Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞAİRLER - YAZARLAR > Anekdotlar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 20-01-2006, 23:37
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.670
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Şair ve Yazarlardan Anekdotlar / Mangal

Şairlerimizle ilgili anekdotları, anıları bu başlığa yazabilirsiniz. Bu konuda oldukça birikimi olan arkadaşlarımız var aramızda.


Söz şimdi onların...Edited by: emre
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 26-01-2006, 11:38
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.670
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






Ben de Necip Fazıl Kısakürek'le ilgili bir iki anekdot düşeyim.


Bir tanıdığı, Necip Fazıl Kısakürek'e,
-Fransa'da yayımlanan bir ansiklopediye, Türkiye'den yalnızca iki şair almışlar, der.
Necip Fazıl hemen sorar:
-Diğer şair kim?


***


Necip Fazıl Kısakürek'e,
-Üstad, özel arabanız yok mu? diye sorarlar.
Şair yanıtlar;
Ona en son bineceğim!


__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 27-01-2006, 11:20
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.670
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






Sait Faik, bir kış günü, hastalıktan yakınan arkadaşlarıyla söyleşirken:
-Ben eskiden soğuk aldığımda hemen çaresine bakardım, der.
Bir arkadaşı merakla sorar:
-Ne yapardın Sait?
-Hemen bir meyhaneye gider, yarım kiloluk rakı söylerdim. Yarım saat sonra bir şey kalmazdı.
-Hastalığından mı?
-Yok be rakıdan!...
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 27-01-2006, 11:33
Süleyman Güner Süleyman Güner isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 298
Süleyman Güner - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

"...Devrimizin en iyi ozanlarından biri Cahit Sıtkı, sevdiği kızla evlenmek isteyince, serseri takımından olmadığını ispat için, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün tanıklık etmesi gerekmişti. Kalp hastası Ziya Osman'a son yıllarında Varlık Yayınevi iş vermesiydi, Cahit'in bu en yakın arkadaşı kalpten değil açlıktan ölecekti. Siz, Orhan Veli'nin, kimi günler öğle yemeğini bir bakkal dükkanı köşesinde iki çiğ yumurta içmekle geçiştirdiğini biliyor muydunuz? Bir de kalkmış, bunlar için genç yaşta öldüler diye acınıyorsunuz. Ölmesinler de ne yapsınlar?..."

Okunduğunda bizi şaşkınlığa uğratan yukarıdaki metin, deneme seçkilerinin yer aldığı Emin ÖZDEMİR'in "Düz Yazının Sorgulayan Gücü" adlı kitabında yer alan Cevdet KUDRET imzalı "Muşmula ile Köpek" isimli denemesinden.
__________________
ŞİİR, söz eğirmesi acılardan
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 27-01-2006, 12:01
Süleyman Güner Süleyman Güner isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 298
Süleyman Güner - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




Fransızcayı gerçekten iyi bilen, Türkçe'nin unutulmaz eleştirmeni Nurullah Ataç, kendisine, "meramını anlatacak kadar" Fransızca'nın ne kadar sürede öğrenilebileceğini soranlara,


"Meramına bakar" dermiş.
__________________
ŞİİR, söz eğirmesi acılardan
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 27-01-2006, 12:05
esra saygı esra saygı isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 914
esra saygı - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Bernard Shaw, İngiltere’nin en çok kazanan yazarlarından biriydi. Yazdığı her sözcük için bir şilin alırdı. Ama bunu da az görür, Amerika’da basılacak yazılarının her sözcüğü için bir dolar isterdi.


Bir gün Amerika’lı yayıncılardan biri, muziplik olsun diye yazara bir dolar gönderdi ve “Bana bir kelime yollar mısınız?” notunu ekledi. Bernard Shaw, doları aldı ve kağıdın üzerine şu tek kelimeyi yazarak yayıncıya geri gönderdi. “Mersi”…
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 27-01-2006, 12:10
esra saygı esra saygı isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 914
esra saygı - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Yahya Kemal bir yokuşu çıkıncaya kadar nefes nefese kalır. Yokuşun sonundaki lokantadan bir garson seslenir:
-Buyrun beyim ne alırsınız?
Yahya Kemal tebessümle:
-Evlat,müsaade edersen bir nefes alacağım.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 28-01-2006, 12:42
yarasa yarasa isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 32
Standart



Yıl 1970.


Yaşar Kemal ile, Aşık Veysel, Beşiktaş'ta yürürken, aşırı bir yağmura yakalanırlar. Sığınacak yer ararken hemen karşıdaki Yaşar Kemal'in kadim dostu Şemsi Yastıman'ın saz dükkanına giderler.


Sırılsıklam olmuş iki dostunu gören Şemsi Yastıman, espriyi patlatır:


"Hey Yarabbim! İki insan yaratmışsın, bir tek göz vermişsin.


Yaşar Kemal her zamanki dobralığıyla:


"Çok konuşma Allah'ın Türkmeni. Senden halı minder istemiyoz. Ver şurdan iki tahta sandalye de oturalım"


Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 28-01-2006, 14:17
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.670
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




Nazım Hikmet'in Bursa Cezaevi'nde tutsaklık günleri. Koğuş arkadaşlarını okumaya yazmaya yönlendiren Nazım, aynı zamanda cezaevi yönetimine de yardım etmektedir.
Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı'ndan bir müfettiş gelir. Bir kaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:
- Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir? der.
Nazım'i odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nazım'ı tepeden tırnağa süzer ve:
-Demek Nazım sizsiniz, der. Nazım'a oturması için yer göstermez. Kısa bir konuşma sonrası, gidebilirsiniz, der.
Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe:
-Ömer Hayyam adınıduydunuz mu? diye sorar. Müfettiş hemen atılır:
-Kim duymaz Hayyam'i.
Nazım:
-Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi? diye sorar. Müfettiş şaşırır. Nazım konuşmasını sürdürür, görüyorsunuz sanatcıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin Adalet Bakanı'nı ve sizi kimse anımsamayacak, der çıkar.
Müfettiş yaptığı yanlışı anlar, Nazım'ı geri çağırır ama Nazım koğuşunun yolunu tutmuştur.


Sahi, o dönemin Adalet Bakanı kimdi?

__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 29-01-2006, 01:30
zeynel çok zeynel çok isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Germany
Mesajlar: 93
Standart

serdar'ın, emre'nin son yazdığı anektodlara amenna. Sahin evin, fazıl hüsnü sana verdiği yanıtla ne demek istemiş. birkaç dakikadır anlamadım. çok mu geriyim yoksa?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 19:23


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum