Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Hergüne Bir Şiir

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #821  
Alt 09-03-2007, 19:49
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



İNCİ


Bir inci saflığıyla
Bekledim çukurumda
Beyaz bir taş olmalıydı uykum.
Beklesem olurdu zamanla.
Göğsümde gezinen ağır el
Kal dedi.
Beklemek kaderidir incinin
Olmak kaderi
Kal çukurunda.


Karanlık içimi kemirmeden
Çıkmalıydın
Hoyrat olmayan bir tenin dokunuşuyla.


Göğsümdeki ağır elin
Gölgesiyle uyandım.
Porselen ceylanın bakışı,
Memelilerin o çok titrek yol boyunca
Mavi ayakları.
Değişti yok aslında bir şeyin.
Kalbim, uzun siyah giysili adamların
Bakışlarıyla dondu o taş köprünün ortasında.
İnsan babasını hatırladığında ağlarsa
Olur tarih.
Kökleri kurur
Belki ondan.
Dağlara gidelim biz en iyisi
Bağıralım.
Belki eski bir sesle hatırlarız geçmişi
O koca şehrin yerinde şimdi
Sadece bir kar kuyusu var.
Ve kurtlanır kar diyorlar
Kurtlanır kar.


Olmuyor böyle
Daha doğurmadığım bir çocuk var
Ve şunun şurasında kaç yılım yaşayacak
Ölümler görecek
Aşı k olacak.


Bejan MATUR
(Öküz 05, Mayıs 2000)



__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #822  
Alt 09-03-2007, 23:49
unedem unedem isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 305
Standart

<div style="text-align: left;">Ekmek ve Güller</span></pre></span></pre>Yürürken biz, yürürken günün güzelliğinde,</span></pre>Karanlık mutfaklara, gri fabrika kuytularına,</span></pre>Dokunur apansız çıkan güneşin tüm parlaklığı,</span></pre>Ve duyar insanlar bizim şarkımızı: Ekmek ve</span></pre>Güller! Ekmek ve Güller!</span></pre></span></pre>Yürürken biz, yürürken, erkekler için de</span></pre>savaşırız, </span></pre>Çünkü kadınların çocuklarıdır onlar, ve biz</span></pre>analık ederiz yine onlara.</span></pre></span></pre>Yaşamlarımız doğumdan ölüme kan ter içinde</span></pre>geçmeyecek;</span></pre>Kalpler de ölür açlıktan bedenler gibi; ekmek</span></pre>verin bize, ama verin gülleri de.</span></pre></span></pre>Yürürken biz, yürürken, sayısız ölü kadın da</span></pre>yürür bizimle</span></pre>Ve bizim şarkımızda duyulur yaşlı çığlıkları</span></pre>ekmek için.</span></pre></span></pre>Küçük hünerleri, sevgiyi ve güzelliği bilirdi</span></pre>onların kahırlı ruhları.</span></pre></span></pre>Evet kavgamız ekmek için, ama güller için de.</span></pre>Yürürken biz, yürürken, daha güzel günleri</span></pre>getiririz,</span></pre>Kadınların yükselişi insan soyunun yükselişi</span></pre>demektir.</span></pre>Köle gibi çalışma ve aylaklık yok, on kişinin</span></pre>çalışıp bir kişinin yattığı,</span></pre>Paylaşalım yaşamın görkemini: Ekmek ve güller,</span></pre>ekmek ve güller.</span></pre></span></pre>Yaşamlarımız doğumdan ölüme kan ter içinde</span></pre>geçmeyecek;</span></pre>Kalpler de ölür açlıktan bedenler gibi; ekmek</span></pre>verin bize, ama verin gülleri de.</span></pre>

</span><div style="text-align: left;">

James Oppenheimer</span>


Alıntı ile Cevapla
  #823  
Alt 11-03-2007, 12:14
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



FERİTBEY


elleriniz ferit bey
ellerinizi seviniz


topuklarınızla ezdiğiniz gül
fotoğraf ta üzgün duruyor
sen azalıyorsun orada öyle
evin hanımı eski bir pul gibi


ama gözleriniz ferit bey
gözleriniz sizin de bildiğiniz
biraz Ayhan Işık
sınanmaktan az biraz
ölmesin bir mavide
kar yağıyor dalgınlığınıza


ölü bir asker sesi gibi
geçiyorum içinizden
ölü bir asker sesi kadar
acemi ve rütbesiz
bazen içim bir uçurum
bazen sen solarken orada öyle
ama siz yine de
yine de siz
aşk manzaralı bir evde
nihal hanım'ı sevmiştiniz


Betül TARIMAN
(Varlık / Kasım 2000)
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #824  
Alt 11-03-2007, 19:43
UzayZaman UzayZaman isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 4
Standart



Merhabalar...


Özdemir İnce'nin "ELMANIN TARİHİ" şiirini okumak istiyorum. Fakat bulamadım


Bu şiiri ödünç istiyorum


Sevgiler...[img]smileys/smiley1.gif[/img]





Alıntı ile Cevapla
  #825  
Alt 12-03-2007, 22:09
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






elmanın tarihini biliyorum, o en güzel an, cennetten kovulmaya değer an...


ama şiiri bulamadım[img]smileys/smiley18.gif[/img]
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #826  
Alt 13-03-2007, 00:21
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart




**Sevgi bayrak olursa evrene**

Dağılıp belkileri aramak öyle
Sonuçta belki şenlik belki yenik
İnsan olmak sorunu ilk
büyük açılar bileşkesinde.

Hep kurtarmak baş tutku
Duyguları katı çarklardan
Korkusuz yaşamak hançer ucu
Şimdi yoluna ayna tutan.

Kurur savaşlar , haksızlıklar
Altı Kıta yürür el ele
Kurur şüphesiz kötülükler kökünden
Sevgi bayrak olursa evrene.

Yaklaşır arsız ve çabuk
Ölüm fırtınadır her an
Belirgin ve kesin
Tek tek başlarda esecek olan.

Yürek özgür yaşamak ister
Kimselere yüksünmeden , kızmadan
Buyurmaya açılan ağızlara bir tomurcuk
Barış Çocuklarından.

Türkan İldeniz

<A href="http://www.siirgen.org/siir/t/turkan_ildeniz/index.html" target="_blank">
</A>
Alıntı ile Cevapla
  #827  
Alt 13-03-2007, 18:34
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart

KARANFİL SOKAĞI

Tekmil ufuklar kışladı
Dört yön,onaltı rüzgar
Ve yedi iklim beş kıta
Kar altındadır.

Kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar
Ray, asfalt, şose, makadam
Benim sarp yolum, patikam
Toros, Anti-toros ve asi Fırat
Tütün, pamuk, buğday ovaları,çeltikler& nbsp;
Vatanım boylu boyunca
Kar altındadır.

Döğüşenler de var bu havalarda
El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem
Ümit, öfkeli ve mahzun
Ümit, sapına kadar namuslu
Dağlara çekilmiş
Kar altındadır.

Şarkılar bilirim çığ tutmuş
Resimler, heykeller, destanlar
Usta ellerin yapısı
Kolsuz,yarı çıplak Venüs
Trans-nonain sokağı
Garcia Lorca'nın mezarı,
Ve gözbebekleri Pierre Curie'nin
Kar altındadır.

Duvarları katı sabır taşından
Kar altındadır varoşlar,
Hasretim nazlıdır Ankara.
Dumanlı havayı kurt sevsin
Asfalttan yürüsün Aralık,
Sevmem, netameli aydır.
Bir başka ama bilemem
Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
Kalbim, bu zulümlü sevda,
Kar altındadır.

Gecekondularda hava bulanık puslu
Altındağ gökleri kümülüslü
Ekmeğe, aşka ve ömre
Küfeleriyle hükmeden
Ciğerleri küçük, elleri büyük
Nefesleri yetmez avuçlarına
-İlkokul çağında hepsi-
Kenar çocukları
Kar altındadır.

Hatıp Çay'ın öte yüzü ılıman
Bulvarlar çakırkeyf Yenişehir'de
Karanfil Sokağında gün açmış
Hikmetinden sual olunmaz değil
"mucip sebebin" bilirim
Ve "kafi delil" ortada...

Karanfil sokağında bir camlı bahçe
Camlı bahçe içre bir çini saksı
Bir dal süzülür mavide
Al - al bir yangın şarkısı,
Bakmayın saksıda boy verdiğine
Kökü Altındağ'da, İncesu'dadır.

Ahmed Arif
Alıntı ile Cevapla
  #828  
Alt 14-03-2007, 15:18
yılmaz arslan
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



KIRILMA





içimdeki usul kanamayı nasıl anlatsam


şarkılar ağır geliyor, suların gümüşü ölü


bu soylu yalnızlığı kaf dağı' nın ardına atsam


atım terli, saçlarım yangın yeri


uzatsam o gülüşü ay bahçelerine


ah bağrımdaki güller tutsak


kim sevecek içimdeki kuyuyu


yalnızlıktan ve kederlerden söz açsak








susarak anlatır yorgunluğunu gözlerim


içimdeki yalancı herkese ve kendine yabancı


revolverim saklımda, dağlar gibi büyüyor gizlimdeki sancı


bi' eşkıya kamaşması yüzümün deltası


anlatsam sular akmaz, kuğular ağlar


geceye doğan ay, dirilt ışığınla beni


bir şarkı daha doğur bana yepyeni





yılmaz arslan
Alıntı ile Cevapla
  #829  
Alt 14-03-2007, 15:25
san_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
san_ san_ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2.130
Standart






kırılma...
__________________
ayaklar çırpınırken, dansediyor eller...
Alıntı ile Cevapla
  #830  
Alt 14-03-2007, 15:45
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart



SUSKUN

Sus, kimseler duymasın.
Duymasın ölürüm ha.
Aydım yarı gecede
Yeşil bir yağmur sonra...
Yağıyor yeşil.

En uzak, o adsız ve kimselersiz,
O yitik yıldızda duyuyor musun?
Bir stradivarius inler kendi kendine,
Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil.
Önce bendim diyor ve sonra benim...
Ölümsüz, güzel ve çetin.
Ezgisidir dolaşan bütün evreni,
Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları.
Canımı, tüylerimi sarmada şimdi
Kendi rüzgarıyla vurgun...
Sarıyor yeşil.

Rüya, bütün çektigimiz.
Rüya kahrım, rüya zindan.
Nasıl da yılları buldu,
Bir mısra boyu maceram...
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
Bilmezler nasıl sevdik,
İki yitik hasret,
İki parça can.
Çatladı yüreği çakmaktaşının,
Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
Çağlardır boğulmuş bir su...
Ağıyor yeşil.

Yivlerinde yeşil güller fışkırmış,
Susmuş bütün namlular...
Susmuş dağ,
Susmuş deniz.
Dünya mışıl-mışıl,
Uykular derin,
Yılan su getirir yavru serçeye,
Kısır kadin, maviş bir kız doğurmuş,
Memeleri bereketli ve serin...
Sağıyor yeşil.

Aydım yarı gecede,
Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat,
Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda.
Ama hançer taşı sanki
Koca Kartaca!
Hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne
Bak nasıl alıyor, yigit,
Binlerce yıl da sonra
Alıyor yesil.

Vurur dağın doruğundan
Atmacamın çalkara,
Yalın gölgesi.
Kuş vurmaz, tavşan almaz,
Ama aç, azgın
Köpek balıklarıydı parçaladığı
Bak, Tiber saygılı, suskun.
Bak nilüfer dizisi zinciri.
Bunlar bukağısı, kolbağlarıdır,
Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi,
Ve ilk gerillası Spartakus'un.
Susuyor yeşil.

Sus, kimseler duymasın,
Duymasın, ölürüm ha.
Aymışam yarı gece,
Seni bulmuşam sonra.
Seni, kaburgamın altın parçası.
Seni, dişlerinde elma kokusu.
Bir daha hangi ana doğurur bizi?

Ruhum...
Mısra çekiyorum, haberin olsun.
Çarşılarin en küçük meyhanesi bu,
Saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
Derimizin altında o olüm namussuzu...
Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor.
İlktir dost elinin hançersizliği...
Ağlıyor yeşil.

Ahmed ARİF</TD></TR><!--

siir/a/ahmed_arif/suskun.htm , Thu, 14 Dec 2006 10:57:26 GMT -->
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 21:38


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum