Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 17-08-2006, 13:07
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



DEPREM GAZELİ


Tarihimin çöplüğünde eşinip oyalanır giderim;
Coğrafyanızı, kırık fayınızı ayağıma giyer giderim...


İnzivasına bozulduğum yobaz su kuşlarına şaşırıp
Ruhsalınızı, toplumsalınızı, epiğinizi, topuklar giderim.


Yedi ceddinizin ağıtını okutup Sultan Süleyman’a;
Dilekçenizin soğuk koridorlarından basar giderim.


Deprem korkusuyla çırpınırken soyunuz sopunuz;
Kanlı katil çıkarlarınıza güler, nanik yapar giderim.


Çorak avuçlarımla, kırık kollarımla umarsız,
Geleceğimi önüme katıp güder giderim.


Aşkım mecalsiz, düşüm yorumsuz, umudum dalsız;
Üstüne bir de deprem için gözyaşı, kan döker giderim.


Binyılınız sizin olsun, gözünüzü toprak doyursun;
İhsan edilen günlerin coşkusuyla ben, geçer giderim...

İhsan Üren
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17-08-2006, 13:09
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Deprem


İçime saldığın üç kuruşluk depremle
Hücum borularımı tetikliyorsun
Az önce, önünde diz çöktüğüm
çişli duvarın kraliçesi olarak


Horozluğumun tuttuğu tül çadırlar
Ve altında fırtına böcekleri
Kaçıncı göbekten yandaşların
Hangi savaşın yenikleri?


Tarihe erken geçmede epeyce yol aldık
Tarih dediğim de çırpınış:
Rakofça'dan üfürülmüş kır ağıdı; sen
Kırmızı ışıklı odalarda ağlarken,
Tuzlalardaki yemin törenlerinde de
Topuk taşlarını seksekleyen ben...
Tarihin, kerhane camlarına kazıdığıyla
Tuza yatırdığı aynı anda buharlaşıyor.


Her yazlık sinema ölümünde
Çürük dişlerinin ıslığı korkuttu beni
Parfümcülerden ve kuyuculardan
Devrim şarkıları taşıyan,
Oysa eylemsiz kaldı her şey
Mevsim, şehir ve caddeler
Yaşamı tadında bırakmak mıdır bu
Yüzünün kıvrımlarındayken pusu?


Ey üşümüş serçe; aykırı alfabe
Sayfana düştüm, yırttım; bağışla
Yeşil rüzgarlardan kalma suyla
Tersinden okuyorum seni


A. Yavuz Özpınar
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19-08-2006, 00:07
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart

Acılara Tutunmak

Kavuşmak özgürlükse
Özgürdük ikimiz de
Elleri çığlık çığlık
Yanyana iki dünya

İkimiz iki dağdan
İki hırçın su gibi
Akıp gelmiştik
Buluşmuştuk bir kavşakta
Unutmuştuk ayrılığı
Yok saymıştık özlemeyi
Şarkımıza dalmıştık
Mutluluk mavi çocuk
Oynardı bahçemizde

Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimiz de
O yuvasız çalıkuşu
Bense kafeste kanarya

O dolaşmış daldan dala
Savurmuş yüreğini
Ben bölmüşüm yüreğimi
Başkaldıran dizelere

Aramakmış oysa sevmek
Özlemekmiş oysa sevmek
Bulup bulup yitirmekmiş
Düşsel bir oyuncağı

Yalanmış hepsi yalan
Yalanmış hepsi yalan
Sevmek diye birşey vardı
Sevmek diye birşey yokmuş

Acı çektim günlerce
Acı çektim susarak
Şu kısacık konutlukta
Deprem kargaşasında

Yaşadım birkaç bin yıl
Acılara tutunarak
Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimiz de

Acılardan arta kalan
İşte bu bakışlarmış
Kuğu diye gözlerimde
Gün batımı bulutlarmış

Yalanmış hepsi yalan
Yalanmış hepsi yalan
Savrulup gitmek varmış
Ayrı yörüngelerde


Hasan Hüseyin Korkmazgil

Konu suece tarafından (10-07-2009 Saat 23:34 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21-10-2006, 21:22
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Enkaz Altında
baba bak!
o görünen annemin eli
senin aldığın yüzükten belli
kardeşlerimi düşünme
onlar şu anda parktadır belki
oyuncak helikopter
alamıştın ya hani
alma artık istemem
bak onlarca helikopter
hem hepsi de sahici
kıpırdat gözlerini
konuş benimle baba
'Elle gelen dğün bayram'
derdin ya hep
bu nasıl düğün,
bu nasıl bayram?
neden yerde yatıyor
teyzem, , halam, dayım, amcam?
ne olur birşeyler söyle
konuş benimle
hadi benim aslan babam...
istemezsen bu sene
okula da gitmem,
eğer gidersem;
geçen seneki idare eder,
yeni önlükte istemem...
bir kerecik 'oğlum' de yeter.
bacaklarında kan var
kırıldı mı yoksa?
alçıya alsınlar
duyuyor musun? ...
geliyor ambulanslar...
sen iyileşinceye kadar
ben su satar, simit satar
size bakarım;
annemin çamaşır ipleri
yine kopmuş,
sen üzülme ben takarım! ..
daha dün senin
kocaman adamındım;
berbere götürecektin hani,
uzadığı için saçlarım...
'Yavrum' de; okşa saçlarımı,
öp yanaklarımı
babacığım ne olursun! ...
hadi kalk!
sen de bağır, sende çağır
her taraf yanıyor cayır cayır! ...
'Erkekler ağlamaz' dersin
ama
ağlamak istiyorsan ağla
vallahi kimseye söylemem baba...
gözlerine toz dolmuş!
silsene baba!
baba! .. baba! ..
yoksa? ! . Baba! ...
BABAAAAAAAAAA! ...

Yavuz Nufel
17 Ağustos 1999 İstanbul
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 10-09-2008, 22:30
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



DEPREM


Sen benim kalbimin bakıcısısın
Güldeki karanlık yazıdan bir mesel
Sussam razı değil dile
Konuşsam derin ve geleneksel
Bir hüzündür
Dolaşır dilden dile


Ah bedenin, zakkum bedenin
Bir dağyolu tadında
Ve ben o yolu kalbiyle bilen
Yüzün gizemdir senin, yokluk
Acı sessizce yedi dildedir
Sevdalar kimdedir, kandedir
Ve depremler senin neren?


Hilmi Yavuz
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11-09-2008, 10:18
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



7.4



yedi


ne zaman ulaşılmaz olur zaman
son atımını duyamadığınızda mı saatin
yeri yoğururlar gökyüzüyle, yıldızlar düşer
onlar avuçlarımızda yanıktan izler
okulda öğrenmiştiniz saymayı: bir, iki, üç, dört
kurşunkalem yer, yaşanmışlıklar defter, deprem silgi
belleğiniz, beş, sepetin altı delik, yumurtalar, son sayı: yedi


nokta


neden başlarsınız, uçsuz bir yoldur en başta
sarsıntıdır her son, bitirilememişlikler yüklerler tabutunuza
çukurlara sığdırırlar hayata sığdıramadıklarınızı virgül,
üstünü örterler: nokta.


dört


son anda farkettiniz, bir sarsıntıdır hayatta kalmak, yalnız
önce duvar mı yıkıldı, yoksa tavan mı çöktü
farkına bile varmadınız
çek artık perdelerini hayatın, pencereleri ört, nabız dursun: dört

Yusuf ALTUNEL
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 18-08-2011, 22:30
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

DEPREM SENARYOSU

Aletsel büyüklüğü kaç olursa olsun
Şok irisi bir artçıda
Bizim evin zemin kata kadar
Ineceği kesin
Kapıları bile çalmadan hem de
Yüzümün şekli ne hale gelir o hengâmede
Bilemem ama
En günahkâr ben olurum
Yıllardır biriken 2-3 ton kitapla
Kızım zaten ayrı alem
İkide bir kitapların sonunu düşünÜyor:
'bir de yağmur yağarsa... '

benim umurumda bile değil
o anda başıma ha tuğla gibi 'kitab-ı mukaddes'
ha iki ciltlik 'suç ve ceza'
ne çıkar
hep birlikte yuvarlanıp gideriz o hızla
ta en alt kata kadar

Yine de etik bir sorun kurcalıyor kafamı
Bana müstahak, tamam da
6 kat dolusu insanın ne günahı var
canları çıkacak kitap okumaktan
saatlerce enkaz altında

Yasakmeyve / Sayı 1 / Şubat Mart 2003

Enver ERCAN
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 20:15


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum