Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > MİTOLOJİ > Mitoloji

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #11  
Alt 01-11-2005, 17:13
Ahmet Taşcıoğlu
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



Merhaba Emre,


Senin yüerğine duyarlılığına sağlık.


Efsaneler elbete çok güzel. Ama senden dinlemek bir başka keyifli oluyor...


Dostlukla kal...


Efsanelere de devam....
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 10-11-2005, 15:09
muki muki isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2005
Nerden: Netherlands
Mesajlar: 96
Standart

Artemis Ve Büyük Aşkı Orion

Artemis günün birinde uzun boylu iri yapılı fakat çok yakışıklı bir avcı olan Orion'u görerek ona aşık oldu. Öyle ki bir zamanlar kendi kendine aldığı evlenmeme kararını bile unutup bu yakışıklı avcı ile evlenmek istedi.


Fakat Apollon kız kardeşinin bu dev cüsseli mahlukla evlenmesini uygun bulmuyordu. Kız kardeşini vaz geçirmek için çok uğraştı ancak Artemis onu dinlemedi. Kardeşinin Orion'a duyduğu sevginin ne kadar büyük olduğunu görünce bunu kıskanmaya başladı. Ne söylerse söylesin kardeşi Artemis'i vaz geçiremeyeceğini anlayınca hileye başvurarak Orion'u ortadan kaldırmaya karar verdi. Bir gün Orion denize girmiş yüzüyordu. Kıyıdan o kadar uzaklaşmıştı ki, başı kara küçük bir nokta gibi görünüyordu. Apollon kız kardeşini yanına çağırdı, uzaktan görünen kara noktayı ona göstererek "Oraya kadar okunu gönderebilir misin" dedi. Artemis heyecanla yayını hazırlarken o kara noktanın sevdiği erkeğin kafası olabileceğinin nerden bilecekti ki. Yayını çekti ve ok fırladı. Çok iyi nisancı olan Artemis'in oku tam hedefi vurmuştu ve Artemis bilmeden sevdiği erkeği basından vurmuştu.


Bu ölüm onu çok üzdü günlerce bulutların ardına gizlendi gök yüzünde dolaşmaz geceleri yeryüzünü aydınlatmaz oldu. Sonunda bir gün babasının yanına giderek ondan Orion'u bir takım yıldızı olarak gök yüzüne çıkarmasını istedi. Zeus ta kızının bu arzusunu yerine getirdi.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 18-11-2005, 16:53
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Bu öykü de benden sana semender...

thisbe ile Pyramos'un Tarajik Aşk Öyküsü..

Bir zamanlar, kraliçe Semiramis'in yönettiği ülkede, birbirini seven iki genç yaşarmış. Thisbe; güzelliği dillere destan bir genç kız, Pyramos ise ülkesinin en yakışıklı delikanlısıymış. Thisbe; o kadar güzelmiş ki, ünü dünyaya yayılmış.



Thisbe ile Pyramos, bitişik evlerde yaşayan komşu çocuklarıymış, birlikte büyümüşler. Küçük yaşlarından itibaren birbirini seven bu iki genç, büyüdüklerinde evlenmeye and içmişler. Evlenecek yaşa geldiklerinde, ailleleri, gençlerin birbirlerine uygun olmadıklarını düşünmüş ve evlenmelerine izin vermemiş, daha da ileri giderek, görüşmelerini engellemişler.


İki evin, bitişik duvarları arasında, sadece Thisbe ile Pyramos'un bildiği bir çatlak varmış. Sevgililer, ailelerinden gizlice, günün belirli saatlerinde, o çatlaktan birbirini görmeye, seslerini duyurmaya çalışırlarmış.


Sonunda kaçmaya, Ninus'un mezarı başında buluşup, evlenmeye, ve başka bir ülkeye giderek yerleşmeye, karar vermişler. Dikkat çekmemek için de, evlerinden ayrı saatlerde çıkıp, gizlice buluşma yerine gitmeyi uygun bulmuşlar.


Önce Thisbe, gizlice evden çıkmış, gecenin karanlığında saatlerce yürüyerek Ninus'un mezarına varmış. Mezarın başındaki ağacın altında sevgilisi Pyramos'u beklemeye başlamış. Tam bu sırada, ağzında parçalağı hayvanın kalıntıları olan, yüzü kan içinde bir dişi aslan çıkagelmiş.


Thisbe korkusundan oradan uzaklaşmış ve yakınlardaki bir mağaraya sığınmış. Kaçarken de tülünü düşürmüş, fakat dönüp almaya cesaret edememiş. Mağarada, aslanın gitmesini, sevdiği gencin gelmesini beklemeye koyulmuş. Aslan, Thisbe'nin düşürdüğü tülü görmüş ve onunla oynamaya başlamış. Tülü parçalamış ve ağzındaki kanları tüle bulaştırmış.


Pyramos, kararlaştırdıkları gibi evden daha geç çıkmış. Buluşacakları yere geldiğinde ise sevgilisi Thisbe'yi görememiş. Çevresine bakınırken, yerdeki kanlı tülü ve izleri farketmiş. Thisbe'nin vahşi bir hayvan tarafından parçalandığını düşünmüş. Sevgilisi ile buluşmanın heyecanını yaşarken, onu bu şekilde kaybetmenin acısına dayanamamış "Madem ki bu dünyada birlikte olamayacağız, hiç olmasa ölümde birlikte olalım" diye düşünerek, bıçağını çektiği gibi kalbine saplamış, kanlar içinde yere yığılmış.


Bir süre mağarada bekleyen Thisbe; aslanın gitmiş, Pyramos'un da gelmiş ve onu bekliyor olabileceğini düşünerek mağaradan çıkmış, buluşacakları yere yürümeye başlamış. Randevu yerine geldiğinde, elindeki tülü sımsıkı tutan Pyramos'u kanlar içinde yerde yatarken bulmuş, üzerine kapanarak, uzun bir süre ağlamış.


"Madem ki; beni, vahşi hayvanların parçaladığını zanneden sevgilim ölümü seçti, öyleyse ben de ölümü seçmeliyim" diye düşünmüş, Pyramos'un kalbinden çıkardığı bıçağı kendi kalbine saplamış ve onun cesedi üzerine yığılıp kalmış.


Tanrılar ve insanlar; bu iki sevgilinin başına gelene çok üzülmüş, "dünyada birlikte olamayan bu iki genc, ölümlerinde bir arada olsunlar" diye, aynı yere yan yana gömmüşler
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 02-12-2005, 20:38
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Semender, yok mudur mutlu biten bir aşk, yok mudur kavuşan sevgililer?.. Hep ayrılık mı, hüzün mü var?..


Defne ağacının öyküsünde olduğu gibi. Semenderden dinleyelim defne ağacının öyküsünü...



Daphne ile Apollon'un Öyküsü


Thessalia'da kıyılarında, binbir çeşit ağacın olduğu, Peneus ırmağının bu ağaçların gölgesinden, kıvrılarak aktığı yerde, Daphne adında, dünyalar güzeli bir kız yaşamatadır. Daphne, ormanlarda yalnız başına dolaşmayı seven, hayvanlarla arkadaşlık eden, yaban hayvanları ile koşmaca oynamaktan hoşlanmaktadır.


Erkeklerden nefret eden Daphne'nin, hayatı boyunca yalnız yaşamaya yemin ettiği bilinmektedir, bu nedenle de evlenmeye kesinlikle karşıdır. Bir gün Apollon, Peneus ırmağının kenarında dolaşırken bu güzel kızı görür, görür gürmez ona aşık olur.


O günden sonra Apollon, Daphne'nin peşinden ayrılmaz olur, ona olan aşkı her gün çığ gibi büyümektedir. Daphne, Apollon'un aşkından habersizdir, ormanda özgürce gezmeyi sürdürür. Bir gün tanrı Apollon, dünyalar güzeli bu kızla konuşmak ister ve ormanda karşısına çıkar. Tanrı Apollon'u aniden karşısında gören Daphne, korkar ve koşmaya başlar.


Apollon'un, onu durdurmak istemesi, aşkından sözetmek istemesi boşunadır, Daphne bir kere korkmuştu, ürkmüştur. Apollon ne dese de, onu durmaya ikna edemez. Daphne, var gücüyle kaçmaktadır, yorgun düşene kadar koşar, daha fazla koşacak gücü kalmadığında dizlerinin bağı çözülerek olduğu yere kapaklanır. Toprak anaya yalvarmaktan başka çaresi kalmamıştır. " Ey toprak ana, beni kollarına al, sakla beni, kurtar, ört üzerimi." diye, yalvarır.


Toprak ana, Daphne'nin yakarışını duyar ve onu korumaya karar verir. Yere yığılmış vaziyette kalan Daphne'nin, yorgun ve halsiz bacaklarını içine alır ve köklere dönüştürür, gövdesi kabuk bağlar, kolları dallara dönüşür, saçlarından yapraklar oluşur. Güzel kokulu bir ağaca (defne) dönüşür Daphne.


Apollon, tam da ona sarılmak üzeredir, o an. Bir anda defne ağacına kollarını dolayınca şaşırır. Bu ağacın, sevdiği kız olduğunu anlar, yapraklarını sever, okşar. Ormana her çıkışında Dephne ( defne) ağacına gidip onu kucaklamaya başlar, onun yapraklarından başına taçlar yapar.


Sizin de yolunuz bir ormana düştüğünde bu öyküyü anımsayın. Apollonun o saf temiz sevgisini, Dephne'nin bu sevgiyi anlamadan panikleyişini. Defne ağacını koklayın ve yapraklarından başınıza taç yapın. Siz de, sevginin sonsuzluğunainanıyorsanız...
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 12-03-2006, 11:08
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

... ki aşk
içinizdeki semenderdir...

ışık oyunu...
dokunduğunda serap
acıyla bileylenmiş gerçeğin yolu
semender!..
o masum fahişe
ateşler söndürüyor içimde
ateşler yakıyor

uyandırır geceyi
bir mendil
bir mendil çok dil bilir

ben yalnız onu sevdim
hep sevdim
o kimi olsa sevebilirdi hepsi bu
aşkın anlamı bu
ayrılığın anlamı da...

... çürür yüreğinizde
cenin
birikir kül...
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 12-03-2006, 12:31
evin okçuoğlu
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



bu semender zıddına kâdir...


yakar söndürüraşkt ır ve








ayrılıktır...


Edited by: evin okçuoğlu
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 12-03-2006, 13:43
FulyaÇelikbilek FulyaÇelikbilek isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: stanbul
Mesajlar: 1.081
FulyaÇelikbilek - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






Bu sayfayibu güngördüm... Güzelmis...[img]smileys/smiley1.gif[/img]
__________________
Kopuk dügmelerimi bir köseye gizledim...
günesin dogusuna uzak batisina yakin bir ülkede...
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 15-04-2006, 14:45
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Semender,kadının yaratılış öyküsünü anlattı...


Şaşırdım... Buyurun siz de dinleyin...



Olympos'ta oturan tanrılar ölümsüzlüğün keyfini sürmekte, dünyada ise sadece erkeklerden oluşan insan topluluğu yaşamaktaydı. Bir gün, Prometheus, ateşi ve aklı çalarak insanlara verdi. Akıl ve ateş erkekleri şımartı. Zeus bu duruma çok kızdı ve erkekleri cezalandırmak istedi. Oğlu Hephaistos'tan kadını yaratmasını istedi.


Hephaistos, başarılı bir ustaydı, Zeus'un isteği üzerine işe koyuldu. Tanrıçaların en güzeli olan karısı Aphrodite'in vücudunu model olarak aldı. Toprağı su ile yoğurdu, çamurdan görenleri şaşırtacak güzellikte bir kadın heykeli yaptı. Heykelin kalbine, ruh yerine bir kıvılcım koydu.


Kalbine kıvılcım konan heykel canlandı, gözlerini açtı ve hareket etmeye, konuşmaya başladı. Bütün tanrılar ve tanrıçalar, çok beğendikleri kadını süsledi, ona, kendi özelliklerinden birşeyler armağan ettiler. Athena ona güzel bir kemer, süslü elbiseler verdi. Letafet perileri Kharites beyaz göğsüne parlak altın gerdanlık taktılar. Aphrodite başına güzellikler saçtı. Güzel saçlı Horalar ilkbahar çiçekleriyle onu süslediler. Hermes Pandora'nın kalbine, hıyanet ve aldatıcı sözler yerleştirdi.


Kadına, Pandora (armağan) adını taktılar. Zeus, Pandora'ya esrarlı bir kutu armağan etti ve: "Sakın bu kutuyu açma, içindeki iyi şeyler uzaklara kaçar ve onların yerine kötü şeyler gelir. Bu kutuyu iyi sakla, insanlığın mutluluğu ve felaketi bu kutunun açılıp açılmamasına bağlı." dedi.


Zeus, Pandorayı yeryüzüne indirdi ve Prometheus'un kardeşi Epimetheus'a armağan etti. Prometheus, kardeşine Zeus'un hediyesini kabul etmemesini söyledi ise de, Pandora'nın güzelliğine hayran kalan Epimetheus, kardeşini dinlemedi ve Pandora'yla evlendi.


Pandora, kutunun içinde ne olabileceğini merak etmeye başladı. Zeus'un uyarısını unutarak kutuyu açtı. Kutunun içindeki iyi şeyler uçup gitti, geriye; hastalık, keder, ıstırap, yalan, iki yüzlülük, gibi insanları mutsuz edecek ve felakete sürükleyecek ne kadar kötülük varsa onlar kaldı.


Pandora hatasını anlayarak kutuyu kapadı, ancak kutuda sadece kötülükler kalmıştı bir de dışarı çıkamayan ümit... Artık, insanları yaşatacak, teselli edecek ümitten gayri birşey yoktu.


Zeus, kadınla birlikte, kötülüklerle dolu bir kutuyu yeryüzüne göndererek, ateşin ve aklın çalınışının intikamını insanlardan almıştı.


Bu öykü doğru olabilir mi?
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 15-04-2006, 21:29
münevver izgi münevver izgi isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 246
münevver izgi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

HAYIIIIIIIIR!...
__________________
M.İzgi
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 15-04-2006, 21:43
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Semenderin yeniden dile gelip kulağınıza bu öyküleri fısıldamasına çok sevindim.


sorunuzun cevabına gelince,tabii ki hayır, hemde kesinlikle hayırrrr! Yer yüzüne gelse gelse kadınla birlikte güzellik gelmiştir...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 02:27


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum