Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ANLIK YAZIM PAYLAŞIM > Aforizmalar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #361  
Alt 03-01-2009, 17:32
im_ece im_ece isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Nerden: İzmir
Mesajlar: 42
im_ece - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart


çok ilginç
ben neden rastlamıyorum hiç..bir kaç örnek verirseniz sevinirim..







Alıntı ile Cevapla
  #362  
Alt 04-01-2009, 04:21
tuna
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

özgürlükler ve eşitlikler için, büyülü şahlandırıyor kalemini

düşünen adam düşünmekten değil, düşüncesizliklerden yorulur.



Rilke Turgut uyar Victor hugo
Eliot Ungaretti Oscar wilde
Nazım NervalLautremont
Abdulkadir MeriçboyuGarcia Lorca
Ahmed Arif

kimbilirbelki debu şairler öldükten sonrabu nehirlerden izliyorlardır dünyayı.


yukarda yapmış olduğum, spinoza'nın panteist düşünce sistemine örnek olarakoluşturduğum bir diyagramdır...
Edited by: tuna
Alıntı ile Cevapla
  #363  
Alt 05-01-2009, 23:11
tuna
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

mürekkebimden dökülür ruhum dizelerime ve yüzyıllar sonra ben ölüp gittiğimde ruhum gözlerini arar dizelerimde.Eğer büyük birhisle okursan dizelerimi, sana yardımcı olacaktırşiirimin sessiz derinliği..

istediğim müzik ve istediğim özgürlük ortamı yaratıldımı bengüzel yazarım. Düşünemeyeceğiniz kadar güzel.

Bir kağıt, bir kalem,küçük bir masa ve başımı sokacağımbir küçükodabenim için en büyük özgürlük alanıdır.

kalbimin ritmini müziğin ritmine bırakıyorum. Ve bir süre sonra kalemimin kontrolü benden çıkıp müziğe geçiyor. Sizcenedir bu? Birdelilik mi,bir çılgınlık mı,yoksa bir alçaklık mı? Yoksa şiirin kendisi mi bu? Evet,sizce nedir bu?

köpekbalığı taze kanın kokusunu nasılkilometrelerceöteden alabiliyorsa, sen de tazebir dizenin kokusunu kilometrelerce öteden almalısın

gerçekler de biraz hayalperest

savaş ve kriz dönemlerinde sanatta kırılmalar yaşanması kaçınılmazdır.



nirvana

tanrı zar atmaz.
einstein

Einstein, izafiyet teorisini anlamakta zorluk çeken bir öğrencisine şöyle sorar: ***8220;Oğlum, söyle bakayım, sevgilinle geçirdiğin 1 saat mi, yoksa sıcak bir fırında geçireceğin bir saat mi sana daha uzun gelir?***8221; Sınıfta alkış kopar. Mesele anlaşılmıştır...
hikayeyi bir siteden aldım.





Edited by: tuna
Alıntı ile Cevapla
  #364  
Alt 07-01-2009, 02:18
tuna
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



ben bir duygu ve düşünce hiperaktifiyim.
elimde olsaydı dünyayı işaret parmağımda birbasketbol topu gibi döndürürdüm.

bir şair mutlakakarizmatik olmak zorundadır. Giyiminden kuşamına, bakışlarından duruşuna, bilgisindenoturuşuna kadarasil bir görüntününinsanıdır o!

şairsen mutlaka solungaçların olmalı. Aksi taktirde nasıl derinlere inmeyi düşünüyorsun?

shakespeare... şiir gibi isim. Bu isim sone yazmasında kim yazsın?

Fransızlar Victor Hugo'ya mâge (büyücü, müneccim)
sözünü yakışıtırırlarmış. Demek bu konuda pekyalnız değilmişim.

eğer biri gerçektenbeni ya da çoksevdiğim birini haksız yere üzdüyse ve üzüp ortadan kaybolduysabir gün ne yapar ne eder onu bulur ve onu ısırırım.

öyle bir şiir yazmalıyım ki, eleştirmen eleştrisini yaparkenkalemi bükülmeli.

nirvana













































Edited by: tuna
Alıntı ile Cevapla
  #365  
Alt 08-01-2009, 00:28
tuna
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

21. yy'daşiir sanatınıtepeden tırnağa kuşatmak için kafamdaçılgınca tasarladığımbir şiir poetikam var.

hiç hafife alınmayacak düşler tanıdım. Gerçeklerden daha gerçektiler.

büyülü şairler ekolü kurucusu tuna ökten
Edited by: tuna
Alıntı ile Cevapla
  #366  
Alt 08-01-2009, 09:52
im_ece im_ece isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Nerden: İzmir
Mesajlar: 42
im_ece - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

''kumun üzerinde,sağa sola bir avuç çamurlu yosun yada bir avuç zümrüt atabilmek için''bilinç altının bataklıklı derinliklerine dalmak gerçekten büyük bir gözüpeklik gerektirir.Şairler;buldukları imgelerdeki güçle günlük yaşamın sür-git esaretine karşı çıkabilecek gözüpekliği gösteren kişilerdir..Rene Crevel'in dediği gibi''Şiir bir yerden bir yere,eşyadan imgeye,imgeden düşünceye,düşünceden düşlere köprü kurar''..Yaşamda ayakta kalabilmenin zorunluğuyla yaşamanın geçici gereksinimleri yüzünden bir kenarda unutulmuş bir başka dünyanınögeleri arasında uzak bir yolda kaybolur şair..Bu yol,Tanguy'nin,Ernst'in Dali'nin tablo ve yapıştırmalarında tanık olduğumuz o şaşırtıcı rastlaşmaların ;Özgürlüğün yoludur

geleneksel eğitimin gerçek gelişmemizin yapısal öğeleri olduklarını görmezlikten gelerek küçümsediği ve bastırmaya uğraştığı doğal atılımların ,otomatizmin,şiiri tüm kösteklerinden ,ahlak ile mantığın zorlamalarından kurtarmak için harcanan o umutsuz çabayla gerçekleştirmemiz gerekir..
gerçeklerin aralıklarından olagansütü güzellikleri sezebilen şair için,tüm evren şiirsel bir görünüme sahip olacaktır..Afişler,reklamlar,rastgele biraraya getirilmiş gazete küpürleri,hepsi birer şiirdir..Tristan TAZARA ın dediği gibi ''tek bir şiir yazmadan da şair olunabilir,sokakta ,alışverişte,kırlarda,nerde olursa olsun heryerde bir şiir niteliği vardır..
şair için tüm yaşantı şiir için bahane haline dönüşür..Her insan gerçekte kendini tanıyamamış bir ozandır.Onu aşan harikuladeyi anlayabilmesi için ufkundan ötesini de görmesi gerekir..Bu da yine şiirle gerçekleşecek bir olgudur..
Buna karşılık,edebiyat sorunlarının soyutlalamar,kuramsal sınırlamalar,tasarım - halini aldıkları Valery'nin yapıtları ,edebiyatta her türlü hesaplayışı küçümseyenlerin başkaldırmalarına yol açmıştır..Valery'nin şu sözü herşeyi daha iyi anlamamızı sağlayacaktır diye düşünüyorum
'' Bir kendinden geçme durumunda en güzel baş yapıtlardan birini yaratmaktansa,tüm bilincimle zayıf birşey ortaya koymayı tercih ederim''
Buna karşılık 1921 de, Jean Paulan,
'' hesaplamalara,düzenlemelere,kuramsallığa karşı ;çılgınlığı yeğ tutuyoruz '' demiştir..
Bu arada Paul Eluardın konuyla ilgili şu sözlerini anımsatmalıyım..''şiirin uyumunu veren sesli ve sessiz harflerin hecelerin bilgili ya da bilgisizce yanyana getirilmelerinin oluşturduğu bir yapı değildir şiir..Sanrı,saf yüreklilik,öfke,bellek ,eski masallar,mürekkep hokkası vb..hiç görünümler beklenilmeyen anılar,tutkunun önsezileri,neslerin ,duyguların ,düşüncelerin çatışmaları,kör çıplalklık,sonradan çok yararlı bir hal alan yararsız gibi görünen amaçlar için düzenlenen sistemli girişimler,mantığın saçmalığa kadar varan düzensizleşmesi,saçmanın en ele geçmez usa varan kullanılışıdır şiiir yaratan'''

Ozan olmak ,kendi bilincini tümüyle tanımakla başlar..Şairin ilk işi bu olmalıdır..Kendilerini esinlere bırakarak evrendeki birliğe ulaşmaya,eski çağ kahinleri gibi tanrının habercileri olmaya çalışırrlar'' demiştir Rimbaud..Gerçek bir ozanın gerçek durumu;düşe en yakın olduğu durumdur..
Andre Bretonun bir sözüyle ,daha sonra da sürecek olan yazıma ara vereyim :

'' Okşamalarla,gözyaşlarıyla,haykırışlarla,ya da nesnelerle dilin karanlıık bir biçimde açığa vurmaya çalıştığı tüm şeylerle,yapılan bir teslim etmedir şiir''

yani
çağrışımlarla yapılan bir temsil etmeden başka nedir?
Bir yeniden canlandırma denemesi ,belki de...

im
ece



Alıntı ile Cevapla
  #367  
Alt 08-01-2009, 10:49
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart

Sevgili im_ece,

Bu mükemmel paylaşım için çok teşekkürler.Okunmalı okunmalı okunmalı ) Merakla devamını bekliyorum.

Sevgiler...
__________________
gökyüzüne sürülmüş ölüm ruju / hatırlarım o günden beri güneşin boynunda kapalı yazısı...b.y.
Alıntı ile Cevapla
  #368  
Alt 08-01-2009, 14:10
tuna
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

şairlik serüvenin,birçok kişinin girmeyigöze alamadığı yola girdiğin zaman başlayacak
t.






Alıntı ile Cevapla
  #369  
Alt 08-01-2009, 21:21
tuna
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

tarihinderin birsayfasına batır kalemini bir şövalye gibi.

Oben yirmi birinci yüzyılın nirvanası, o ben şiir sularının köpekbalığı,o ben bir tuna ökten, acılardan ve mutsuzluklardan umutla dönen. Şimdikaldırıyorum kalemimi, özgürlükler vekardeşlikleriçin, döküyorum kağıda mürekkebimi.


Esin perin, senin kaç ayar?

içimdeki su birikti, üstünüze döküldüm.
büyülü şairler ekolü kurucusu tuna ökten.Edited by: tuna
Alıntı ile Cevapla
  #370  
Alt 09-01-2009, 10:26
im_ece im_ece isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Nerden: İzmir
Mesajlar: 42
im_ece - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

''Şu ağaçlardan,evlerden,sokaklardan,voklanlardan,imp aratorluklardan bir kurtarabilsek kendimizi,,Şiirin tüm gizi bunların ardında bir şeylerin saklı olduğu inancında yatıyor''

Andre Breton

gerçek bir ozanın şiire en yakın durduğu yer,düşe en yakın olduğu durumdur..</font>
demiştik,Nerval tüm yapıtlarında düşlerin dün yaşadıklarımız kadar gerçek olduğunu anlatır ve bu yapısıyla Andre Bretonun tanımı ile
'''gerçeküstücüğün havasını inanılmaz derecede yakalamış '' bir şairdi..
Ona göre düş,kişinin kendi derinliğine inebilmesini ,böylece en yüce bilgiye erişebilmesini sağlar.
Fakat kişi cehennemin derinliklerine yuvarlanmadan bu bilginin büyüsüne ulaşamamaktadır.

Bu başka bir gerçeklik arayışıdır..Kişi içgüdülerinden yola çıkarak bunları çözümlemesiyle kendi gizinin uçurum kıyılarına kadar sürüklenir.
kendi halinde bırakılan düşünce ,bir hayal dünyası içinde dolaşmaya başlar.Burada nesneler ve kişiler hiç beklenmedik durumlar almakta,düşsel ögelerle bezenmektedirler.

Günlük yaşamda elimizde olmadan yarar ilkesine hizmet eden (çıkar gereksinimlerimiz yüzünden)sadece işimize yarayan imgeleri çekip alırız.Alışılmış bizi şaşırtmayan sözlerle yazılmış şiirler bu imgelerin ürünü olmaktan kurtulamaz ve bize yani birşey söylemez çoğu zaman..
Fakat bu tür çıkar imgelerinden kurtulabilsek,bizi mantığın dışına çeken bastırılmış anıların evrenine geçebilsek;orda karşılaşacağımız herşey yeniliği ve biricikliği ile bizi muazzam bir şiire götürecektir.Yine ve yine Fakat
yaşamda etkin olabilmek ve düzenimizi parçalamamak kaygısıyla,bu zengiliği ya görmezden geliriz ya da karanlıklara hapsederiz.

Andre Breton düşlerle ilgili çok çarpıcı bir söz söylemiştir..Bunu da paylaşmak istiyorum
'' Dün gece gördüğümüz düş,belki önceki gün gördüklerimizi sürdürmekte,belki de önüne geçilmez bir güçle
yarın görebileceklerimizi hazırlıyor''

Bu noktada Bellek de parçalara ayırarak sunduğu düşleri ( bunu şiir olarak da görmemiz elbette mümkün;bir şiiri neden bazen parçalara ayIrdığımızın yanıtı olabilir mi?kimbilir?)geçmişle ve daha gelmemiş olan ,(gelecek özlemiyle,beklediğimiz nice gerçeklilkere ) zemin olarak sunuyor olamaz mı?
Düş görmenin doğallığı ve kolaylığı açısından bakarsak ;En olmadık şeyler bile düşlerde olabilirliğini korur( yeryüzünde bunu şiirden daha etkin yaşama karıştıran başka bir dil var mıdır?
Salvador Dali'nin
görünür kadın </font>
da yazdığı gibi
'' gündüzleri bilinçsizce düşlerimizde görüp yitirdiğimiz imgeleri ararız.Bu yüzden bir düş imgesine rastladığımzda,sanki onu daha önce gördüğümüzü sezer,onu görmenin bizi düşlere saldığını söyleriz''

alıntılar

YVONNE DUPLESSİS( GERÇEKÜSTÜCÜLÜK)
GELİŞİM YAYINLARI



</font>


</font>

</font>

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 17:18


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum