlamış mıdır bilinmez ama çünkü papaya karşı güçlü,kudretli imparatorların yanındadır,kilise bu eserden taraftar kazanma açısından fazlasıyla yararlanmıştır.Bu durumun ortaya
çıkmasında yani insanların cehennemde karşılaşacakları cezaları bu kadar elle tutulur,gözle görülür
hale gelmesinde Dante Alighieri’nin şiir gücünün yanında şiiri halk diliyle kaleme alması da önemli bir
etkendir.Dante latinceye karşı italyancayı savunmuş italyan dilinin temellerini de atmıştır aynı zamanda.
Herkesin anladığı bir dil olan italyancayla yazılması ve mutlu bir sonla (cennet) bitmesi,eserin komedya
türünde yazılmasından kaynaklanmaktadır. İşte bu karşılıklı etkiler İlahi Komedya’yı ve tabii ki Dante’yi unutulmaz kılmıştır.
Aslında bu uzun şiir üç bölümden oluşur. Sırasıyla cehennem-araf-cennet.Bu bölümlerden insanlar üzerinde en çok etki bırakan cehennem tasvirlerinin yer aldığı birinci bölümdür.Bu etki korku ve
dehşet duygusudur.Dante, günahkar ruhlara verilen cezaları öyle ince ayrıntısına kadar betimlemiş, cehennemi öyle bir anlatmış ki bu duygulara kapılmamak imkansız denecek kadar güçtür. Peki yaşarken
hangi davranışlarımız,özelliklerimiz bizi Dante’nin cehennemine atar biraz ondan bahsedelim. Hatırlatmakta fayda var bu cehennem spiral biçiminde içiçe geçmiş, aşağıya doğru dokuz farklı alandan
oluşmakta ve aşağıya doğru inildikçe verilen cezalar da artmakta onun için cehennemin dibini boylamamak adına işlenecek günahlara dikkat etmekte fayda var sanırım.
Dante cehennem ziyaretine tek başına değil onu aydınlatan ünlü romalı şair Vergilius’la birlikte çıkar. İlginçtir Vergilius’da cehennemin girişi olan birinci sarmalda bulunmakta ve Dante’ye yardımcı olmak görevi ile kısa süreliğine seyahate katılmaktadır. Gelin şimdi Dante’nin cehenneminde kimler var biraz onu inceleyelim.
1.Sarmal: Limbo ya da Limbus adı verilen kısımdır. Aslında cehennemin girişi sayılır buradaki ruhlar
hayatlarını doğruluktan,adaletten ayrılmadan sürdürmüş olmalarına rağmen tek talihsizlikleri hristiyanlıktan önce doğmaları ve vaftiz olmadan hayata gözlerini yummalarıdır.Acı çekmezler ama cennete gitme şansları da ellerinden alınmıştır.
2.Sarmal: Cehennemin ikinci sarmalında bulunanların cezaları katlanılabilir olmakla birlikte yine de büyük bir pişmanlık içindedirler. Kimler mi var burada hemen yazalım! Şehvet düşkünleri,zina yapanlar
yani kısaca çapkınlar. Ehven-i şer sayılır.
3.Sarmal: Yemek yemekten başka şey düşünmeyenler,yemek için yaşayanlara ayrılmıştır. Oburlar,şişmanlar,obezler bu sarmaldadır. Cezalar da artmakta ve ağırlaşmaktadır. Cezaların neler olduğunu belirtmeyeceğim,merak edenler araştırabilir.
4.Sarmal: Yaşamlarında cimrilik edenler ile tam tersi savurganlık edenlerin buluştukları yerdir. Günahlarının bedelini birlikte ödemektedirler. Cimriler avuçları kapalı,savurganlar başları kel olarak
betimlenmişlerdir.
5.Sarmal: Öfke ve şiddet düşkünleri büyük acı ve kederlerin ağırlığı altında pişmanlıklarını haykırmaktadırlar ancak artık iş işten geçmiştir,son pişmanlıkları faydasızdır.
Burada bir paragraf açmakta yarar var,çünkü beşinci sarmalla altıncı sarmal arasında ağır suçluların kaldığı ve sürekli kalacakları ,ateşler içinde yanan,iblislerin koruyuculuğunda bir kent bulunmakta. Dite kenti. Burada ağır suçlular olarak tanrıya inanmayanlar cezalarını çekmekte.
6.Sarmal: Dante her türlü sapık ve sapkınlara burayı uygun görmüş.
7.Sarmal: Gittikçe ağırlaşan cezalarla birlikte yedinci sarmalda cezası çekilen suç,günah saldırganlık olarak belirlenmiş ve üç tür saldırganlık açıklanmış,bunlar kişinin kendisine,başkasına ve tanrıya saldırganlığı.
8.Sarmal: Sondan bir önceki sarmal olan sekizinci sarmalda yok yok diyebiliriz. Buradaki günahkarların işledikleri suçların birbirleriyle ilgileri yokmuş gibi görünse de dikkatli bir bakış ortak noktaları yakalayabilmekte. Din sömürücüleri-Pezevenkler-Rüşvetçiler-Hilekarlar-Hırsızlar-İkiyüzlüler-Bölücüler-
Kalpazanlar-Yalancılar-Yalakalar.
9.Sarmal: Cehennemin dibi diyebileceğimiz dokuzuncu sarmalda bulunanların işledikleri ve işlemiş oldukları diğer günahların hepsinden de öne çıkan suçları tanıdık bir kavram. Vatana İhanet.

Sonuç olarak Dante’nin 14.yy’da yazdığı ‘’ İlahi Komedya’’ günümüzde yazılmış olsa idi,teknolojik ve bilimsel gelişmenin dışında insan ilişkileri açısından neler eklenebilirdi. Kanımca koskoca bir HİÇ!
Ekolojik dengeleri altüst edip gelecek kuşakların yaşam haklarını gasp etmek yetmezmiş gibi tükenmekte olan kaynakları daha hızlı yok etmek için etnik milliyetçiliği ve dinsel mezhepçiliği kışkırtarak savaşlar çıkaran dev kapitalist ulaslararası şirketler ve onların vazgeçilmez ortakları hükümetler,iktidarlar hep bu koskoca HİÇ’in içinde olacaklardır.
Son söz olarak Dante varsayılan ahiret hayatından çok daha fazlası olan yaşanan hayatın cehennemini,arafını ve cennetini anlatmaktadır İlahi Komedya’da.


şu Anki Saat: 19:07

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum