Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #61  
Alt 06-10-2008, 20:29
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ÖLÜM..


Maviyi anlarsın.
Denizi anlarsın.
Mavi denizi
Zor anlarsın....


MELİH CEVDET ANDAY


__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #62  
Alt 21-10-2008, 14:33
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Ölüm Kokuyorum


daha demin,
geceye teslim ettim kendimi...
sonu yok,
yarının ardı gene gecey...bittim! ..
simsiyah kuşlar gagaladı yıldızlarımı, ışığımı tükettim...
bütün merhabalarım karanlığaydı zaten;
güneşi unutup,
selamı sabahı kestim...


daha demin,
terk edip gittim kendimi...
bir yığın et ve kemik kaldı geride!
bir de sana yazdığım son şiir:
***8220;pullarını elledim***8221;


şimdi neredeyim?


anlamı yok artık kolumun,
ayaklarımın,
gövdemin ve yüzümün...
yüreğim benimle ya,
işte özgür, işte seninleyim...


açan çiçeğe renk olmuşum hazanda,
solan yaprağa umut! ..
kuşun kanadıyım göç yollarında
uçuyorum,
bir havalanıp, bir konup! ..


yorgunum! ..
***8220;aç kapını hancı! ***8221; desem
kapatacak biliyorum!
neler yaşadım ki ben böyle?
derin kuyulara atılan can gibi
ölüm kokuyorum! ..


uzaksın sen, uzağa vurgunum! ...
bunun içindi kendimi terk edişim,
bunun içindi geceye gidişim...
lakin,
seni bulduğum yerde kalamayacağım kesin.
çünkü;
yüreği elinde
adımsız, ayaksız yolcuyum! ...

Tayyibe Atay


__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #63  
Alt 31-10-2008, 21:08
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart



duruş



ölenle ölünür evet
kirlenmiş bir bardakla bile

hayır suya akmaz gözümüz
sesimiz kanattır orda rüzgâra

hızlanır renkler, filmler duraklaşır
içimizden kabarır çekimsiz ay

tükürür geçeriz kahve falının dibine
omzumuzu taşır tabut, elimizi de

bir mum dikmenin özeniyle
bir ağaca yaslanmanın



ogün kaymak, aşk kere aşk (dize yayınları, 2008)
<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />
__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan
Alıntı ile Cevapla
  #64  
Alt 02-11-2008, 17:25
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



ÖLÜMDEN BAŞKA


çünkü uçurumum kısa


buraya kadar
ve ben ağzıma kadar doluyum


hayatı
bir yudumda çekip içime niye gidemiyorum?


bir şiirin zor dizesi olsam
bir sözün buharlaşması ya da


artık nereyeyse
artık nasılsa
artık hangi sözse


her şeyi sıralayıp sırayı karıştırmak sonra yine
yani
saçlarını dağınık bırakmak gibi
dağınık yaşayıp dağınık bırakmak her şeyi


atlıyorum
aklımdaki uçurumdan
.
.
ben hayata ne söyleyebilirim ölümden başka?



Emin Akdamar - REHGÜZAR (1 Haziran 2006)
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #65  
Alt 02-12-2008, 14:42
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Bir Ölümsüz Yalnızlığa Şimdi Otağ Kurdum


Islanır bir orman yağmurunda şimdi uzak
O bir suskun mavide ışıyan ilk sevimiz.
Kalacak tüm karanlığıma karşın belki tek
Yalnız seni uyuduğum şu ılık gece.


İlk soluğunca evrenin bir serinlik
Serpilir yirmi çağlar ötesinden çölümüze
Kaç ölümler aştık da vardık ancak işte
Bir ölümsüz yalnızlığa şimdi otağ kurduğumuz


Tahsin Saraç
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #66  
Alt 04-12-2008, 10:23
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



SESSİZCE ÖLMEK


Doğarken mi başladı benim son yolculuğum
Ondan mı öyle geçti o garip çocukluğum
Masallarla düşlerle beni hep aldattılar
Yaşadığım; en büyük yalandı biliyorum


Boşluğu kucaklardım uzatsam ellerimi
Düşsem diye beklerdi pusuda bir uçurum
Kol gezerdi çevremde acılar ölüm gibi
Ben ondan böyle kaldım, ondan karardı ruhum


Yağmur mu yağmazdı ne, tarlalar mı çoraktı
Neden hiç yeşermedi serptiğim onca tohum
Şimdi ölen bir şey var içimde azar azar
Ha söndü ha sönecek yıllar önce yanan mum


Susmayın biliyorum, ben bir yalan dünyada
Gürültülü yaşadım, sessizce ölüyorum
Ümit Yaşar OĞUZCAN
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #67  
Alt 09-12-2008, 15:45
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart

BAHARDA ÖLMEK

sahilde akşam üstleri olduğunda
gök kuşaklarının altından geçmek isterim
ufuklarda görünmek ne demektir bilirim
zorluğunu sonbaharda çiçek açmanın

/bir toz tanesi bahanesinde
göz yaşın olmak istediğimi de/

nereden çıktı bu derin ve masum bakışlar şimdi
keyfindeydim avare gezmelerin kalbimin taş sokaklarında
yağmurların zamanı mıydı
habersiz yakalandığım
heyecanları taşımak kolay mı öyle
kolay mı karşılıksız paralar gibi tedavüllerden kalkmış aşkları tek başına
şehrin ıssız sokaklarında görünmeden harcamak

/ gözlerinin renginin hasret demek olduğunu
öğrendiğim günden beri bütün bakışların gurbetindeydim biliyor musun
bakma bana zaten görmüyorsun sapladığın hançeri/

sahilde akşam üstleri olduğunda
gök kuşaklarının altından geçmek isterim
kim bilir
sahiden olur
bir şeyleri değiştiririm
gözlerin
gözlerim olur
baharda ölürüm


Oğuzkan BÖLÜKBAŞI
__________________
bir yolcu\"

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 21:33 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #68  
Alt 07-01-2009, 16:24
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart

Haziranda Ölmek Zor

işten çıktım
sokaktayım
elim yüzüm üstümbaşım gazete


sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sokakta tomson
sokağa çıkmak yasak

sokaktayım
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

havada tüy
havada kuş
havada kuş soluğu kokusu
hava leylâk
ve tomurcuk kokuyor
ne anlar acılardan/güzel haziran
ne anlar güzel bahar!
kopuk bir kol sokakta
çırpınıp durur

çalışmışım onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
acıkmışım yorulmuşum uykusamışım
anama sövmüş patron
ter döktüğüm gazetede
sıkmışım dişlerimi
ıslıkla söylemişim umutlarımı
susarak söylemişim
sıcak bir ev özlemişim
sıcak bir yemek
ve sıcacık bir yatakta
unutturan öpücükler
çıkmışım bir kavgadan
vurmuşum sokaklara


sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
dallarda insan iskeletleri

asacaklar aydemir'i
asacaklar gürcan'ı
belki başkalarını
pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
dökülüyor etlerim
sarı yapraklar gibi

asmak neyi kurtarır
sarı sarı yaprakları kuru dallara?
yolunmuş yaprakları
kırılmış dallarıyla
ne anlatır bir ağaç
hani rüzgâr
hani kuş
hani nerde rüzgârlı kuş sesleri?

asılmak sorun değil
asılmamak da değil
kimin kimi astığı
kimin kimi neden niçin astığı
budur işte asıl sorun!

sevdim gelin morunu
sevdim şiir morunu
moru sevdim tomurcukta
moru sevdim memede
ve öptüğüm dudakta
ama sevmedim, hayır
iğrendim insanoğlunun
yağlı ipte sallanan morluğundan!

neden böyle acılıyım
neden böyle ağrılı
neden niçin bu sokaklar böyle boş
niçin neden bu evler böyle dolu?
sokaklarla solur evler
sokaklarla atar nabzı
kentlerin
sokaksız kent
kentsiz ülke
kahkahanın yanıbaşı gözyaşı


işten çıktım
elim yüzüm üstümbaşım gazete
karanlıkta akan bir su
gibi vurdum kendimi caddelere
hava leylâk
ve tomurcuk kokusu
havada köryoluna
havada suçsuz günahsız
gitme korkusu
ah desem
eriyecek demirleri bu korkuluğun
oh desem
tutuşacak soluğum

asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi
yaşatmaktır önemlisi
güzel yaşatmak
abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak

ah yavrum
ah güzelim
canım benim / sevdiceğim
bitanem
kısa sürdü bu yolculuk
n'eylersin ki sonu yok!
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

nerdeyim ben
nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz siz
kimsiniz?
ne söyler bu radyolar
gazeteler ne yazar
kim ölmüş uzaklarda
göçen kim dünyamızdan?

asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi?
yolunmuş yaprakları
ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
söyler hangi güzelliği?

kökü burda
yüreğimde
yaprakları uzaklarda bir çınar
ıslık çala çala göçtü bir çınar
göçtü memet diye diye
şafak vakti bir çınar
silkeledi kuşlarını
güneşlerini:
«oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet,
memet!»

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
üstümbaşım elim yüzüm gazete
vurmuşum sokaklara
vurmuşum karanlığa
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

bu acılar
bu ağrılar
bu yürek
neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
bu geceler niçin böyle insansız
bu insanlar niçin böyle yarınsız
bu niçinler niçin böyle yanıtsız?

kim bu korku
kim bu umut
ne adına
kim için?

«uyarına gelirse
tepemde bir de çınar»
demişti on yıl önce
demek ki on yıl sonra
demek ki sabah sabah
demek ki «manda gönü»
demek ki «şile bezi»
demek ki «yeşil biber»
bir de memet'in yüzü
bir de güzel istanbul
bir de «saman sarısı»
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı
geride kalanlara

nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz?

yıllar var ki ter içinde
taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına
3 haziran '63'ü

bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

Hasan Hüseyin Korkmazgil
__________________
bir yolcu\"

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 21:32 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #69  
Alt 08-01-2009, 10:17
im_ece im_ece isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Nerden: İzmir
Mesajlar: 42
im_ece - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

ANIMSATMA


Ölünce
gitarımla gömün beni
kumun altına

Ölünce
portakallar ve naneler arasında Ben

Ölünce
gömün beni isterseniz
bir fırıldağa.

ölünce.


LORCA

Çeviri, Sait Maden


Alıntı ile Cevapla
  #70  
Alt 21-01-2009, 09:57
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart

Ölmeyen

Sana geliyorum, sana,
Beni anla,içimdeki şeytan.
Yalnız sensin doğru söyleyen.
Gerekince kaçan,gerekince gelen.

Denizin yüzünde geceleyin,
Karanlıkları işleyen renkleri görmek senden.
Senden,bazı kelimelerin farkedilmemiş güzelliğini anlamak,
Unutulmuş yaşamaya başlayıvermek birden.

Sana geliyorum,doğru sana,
Susmamak için.
Çünkü sensin dinleyince dinleyen,
Bakınca bakan.görünce gören.

Sevmesini iyi bilirim,düşünmeyi öğrendim.
Duydum nedir can vermeden ölmek.
Artık bütün kapıları açıp kapayabilirim.
Sen anlarsın bunlar ne demek.

Sana geliyorum, yalnız sana,
Yalansız,gizlisiz.
Olduğu gibi anlatacağım ne varsa,
Bil,bilsinler,biliniz.

Sen,
Vurunca vuran,gülünce gülensin.
Sesin,yüzün,ellerin yüzde-yüz senin.
Sen ölmeyensin.

Özdemir Asaf
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 17:13


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum