Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 24-07-2006, 07:56
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






Haydi, dünyamızın ayağımızın altından kaymaya başladığı bir ortamda ısrarla barıştan söz eden şiirlerleBarış Şiirleri Antolojisi düzenleyelim!


İlk şiir benden:





ÇİT





Çitlerden geçemiyor çocuk


Güneşi bir yana koydular şafağı bir yana





Çitlerden geçemiyor çocuk


Anneyi bir yana koydular kucağı bir yana





Çitlerden geçemiyor çocuk


Uykuyu bir yana koydular yatağı bir yana





Çitlerden geçemiyor çocuk


Oyunu bir yana koydular oyuncağı bir yana





Çitlerden geçemiyor çocuk


Buğdayı bir yana koydular başağı bir yana





Olan oldu o sarışın tarlaya


Olan oldu o sarışın tarlaya





Sulara da kıydılar insafsızca


Irmağı bir yana koydular deryayı bir yana





AHMET GÜNBAŞ


( Aşk Boyu Sürgün, 2001 )












<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />[/B]




<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]


<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> [/B]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 24-07-2006, 10:05
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Barış Nedir Sevgilim

barış nedir sevgilim
biliyor musun
bir köprü müdür üstüne gölgeler düşünce çöken
halka açılamadan batan bir şirket
iki savaş arasında verilen çay molası mıdır barış
yoksa
hurdacıya söylediği son sözler mi
bisikleti vurulan bir çocuğun
söyle sevgilim
Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı mektup mudur barış
Lozan'dan gelen telefon mu Mustafa Kemal'e
çöplerini bilimin süpürdüğü bir sokak mıdır barış yoksa


söyle sevgilim
de ki
tünediği balkon uçuruma düşen yavru bir kuştur barış
saatçiyi hapse attıkları için kurulamayan bir meydan saati
ayağımızdaki paslı çiviyi bacağımızı keserek çıkaran bir melek
de ki
aptalların türküsü
oyuna getirilenlerin ülküsüdür barış
dişleri sökülmüş Asya kaplanıdır kapitalizmin sirkinde


de ki sevgilim
içine bayat pil konmuş el feneridir barış
fosforlu izleridir bayrakların üzerinde gezen salyangozların
barış düşsel beyaz buluttur bir kaleye çarpıp dağılan
kör bir toplumun tehdit dolu yazılarla kirlettiği bir defterdir
barış
kendinde bulamayıp başkalarında aradığıdır insanın
barış
halkının üzerine devrilen bir devlettir zor dönemeçlerde
açılmadığı için posta kutusunda ölen bir mektuptur barış
patlayıp seyircileri öldüren bir futbol topudur son dakikada


bunların hiçbiri
hiçbiri değilse barış
söyle sevgilim
savaşın düş kurduğu yerlerde
hangi yüzsüzün uydurduğu bi' sözcüktür
şu dillerden düşmeyen barış


Akgün Akova
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 24-07-2006, 17:09
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Barışa Çağrı


Barış gelsin dağlara
Yollar birleşin haydi
Geçmişten geleceğe
Yıllar birleşin haydi, yıllar birleşin


Bu memleket bizim can ocağımız
Hak'tan başka yoktur varacağımız
Çağımız insanı sevme çağıdır
Kollar birleşin haydi, kollar birleşin


Dinli dinsiz insandır
Boş yere akan kandır
Bu kök bu ağaçtandır
Dallar birleşin haydi, dallar birleşin


Ağrı'nın gölgesi Tekirdağ'ında
İzmir'in kuyusu Van bucağında
Bayram olsun bizim elin sağ'ında
Sol'lar birleşin haydi, sol'lar birleşin


Karanlıklar dağılsın
Sabahlara varılsın
Birbirine sarılsın
Kollar birleşin haydi, kollar birleşin


Mahzuni Şerif 'im bizim memleket
Barış mübarektir, barış hareket
İkilikten doğar bunca felaket
Yerde kanlar gördüm, canlar birleşin.
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 24-07-2006, 20:11
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart






Barış İçin


Gözleri görmeyen Eşber,
Dünyayla barışık
Gözleri açıklar
Dünyaya kapalı,
Yağmurdereli`yle birlikte
Savaş için, Rusça niyet
Yani hayır,
Yağmurdereli`yle birlikte
Barış için döğüşelim,
Dereler gibi akacak
Güzelim yağmur
Rahmet gelecek dünyaya
Kör gözlerimizden akan
Barış gelecek dünyaya
Barış için döğüşelim


Can Yücel
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 24-07-2006, 21:22
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart

Cezaevinde Barış Türküsü / Vedat Türkali

Kalkın kardeşler ışıklar görünmeye başladı
Eski duvarlar değil bu duvarlar
Bir ak kuş gelip kondu kara çatıya
Dünyayı böylesine sardı mı kollar
Ne etsin kelepçe neylesin zincir
Kaç kez gösterdi tarih aldatmayacak bizi
Bu denizli kuşlu dünyada
Bir tek acılar mıdır payımıza düşen
Dökülsün yollara beş kıtada
Ekmek de özgürlük de barışın gülleridir
Yumuk elli bebekler pencerelerde bekliyor
Dünyayı çepeçevre kuşatan barış kervanlarını
Çelik canavarlar gibi tanklar değil
Caddelere yakışan özgürlük ekmek türküleridir

Limanlar barışla çalkalanmış
Çöller dağlar stepler denizler barış fırtınasında
Resimler gördük cezaevlerine yakışmayan
Kitaplar dergiler gazeteler dolusu
Siz bir meydan dolusu gülen esmer kardeşlerim
Kara güller gibi açılmıştınız bir sabah aydınlığında
Asya barış diyor Afrika barış diyor
Elde silah barış diyor
Seren direğinde ufuklara bakan gemici
Avrupalı çıkmış toplama kampından
Ekmek barış türküleri bekliyor
Bombardıman uçakları değil
Karşısına dikilmiş ölüm tüccarlarının
Dünya barış diyor
Sevmek yaratmak yaşamak nedir
Görelim milyara yakın korkusuz cıvıl cıvıl
Görelim Kore'den Çekoslavakya'ya kadar
Düşlerimiz ellerimiz sizinledir
Barış sizinledir

Bu taş duvarlar bu demir parmaklık kardeş
Van Gölü’nden Ağrı’dan Ergene Irmağı’na
Çürüyüp dökülmüş karanlıkta kökleri
Mapusane bahçesinde el kadar mavilik
Bir zaman gerili dursun başımızda
Gardiyanlar dolaşsın daha bir zaman
Parmaklık hükmünü yürütsün
Çiçeklerle donatacak kollarını bahar dalları gibi
Karanlıkta barış kervanlarını bekleyen
Çileden çileye batmış senin emekçi halkındır
Yirmisinde bir delikanlı gibi dalıp maviliklere
Yirmisinde bir delikanlı gibi
Dudaklarından öpeceğim gün
Masmavi özgürlüğün
İnan ki yakındır</PRE>
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26-07-2006, 14:21
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

ÇOCUKLAR BARIŞ GÜLÜ

Katıksız düş boyu sevişmek, hemen şimdi-zamanı
Yağmur kokulu dudak izi, sevginin tutkalı-imanı
Öksüz bir çocuk oylum oylum uzay gülü, sevi limanı
Melek bakışlı masal çocukları ışık kaynağı
Kaynağına akıyor beyaz ırmaklar, çağlayan
Evcil ölüm makinaları, ateş çamuru oyuncağı
Tut ki kabuğunu kırıyor, yüreği ipek kozası
“Sabrın altın yaldızlı sırmasını işleyen”
Yırtık gönül resminde içsel bakışlı yürek, tik tak
Gözleriyle sağar acıları, elleri ana sütü kadar ak
Ölüm alevlerinde yeniden doğan çocuklar
Örerken kozayı kendi kabuğunu çatlatırlar
Özgürce, kim kime, dum duma oynaşır
Kör ebe, çelik çomak, sek sek, sobe
Çocuklar kül yutmaz, ip atlayıp engel aşan
“Umudun solmaz gülleri” sevgiye kulaç atan
Sonsuzluğa zıplıyor çocuklar yine
Döne döne, yana yana, yan yana
Geliyorlar, ağlıyorlar ırmak ırmak
Sırdaş düşleri, gülüşleri aydınlık şafak
Utkulu bir damla okyanus, odak-sevgi
Barış gökkuşağı tarlası, bereketli başak

Dursun Özden

Konu suece tarafından (29-04-2009 Saat 17:38 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 01-08-2006, 23:49
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Kardeşim, Barışı Ne Zaman Yapacağız?


Bizi acıyla sözlediler, ama
Ey barış, biz senin nikahlınız;
Seninle gireceğiz eninde sonunda
Şarkıların altından geçip
Ve silahlarımızı dışarda bırakıp
Güzel günlerin dünya evine

Fikret Demirağ
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02-08-2006, 18:08
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






SEVGİ ŞİİRLERİ'NDEN BİRKAÇ DİZE


Kim üretmeye başladı korkunç kılıçları?


Nasıl da katı, nasıl da taş yürek biriymiş!


O zaman birbirine kıydı insan soyu


o zaman çıktı çarpışmalar,


o zaman kısaldı amansız ölüme giden yol.


Yoksa hiç hak etmedi mi o zavallı,


yoksa başımıza dert mi aldık,


onun bize bıraktığı acıyı,


yırtıcı hayvanları öldürelim diye?


Her şey som altın yüzünden: savaş mavaş yoktu


masada kayından içki kupası dururken.


Ne kaleler vardı ne de siper,


türlü türlü koyunun arasında uykuya can atardı


tehlikeden uzak, sürünün başı.


Asıl o zaman yaşamak isterdim,


ne kalabalğın elinde uğursuz silahları görürdüm,


ne de borazan seslerini duyardım


yüreğim ağzıma gelerek;


.......


Uzaklaşın buradan esin tanrıçaları,


sevene eyararınız yoksa;


savaşa tüküler söylensin diye


tapmıyorum ki size ben,


........


ALBIUS TIBULLUS (Latin Şair)








Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 07-08-2006, 23:14
Perihan Baykal
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



OLSUN DA GÖR


O gün gelsin neşemiz tazelensin de gör
Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör
Seyreyle gülü bülbülü
Çifter çifter aylar gökyüzünde
Her gece ayın on dördü

Kuşlar geçecek damların üstünden
Kuşlar konacak dallara
Kanat seslerini duyup uyanırlarsa
Gene kuşlarla uyusun çocuklar
Olanı biteni anlatma.

Hiç görmediğim şey bu
Kurdun gözü yılmış sürüden
Elmanın yarısı soğuk yarısı sıcak
Ağulu bitkilere dolanmış salkım
Güneşten yağmur boşanacak

Yetsin demir çağının beyliği
Yeni bir gün başlıyor demek
Yeryüzünde korkusuz yaşamak
İki milyar kişiye bir dünya
İki milyar kişiye iki milyar ekmek

Yazık olur bu düş yarı kalırsa
Barış günü insan hakkı yenirse
Köroğlu'nun sözü dinlenmelidir
Sıvas ilinin Banaz köyünden
Pir Sultan Abdal dirilmelidir

Ah günüm yetse görmeye seni
Seni övmeye gücüm yetse
Barış çağı altın çağı
Son ozanı ben olayım bu özlemin
Bu özlem bitse


O gün gelsin neşemiz tazelensin de gör
Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör
Seyreyle deli ozanı
Baştan başa sevda, baştan başa tutku
Dili baldan tatlı


MELİH CEVDET ANDAY
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 08-08-2006, 17:26
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />

ESKİ MISIR ŞİİRLERİNDEN


KÖTÜ ÇAĞ

Kimlere dert yansam bugün?
Kardeşler kötü,
Şimdiki dostlar hayırsız.

Kimlere dert yansam bugün?
İnsanlar diş biliyor,
Komşu malını kapışan kapışana.

Kimlere dert yansam bugün?
İnce duygular hak getire,
Herkes kaba saba.

Kimlere dert yansam bugün?
Güler yüzlüler kötü kişi,
İyilik ayaklar altında.

Kimlere dert yansam bugün?
Kötüye çalan iyi insanlara
Herkes gülüp geçiyor.

Kimlere dert yansam bugün?
Kol geziyor hırsızlar,
Komşu malını çalan çalana.

Kimlere dert yansam bugün?
Deliler en vefalı dost,
Öz kardeşler düşman.

Kimlere dert yansam bugün?
Geçmişi anmıyor kimsecikler,
İyilere iyilik yapan yok.

Kimlere dert yansam bugün?
Kardeşlerin işi gücü kötülük,
Yüreğin temizse düşman diyorlar.

Kimlere dert yansam bugün?
Yüzü görülmüyor kimselerin,
Göz göze gelmek korkutuyor herkesi.

Kimlere dert yansam bugün?
İnsanlar haset dolu,
Güvendiklerinde yürek yok.


Kimlere dert yansam bugün?
Özü sözü bir olanlar nerde?
Yeryüzüne kötüler el koymuş.



Kimlere dert yansam bugün?
Güvenecek dost kalmamış,
Tanınmayı hak edenler tanınmıyor.

Kimlere dert yansam bugün?
Hani yumuşak başlılar?
Canını alıyorlar can yoldaşının.

Kimlere dert yansam bugün?
İçim kan ağlıyor,
Dert ortağı bulana ne mutlu.

Kimlere dert yansam bugün?
Ülkemizi kasıp kavuruyor günah,
Ardı arkası gelmiyor kötülüğün,
Çev. Talat Sait Halman
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 21:17


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum