Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14-01-2008, 23:28
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu


O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.



Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.



Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.



Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.



Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.



O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.



Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.



Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.



Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.



Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.



Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.



Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.



Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.



O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.



O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.



Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.



Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.



Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.



Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.



Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.



Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.



Inanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir'
denmeseydi eğer.



Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.



Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.



Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse...



Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer! !




Can Yücel
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14-01-2008, 23:29
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Avuçlarıma Sığmıyor Yıldızlar


Öyle dalmışım ki bu akşamüstü,
Komşu arsadır gözümde gökyüzü.



Ben dünyadan bihaber bir çocuğum,
Kayıp zıpzıplarımı arıyorum.



Koşun çocuklar, koşun komşu kızlar,
Avuçlarıma sığmıyor yıldızlar.




Cahit Sıtkı Tarancı
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 15-01-2008, 09:55
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart

ELLERİMDE YOKLUĞUN

Sessizliğin silueti
Omuzbaşlarımda
Söğütlerin toprağa yağdığı
Yerde ve zamanda
Yokluğun değer saçlarıma
Ürperirim.

Dağlar dağ biçimindedir, serviler servi
Ve
Her akşamki yerindedir yıldızlar.
Erimiş pırlanta döker ay sulara
Bir suya bir yokluğuna uzanır ellerim
Yoğunluğundur, tutabildiğim.


Nuran Harirî
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 15-01-2008, 09:56
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart

ELLERİN

görmüştüm
şimdi hayal meyal
bir kuş uçmuştu
ışığa hep ışığa uçmuştu
kanadında selam uçmuştu...

hatırlıyorum
gelinciği görmüştüm
sarı sarı buğdayların içinde
öyle kızıl öyle boynu bükük
yaşamaya durmuştu...

yolu yok ellerini yazacağım bu şiire
ellerin ne kuş
ellerin ne gelincik
ellerin buğday
ellerin ışık...


Nevzat Tekin
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-01-2008, 10:07
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart


ELLER

Masamda kıvranıyor bir şiirin iskeleti
Düş başlamıyor ki ağsın pencereden
Bahar göç çalışıyor yerleşikler yurdunda

Çerden çöpten edevat, kömürden iş yerleri
Gözleri yok çırakların ağarmayan şafağı görecek
Bir şey üretmiyor dumanı tütmeyen fabrika

Akmayan suyundan içtim yapılmamış çeşmenin
Yayınlanmamış gazetede kapışıldı vukuatım
Basıldık yok sevgiliyle öpüşürken
Kurulmamış partiden ihraç edildim

Kalabalıkta vuruldum, hiç gören olmadı
Ağzımda tadı ekilmemiş buğdaydan ekmeğin

Ve göz görüyor, ayaklar basıyor toprağa
El dokunuyor, ten hissediyor, oluk boşalıyor...

Tahir ABACI

__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 15-01-2008, 16:25
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Ellerin Değince Denizlerime


kalkıp bir ağacı suluyoruz ellerinle
yağmura bakıyoruz hep yağıyor
pirinçhan***8217;da bir gramofon
-beni kör kuyularda***8230;



ellerin öylece duruyor masada
kuyum ustası ellerin
bir şunu unutmuyorum
gülerdin, şenlenirdi bahçelerim



ben alıp ellerini uzaklara gideyim
ardım sıra kambur cüce
çevirsin çemberini
alıp gideyim ellerini***8230; ellerinin
tenimdeki gül dövmesini



kaç kış uyudum unuttum
karlar nasıl erirdi soğuk göllerde
paslı dilim ağulu dilim kekeme
çamaşır günleri kapı önleri sevişmeme
saatleri evlerin, bir peygamber çiçeği
ağızda yarım bir cüzle
beni ezberle diyor, beni ezberle
bir bunu unutmuyorum, bir de
parmak izlerini, ateşler içinde



kaç vurgun kaç hastalık
ölmedimse, telkari gümüş
ellerin, işlediği için
bir gül
bir daha
köklerime



bir şunu unutmuyorum
aşk en güzel yenildi
ellerin değince denizlerime



(Agora, 39)
Çiğdem Sezer
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 15-01-2008, 16:26
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



ELLERİME SIĞMAYAN


Kırık bir testidir eşikte duran.
Ovaya yayılan acı bir sudur.



Oysa sığmaz gecenin gözleri yanan
mumlara, ellerime sığmaz
bir yara içinde büyüyorum
akan suyun tadı kaplanın gözlerinde durur
gitgide organlarıma karışıyor talan edildikçe kadim yerler.



Mumlarda tükenen gecenin gözlerine bakıyorum
sen büyüyen bir fısıltıyla çıkıyorsun
geceden gündüze
dağılan nar tanelerini örtüyorsun
karanlıktan aydınlığa açılıyorsun.



Çocuk giysiler içinde mavi bir gecede
ağaç dibinde telaşlı bir karınca yuvasında
koyu ve diri kokunu duyuyorum.



Ellerimde suyun
asi yüzü
kınında terli
bir bıçak.



METİN FINDIKÇI
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 15-01-2008, 19:27
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



ELLERİN AVUCUMDA İKİ ATEŞ DAMLASI


Çiçeğinde yeni yeni kamaşan zerdalisi ömrümün,
Gülüşümde çekirdeği sertleşmemiş ilk çağlam.
Kızım benim, nazım benim,
Gurbet elde sazım benim,
Yalazlanmış can tanem,
Körpe dalım, bir tanem.



Sisini, gözlerimin içimdeki dumanı
Seziverdin de sanki;
Acılandın uykunda,
Sızlandın huysuzlandın...
Dudakların kurumuş, ter içindesin yavrum!
Kolsuz kanatsız kalmış
Geceden beri başucundayım.
Çırpınarak anlamını arayan binlerce sözcük,
Kabukları koparılmış yaralar gibi
Uğulduyor beynimde.



İtiraf etmeliyim ki, yavrum,
çekip gitse de bir bir
Ekmeğe, özgürlüğe, insanlık ve hayata dair
İçimi dişleyen düşünceler,
Senin bir gülücüğün şimdi
Yaşamam için bana yeter.
Geceden beri başucundayım..
İşte, sabaha dayandı gün!
Aşsız, işsiz, kuruşsuz
Bir ıssız bayırdayım.



Bebeğim, canımın kıvırcığı,
Boranda, fırtınada sürgün vermiş tomurcuk.
Üzüm tanem, nar tanem,
Acar yanım, bir tanem..
Kim kime, dum duma bir tufandayız;
Günlerin ağzında kara bir gül
Dikenleri tenimize dayanmış.
Ürkütülmüş, sarılmış, acıyla sınanmışız..



İnim inim uykunda nasıl da yalnız
Yanıyor yüzün yavrum,
Yüreciğin kaşlarında tütüyor,
Ellerin avcumda iki ateş damlası.
Tutuşmuş rüyaların, sesin duyulmaz,
Kendi kollarımızdan başka
Saranımız yok bizim.



Yazım benim, güzüm benim,
Yemin olmuş sözüm benim.
Sana kuş bulmalıyım,
Sana düş bulmalıyım,
Gidip iş bulmalıyım...



Koynunda çırpınırken böyle çaresiz
Kahrınla tanıştırdın bizi ey hayat
Zehrinle tanıştırdın.
Alışılmaz bildiğimiz nefrete alıştırdın!
Onurumuz...
Senin için sakladığım tek servetim bu yavrum.
Süt olmaz, aş olmaz, iş olmaz onurumuz.
Sızım benim, gizim benim,
Gurbet elde izim benim.
Ateş almış taş altında kalmışız,
Gün olur hesabını sorarız elbet.




Nihat BEHRAM
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 16-01-2008, 09:59
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



ELLER İLAHİSİ


Ellerini görsem oğlumun
Uzun esmer parmaklı ellerini
Onları özlüyorum
Üç yaşına yağan karda
Kızarmış, ısıttım öpe hohlaya
Ozanda el-ücra çağrışımı yapan
Alucra kışları
Bir elim elinde sabaha dek
Öteki yorganının üstünde
Üşümezdi artık örttüm sardım ya



Görsem ellerini oğlumun
Ardında bağlı durmasa
Kalmasa Alucra sisler içinde
Gevaş'a kurtlar inmese
Cano kızak yap oğluma
Uçar gider göle doğru
Çığ düşer, Artos'a salma



Ellerini görsem oğlumun
Dizgini tutarken atının üstünde
Sağrısı yelesi al ürpermede
Ferhan usul usul titrese



Ellerini görsem oğlumun
Yeşil söğüt dalını incelikle
Kuş sesleriyle değiştiğinde
Beş yaşında çalışkan ellerini
Uçtu gitti kitapların ardında
Uçtu gitti kalemlerin ardında



Gülten AKIN
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 16-01-2008, 09:59
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Anlatamıyorum


Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.




Orhan Veli
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 20:34


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum