Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > EDEBİYAT > Yeraltı Edebiyatı

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18-06-2006, 16:43
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEZ


Hiçbir şey değişmez,
Çünkü sen sabahın yedisinde kalkarken boktan işine gitmek için
Kravatını takıp, dişini fırçalayıp
Biraz daha iyi görünmek için patronuna
Hiçbir şey değişmez

Değişmez çünkü
Sen o lanet trafikte, lanet otobüsün içinde
Böğrüne saplanan dirseklerle
Ve çaktırmadan salınan gazlarla mücadele ederken,
Bir hiç uğruna, sadece yemek yiyebilmek ve
Dört duvar arasında güvende olabilmek için
Kıçını kaptırmamaya çalışırken o lanet trafikte
Patronun hala uyuyordur

Değişmez çünkü
Sen işe geldiğinde patronun gelmemişse hala yırtarsın
Geç kaldığının farkına varmazlar
Ama patronun isterse asla geç kalmaz
Altında mercedesi ve kolunun altında sabah akşam düzdüğü sekreteri varken
Geç kalması mümkün değildir,
Ve biraz şanssızsan sende önce gelir ve
Elinde olmamasına rağmen geç kalmak, bunu umursamaz
Tıpkı tanrının umursamadığı veya kadınının umursamadığı gibi
Çünkü patronda tanrının kendisidir
Ve odana çeker seni,
Senden sadece 10 yaş büyük olmasına rağmen, kafan önünde durursun
Özür diler ve geçersin işinin başına

Değişmez çünkü
Sen harcanmaya devam edersin
Ve 5 tane kağıt parçası almak için ay sonunda, beynini kemirmeye çalışırlar
Bunu istemediğini söylersen deli olduğunu söylerler
Ve aynaya baktığında korkarsın kendinden
Gerçek deli kim diye düşünürken,

Değişmez çünkü
Birkaç saat daha fazla uyumak istersin
Günlerin dakikalarını
Güzelim saniyelerini öldürmemek için
Ve deli olduğunu düşünürler
Çalışmak istemediğin veya
Çalışıp işten ayrıldığın için
Ve ne kadar aşağılık bir işte çalışırsan o kadar gurur duyarlar seninle
Veya o kadar aşağılarlar
Oysa bilmezler eylem birlikteliğinin ve gelecek planlarının bir işe yaramadığını
Veya bir kadınla çırılçıplak öğlene dek uyumanın sihirini
Uyandığınızda birbirinize bakıp sevişmeye başlamanın cazibesini

Değişmez çünkü
Paran olmadığı için saygı görmezsin
Ama umursamıyorsundur saygı görmeyi
Çünkü saygı göstermiyorsundur zaten
Göbekli, takım elbiseli heriflerin biraz daha zengin olması için
Kendini harcamanın önemsizliğini,
Veya günden güne eriyen duyguların 5 kağıt parçasına denk geldiğini,

Değişmez çünkü
Bir işten diğerine
Bir otobüsten diğerine
Bir aşktan diğerine koşarken sen
Yılların geçtiğini görüp
Hiçbir şeyin değişmediğini düşünüp
Yumurta pişirdiğin tavada patates kızartmak zorunda olduğunu
Veya müziği sonuna dek açıp ağlamanın nasıl bir şey olduğunu bilmeyenleri görüp
Bir de aşık olmuşsundur zamanında
Hiç utanmadan
Çünkü utanç vericidir her şey
Yokmuş gibi davranılır sadece zaman ve mekan
Oysa gerçektir hepsi

Değişmez çünkü
Eline kalem alıp bir şeyler karaladığın için delirdiğini düşünürler
Kadınınla bütün gün tembellik etmek istediğin için delirdiğini düşünürler
Ki bazen kadının bile düşünür bunu,
Ama bilmez ki kimse yapılan bütün eylemler boşadır
Sen odanda uyurken
Başkaları para kazanır veya kazanmaz
Taksi şoförü çalışır
İnşaat işçisi çalışır
Mc donaldsta hamburger hazırlarlar
Dönerci de yarım ekmeğin içine turşu atarlar
Sucular su taşır cehennemin basamaklarına çıkıp
Ve sen odanda uyursun
Başkalarının çalıştığını düşünüp bundan memnun olarak
Ve yine delirdiğini düşünürler
Aç kalmaktan veya evsiz kalmaktan korkmadığını düşünürler
Oysa korkarsın hepsini kaybetmekten
Ve onları kaybetmemek için kendini kaybedersin

Ve kaybettiğinde kendini çok geçtir artık
Giden gitmiştir
Geriye kalanda şu an elimde sönmekte olan izmarittir..
Edited by: tozasor
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-06-2006, 16:44
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



EYLÜL AYINDA BİR KARINCA GİBİ


Eylül ayinda bir karinca gibi
karinca,
Külüstür bir arabanin bozuk motoru kadar gerçek
Sabahin köründe kosusturan,
Çekirdek kabugunu evine götüren bir karinca,
Külüstür bir adama benzeyen bir adam gibiyken
Bir toz bulutu kaplar ve ancak kapatir simdi
Beceriksizligimi, yeteneksizligimi ve diger seylerimi
Atin su içtigi pis bir yalak denli çaresizligimi
Ellerimi ve kaslarimin kirliligini,
Eylül ayinda bir karinca gibi
karinca,
Bir evde milyonlarca kisi
Sanki nöbetçi eczane arayan bir bagimli gibi
Ve bozuk saatlerin akrepleri kadar üzgün
Yelkovanlari kadar aglamakli simdi,
Bir domuzun yedigi pislik misali bu gece
Kollarimin yarisindan fazlasi kullanim disi
Ödenmemis fatura gibi, faturasini ödeyemeyen biri gibi
Çogunlukla aglayan bir kahkaha efekti gibi,
Eylül ayinda bir karinca gibi
karinca,
Çekirdek kabuklari yön degistirmis
Veledin biri egilmis izlemekte sanki,
Kabugum sirtimda
Veledin biri egilmis üzerime
Elleriyle vuruyor bana,
Hani her çocugun nefret edildigi zamanlarda yaptigi gibi,
Bir sinegin kanatlarini koparmasi gibi,
Bir karincanin üzerine tükürür gibi,
Ilk küfürünü ögrenmesi gibi,
Kasiklarinin arasini kesfetmesi gibi,
Sirtimizda koca bir kabugun bizi ezmesi gibi
Eylül ayinda bir karinca gibi
karinca,
Zorlamak iyice bedenin hamlelerini
Saga sola yalpalanan bir yelkenli gibi
Ne yüzebilmek karsi kiyiya
Ne karsi kiyinin sana yüzebilmesi,
Hani ögretildigi gibi
Sabah erken kalkip giyinmek,
Saçlari jölelemek,
Ucuz makyaj yaparken
Düslemek daha iyi günleri
Hani bize ögretildigi gibi
Sabah 8-aksam 5 mesaisi
Gözler kapanir sanki
Varincaya dek ölüme
Küçük bir sekerleme sanki
Hani uyumuyorum, gözlerimi dinlendiriyorum der gibi,
Sonra horlama sesleri
Küçük aklin küçük düsler yaratmasi gibi
Eylül ayinda bir karinca gibi
karinca,
Yagmur topraga düserken simdi
Usulca çiselerken
Hayir, hayir usulca degil
En azindan karinca için,
Bizim için,
Sizin için veya
Kaybolmak üzere olan zamanlar için
Hani bize ögretildigi gibi
Agustos böceginin ise yaramaz oldugunu
Karincanin yüceligini,
Oysa yanilmisiz bir dahi kadar
Ya da satranç oyuncusu kadar,
Gögsümüzden döküldügünde tüylerimiz,
Küçük sarkilar mirildanan küçük dudaklarimiz,
El ele yürüdügünü sanan asiklarin ne yaptigini anlamaya çalismamiz,
Veya kan kirmizisi bir hali üstünde uyumaya çalismamiz,
Eylül ayinda bir karinca gibi
karinca,
Ta ki bir örümcek mihlayana dek,
Küçük karinca ölürken
Agustos böcegi gülerken
Herkes birbirini yerken
Ne demek oldugunu çaresizligin,
Göz bebeklerinin, islak gözlerin, nemli düslerin, ilik rehavetin
Bütün belirlenmisliklerin, küçük disleriyle bize gülen süs köpeklerinin
Herkes birbirini yerken
Ne kadar küçük oldugunu günün ve gecenin
Ne kadar uzun oldugunu kabusun ve dehsetin
Bir örümcek mihlayana dek beni
Sirtimdaki çekirdek kabugu düsene dek yere
Çoktan isirilmak
Çoktan yok edilmek
Ta ki digerine sira gelinceye dek,
Ta ki ben yeniden dogana dek
Ta ki ölüm çekirdek kabuklarina dönüsene dek...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18-06-2006, 16:46
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart

Ellerime bakıp
Kaç kemik olduğunu veya
Göz bebeklerimin pek bir işe yaramadığını düşünmek gibi değil,
Aslında farkında olduğum birkaç şey var,
Günlerin ilerlediği bensiz
Her şeyin yerli yerinde olduğu
Kimsenin aslında mutsuz olmadığı gibi,
Elbette yeterli değil bunlar
Ama yetersiz de değil
Şimdi ellerime bakıp
Ne kadar dayanabileceğimi düşünürken,
Çok yetersiz değil sanırım bildiklerim,
24 saat yayın yapan bir radyoyu dinlemektense
ayaklarımı uzatırım koltuğa ve
beklerim bir şeyler olmasını
elinde orakla gelen azraili
veya ellerimden geriye kalan anlamı,
oysa gelmez elbette
hiçbir şey olmaz
sadece birkaç saat daha geçmiş olur
saçlar biraz daha beyazlaşır,
belki acıkırsın ve kalkman gerekir
çünkü aç kalmak ölüm gibidir
ve öyle çok öldüm ki zamanında,
biliyorum şükretmem gerek
dört duvarım ve yiyecek yemeğim olduğu için,
ama edemiyorum
konuşamıyorum
ellerime bakıyorum
ve yalnızca ellerim biliyor gerçeği,
bütün günlerin bensiz ilerlediğini
bütün aşıkların bensiz mutlu olduğunu
ve daha bir çok şeyi
ama yine de şu saatte biraz daha iyi hissedebilirim kendimi,
gülümseyebilirim,
çünkü az önce yemek yedim ve doydum
ama sanırım başka şeylere açım hala,
belki radyoyu açarım
24 saat tepesinde dikilir ve müzik dinlerim,
ellerimi cebime sokar ve uzak dururum onlardan,
Azrail gelir belki ve 2 el kılıç çeviririz cebimdeki bozukluklarla
O da olmadı zar atarız belki
Hiç denemediniz sanırım ama kesinlikle denemelisiniz,
Azraille 2 el zar atmayı ve bakışmayı,
ama o orospu çocuğu ancak ben sarhoşken geliyor ve
halüsinasyon görüyorsun diyor
dalga geçiyor benle puşt
ve gülüyor
karşıma geç ve at zarları diyorum ve votkayı dikiyorum,
sonra sabah uyanıyorum ve zarları görüyorum yanımda,
radyo hala açık, ellerim hala yerinde,
Azrail gitmiş bile, ne kadar paramı götürdü acaba,
Yine de gittiğine sevindim
Ama dikkat edin, belki de sizin yanınıza gelmek üzere..
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 18-06-2006, 16:46
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



KAŞIMAK ZORUNDAYIM


Senin kırmızı gözlerin ancak resim çekilirken
Veya şarap içmişken kırmızı oluyor
Ve hoş da görünüyor,
Pelerinimi omzuma geçirip
Süperman oluyorum, en yüksek binalardan işemeyi hala seviyorum
Ve 2 tane köfte yedim dün gece,
Biraz da rakı içtim
İşin doğrusu göbeğimi kaşıyorum
Ve kaşırken seni düşünüyorum
Fazlasıyla romantiğim
Ve fazlasıyla moralim bozuk
O zaman siktir etsem diyorum seni,
Bozulmazsın umarım fazla
Bozulduysan da kusura bakma
Hayat benle taşak geçiyor oysa,

Çok da kafiyeli bir şey oldu bu halt
Boktan olduğunu bilsem de,
Herhangi bir organımı sırf bu yüzden
Yukarı kaldırmak istemem
Çünkü canım sıkkın,
Ruhum kediler gibi miskin,
Haziran ayına da girmişiz
Ne kadar komik hatta
Alt tarafı bir müzenin içinde sadece
Şarkı söyleyen küçük tablolar veya
Anıt mezarlar yoktur
Bir müzede senin kırmızı gözlerin ve
Sıkılmış halinin tablosu vardır,
Bir müzede senin ancak benden uzaklaştığını gösteren deliller vardır,

Şimdi de kıçımı kaşıyorum
Çünkü terledi sıcaktan,
Biliyorum fazla hoş değil bu
Ama gerçek.
Biliyorum anlamsız bir gerçek
Çünkü kıç kaşıyan adamlara güvenmemek gerekir,
Göbek kaşıyan adamlara ve
Seni düşünen adamlara güvenmemek gerekir,
Hiçbir şarkıya, şarkıların hiçbirine güvenmemek gerekir
Bunları bende düşündüm bebeğim,
Emin ol senden çok düşündüm ve
Bir matematik problemi çözmeye çalışır gibi zorlandım
Ayşe bana parasının yarısını vermiş ve ben alkole, bahise yatırmışım,
Ayşe delirmiş ve havuzun musluklarını açmış,
Hepsini bir anda dolduruyor şimdi
Ve ona söylediğimi şimdi sana söylüyorum;
Ben hiç havuz musluğu görmedim, ya sen?

Tamam, tamam sustum,
Kızma fazla, çünkü ben hala aşığım sana
Göbeğimi kaşırken de böyle
Kıçımı kaşırken de
Mastürbasyon yaparken de,
Ama bir gün kızkulesine gideriz belki
Hesap kabarık gelirse atlarız denize,
Karaya çıkınca sevişiriz ve
Islak kıyafetlerle gökyüzüne bakarız,
Ve yediğimiz yemek ağır gelir bize,
Çünkü ruh erken ölür bedenden,
Şarkılar söylemek yetmez,
Kelimeler tıkanır
Ve işte o zaman
Ben o denizden, o gökyüzünden
Ve bu kahrolası haziran ayından sağ çıkamam,
Senden kurtulamam ve kendimden..
Ve göbeğim yavaşça suların altına iner,
Kaşıyacak bir kıçım,
Özleyecek bir anım,
Uyuyacak bir başım olmaz,
Hiçbir şey kalmaz geriye
Benden sonra,
O zaman sen git tekrar oraya,
Git ve hesabı öde,
En azından birimiz cenneti garantileyelim,
Ben denizin altında çaktırmadan kıçımı kaşırken..
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18-06-2006, 16:52
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



ÖLÜLER BİLE SARHOŞ ŞU AN


Sanırım bütün ölüler yaşıyor aslında,
Nefes alıyorlar mezartaşlarında
Sağa sola dönüp muhabbet ediyorlar,
Ara sıra çıkıp tekele gidiyorlar,
Birkaç şişe şarap alıp takılıyorlar,

Sanırım kemikleri erimiş iyice
Ve gözlerinin olması gereken yerde bir şey yok,
Burunlarının olması gereken yerde bir şey yok,
Kalplerinin olması gereken yerde bir şey yok
Ama pek somurtmuyorlar,
Sanki ölmek yeterince iyimiş gibi,
Yaşamak çok zormuş gibi,
Ve farkındalar aslında ölmek sadece ölmektir,
Korkacak bir şey yok diyorlar

Dünya gözlerini kapatmış,
Düzüyorlar gidip gelerek
Nefes bile alamıyorum
Çünkü ölüler gülüyorlar
Kahkaha atıp, siktir et dünyayı diyorlar
Müziğin sesini açıyorum biraz daha
Ama müzik falan da yok ki etrafta

Sanırım her şey olması gerektiği gibi;
İnsanlar yürüyor,
Kafelere ve barlara gidiyor,
Birbirleriyle buluşuyor veya
Evde oturup bir şeyleri bekliyor..

Her şey olması gerektiği gibi,
Ölüler mezarlarından kalkıyor,
Kemiksiz, ruhsuz ve sahipsiz
İçip geçmişten bahsediyorlar,
İyi insanlardı sanırım onlar da, benim veya sizin gibi
Bir şekilde, ölmek sadece sorunları çözer,
Belki hayat sürüyordur orada bir yerde
Henüz emin değilim
Bok böcekleri etimi yemeye çalışabilir,
Karıncalar tepinir üstümde
Ve sanırım toprak altında yatmak yatakta yatmaktan daha iyi
En azından kimse uyandırmaz seni,

Her yerde yaşam sürüyor şimdi
Bütün can sıkıcılığı ve benzerliğiyle,
Katlanmak kolay değil elbette
Yoksa hepimiz kılıç balıklarının kaya balığını yemesini izlerdik rahatça,
Düşünceler zaten ölmüş,
Yeni olan hiçbir şey yok
En azından eskiden platon vardı veya Sokrates
Şimdi onlar da yok,
Bukowski vardı, o da yok
Sanırım kimse kalmadı adam akıllı


Ve ruhum bok böceklerine dönüşüyor şimdi
Samsa’nın böceğe dönüşmesi gibi,
Ve mezardaki eleman bağırıp çağırıyor,
“oğlum gel buraya “, “takılalım biraz”
Şimdilik siktir ediyorum,
Sanırım ölüm korkusu ağır basıyor,
Yaşam korkusu kadar olmasa da,

Ve gözlerimin olması gereken yerde hiçbir şey yok,
Ellerimin olması gereken yerde hiçbir şey yok,
Beynimin olması gereken yerde hiçbir şey yok..

Ama siz de farkındasınız biliyorum
Her şeyin gittikçe boka battığını,
Ruhunuzun bazen havada asılı kaldığını

Siz de farkındasınız benim gibi
Her şeyin çürüdüğünü,
Havanın kirlendiğini,
Ruhunuzun yerlerde süründüğünü,
Ama dile getirmiyorsunuz anlaşılan
Çünkü getirseydiniz benim yerime siz saçmalıyor olurdunuz şu an,

Oysa yaşam bok böceklerinden anlamaz,
Aynanın karşısına geçip saçlarını tararsın,
Daha iyi görünmek için uğraşırsın
Hatunsan biraz rimel falan sürersin
Değilsen jöle kullanırsın
Temiz bir gömlek bulup üstüne geçirirsin,
Oysa ölüler bundan da anlamaz
Çünkü her mezarlığın yakınında bir tekel bayii vardır,

Ve tüm ölüler de alışveriş yaparlar,
İçki ve sigarayla doldururlar torbaları
Ve farkımız yoktur aslında
Ölüler yaşamakta
Yaşayanlar ölmekte

Ama ölüler bok böceklerinden anlar,
Çünkü etlerini kemirirler,
Kemiklerini dişlerler
Ve siz uyurken aslında
Bütün bok böcekleri ruhunuza hücum ederler,
Başınızı ellerinizin arasına alıp defalarca “ neden “ deseniz de
Ölmek kadar kolay değildir yaşamak
Ve bu sadece bir kişinin düşüncesi,
Sizinkinden emin değilim ve pek umursamıyorum aslında
Ve sanırım siz de umursamıyorsunuz düşüncelerimi
O zaman siktir edin bu şiiri de hepimiz ölüleri dinleyelim birazEdited by: tozasor
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19-06-2006, 22:42
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



BU BARDA IÇECEK KADAR GERIZEKALIYIM


Ben bir gerizekaliyim
Bu kiytirik bar taburesinde
2 milyon 250 bin verdigim su dolu birayi içerken,
etrafta bakmaya deger kimse yokken
Artik karar verme zamani geldi,
Bütün korkunç gecelerden ve sabahlardan
Yasanmis bütün ise yaramaz asklardan
Bir seyler kalmis bana en azindan

O da sadece bir bar taburesi, su dolu bira, beyni su dolu keyifsiz barmen,
Ve fonda bagira çagira sarkisini söyleyen Tom Waits simdi..
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 19-06-2006, 22:43
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



DİKTATÖRLER YANIYOR CEHENNEMDE


Sanırım en doğrusu bu :
Yürek denen şey balıklara pike yapan martılar gibi aç ve hızlı atıyor
En doğrusu bu,
Tırnaklarıma bakıyorum
Ve o kadar fazla yemişim ki
Kalmamış bir şey geriye
En doğrusu bu,
Birisiyle dövüşmeyeli yıllar olmuş,
Sabahın ilk ışıklarında yatağımda birisini görmeyeli çok uzun olmuş
Sanırım en doğrusu bu :
Hitler milyonlarca adam öldürdü
Stalin de öyle
İdi amin vardı bir de,
Düşmanlarını timsaha yedirirdi
Ve anlıyorum ki şimdi
Gerçekten harikulade adamlardı
Çünkü bir şeyi yapabilmek için cesaretten fazlası gerekir
Ve salt cesaretten fazlası kalpsizlik gerektirir
En doğrusu bu,
Bende öldürebilirim belki birkaç kişiyi
Seviştiğim kadını boğabilirim,
Kendimi de öldürebilirim
Bilerek ya da bilmeyerek
Boğazıma bir şey kaçabilir
Büyük bir lokma yutmayı denerim
Başaramazsam ölürüm,
Başarırsam 15 dakika sonra kıçımdan klozete gidişini seyrederim

Sanırım en doğrusu bu :
Gerçek sandığımız şeyler düşündüğümüzden kötü,
Zırlayan bebekler ve yaşlı insanlar iğrençtir
Bende zırlayan bir bebektim
Ve yaşlı bir adam olacağım
Ama şu halimle bile iğrencim
O yüzden koymuyor bu çok fazla
En doğrusu bu,
Artık diktatörler kimseyi öldürmüyor
O işi mafyaya bıraktılar,
Veya polislere
Sanırım Stalin veya Hitler gibi manyaklar şimdi cehennemden izliyorlar
Tüm olan biteni,
Belki de ayaklarını uzatmışlar ve düşünüyorlar
Sanırım o ikisinin ne düşündüğünün bir önemi yok
Şu an onları düşündüğüm için aptal olmam gerekir
Ve ancak aptallar aptalca şeyler düşünürler,
En doğrusu bu işte,
Toplanmamış yatağıma bakıyorum
Yerde duran çoraplarıma bakıyorum,
Birbirlerinden nefret eden ayak parmaklarıma bakıyorum,
Artık kalmamış tırnaklarıma bakıyorum,
Hepsi bana gerçeği anlatabilirler
Hem de şu an.
Ama susuyor ve doğru zamanı bekliyorlar..

Sanırım en doğrusu bu :
Dışarıda kar var
Hava buz gibi
Ve sizi temin ederim ki
Martılar pike yapmıyorlardır boğazda,
Ya da tüm barlar boştur şimdi istanbulda
Ve şundan eminim ki
Hitler halinden memnundur
Idi Amin memnundur
Stalin bıyıklarını tarıyordur kıpkırmızı bir aynanın karşısında,
En doğrusu bu,
Gözlerim yuvalarından fırlayabilir
Ve kör olabilirim
Sizin ayaklarınızın yürümekten bıktığı yerde
Gözlerim yürümeye başlayabilir,
Sizin ellerinizin soğuduğu yerde
Tırnaklarım ellerimle yeniden birleşebilir,
En doğrusu bu işte,
Ayakkabılar ayaklar içindir
Eldivende eller için,
Bere büyük kafalar için,
İşte bu sistematik pek hoş olmasa gerek
Yoksa bende isterdim ayağıma batan bir cam parçasının
Kalbime dek yürümesini,
Ve yürürken tüm organlarımı yok etmesini,
Bende isterdim bir martı gibi denize pike yapmayı,
Veya insanları timsahlara yedirmeyi

Sanırım en doğrusu bu,
Artık sigaraların üstünde sigara içmek size ve çevrenizdekilere zarar verir yazıyor
Ama onlar beni bilmiyor
Çevremde kimse yok
Ve kimse ölmeyecek
Ve tek bana zarar veriyor,
Herkes olduğu yere çöktüğünde
Bağdaş kurup, kirli tesbihlerini salladığında
Ve kadınlar bacak aralarında sakladıkları gerçekleri gösterdiğinde
Hitler cehennemden inecek
Stalin inecek
Ve Idi Amin inecek,
Ve bana el sallayacaklar
Güzel görüntüler eşliğinde benden önce davranacaklar
Timsahlar bağıracak
Martılar bağıracak
Hava daha da soğuyacak
Ve ben toplanmamış yatağıma uzanıp düşüneceğim;
Sanırım bütün bunlar rüyaydı diye..
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 19-06-2006, 22:44
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



SİZ DAHA İYİ YAZARSINIZ



Bomboktu ve çok boktu her şey
Çünkü günler çürümekte
Fırçalanmayan diş misali,
Her şey ölmekte
Uçmayı bilmeyen kuşlar misali
Ve bende çok yalnızım sanırım
Ki iyidi bir zamanlar yalnızlık
Ama artık dört duvar kurtarmıyor,
Yaşam kurtarmıyor,
Son dakika golüne kurban gitmişim
Bünye zayıflıyor,
Ruh erimiş
Tereyağı gibi
Burada oturmuş şiircilik oynuyorum
Bunu da pek başaramıyorum sanırım,
Sanırım sevmeyi de başaramıyorum
Veya aşık olmayı..

Biliyorum fazla bunalım bir herifim
Ama en iyi bunu başarıyorum
Bu yüzden belki canınızı sıkıyorum
Yoksa gerçekten yaşam
Veya ölüm veya para,
Çözmez işleri,
Veya aşk çözmez
Çünkü aşkta acıtıyor insanı,
Kafasına şişe inen bir sarhoş gibi
Ölmeye sevkediyor

Biliyorum bu satırlarda çok klişe
Veya anlattıklarım,
Ben olsam sıradaki şiiri denerdim
Ama biliyorum ki siz bunu okuyorsanız
Şu saatte yapacak daha iyi bir şeyiniz yok demektir

Ve hiçbirimizin yapacak daha iyi bir şeyi yok
Cehennemden huriler de gelmez kapınızı çalmaya,
Cebinizdeki parayla ancak 1-2 günü satın alabilirsiniz
Ya da şansınıza şükredebilirsiniz paranız olduğu için

Oysa biliyorsunuz hepiniz
Bu saçma sözleri her yerde duyduğunuzu
Sanırım sokak edebiyatından başka her şeye benziyor yazdıklarım
Oysa sokakta da yaşadım ben
Cehennemde de yaşadım,
Denizin dibinde de yaşadım
Akvaryumda da..

Aklınıza gelebilecek her yerde yaşadım,
Ve hiç umutlu değilim kendimden,
İşten güçten, paradan, sevgiden,
Sizden ve bu şiirden..
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 20-06-2006, 00:42
Hüseyin Bozkurt
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



Sayfanıza bir katkıda benden
ŞİZOFRENİK İKİLEM

Sen sendin
Ben bendim
Seni sana verdim kefilsiz
Ben bana kefil
Keyfiyeti değişir mi borçlu hayatın
<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /><O:P></O:P>
Bir an olsun düşün
Sen ben
Ben sen
Yani biz
Kefilsiz
Müşterek borçluyuz
<O:P></O:P>
Ne oldu yani
Dünya fani
Oldu Kani
Olduk üçüz
Eşkenar üçgen
Bir köşe sen
Bir köşe ben
Ortada Kani
Hani mani
Söyle mani
<O:P></O:P>
Kadınlık sende kalsın
Erkekliğe laf kodurtmam
Borç yiğidin kamçısıdır
Gorç gorç gorç
Olur corc
Oldumu dörtgen
Vur ondörtgen

......

Ne sen sen
Ne ben ben
Ne de biz
Düşünme ko gitsin
Yarısı haybeye yarısı heybeye
h.b


Edited by: Hüseyin Bozkurt
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 20-06-2006, 04:51
peria
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



-Mösyö Tozasor'a sormadan olamazmadam!


-Neden ki adam!


-Bu alanasormadantozatmayameyletme,tozu topuzlu suça azametle azmettirme değilse,Mösyö Tozasorne der bilemem?


-Hadi oradan, sen Mösyö Tozasor'un avukatı mı, bodygardı mı?


-Peşindeki gölgelerin çöpçüsüyüminanın, her bir gölge köz kadar bense söz kadar, inanınbana, inanın madam..


-Yalan!!çıldırmadançekil aradan. Demem bunu terden yarattıtuzlu yaradan.


-Vallahi madam!!


-Çek arabanı dolu aradan,


-Yapamam madam!!


-Nedir dayatan??


-Sirkelenmişgölgeleri güneşe kafa atarken...


-Aman!! Yaylanarako zaman,işine devam.


Tozum toza dava değilse, toz gibi sen de bilmelisin ki,o yaralı güneşin uzman doktoruyum ben.. Biraz gayrı nizami, biraz anarşist..


hişt hişt..


travmatik bir sonucun keyifli yanı, meğer insanı düşünmeden kaynak suya çivileme atlamaya cezbeder bir traplen başlangıcıymış..

yaşasın traplen
yaşasın kaynak su
yaşasın çivileme

eveleme
geveleme
tepeleme


cup


tozar Mösyö bu madam, tozar tozlar bayınca tozsuz tozasormadan

Edited by: peria
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 07:22


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum