Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > EDEBİYAT > Yeraltı Edebiyatı

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #11  
Alt 05-07-2006, 23:25
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



O-ROS-PU HAYAT


Sessizce yürüyorum
Yürürken havaya bakıyorum
Çünkü piçin biriyim
Babamdan bihaberim
Kendimden pek hoşlanmam
Sizden de hoşlandığım söylenemez
Ama sessizce yürürken
Bütün insanlar bazen, çoğu zaman ve hiçbir zaman anlamaz
Ya da anlamadıklarını düşünürüm
Yürürken gökyüzüne bakmanın veya
Elinde sigarayla yürümenin vehametini,
Sıcaklığını gündüzlerin
Ve anlamını geçen saatlerin,

Sessizce yürüyorum bunalmış bir halde,
Kavga devam ediyor
Sürüyle kavga her yerde,
İçimde kavga ediyorum,
Telefonda ediyorum
Yüzyüze ediyorum
Hep bir kavga ve
Gökteki kuşlar uçamıyor yeteri kadar yükseğe
Kulak misafiri oluyorlar tüm kavgalara
Ve ben çakmak arıyorum sigara yakmak için,
Hiçbir şeyim yok ve varmış gibi davranıyorum
Her yerde kavga var..
Her yerde bir şeyler sıkıştırılmış, zayıflamış ve acımış..

Sokaklar pek tekin değil bugünlerde,
Sadece yatağı olan bir odada uyumak daha iyi,
Daha iyi müzik dinlemek,
Sahip olduğun hiçbir şeyi düşünmek
Ve sahip olamadığın her şeyi siklemezken,
Daha iyi sanırım piçin biri olduğunu kabullenmek
Gökteki kuşlar daha yükseğe uçarken
Daha iyi kavgasız günler geçirmek
Uzanmak ve düşlemek
Bir zamanlar olduğunu sandığın ama
Hiç olmadığını anladığın birisi olduğunu bilmek,
Uzanmak ve ayaklarının ağrıdığını bilmek,
Kadere boyun eğmek ve daha çok içmek,
İnsanlar yürürken konuşarak, öpüşerek, kavga ederek ve bir şeylerden
Nefret ederek
Yürürken insanlar sanırım daha iyi hepsinden bihaber olmak

Aşk sadece üç harf ve hepsi bu olsa gerek
3 harften oluşan bir kelime
acı gibi, bok gibi veya diğer şeyler gibi
aşk sadece üç harf, bir çok şey gibi
düşünüyorum
düşünüyorum
uzun süredir yazmamışım hiçbir şey
neden diyorum kendime
neden hiçbir şey yazmıyorsun artık
her şey düzeldi mi yoksa
sen farkında değil misin,
her şey düzeldi mi gerçekten
kimse cevap vermiyor, veremiyor
sanırım yanıtı bilen kimse yok
neden yazmıyorsun diyorum kendime
hiçbir şey düzelmedi ki oğlum
aslında her şey daha da boka batıyor
ama çaktırmıyorum pek etrafa
sıkmak istemem kimseyi,
aslında incitmek de istemem
kimseyi dövmek veya tecavüz etmek istemem,
ağlatmak da istemem,
sanırım hiçbir şey istemem hiçbir zaman
talepsizim, kararsızım, yalnızım
ve sanırım hepsine razıyım
ama şimdi yazıyorum
ve sanırım hiçbir şey düzelmemiş hala
talepsizim, kararsızım, yalnızım
siz uyuduğunuzda sizin için dünyayı gözlüyorum
pencereden bakıyorum
hırsızları ve kedileri izliyorum,
yıldızları kapatan bulutlara teşekkür ediyorum
ve siz uyurken delirmemek için elimle ağzımı kapatıyorum,
elimle kulaklarımı kapatıyorum,
elimle bedenimi saklıyorum
siz uyurken orospuların, piçlerin ve sıradan insanların sokaklarda
yürüdüklerini, evlerinde uyuduklarını, köşebaşlarında ağladıklarını
duyumsuyorum..

hiçbir şeyi kırmak istemedim sanırım
ama her şey kırıldı,
avucumdan düşen bir bardak gibi kırıldı,
hiçbir şey kalmadı
her şey tuzla buz oldu
ve omzumdan düşen şeyler
kırıldı, kırıldı, kırıldı
şimdi talepsizim,kararsızım ve yalnızım
huzur yok bünyede,
bir şeyler var biliyorum
sizde biliyorsunuz bir şeyler olduğunu
burada ve orada,
siz uyurken ve ben yürürken,
sigaramdan bir fırt daha çekerken
tamam diyorum şimdi..tamam..
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 05-07-2006, 23:27
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



ÖLÜM MASTÜRBASYONU


Bütün gözü yasli,
Gözü yasli bütün günler
Kafese kapatilmis hayvanlar kadar üzgünler mi simdi?
Bütün günler yalnizca hayal mi,
Çektikleri acilar
Ektikleri acilar
Mahsulünü aldiklari kaoslar
Sene sonu itibariyle intihar eden insanlar,
Gerçek mi simdi göz kapaklari kadar anlamsiz hayatlar
Viraji alamayan bir soför kadar beceriksiz
Kabuslarimin toplama kamplarinda yakilirken düslerim
Dis etimin çektigi aci denli çaresizim
Sabahin köründe uyanirken,
Izlemek kendini dev aynasinda
Dev aynasinda yedi cüceden sekizincisi
Toz toprak içinde cesaretin harcanisi,
Bütün yasamlarin igretiligi
Ve bütün günlerin agladigi gecelerin hissedisi bu sesi
Cennetteki melekler öldürülmüs meleklerce
Cehennemin koyu siyah ve açik beyaz alevlerinde
Aglasirken huriler,
Hapsolmusken bizler,
Gürültüyü duymak her an
Agzimi sonuna dek açip bagirmak
Sesler sürüsünde balik arayan martilar
Herkesin içinde,
Her seyin içinde yipranmis
O bos gecelerde anlamsizliklar silsilesi sadece
Son kez dokunurken kendine,
Ölüm mastürbasyonunda bu ömrün
Bu ömrün basladigi yerde ölümün
Bu ölümün basladigi yerde hüznün
Bu hüznün basladigi yerde ben
Yokus asagi tirmanmak kadar saçma
Kürek kemigime kazidigim harfler,
Semboller yüregimin
Dalga dalga yayilan nefret kokusu,
Ucuz sarkilarin kokusu,
Ter kokusu,
Askin asksizligindan baska bir sey degilken
Bu ölüm mastürbasyonuna intihar adini vermisken
Bos küllükler,
Izmaritler,
Küller,
Kemigimin külleri,
Elinde ters dönmüs parmaklarini izlerken ben,
Hepinizin tirnaklarini ben kemirirken
Siz endiselenmeyin diye,
Günleriniz iyi geçsin diye
Günden güne kirilirken ben,
Bu bos izmaritler,
Sabika kaydini almaya çalisan kalabaliklar kadar komikken
Bu bos ev
Içi bos adam,
Cahilligin samimiyetine inanacak kadar cahilken
Ellerimden ellerine isi nakli yaptirmayi isterken
Simdi ellerimden ellerine uzanan tek sey kan dolu damarlar,
Hakaret dolu laflar,
Ahmaklik yüklü edebiyatlar
Ve kimsenin anlamadigi sanat eserlerini anlarmis gibi yapanlar,
Sahtekarligin paranoyasi,
Ölüm mastürbasyonunun kendini yormasi,
Yok olmasi
Isidan yana,
Acidan yana,
Acisizliktan yana,
Hiçbir seyden yana sansinin olmamasi
Sadece iki bin bes yüz yildir yazilmisken saçmaliklar
Olagan bir süpheli gibi bu aldatmalar,
Dudaklarimdan dudaklarina ulasmaya çalisan sevgi sözcükleri,
Ve bok böceklerine dönüsürken kelebekler,
Hafizalarini tazelerken baliklar
Izmarit yutmus adam,
Dumani içine çekmis çoktan
Cigerler iflasta
Maddiyatin iflasindan bu yana en büyügü,
Acilar yükseliste,
Umutsuzlugun hisse senetleri islemdeyken
Bu tek gözü kör
Digeri sasi gecede
Size anlatmak istediklerim kabaca bunlardi sadece…


Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 23-08-2006, 02:00
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



İNSANLAR BİLİRLER



Kimi şarkı söyler tek başına
Sesi kısılana dek
Çünkü yapacak daha iyi bir şeyi olsaydı
Muhtemelen ne şarkı söylerdi ne sesi kısılırdı
Bütün şarkıların bizden çok uzaklarda yaratıldığını düşününce
Bazen insanların kemikten ve etten ibaret olduğunu
Veya hiç bilemediğin bir yerde bildiğini sandığın insanlarlayken
Tek başımıza, tek başınıza, şarkılar söyleyerek, delirerek
Bu yalnızlık hissine küfrederek,
Sadece tek bir gün daha sona ererken,
Otobüsün birinde sen oturmuş pencereden bakarken,
Binen tipleri süzüp uyur gibi yaparken
Aslında tüm sesler kısılmış bile, tüm yüzler küçülmüş,
Duygular körelmiş, ölüm korkusu kalmamış ve rafa kaldırılmış,
Bakırköy-taksim dolmuşuna binip düşünürken bunları öğlenin bir saatinde
Hava 40 derece, altımda uzun bir şort
Ve aynı şortu 1 haftadır giyiyorken,
Dolmuşun camından hep geçtiğim o yolları,
Hep gördüğüm o insanları,
Hep düşündüğüm o yılları
Birer birer tüketirken
Şimdi hangi yoldan geçeceksin tozasor,
Şimdi hangi günü piç edeceksin,
Kaç bira içeceksin ve ne kadar kötü hissedeceksin diye düşünürken
Geçmiş yıllardan ve gelmeyen iyi günlerden bir kesit daha yollarda..

İnsanlar yürürler, insanlar hep yürürler ve yolda gördüğün insanlar,
Senden veya benden farkı olmayan insanlardır;
Ve yolda gördüğün tüm insanlar paradan yana dertlidir,
Bir çoğu azmıştır ve sertleşmiş halde yürürler,
Kadınlar düzülmek ister ama söylemeye cesaret edemezler,
Bütün bu insanlar sensindir, benimdir ve ta kendileridir gerçeğin,
Örümcekler gibi ağ örülürken üstümüze,
Sırtımdan ter akarken ve ben biraz daha gözlerimin altındaki morlukları artırırken,
Sabahlara dek sağa sola dönerken,
İnsanlar hep yürürler, yürüyecekler

Köpekler de yürürler ve kediler de, gördüğün hayvanların, hissettiğin adamların hepsi yürürler
Bazıları da koşarlar bir şeylere yetişmeye, ve asla bilinmezlik falan değildir
Geçelim artık o ayakları;
Bilinmezlik diye bir şey yoktur ve
Çaktırmadan burnunu karıştıran benim gibi insanlar
Yürürken kadınların kıçına bakan veya erkeklerin aletlerine bakan insanlar
Hep aynı insanlar,
İşte bu yüzden her şey sıkıcı ve bu yüzden sesler kısılmış,
Köpekler yürümüş, kediler ciğer için kendilerini satmış,
Şarkılar yetmemiş, yeterince kötü şarkılardan gına gelirken
Gerçekten geçelim bu ayakları;
Herkes bildiğini sanır ve aslında herkes biliyordur,
Gizemli hiçbir şey yok ve bir iett otobüsünde, sirkeciden çekmeceye giden trende
Veya binmek zorunda kaldığın minibüslerde gördüğün şey gerçek olan şeydir,
Sen yolda yürürken küçük bir kızı düzerler, köpekler diğer köpekleri düzer,
Yaşlıları düzerler, bazen kadınlar erkekleri düzer, erkekler birbirini düzer,
Hatta bazen kadınlar bile birbirlerini düzer (hiç görmesem de),
Bir porno filmden farksızdır her şey, yolda yürürken, acı çekerken,
Cebinde 5 kuruş kalmamışken ve 5 kuruş kalmadığı için
Bir kadın bile bulamayacağını bilen herkes,
Hayatı çözmüştür zaten

Zaten bunu okuyan herkes de bunun bir şiir olmadığını, bunun hiçbir şey olduğunu bilir
Yolda yürüyenler, evde yürüyenler, cehennemin bütün katmanlarında sıcağı hissedenler,
Götlerinden ter akanlar,
Götlerinden ter akarken penisleri sertleşenler,
Göğüs uçlarının dikleşmesini engelleyemeyenler,
Hepsi yolda yürüyenler,
Köpekler koşar, kediler koşar, fareler ara sokaklarda fink atar
Travestilerle beraber,
Ve bir şekilde hepsi av peşindedir, yürüyenler av peşindedir,
Yürüyenler avdır bazen,
Şarkılar son bulmadan önce yürüyenler ve oturanlar,
Ölüler ve bütün insanlar yürek parçalarlar
Bu kadar sıkıcı olan şeyleri yaşamaya devam etmek,
Ve hayatın yarısının çoktan geçmiş olması bir anlam ifade etmese de
Gizlice seyrettiğin bir porno film kadar aptalca şeyler hissettirir sana,
Şimdi hissettirdiği gibi bana…
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 23-08-2006, 02:01
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart



ARA SIRA BÖYLE OLUR
Geçenlerde markete girdim şarap almak için,
Akşam üstüydü ve hava çok sıcaktı şimdi olduğu gibi
Girdim ve adamla muhabbetimiz vardı, sık alışveriş yapardım
Ve sık alışveriş yaptığım için beni severdi,
Bunu biliyordum ama bende istediklerimi bulundurduğu için
Onu seviyordum
Sonuçta ikimizde halimizden memnunduk, platoniktik hatta
Sonunda girdim ve Şarköy var mı dedim
Var dedi ve bana tutku diye bir şarap çıkardı,
Ne kadar dedim bu, 2.500 dedi
Şarköy yok mu dedim
Aa sen Şarköy mü istemiştin dedi ve şarköyü sardı
Aslında ikiside aynı dedi,
Şarköyün tadı iyi dedim
Sıcakta zor olmuyor mu dedi,
Sıcakta her şey zor diyesim geldi ama demedim
Evet dedim sıcakta zor
<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />
Aldım şarabı ve eve çıktığımda yalnızdım
Her zaman olduğu gibi bildiğim en iyi şeyi yaptım
Şarabı açıp içmeye başladım, müziği açtım
Delice şeyler yapmayı içimden geçirerek
Oysa gittikçe yaşlandığımı ve köreldiğimi bilmeme rağmen
Hiçbir şey yapamadım, eskisi kadar cesur değildim çünkü
Çünkü dünya gittikçe parçalanıyordu,
Herkes mutsuzdu ve ben sarhoş olmaya çalışıyordum,
Hava gerçekten çok sıcaktı,
Küresel ısınmaydı bir işte ve sadece 7 yıl sonra susuzluktan kuruyacağımızdan emindim
Başka şeylerden de emindim, 7 yıl sonrasını görmeyeceğim gibi,
Sonunda üstümü çıkardım, pantolonumu çıkardım ve göbeğim ve sakallarımla beraber yazmaya başladım,
Şarap bitiyordu, azalıyordu ve kız arkadaşımla konuştum
Bir şekilde yürüyordu işte, memnun gibiydik ikimizde
Yürümemesi için bir neden yoktu çünkü her şey bir şekilde yürürdü aslında,
Ona askıntı oldum telefonda ve hayır dedi,
Bende kapattım bir süre sonra, bir şekilde seviyordum
Bir şekilde iyi hissetmek istiyordum, bir şekilde mutlu olmak istiyordum
Kedi düzerek, ibne olarak, kısır olarak, zengin olarak, fakir olarak
Nasıl olurdu bilmiyorum ama mutlu olmak istiyordum ve
Mastürbasyon yaptım şarabında etkisiyle,
Sıkıcıydı her şey, pencereden içeri bir kuş girene dek
Akşamın bir saatinde kuşa benzeyen bir şey balkona girdi ve dolandı, ona baktım
O bana bakmadı ve bana bakmayan bütün hareket edenler gibi çekti gitti bir süre sonra,

Şarap da bitti sonunda bir çok şey gibi,
Demin her şey yürür aslında dedim ya
Yalandı aslında, yürümüyordu hiçbir şey
Sadece idare ediyordu insanlar çünkü başka çare yoktu,
Sonra antalyada okurken her gün gittiğim bardaki biri aklıma geldi
Her gidişimde orda olurdu ve yanıma gelirdi, bir şeylerden bahsederdi
Kafası hep iyidi ve bunalım takılıyordu,
Benim de kafam iyidi ve bunalım takılıp takılmadığımı bilmiyordum
Bazen mutlu hissediyordum, anlamsızca
Kuyruğunu sallayan köpek gibi bende kıçımı sallıyordum sanırım,
Ve adam bir şeylerden bahsederdi, bazen ilginç bazen değil
1-2 bira ısmarlardım, bira ısmarlamadığım zaman çok durmazdı,
bu da bir şekilde hayatta kalma yoludur değil mi?

Bazen de duştan çıkıp üstüme bir bornoz giydiğimi, kadınımın bana bira getirdiğini ve
Taşaklarımı sergileyerek salonda yayıldığımı hayal ediyorum,
O kadar da aptalca değil aslında,
Her şey bizim sandığımızdan zor değil,
Kolay da değil ama bilmemiz gereken bazı şeyler var;
Sıcakta şarap içmek iyi olmayabiliyor,
Çünkü kırmızı şarap oda sıcaklığında tutulurmuş
Oysa ben hep soğuk içerdim
Bazen biraya bile buz attığım olur ki tuhaf karşılanır
Bazen yaptığım her şey tuhaf karşılanır,
Tiklerimden kurtuldum ama,
Artık daha durgunum, daha az deliyim ve daha az tuhaf
Şimdi istiklalde dolaşan insanlar tuhaf, evde oturanlar, okula gidenler, Mardinli dolmuş şoförleri tuhaflar,
Karakolun 10 metre yakınında fahişelik yapabilen kadınlar ve travestiler tuhaflar,
Onlara göz yuman, muhtemelen sakso karşılığı görmezden gelen polisler tuhaflar,
Artık herkes ve her şey tuhaf ve sıkıcı,
Nasıl olur demeyin,
Tuhaf şeylerde sıkıcıdır bazen,
Belgeselde avını bekleyen kaplanlar veya yemek yerken son yemeği olduğunu bilmeyen
Geyikler tuhaftır ve sıkıcıdır,
Ölüm tuhaftır ama ölenler sıkıcıdır,
Hepsi aynı ifadeyle ölür ve erirler,
Bense hiç ölmedim ama yaşadığımı da söyleyemem,

Ara sıra bilgisayar başına oturduğumda kafamın etrafındaki kitaplara bakıyorum,
Bukowskilere bakıyorum, artık hepsi yok orada
20 kitabını sahaflara satmıştım parasız kaldığımda,
ve üzüldüğümü söyleyemem çünkü o şiirleri okurken yeterince üzülmüş
yeterince acı çekmiştim,
şimdi kalanlara bakıyorum ve bazen gözlerim doluyor,
artık okuyamıyorum, artık hissedemiyorum ve artık her şey eskidi zannediyorum,
bazen ıslanmış bir vücudun daha güzel göründüğünü zannettiğim gibi,
televizyonda yılanlar fareleri yiyor, birazdan uyuyacağım sanırım henüz bilmiyorum
şarabımı içiyorum ve bir şeyleri idrak edebiliyorum
daha gençken ve daha deli doluyken dizelerde daha deli doluydu,
daha karamsar veya iyimser, daha özel ve sıcak
şimdiyse kabız olmuş ve sıçamayan, şeftali yiyip su içen biri gibiyim,
ara sıra herkes kabız olur evet,
herkes şeftali yer ve su içer,
herkes yazar ve yazamaz,
çoğunlukla ölürüz, çoğunluğa bakmadan yaşarız,
şimdi dizeler daha sıkıcı geliyor, şarap daha da azalıyor ve şimdi dust in the wind çalıyor
(hayır Kansas değil), ve ben daha da kötü hissediyorum,
biliyorum uzun oldu fazlasıyla ama açıkçası pek sikimde değil,
5 yıl sonra da böyle uzun olacak, 5 yıl sonra başkaları okuyacak, ortalama 45 kişi ve ben
o 45 kişinin gerçekten vaktini boşuna harcadığını düşüneceğim,
şimdi düşündüğüm gibi,
yine de kıyak oluyor bazen bir şeyler yazmak, içini safrana dek boşaltmak ve beraber olduğun
kadınla sevişmeyi düşlemek ve deli gibi sevişmek,
gerçekten kıyak olan şeyler var hayatta; fonda çalan nick cave, fonda içilmeyi bekleyen Şarköy, fonda bekleyen hüzün gibi..

ara sıra herkes bir şeyler yazar, herkes kendinden fazlasıyla uzaklaşır ve herkes kendi kıçını
herkes kendi ellerini ve gözlerini kendinden saklayamaz,
ara sıra herkes ağlar ve herkes diğerlerine özenir,
ara sıra bu dizeler uzun olur ve her şeyin olduğu gibi bu dizelerinde bir sonu gelir..


Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 23-08-2006, 02:26
venessa
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

bunca söz şiire varıyor mu demeyeceğim ama formunuzun adı zırvalıklar olunca insan, zırvalıkların şiir olmayacağı kanısıyla irkiliyor. sadece form başlığının ilginçliğine vurgu benimki. Edited by: Fuat Çiftçi
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 23-08-2006, 02:33
tozasor tozasor isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 21
Standart

Olumsuzlamak diye bir fiil kullanan insanla neyi konuşayım.. pöh..
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 09-11-2006, 18:22
Preisner Preisner isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 1
Standart



zannedersem bukowski hayranlığı var nickinden belli olduğu kadarıylada john fante'ye beslenen bi sevgi söz konusu. tabiki süper edebi adamlar bende çok severim ama bukowski'yi okuyan fante'yi bilen biri şiirlerine göz atacak olursa notunu bukowski özentisi biri diyerek sayfana iliştirebilir. bana kalırsa yazıların güzel ama kendine ait farklı,kimsenin bilemediğibir yüzle yazarsandaha fazla sevileceğini tahmin ediyorum. Başarılar..
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 04-04-2010, 00:11
Sebnem Korkmaz Sebnem Korkmaz isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 12
Standart

Ben bu yazarı yıllardır forumlarda görür arada okurum. İsim bildik tanıdık ya inatla da okurum lakin ne ben onda bir gelişme görebildim ne onda bir değişme isteği var. Orada öylece durur ve sadece güzel olmuş tepkilerini gaileye alır.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 09-04-2010, 08:46
ezheri ezheri isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 175
Lightbulb Not

Al***305;nt***305;:
tozasor Mesaj***305; g***246;ster
İNSANLAR BİLİRLER



Kimi şarkı söyler tek başına
Sesi kısılana dek
Çünkü yapacak daha iyi bir şeyi olsaydı
Muhtemelen ne şarkı söylerdi ne sesi kısılırdı
Bütün şarkıların bizden çok uzaklarda yaratıldığını düşününce
Bazen insanların kemikten ve etten ibaret olduğunu
Veya hiç bilemediğin bir yerde bildiğini sandığın insanlarlayken
Tek başımıza, tek başınıza, şarkılar söyleyerek, delirerek
Bu yalnızlık hissine küfrederek,
Sadece tek bir gün daha sona ererken,
Otobüsün birinde sen oturmuş pencereden bakarken,
Binen tipleri süzüp uyur gibi yaparken
Aslında tüm sesler kısılmış bile, tüm yüzler küçülmüş,
Duygular körelmiş, ölüm korkusu kalmamış ve rafa kaldırılmış,
Bakırköy-taksim dolmuşuna binip düşünürken bunları öğlenin bir saatinde
Hava 40 derece, altımda uzun bir şort
Ve aynı şortu 1 haftadır giyiyorken,
Dolmuşun camından hep geçtiğim o yolları,
Hep gördüğüm o insanları,
Hep düşündüğüm o yılları
Birer birer tüketirken
Şimdi hangi yoldan geçeceksin tozasor,
Şimdi hangi günü piç edeceksin,
Kaç bira içeceksin ve ne kadar kötü hissedeceksin diye düşünürken
Geçmiş yıllardan ve gelmeyen iyi günlerden bir kesit daha yollarda..

İnsanlar yürürler, insanlar hep yürürler ve yolda gördüğün insanlar,
Senden veya benden farkı olmayan insanlardır;
Ve yolda gördüğün tüm insanlar paradan yana dertlidir,
Bir çoğu azmıştır ve sertleşmiş halde yürürler,
Kadınlar düzülmek ister ama söylemeye cesaret edemezler,
Bütün bu insanlar sensindir, benimdir ve ta kendileridir gerçeğin,
Örümcekler gibi ağ örülürken üstümüze,
Sırtımdan ter akarken ve ben biraz daha gözlerimin altındaki morlukları artırırken,
Sabahlara dek sağa sola dönerken,
İnsanlar hep yürürler, yürüyecekler

Köpekler de yürürler ve kediler de, gördüğün hayvanların, hissettiğin adamların hepsi yürürler
Bazıları da koşarlar bir şeylere yetişmeye, ve asla bilinmezlik falan değildir
Geçelim artık o ayakları;
Bilinmezlik diye bir şey yoktur ve
Çaktırmadan burnunu karıştıran benim gibi insanlar
Yürürken kadınların kıçına bakan veya erkeklerin aletlerine bakan insanlar
Hep aynı insanlar,
İşte bu yüzden her şey sıkıcı ve bu yüzden sesler kısılmış,
Köpekler yürümüş, kediler ciğer için kendilerini satmış,
Şarkılar yetmemiş, yeterince kötü şarkılardan gına gelirken
Gerçekten geçelim bu ayakları;
Herkes bildiğini sanır ve aslında herkes biliyordur,
Gizemli hiçbir şey yok ve bir iett otobüsünde, sirkeciden çekmeceye giden trende
Veya binmek zorunda kaldığın minibüslerde gördüğün şey gerçek olan şeydir,
Sen yolda yürürken küçük bir kızı düzerler, köpekler diğer köpekleri düzer,
Yaşlıları düzerler, bazen kadınlar erkekleri düzer, erkekler birbirini düzer,
Hatta bazen kadınlar bile birbirlerini düzer (hiç görmesem de),
Bir porno filmden farksızdır her şey, yolda yürürken, acı çekerken,
Cebinde 5 kuruş kalmamışken ve 5 kuruş kalmadığı için
Bir kadın bile bulamayacağını bilen herkes,
Hayatı çözmüştür zaten

Zaten bunu okuyan herkes de bunun bir şiir olmadığını, bunun hiçbir şey olduğunu bilir
Yolda yürüyenler, evde yürüyenler, cehennemin bütün katmanlarında sıcağı hissedenler,
Götlerinden ter akanlar,
Götlerinden ter akarken penisleri sertleşenler,
Göğüs uçlarının dikleşmesini engelleyemeyenler,
Hepsi yolda yürüyenler,
Köpekler koşar, kediler koşar, fareler ara sokaklarda fink atar
Travestilerle beraber,
Ve bir şekilde hepsi av peşindedir, yürüyenler av peşindedir,
Yürüyenler avdır bazen,
Şarkılar son bulmadan önce yürüyenler ve oturanlar,
Ölüler ve bütün insanlar yürek parçalarlar
Bu kadar sıkıcı olan şeyleri yaşamaya devam etmek,
Ve hayatın yarısının çoktan geçmiş olması bir anlam ifade etmese de
Gizlice seyrettiğin bir porno film kadar aptalca şeyler hissettirir sana,
Şimdi hissettirdiği gibi bana…
Sana bir sözüm olacak şimdi yürümek zorundayam!!!döneceğim
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 15:44


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum