Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞAİRLER - YAZARLAR > Anekdotlar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #41  
Alt 27-06-2006, 07:04
hatiyce hatiyce isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 79
Standart

[img]smileys/smiley1.gif[/img]
__________________
Keşke elden gelen, içten gelene yetse...hyy
Alıntı ile Cevapla
  #42  
Alt 28-06-2006, 09:27
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






TOPLAMA ŞAİRLER!


Geçen yaz, Yenifoça Belediyesi'nin davetlisi olarak şiir dinletisine gitmek için Ben, Fergun Özelli, Halim Yazıcı ve Zeynep Uzunbay sözleştik. Belediye aracı gelip bizi en yakın duraklardan alacaktı.


O gün beklenilen saatte ciple mahkum arabası karışımı kurşuni bir araç geldi bizi toparladı. Dört şair içine adeta sığıştık. Koltukları, döşemesiyle insanın şakülünü bozan eğri büğrü araçta havalandırma da yoktu. Yaz sıcağında şıpır şıpır terlerken, araç hakkında şöförden bilgi istedik. Şöför anlatmaya başladı.


"Bu aracı belediyemize İzmir Büyükşehir Belediyesi hibe etti. Biz de elimizden geldiği kadar topladık, hizmete açtık.


Şöför, daha konuşacak olmalıydı ama ben patladım:


"Peki, biz şimdi toplama şairler miyiz yani?"


Alıntı ile Cevapla
  #43  
Alt 06-07-2006, 16:32
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






FITIK


Geçen yıl Bülent Güldal'dan bir mesaj gelmişti. Aynen şöyle yazıyordu:


"Ahmet Uysal fıtıktan ameliyat olmuş."


Uysal'ın durup dururken ameliyat olmasına şaşırdımtabii.Hemen yanıtladım:


"Neden?.. Ağır bir şiir mi kaldırmış?"
Alıntı ile Cevapla
  #44  
Alt 09-07-2006, 09:15
ahmet uysal
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

1981 yılıydı. görev bölgelerimden biri de balya ilçesiydi. ilçesinin doğusunda, tepede, meşe ağaçları arasındaki köy okuluna teftişe gittim. ön sırada 8,9 yaşlarında mavi gözlü, kırmısı yanaklı, saçları iki belikli çok güzel bir kız oturuyordu. aman tanrım kimdi bu çocuk! özenle kaplanmış defterinin üzerindeki mavi etikette: fatma uyaroğlu, sınıf 2, no (?) yazıyordu. "ismail uyaroğlu adında bir şairi tanıyıp tanımadığını" sordum. "adını babamdan duydum, dedi çocuk, yakın akrabamız oluyormuş." inanılmaz bir raslantıydı. o yıllarda ismail'le yazışırdık. şiirleri gibi yakıcı mektuplar yazardı. birkaç buluştuk. oınu köye götürmeye razı ettim. ama ismail birden yitiklere karıştı. 25 yıl geçti aradan. ida'ya gelecekmiş. gelsin de "patlak" köyüne götüreyim onu. şimdi 35 yaşlarında olan soyadı değişmiş fatma'yı bulur muyuz, bulamaz mıyız bilemem.
Alıntı ile Cevapla
  #45  
Alt 11-07-2006, 18:59
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






TAKAS


Can Yücel'le 1999' İzmir Tüyap Kitap Fuarı'nda aynı satandda kitap imzalama onuruna eriştiğim zaman utana sıkıla, biraz da terleyerek saygın sözcüklerle şiir kitabımı imzalayıp kendisine sundum. Kitabıma şöyle bir göz gezdirdikten sonra, o da kendi kitabını imzalayıp bana doğru uzattı. İlk sayfada Canyücelvari şunlar yazılıydı:


"Al kitabımı, ver kitabını! Bizde buna takas derler!"





Alıntı ile Cevapla
  #46  
Alt 14-07-2006, 09:37
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






SORUMLULUK BİLİNCİ


İzmir Şiir Günleri'nin son günü katılımcı şairlere vapurla bir körfez turu düzenlendi. Simit-boyoz, peynir ve çaydan oluşan sabah kahvaltısı ile birlikte müzik eşliğinde turlamaya başlamadan, konuk şair Arif Damar'ın geldiğini haber verdiler. Çok geçmeden bir elinde bastonu, Halim Yazıcı'nın kolunda içeri girdi Damar. Ve doğrucuabenim oturduğum masaya yöneldi. Saygı ile kalktım, adımı söyleyipelini sıktım, yer gösterdim. "Seni tanıyorum" dedi. Ufluya puflaya yanıma oturdu. Bir anda yeleğini, kitap poşetini koltuğa bırakıp, tabakası ve çakmağını da masaya koydu. Beş-on dakika sonra da," Ben biraz güverteye çıkağım" diyerek yanımdan ayrıldı. Eh artık, dönünceye kadar emanetlerine bekçilik etmek zorunda duyumsadım kendimi. Çakıldım kaldım yerimde.Bir ara yanma yaklaşan şair Bilsen Başaran'ı selamlayarak serzenişte bulundum:


"Bendeniz, Arif Damar'ın çakmağından ve tabakasından sorumlu şair Ahmet Günbaş efendim!"
Alıntı ile Cevapla
  #47  
Alt 17-07-2006, 11:56
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






DENİZE DÜŞEN!..


Küçükkuyu 1. Zeus Şiir Şenliği'ne katılan şairler, ikinci günkü gezi sırasında Sokağzı'ndan dönerlerken Ahmet Uysal bir tartışma başlattı kendi kendine"Denize edüşen neye sarılır?" sorusuyla... İlk saptamayı kendi yaptı:


"Denize düşen dizeye sarılır"


Sonra devam etti:


"Denize düşen denizkızına sarılır."


Arife Kalender aynı görüşte değildi:


"Denize düşen denizerkeğine sarılır" deyiverdi.


Bendenizi çatlattılar tabii. Araya girip, "Yahu denizanaları neyinize yetmiyor?" deyiverdim.
Alıntı ile Cevapla
  #48  
Alt 17-07-2006, 12:49
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.825
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






KÜÇÜKKUYU I. ZEUS ŞİİR GÜNLERİ DİNLETİSİ
Şiir dinletisi ardından yemek, ardından türkübar'a gidiliyor. Yemekte sağımda Hüseyin Peker karşımda Hüseyin Alemdar var. Türkübarda Arife Kalender de ekleniyor bizim gruba.
Rakı içiliyor, kadehime bakıyorum seviyesi hiç düşmüyor, Alemdar'ın ve Kalenderin de oyle,birleşik kaplar gibi. Oysa ikide bir kadehler kalkıyor birlikte.
Hüseyin Peker'in; benim, Arife Kalender'in ve Hüseyin Alemdar'ın kadehlerini dolu tutmak için büyük çaba harcadığı dikkatimi çekiyor.
Hüseyin Peker'in kulağına:
"Bizim kadehler bileşik kaplar gibi, hiç azalmıyorlar." diyorum. Neşeli bir kahkaha atıyor.Edited by: EmreGümüşdoğan
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #49  
Alt 17-07-2006, 14:37
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






ŞAİRGÜVENLİK


Assos'dan ve Sokakağzı denilen mevkilerden Midilli üç adımlık mesafe gibi duruyor. Yani her an için firara, kaçmaya uygun. Arkadaşlardan biri, "Burada Sahilgüvenlik var mıdır?" diye sorunca, "Olmaz olur mu?" diye yanıtlıyor bir diğeri. Ben de şair çokluğuna ve önceliğine bakıp titizleniyorum, "Sahilgüvenlik değil, Şairgüvenlik gerek bize!" diyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #50  
Alt 17-07-2006, 15:58
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.825
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Zeus Altarı, Adatepe


Zeus adına şiir günleri düzenlenir de Zeus'a şiirler sunulmaz mı? İkinci gün gezilecek yerler arasında Zeus Altarı ve Adatepe köyü de var.

Adatepe'de, çınarın altında gözleme ve ayran içip dinleneceğiz. Pazar günü ve yoğunluk var. Haliyle serviste aksamalar oluyor. Herkesin gözlemesi geliyor, benim gözlemeden ses yok, garsona sesleniyorum:
"Herkesin gözlemesi geldi de neden benim gelmedi, benim başım kel mi?"
"Bırak diyor." İsmail Uyaroğlu, "Bana gözleme diye bu hamuru kimse yediremezdi ama kalabalık, yoksa bilirdim yapacağımı."

Zeus Altarı'ndayız, Zeus'a şiirlerin sunulmasından önce Ahmet Uysal bilgi veriyor. Zeus'un her akşam üzeri Sisam adasından Hera'yı buraya getirdiğini ve onunla gün batımlarında şarap içip seviştiğini anlatıyor. Arife Kalender bir Middilli adasına bir aradaki mesafeye bakıyor ve gayrı ihtiyari "Nasıl getirmiş Herra'yı o mesafeden buraya" Bir çok kişi bir ağızdan, "Tanrıların hikmetinden sual olunmaz." diyoruz.


altar= sunak taşıEdited by: EmreGümüşdoğan
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 13:17


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum