Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Hergüne Bir Şiir

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1921  
Alt 27-09-2011, 11:14
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.222
Standart İKİ BIÇAK

İKİ BIÇAK

İki bıçak seç kendine
Biri yaralamak için
Biri öldürmek
Pusu kur gözleri
Karanlık gölgesine
Biri sevmek için
Biri ihanet
İki yürek seç kendine
Biri yaşamak için
Biri gizlenmek
Bir korkak, bir kaçak, bir firar
Kaç kişisin sen sevdiğim, çocuk
İçimdeki bıçak bir kere daha dönüyor
Olduğu yerde
Kalırsan sel basar yataklarımı
Gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde
Kimi zamanlar olur sevgilim
İki bıçak bile yetmez bir tek ölüme

MURATHAN MUNGAN
Alıntı ile Cevapla
  #1922  
Alt 28-09-2011, 12:31
Aslı Aydın Aslı Aydın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 575
Standart

İSTERSEN AL GÖTÜR BENİ

Ölümsüz gülüşünle başlıyorum
Her güzelliğe her sevince
Bir yağmur ince ince
Sürerken beni başka zamanlara

Zamanla yorgun hanlara
Dönüyor işte gördün her şeyim
Kuru topraklar gibi dağılıyor belleğim
Sınırsız bir boşluğu süre süre
Yorgunum çok uzaklardan geldim
Kaygılar sıkıntılar yaşadım uzun uzun
Korkuyu yakından tanıdım
Ölümsüz düşmanı oldum korkunun

Şimdi bakışınla bağlanıyorum
Kocaman bir dünyaya umutla
Bir akşam aşılmaz kaygılar
Çağırıken beni sozsuzluğuma

Sıcaklığın beni alıştırıyor
Soğuk ve yağmurlu akşamlara
Üşümüş bir kedi gibi sığınıyorum
Ellerine ayaklarına saçlarına

Afşar Timuçin
Alıntı ile Cevapla
  #1923  
Alt 29-09-2011, 13:43
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart

VİŞNE LEKESİ

bir konuğum sadece: erkek ve yorgun
ten durgun; en kestirme yol günah: merhaba şehir
.........................
..............-artık ay büyürse yalandır-
ikiye katlanmış bir evin içinde çocuklar
anneler ve babalar kadar katılaşır
içindeki prens ölür öpülüp durdukça:
nereden kapansa kapı sen biraz dışarıda
kirli bir tabak gibi bırakır kalbini
yol yorgunu her şeyi bilen yazdan yapılma acı
birisi öldürülmüş gibi erkenden sabah
gözlerin küser kendiliğinden anlasan
uyanmazsın: perdeleri çektikçe bir aydınlık
aynanda çekirge sürüsü
yeni örgütlenmiş bir anlam:
bundan daha yalnız olamazsın

istediğin sessizlikse önce kalbimi durdur
sözün acısı: vişne lekesi


Onur AKYIL
Alıntı ile Cevapla
  #1924  
Alt 30-09-2011, 13:38
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart

FAİLİ MEÇHUL SEVİŞMELER


göğüs kafesimde yaralı bir aslandı zaman
kalbimin üstüne gizlediğim cep aynasına yansıyan düşlerim
adımı aylara günlere ayırdım,taramayı unuttuğum saçlarında
hüzün lekeli kıvırcıklar,arzan bir bıçak gibi yürürken bileklerime
kanlı pazar,boyasını dudaklarında incelttiğim ömür
alevin yanılttığı köhne duvarda
adreslerde kayıp sözcüklerde gaip
meçhulüm her aşkta

geçen sadece zaman mı bu et pazarında
günlerin pençesinde kanayan
gümüş renkli güzellikler boğdum ben canımın özsuyunda
temize çekilen bir kutsal kitap arefesinde ellerin
gece trenlerinin nemli pencerelerinde
kampanalara yazılan söz,nem kaldı işte.

soğuk bir rehinci şimdi ruhum isli bir demir
hep acı mıdır aşktan alacağımız
azalttık yitti seviştik bitti
bu terminal kalabalığında
kirlensin diye bakışlarımız


Mehmet ERSOY
Alıntı ile Cevapla
  #1925  
Alt 01-10-2011, 00:38
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.222
Standart ASIL ADALET

ASIL ADALET

İnsanlarda tek sıcak kanun
Üzümden şarap yapmaları
Kömürden ateş yapmaları
Öpücüklerden insan yapmalarıdır
...............

İnsanlarda tek güzel kanun
Suyu ışık yapmaları
Düşü gerçek yapmaları
Düşmanı kardeş yapmalarıdır

Hep var olan kanunlardır bunlar
Bir çocukcağızın ta yüreğinden başlar
Yayılır genişler uzar gider
Ta akla kadar


çev: A.Kadir, sf.120 (P. Eluard, Seçme Şiirler, Yön, 1992)
Alıntı ile Cevapla
  #1926  
Alt 01-10-2011, 14:01
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart



ÇİMÇİÇEK


çatılara çıkarım çapkın çiçek tozlarıyla
yaprağına düştüğüm kiraz ağacında raks
yalınayak gülümser gül kokulu notalarla

şaraptan sarhoş olmuş kadehlerle buluşurum
hayatın goncasıyla upuzun kumlarda ay ışığında
kanıma kıvılcım koyan hoppa sular yamacında

başıboş isyanlara sarılırım viran yüzlü varoşlarda
cebinden açlık taşan ten kokusuyla sarsıla sarsıla
sapsarı güllere çaldığım hiç bilinmeyen kırmızılarla

gülücük büyütürüm çekingen kirpik tarlasında
taze yurtta sözcük açan çimçiçek çocuklarla
sazların jazz çaldığı hayali öpücük vahasında

ansızın yollara düşerim ince fesleğen kokusuyla
iliğime işlemiş mutsuzluk yağmuruyla savrulup
sokaklarda kuruyan gözyaşı kahkahası umutlarla

bir dil izi bir aşk izi bırakırım yavru kedi tadında
yitirilmiş düş kırıntılarıyla evcilik oynayarak
gönlümden geçen yem kokulu muhabbet kuşlarıyla

merhaba derim tohum gözlü bulutlara, merhaba
zaman ilk gençlik şarkısıdır eskimez yolculuklarda
bakın boşlukta bulduğum mavi meşeye, bakın ne harika

Fergun ÖZELLİ







Alıntı ile Cevapla
  #1927  
Alt 02-10-2011, 12:42
Aslı Aydın Aslı Aydın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 575
Standart

SİZİN SAYILARINIZ BENİM KELİMELERİM VARDI

Sizin sayılarınız vardı ya benim kelimelerim
Hep erken doğardı ağzımda tutamazdım
Sevgileriniz naftalin kokardı beklemekten
Ah göllerin balçıkları yuttu, beni sizin gözleriniz
Sazlık.

Sizin sokağınız vardı ya ben boğuldum
Zaten çok dardılar ya da ben hep kalabalık
Elleriniz lambalı çıplak durulmaz
Ah bin çıkarlı sokaklarınızda her an kurban ve ziyan
Yazık.

Sizin iblisiniz bile eğitimli dans etmeyi bilen aslanım
Yürü be koçum, “kim tutar beni”ydiniz ya da lades neşesi
Size yakıştı aferinler sizin, üstelik bir şehir kadar çoktunuz
Ah soysuz kahramanlıklarınızda onca kül ve yara
Dağınık.

Sizin hikâyeniz upuzun ve korunaklı sabah ayazında
Pusuya eğimli düşlerinizde şehvetli diş izleri
Sizsiniz özel ve mülkiyet, gerisi gürültüsünde uykusuz
Ah benim eskilerim tozlu belki de göründüğüm ayna
Kırık.

Hayriye Ersöz
Alıntı ile Cevapla
  #1928  
Alt 03-10-2011, 16:56
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart

BU KIRLANGIÇLAR GİTMEMİŞLER MİYDİ?

Giden gelen yok. Bir titreşimdir bu.
Duragan fulyanın üstünde arı
Bir diyapazon gibi titremekte. Kırlangıç
Tarihsizdir. Belleğim sarsılıp duruyor denizde.
Martı bir uçta kanat, bir uçta ses.
Ya sabah, ya öğle. Gemici ve bulut,
Güneş ve yağmur kıl payı bir dengede.
Dolu bir boşluğu doldurup boşaltmak işimiz
Ölülerle, gecelerle, sümbüllerle

Melih Cevdet ANDAY
Alıntı ile Cevapla
  #1929  
Alt 04-10-2011, 20:07
Aslı Aydın Aslı Aydın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 575
Standart

Desem ki....

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorun denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,
Hava kadar lâzım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimattansin, nimattansin!
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Be sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların seslerinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı ile Cevapla
  #1930  
Alt 05-10-2011, 13:36
Aslı Aydın Aslı Aydın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 575
Standart

BİR AŞKA VURAN GÜNEŞ


Öyle sevdalar vardır, biter biter başlar;
Buruk tatlar vardır, ağızda sürüp giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz akşamı buhurdan gibi tüten
Hanımellerinin morumsu buğusunda
Bekliyor bahçenize dönük balkonunda
Sarmaşık gülleri kokladıkça kırmızı
Hüzünler, japonfenerleri arasında.
Öyle günler var, öyle anlar, hiç bitmeyen!
Nasıl bir ışık emmişler ki sevginizden
Ansızın başka bir yüzle güzel, kopmuşlar
Büyük Irmak'tan, ayrı düşmüşler desteden
Yağmışlar ilkyaz yağmurlarınca ve özlem
Açmış yaban çiçeklerini tarlanızda.
Ölümsüz günler onlar, bir hiçle beslenen;
Zaman dışı güvercinler, uçma bilmeyen;
Uzay ötesi ovalar, ayak değmemiş;
Başka bir mevsim, başka bir dal, başka yemiş.
Esrir kim bassa o toprağa ve kim tatsa
O yemişten. Balla dolar testi, açılır
Açılmayan kilit, çiçeğe durur badem
Dolanır bilgelikle mutluluk yüreğe.
Ak bir bulut bekler üstünüzde havada
Kuşlar iner, devinme birden bitiverir
Çıt çıkmaz evrenden. İşte ortadasınız
Havuz, ağaç, deniz, ne varsa size göre.
İşte aydınlık size göre. Kısarsınız
Güneşi, gökyüzünü yakarsınız. Neden
Sonra, uzaklarda çektirilmiş bir resim
Gibi kalır aklınızda, gölgeniz, duru
Küçük bir bahçede susar gibi yaparak
Karşılıklı gizemlere daldığınız gün.



Oktay Rıfat Horozcu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 09:18


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum