Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞAİRLER - YAZARLAR > Anekdotlar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #31  
Alt 23-05-2006, 11:13
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



Çenemiz düşmüşken sürdürelim istiyorum:


Bu yılki İzmir Uluslararası Şiir Buluşması'nda 70'lerden gıyaben tanıdığım ve mektuplaştığıım şair dostum Ahmet Erhan'la yüz yüze geldim. Bir ara dedemiz Özcan Yalım'ı aramıza alıp söyleşmeye başladık. Özcan Yalım durup duruken bir bir soru attı ortaya:


"Söyleyin bakalım Ahmetler, hanginiz daha yaşlısınız?" diye.


Ben, Erhan'ın alkolle yakın ilişkisini ima ederek:


" Nüfus yaşına göre ben yaşlıyım, ama alkol yaşına göre Erhan benden fazla!" dedim.


Ahmet Erhan zıpkın gibi ileri atıldı:


"Dedikodu bu, dedikodu!"


Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 23-05-2006, 11:49
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.853
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






Bursa'da yayımlanan Akatalpa dergisinin, katlanması ve postaya verilmesi işleri imece şeklinde yapılıyor. O ay mekan olarakneresi uygunsa orada toplanılır. Bu toplantılardahem dergi işleri konuşulur, hem söyleşilir, duruma göre bir iki kadehde içilir.
Toplantıların değişmez isimleri, İhsan Üren, Ramis Dara, Melih Elal, Hilmi Haşal, Serdar Ünver, Nuri Demirci, Bahri Çokkardeş'tir.
Sanırım mart sayısının katlanması işlemi için İhsan Üren ağabeyimizin evinde toplanmıştık. Bir yandan iş yapıyor, bir yandan İhsan ağabeyin rakı stokunu azaltıyorduk. Şiirden, dergilerden konuşurken söz Melih Elal'ın, DEM' de yayımlanan "Nanoteknolojik Şiir" yazısına geldi. Geleceğin şiiri konuşulurken ben, "Japonlar haiku yazan bilgisayar programı geliştirmişler, belki gelecekte şiir yazan programlar da geliştirilecek." dedim.
Serdar Ünver, "Peki o program Çınaraltında rakı da içebiliyor mu?" diye sordu ve yanıtımı beklemeden, "Eğer içmiyorsa bir şeye yaramaz." dedi. Epey bir gülmüştük.
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 30-05-2006, 07:53
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






Can Yücel, bir yazar arkadaşıyla Bodrum'a gidiyormuş. Şöför, istek üzerine uygun bir yerde beş dakikalık küçük ihtiyaç molası vermiş. Mola süresi bittiğinde, otobüste Can Yücel dışında herkes yerini almış. Kaptanın çıkışması üzerine otobüs muavini fellik fellik Can Baba'yı aramaya koyulmuş. Can Yücel, soluk soluğa elinde küçük bir paketle ortaya çıkınca yazar arkadaşı derin bir oh çekerek sormuş:


"Neredeydin be Baba? Herkes seni arıyor!"


"Yok bir şey." demiş Can Yücel, "Bir küçük rakı sardırdım."


"Ama kaptan küçük ihtiyaç molası verdi Şimdi bunun sırası mıydı?" diye çıkışmış yol arkadaşı.


Can Yücel lafı gediğine yerleştirmiş hemen:


"Ben de küçük ihtiyaç molası olduğundan küçük rakı aldım!"
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 30-05-2006, 11:03
Mustafa Fırat Mustafa Fırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 180
Standart






Şiir dünyasına adını altın harflerle yazmış bir şairdir Asaf; bir gün lisede okuduğu sırada edebiyat öğretmeni sınıfta herkese sırasıyla şiir okutuyormuş;fakat her seferinde Asaf'ı atlıyormuş edebiyat öğretmeni; bu arada edebiyat öğretmeni de Bedük'tür; geleceğinde iyi bir şair olarak anılacak olan Asaf bu olaya oldukça içerlemiş ve cesaretini toplayarak yüzünde bir kırılgan ifadeyle parmak kaldırır söz almak için...


Asaf "r" harflerini söyleyememektedir.Konuşurken "r" harfleri "ğ" gibi çıkmaktadır.Bedük söz verir öğrencisine...


Asaf gayet hüzünlü bir şekilde:


"- Hocam heğkese şiiğ okutuyoğsunuz ama bana okutmuyoğsunuz bunun nedeni nediğ?"


Bedük de hınzır bir tebessümle:


"Olum Asaf sen şiir okumuyorsun ; sen şiirin içine okuyorsun!"


Evet bunu Atilla İlhan'ın ve kendisinin konuk olduğu bir şiir matinesinde şiirlerini okumaya başlamadan önce paylaşmış...


Sahi aklıma düştü birden iki elin parmak sayısını geçmeyen şairler hariçneden iyi şairler birbirinden güzelşiirlerini çok kötü okurlar?


DAİMA SEVGİM VE SAYGIMLA...


MUSTAFA FIRAT


Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 31-05-2006, 00:17
AYKIZI AYKIZI isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 808
Standart



[img]smileys/smiley17.gif[/img]


Bu bölümü seviyorum.
__________________
İlkay NOYLAN
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 31-05-2006, 08:19
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






İzmir'de 'Dumansızlar' adıyla bir grubumuz var.İki haftada bir cumartesi günleri değişik mekanlarda toplanıp her konuda söz ortaklığı yapıyoruz.


Son toplantımızda katılımcılardan öğretmen-şair Ali İşçimen, şiirini okumak için söz istemişti. Ondan sonra sıra Zeki Büyüktanır'a gelecekti ki Büyüktanır peşinen, "Ali, benim yerime de şiir okuyacak." dedi.


Ben de, " Türkiye'de iki kişiye bir şiir düşüyorsa sorun yok!" deyiverdim.


Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 06-06-2006, 12:30
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






Can Yücel'in 70. doğum yıldönümünde İstanbul'da yapılan etkinlikte, sunucu, sözümona esprili bir takdim yolu izlemiş:


"İşte, karşınızda Türkçeyle oynayan şair!"


Can Yücel gayet sakin yanıtlamış sunucuyu.


"Yanlışın var, Türkçe benimle oynuyor!"


Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 06-06-2006, 16:55
ahmet uysal
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

burhaniye'de eski yazlığımda çok ünlü bir yazarın eşiyle komşuyduk. ünlü yazarımız, ikinci kez evlendiği eşinden ikinci kez ayrılmıştı. boyalı basının çok tutulan bir dergisinde yayınlanan bir öyküsü şöyle bitiyordu:" bir kadın erkekten yirmi yaş küçük olmalıdır ki aşk tükenmesin." m. hanım, ona gösterdiğim öyküyü okuduktan sonra öfkeyle:" ahmet uysal, bu yargıyı ileri süren adam benden yirmi yaş büyüktü de ne oldu. sonuç ortada." kadına o öyküyü vermekle ne büyük hata yaptığımı o zaman anladım ve hızla uzaklaştım oradan.(m. hanım henüz sağ. o yüzden isimleri saklı tuıttum.siz anlayın artık kim kimdir.)
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 06-06-2006, 23:20
ahmet uysal
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

benden sonra yazan olmamış. niye acaba! iyi öyleyse yine ben olayım yazan: onunla evlerimiz yan yanaydı. iyi bir öykücüydü yıllar önce, ama artık yazmıyordu.bir gün, ayrı yaşadığı eşiaziz nesin'in bir öyküsünü okumamı istedi. öyküde anlatılan kadının en güzel yanı, "güzel göğüsleriydi". "öyküde anlatılan güzel göğüslü kadın aynen bana benziyor . ama bana daha başka güzel yanlarımın olduğunu da söylerdi. bir kadının göğüslerinden daha güzel yönleri de vardır. aziz bey bunu bana yapmayacaktın.. " dedi kederler içinde. "sevgili ablacığım, senin kalbin, yüzün, aklın da güzeldi. yıllarca görüştük seninle birlikte rakılar içtik. artık çok geç aziz beyi takma kafana, nolursun" işte bu sözleri diyemediğim için hüzünlüyüm şimdi.
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 23-06-2006, 01:08
münevver izgi münevver izgi isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 246
münevver izgi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Atatürk ve Komik Bir Olay


Atatürk'ün) En sevdiği hikayelerdenmiş. Arada kendi anlatır, arada
baskasna anlattırır, hep gülermiş. (F. R. ATAY)


Yeşilaycı bir profesör bir konferans veriyor. Bir ara dinleyicilere sormus:
"Bir eşegin önüne iki kova koysanız. Biri su dolu, biri rakı. Hangisini
içer?" Cevabı kendi veriyor: "Tabii suyu."
Gene bitirmiyor soruyor: "Neden?"
Arkadan bir bekri söz alıyor. Yüksek sesle cevaplıyor.
"Eşekliğinden."
Atatürk bu cevaba bayılıyor. Gülüyor, gülüyor.




Bir akşam Orman çiftliğinde yanında erkanı, açık havada oturuyorlar.
Rakılarını yudumluyorlar. Biraz ilerde 15-16 yaşlarında bir çiftçi çocuk
çalışıyor. Atatürk el edip, çağırıyor. Soruyor:
"Söyle çocuk: Bir eşegin önüne iki kova koysan. Biri rakı dolu, biri su.
Hangisini icer?"
Anadolu tosunu yutkunuyor. Bakıyor. Gazi Paşa Hazretlerinin ve yanındaki
muhterem zevatın önünde rakı kadehleri. Devletin en büyükleri...Esas
vaziyetine
geçiyor:
"Rakıyı kumandanım!"
Atatürk kahkahayı basıyor. Herkes şaşkın. Ata onlara dönüyor.
Muzip bir ifade ile
"Aman beyler! Neden diye sormayın


İşte kendisiyle barışık bir lider,, kimseyle kavgalı değil..
kendi kendini eleştirebiliyor.diktatör hiç değil...) Büyüklük buna
derler..

kendinle barışık değil vede eleştiriyi kaldıramayacaksan lider/yönetici
olmayacaksın .





__________________
M.İzgi
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 18:25


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum