Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Hergüne Bir Şiir

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1971  
Alt 04-12-2011, 12:25
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart

AİT VE AZADE

Almış, uykulu teknede salıngan
Düş eşiğinde avare belleği
Su dibine iniyor çivileme,
Dingin kararlı biteviye,
Tabanı üstünde sırım gibi
Boylu boyunca bir zebani,

Çektiği üç başlı yaba’nın
Huş ağacından dirgeni

Düş aralığından uyanmış baktınız
Dil iki canlı can yarı cansız,
İndiriyor başka tenden o şey
Belli ki bağlı bir örgün ahde,
Ketum yalçın biteviye,
Tepede yüzü yok bir imgeyi;
Terk edilmiş viran yuvaya
Geldiği kör tüneğe kilitli

O yuva ki kadim
Koku üstünde hâlâ,
O şey, ki sizden evvel sizin
Bir vakit sizde belgin,
Sizden azade ve altta,
İndiriyor derya dibine
Kuru rüzgârdan ibaret içi
Tasasından boşalmış, ilineksiz benliği.

İndiniz. Suda bir ampul
Mağmada bir hâle,
Dar, yarattınız kendinize

Bir baht: halılar gibi serilir
Bir tâc: parçalı, içinizde.

Mehmet TANER
Alıntı ile Cevapla
  #1972  
Alt 05-12-2011, 15:59
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart



SESSİZ MÜZİK

Sen kış güneşi misin
Yakarsın ısıtmazsın

Bir ırmağın ortası yoksa
Seni mi hatırlayacağım

Bu dünyada olup bitenlerin
Olup bitmemiş olması için
Ne yapıyorsun

Sizin evin duvarları taştan
Dumanı da mı taştan

Seni kız arkadaşlarından
Sevinç gözyaşları içinde
Öpen olmayacak mı

Ezberlediğin şiir
Beklediğin adam


Sezai KARAKOÇ
Alıntı ile Cevapla
  #1973  
Alt 07-12-2011, 12:12
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart

VE TEK KARE BİR FİLM

Tabiata çıkıyorum
Göğsüm bir müzikle
Vuruyor ritmini
Dinliyorum hüznünü sendeki güzelliğin

Başımda fırtına bir taç
Unutulmuş padişahlıklar

İpiri gözleriyle uyanıyor
Şu gündüzden kalan mesele
Bir hatip bir kuruntu
Rutubet ve ukalalıklarla dolu bir debdebe
Başını koyduğun yastık
Bir yılan sürünerek geçmiş gece
Hadi bir sonuç yaz bir teselli uzat
Göğüs ağrılarına çırpınışlara
Korkulara
Ve bir çıngırak gibi öten zamana

Kolye gibi taşıyorum boynumda
Varlığını onun
Bir ceylan tutuyor ağzında
Kuşlara takılıp gidiyor aklım
Hergün kaçıyorum
Yoksa gülüşün

Gelip siyasetten kozmatikten sözedişin
Bakıyorum aleve dönüşüyor bir çırpıda

Dost
Bu eli sıkı tut
Çarşıda evimizden uzakta
Bir pazu güreşi varsa kaybolmayalım

Geçecektir daha daha
Günler
Bilmeden kavramak nasıl

Zirvesine göz koyduğum dağlara bak
Koşup takıldığım çitlere bak

Cahit ZARİFOĞLU
Alıntı ile Cevapla
  #1974  
Alt 09-12-2011, 11:30
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart



KAR MÛSÎKİLERİ


Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu;
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.

Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,

Bir erganun âhengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da zevk almadım İslâv kederinden.

Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.

Birdenbire mes'ûdum işitmek hevesiyle,
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle.

Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık!

Yahya Kemal BEYATLI
Alıntı ile Cevapla
  #1975  
Alt 10-12-2011, 13:12
Aslı Aydın Aslı Aydın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 575
Standart

BİR YAZ ŞİİRİ

siz yeni bir yaş aldığınız zaman yaz geliyor.
iri ve sıcak yapraklar bir bahçe gibi
dolduruyor kalbimizin en güzel boşluğunu.
açıyor geniş ve dalgalı çiçeğini rüzgâr
güneyden kanat kanada dönen kırlangıçlar
bir masal gibi ısıtıyor evlerin alnını.
siz yeni bir yaş aldığınız zaman deniz başlıyor.
sabahsız ve kimsesiz dünya
sabahsız ve kimsesiz insan
kayayı delen incir gibi
şarkısına başlıyor...
siz yeni bir yaş aldığınız zaman gök derinleşiyor.
umut mavi bir uçurum ve nehir olup
akıyor kalbimize durmadan akıyor
kalbimizde sevda yaratmak için.
siz yeni bir yaş aldığınız zaman, zaman şiir oluyor,
kelimeler aşkla ısınmak için ay oluyor:
uyumuyor kelimeler bir daha ay uyumuyor...
hazirandan bir gül koparıp en ıssız
en yaralı olana veriyorsunuz
güneşin altında bir sevinç olsun diye
yaşayan her şeyde bir sevinç olsun diye
siz yeni bir yaş aldığınız zaman haziran başlıyor.
Haziran beyaz bir güldür ve kırmızı bir kalbi var.

Leyla Şahin
Alıntı ile Cevapla
  #1976  
Alt 14-12-2011, 00:18
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.222
Standart TÜRKİYEM NEREYE GÖTÜRÜYORLAR SENİ

TÜRKİYEM NEREYE GÖTÜRÜYORLAR SENİ

Darda kaldık seferberlikte gibi
Baka kaldık gidenlerin ardından
Ekmeğin şiirini yitirdi ortalık
Türkiyem nereye götürüyorlar seni

Sözüm var.. çileler tezgahında güçlenir
En gencimizin dudaklarında seslenen
Yaralı anaların yediveren gülü
Türkiyem nereye götürüyorlar seni

Karanlığın gizinde milyonla yürek
Aç kapıyı zindancıbaşı..
Bana soru gerek, yanıt gerek
Türkiyem nereye götürüyorlar seni.


ŞÜKRAN KURDAKUL
Alıntı ile Cevapla
  #1977  
Alt 15-12-2011, 11:51
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart




ÇOCUK VE ALLAH


..........................Herkes ölürken son anda
..........................Bir çocuk hatırlayacak

.................................................. ...(F. H. Dağlarca)

içimdeki istekleri kimselere anlatamam
kendi rüzgârına kapılan elbette ki gençtir
gitmek baba kalmak annedir belki de
içimi aramaya çıktığımdan beri
şiirimin bir kopyası daima sokaklarda
ev ve sürez Allah’la aramda

böyle müzik böyle şiir böyle acemi Türkçe
büyümeyen bir yerim kalmasa diyorum
— anne bak, üç kırık yerim kaldı sadece!
tenhası kalbi olanın flörtü tenidir amenna
aynadaki yüzüm nasıl da amentü
oda ve sürez Allah’la aramda
müzik ve şiir hem gerekli hem ukde
şiir mi müzik mi beni biriniz anlayın lütfen!
Amerika şık ben öğrenci az memur annem babam
ah, kolyesini koynuna saçmış biri dökülmüşlüktür
odamın tavanı ömürsüz kelebek arafı her akşam
boşluk ve sürez Allah’la aramda

içimdeki istekler ne yapsam anlatmaz beni
ey dünyaya acemi ece, pardon serap!
kelâm ol geç kalemden
kırk ayna tut bana otuz üçü kırılsın hemen
ben ve sürez Allah’la aramda!

Serap Aslı ARAKLI



Alıntı ile Cevapla
  #1978  
Alt 18-12-2011, 22:34
Aslı Aydın Aslı Aydın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 575
Standart

GİTTİN

Gittin/camlar kırıldı
Gökyüzünde çarmıha gerildi yıldızlar
Sözcükler mahzundu.
Bu yük çok ağır hayatın kollarında
Ve çok küçük anlarda
Saklı, yenik, ezik ve kırgın
Nasıl taşınır bu yük
Ağır ve kötü bir ur
Her gün tıkarken hayatın atardamarını
Sensiz/nasıl bulunur izi kaybolmuş bir yol.
Gittin/bu şehir şimdi
Terkedilmiş bir köy, harebe
Bir mumun son alevinde.
Dağınık yataklara benzeyen odalarda
Ölüm kokuyor ajanslar, açlık, çığlık, cinnet
İz düşümü bir deli gözün
Ki o tutmuş ucundan, küfre dönük her sözün
Zaman, dönp dolaşıp
Aynı yerde biriktiriyorken kirli kanını
Sensiz/ışığı firar geceler nasıl biter
Gittin/yabanıl bir hasret takvimlerde
Yaralı gözlerin düer yollarıma
Alır basarım dudaklarıma
Ne zaman ölümü düşünsem
Ellerin ateş olup düşüyor ellerime
Sesim bir yenilgiden dönüyor
Saçımın her telinde
Yanlış bir işgal
- gözlerimde sızı-
sensiz/depremlerde dünya. Nasıl döner.
Gittin/bütün asmalar bağ bozumunda şimdi
Tek bir gül diktim toprağa
Gülü boyuyoruz çocuklarla
Sen giderken de yanıyordu yıldızlar
Bir bardak çay avuçlarımızda
Bölüşüyorduk cinneti. Dağlanırken
Gözpınarlarımızdaki yaş
Bu yük çok ağır kollarımda.
Yüzümü camlara dayıyorum
Yüzüm yitiyor. Yüzümü bulamıyorum
Sensiz/nasıl çıkılır hayatın çukurundan
Gittin/ankara yağmur ışıdı
Kil rengi bir ay gözlerinden çatırdadı
Gecenin bütün tonları ağladı.
Kitaplarıma da yasak koydum artık
İçli bir rapsodi gibi hayat anlatmayın
Suskuya inat bir eylem yapacağım
Yenilgilerini diyorum yaşanmışlığın
Kızılay meydanında yakacağım
Çoğalacağım...çoğalacağım...çoğalacağı m
Tabansız bir dünyayı yokederken
Sensiz/bu zafer nasıl kutsanır...
Gittin/ıssız duvarları okşadım usulca
Bir kuş geçti içimden bozkıra
Kefilim şimdi gecenin bütün suçlarına
Bir haritalara gökkuşağı çizerdik
Maskelerdiz buza kesmiş her bir sabahı
Kırağılar çiçeklenirdi dağ başlarında
Renklerinden hasret armağandı analara
Ki o çocuklar:
Ömürsüz hayata dönük yüreklerin deseniydi
Gülüşlerini öper
Arındırırdık onlarla gövdelerimizi
Sensiz/nasıl takılır saçlarım bulutlara
Gittin/biliyorum dönüşünden tanıyacağım
Yaşanmamış düşler benim yanılgım olsun
Çığlık, deprem; cinnet: biraz durun
Ah çarpan bir yüreğin gezgin acıları
Usta alıcı-toy satıcı
Koşturuyor şimdi atını kavuşmalara
Bıçağın ucunda bilenirken hayat
Dedindi "Hezaren çiçeğini tanır mısın?
Güzeliğinde zehir yazgılı"
Her güzellik bedeliyle (mi) gelir?
Ödenir aşkın da bedeli...

Selma Ağabeyoğlu
Alıntı ile Cevapla
  #1979  
Alt 20-12-2011, 13:23
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart

ZERDALİ AĞACI

I

Havalar güzel gidiyor
Sen de çiçek açtın erkenden
Küçük zerdali ağacım,
Aklın ermeden.

Bak kurt gibi kalın yapılı
Görmüş geçirmiş ağaçlara
Küçük zerdali ağacım,
Pişman olursun sonra.

Şimdi okşar da hafif hafif
Bir gün yerden yere çalar rüzgâr
Küçük zerdali ağacım,
Bakma güzel gitsin havalar.

Sallansın dalların çocuklar gibi
Bakma güneş ısıtsın varsın
Küçük zerdali ağacım,
Sonra donarsın.

Zemheride bahar mı olur
Akşamları seyret anlarsın
Sakın erkenden çiçek açma
Küçük zerdali ağacım.

Cahit KÜLEBİ
Alıntı ile Cevapla
  #1980  
Alt 21-12-2011, 11:33
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart

ESKİL LEKE

içimin çağırdığı kırlar var sende
ay batarken su içmeye inen ceylanlar
eskil zaman kentleri, taştan oyulmuş evler
buluttan, yağmurdan, kuştan bakarsın kimi
su gibisin, incecik yürürsün taştaki güneş lekesinde
sen yürüdükçe her sokağın sonuna bir deniz eklenir
ismin değil, sıfatın değil, sen olan gümüş yakamozlar
ipeği gizemli koylarından yüklenir de kadırgalar
ellerim saçlarına, uykularımız birbirine yaklaşır
sen iç çektikçe yaprağını eğip kapanan o mavi gül
bir an bulut kadar kocaman, bir an elin ayasındadır

ne çıkar, bir ilmeği çözmeye kalbini kırdıysak aşkın
aramızdaki her söz, nehre düşen ay yaprağıdır

Melek Özlem SEZER
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 08:03


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum