Şiir akademisi logo
Şairler Şiirler menü Öyküler
Fakir Baykurt Öykü Yarışması - Sarıyer Belediyesi Fakir Baykurt Öykü Yarışması sonuçlandı - Tanpınar Şiir Yarışması’nda Sonuçlar Açıklandı - 9. Aşık Mahzuni Şerif Beste Yarışması başlıyor - Dicle Koğacıoğlu Makale Ödülü 2017 - Bornova Belediyesi Şiir Yarışması - GİO 2017 Roman Ödülü - Sunullah Arısoy 2017 Şiir Ödülü Hüseyin Atabaş’ın - Gençlerden Atatürk'e Mektup Yarışması - "Attila İlhan Edebiyat Ödülleri" başvuruları başladı -

Uluer Aydoğdu

Uluer Aydoğdu Şiirleri İçin Tıklayın
-Kendi anlatımıyla Uluer Aydoğdu-

1964 yılında başladı maceram. Hayat, benim için denemek demek. Ama aşkı, ama sarhoşluğu, ama teni, ama kırları, ama ruhumu. Neye yazgılıyım? Bilmiyorum, ama sürekli deniyorum. Bir raskolnikov müsveddesi…Neyse, iyi, ılık bir ışık var içimde, bir tramvay soluması. Böyle solumayı seviyorum. Vakti gelince atılıp gideceğim. Hoş, dünyanın bir kabızlık sorunu da yok değil hani, ama iyi ve hakiki şiirin bunu çözebileceğini düşünüyorum. Rimbaud’a, Eliot’a, Kleist’a inanıyorum. Bu dünyanın geberip gitmesi gerekiyor, gerçek iyilik bu olacak. Ama zamanımız gelmedi, ‘yaratmanın da cana kıymanın’ da zamanı gelecek.

Yine de burada olmak güzel bir şey. Harika kadınlara, kan gibi çağıldayan nehirlere, güneşe, canım insanlara, yıldızlara, ay’a, kertenkelelere merhaba demek güzel bir şey. Yirmi beş yıldır ben de bencileyin söylemeye çalışıyorum suları, aşkı, kavgayı. Ne diyeyim hep vardır işin içinde söz. Büyüdür. Söylediğimde bir şeyi kaderim olur. Korkarım bu yüzden kelimelerden. Fırlattığım bir kelime geri dönüp bulur beni. Kaçış yoktur yani kelimelerden. Söyledikçe, söyleştikçe, söylendikçe güzel olan bir yer burası.

Her kelime bekler kendisine gelip birinin ruh üflemesini. Böylece şenlenir yeryüzü. Canlanır. Yaratış budur işte. Gidip bir kelimeye ruh üflemek, böyle başlar yaratma. Ama yaratmak için cesur da olmak gerekir. “Yaratma cesareti” diyordu buna Rollo May. İnsan kendini de yaratmalıdır. Yoksa atılıp gider. Cesaret... Acıyı artırmak gerekir. Ben buna iman etmiş bir insanım. Acı çoğaldıkça bunun farkına varacak olan varlığım ya buradan bir başka boyuta geçecek kendini yaratarak ya da sinip kalacak, teslim olacak. Bilmiyorum nasıl oldu bu, nasıl başladım patikalara, nasıl sevdim girintilerini bir dağın, nasıl aradım kendime çıkıntılı kadınlar bilmiyorum. Sanki yüzyıllardır buradayım, eminim bundan, bazen sıkıldığım da olmuyor değil yüreğimden. Kendimden. Hayatımdan. Ama hep hakiki olanı sevdim. Bu yüzden hayata inanıyorum, çünkü bütün sahteliği içinde yine de hakiki bir şey o. Zaten yüzde yüz hakiki ya da yüzde yüz sahte bir şey yoktur, her şey alacalıdır. Bu anlamda yollar sıkar beni. Yola odaklanan insan dumura uğramıştır, felç olmuştur, ölüdür. Yol sağa sola sapar, işaretleri vardır…Nasıl da dikkatli olmak zorundasınızdır, hep kontrol hep kontrol. Bu yüzden şöyle diyorum: Ey kavmim patikalara küsme…Ben hiç küsmedim. Hep sevdim patikaları. Patika insanları, patika kadınları…Hayata inanmak bu işte benim için. Yoksa yolunda giden bir hayata değil. Çık bir yola, hele hele de otobana görürsün ne kadar sıkıcıdır orada ilerlemek. Yol işte böyle böyle canına okur insanın. Toplumsallaşma diyor çoğunluk bunun için, ben “toplumsalaklaştırma”. Doğru alaycı gülümser Mona Lisa. En azından ben öyle gülümsediğini düşünüyorum. İroniktir gülümseyişi. Dalga geçer gibi, alay eder gibi. Seviyorum o gülümseyişi. Seviyorum yolunda gitmeyen şeyleri. Deli dolu olanı, ele avuca gelmeyeni, varılmayanı, varıldığında kalınmayanı…Ulumalarımı yazsam basar mısınız? İlk sevgilim bir süs köpeğiydi, hev hev diye şiirler yazardı. Acı çeken insanlığımızdır bizi kurtaracak olan, demiş o dost/yeveski. Güzel söylemiş, canım söylemiş, önünde eğiliyorum. Önünde eğiliyorum hayatın ve ölümün.

1994 yılında Prospero Yayınlarından ilk şiir kitabım yayımlandı: Yaşlı Büyücünün Memeleri. Yeni bir meme arayışı olarak kaydını koyduğum, ama Picasso gibi “ben aramam, bulurum” diye ünleyen şiirler. Şimdi ise yeni bir kitap: Hayal/et Hiç Bitmeyecek Çünkü. Pervaz Yayınları’ndan. Mart 2005.

İlk şiirlerim Çağdaş Türk Dili Dergisi’nde yayımlandı. Sonra Kavramkargaşa, Eşik, Öyküşiir, Kum, Dünya Kitap, Şiir Ülkesi, Pencere,Eski, Bireylikler, Şiiri Özlüyorum…

Ayrıca şu an 13. sayısını hazırladığım bir fanzin çıkarıyorum İzmir’de: denizsuyukasesi…İki ayda bir yayımlanan biraz aşk biraz meşk biraz sanat biraz kültür dergisi. Sevgilinin gözleri gibi. Düzensiz ve asi.

Uluer Aydoğdu
 
Şiirakademisi ticari amaç gütmediği için ürünlere telif hakkı ödemez. Ürünlerin telif hakkı yazarına aittir.
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası uyarınca, ürünler site yönetiminden ve yazarından izinsiz kullanılamaz.  
Bebek Giyim - Toptan Oyuncak - web tasarım
Şiir Akademisi - Ana Sayfa