Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Anı ve Günce Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 28-12-2005, 22:57
rüya can rüya can isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 18
Standart



"Artık çok yaşlandım galiba...


Hatırladığım bazı şeyler rüya mı yoksa gerçek mi ayıramıyorum.


Rüyada mı ellerim öyle terleyip titremişti onun bakışını ilk farkettiğim de; yoksa içimi titreten o bakış gerçek miydi? Hala onu her gördüğümde titremem o rüyanın etkisi olmalı sadece. Yoksa hiç aşklar, hiç konuşmadan,bu kadar uzun sürer mı rüya tadında kalmayı başararak hem de?"


Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 29-12-2005, 03:03
mine mine isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 74
Standart



Gerçekler yansır mı düşlere?. Düşler dile gelir belki de gerçeklere.


Platonik mi diyorduk bir başımıza sevmeye...





Merhaba...[img]smileys/smiley1.gif[/img]
__________________
drisanya
***
Mine
Yaşam koçu & Aile Koçu
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 29-12-2005, 20:01
rüya can rüya can isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 18
Standart



merhaba,


o öylesine bir karalama sakın ciddiye alma lütfen


sevgiyle kalın
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19-02-2006, 22:23
rüya can rüya can isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 18
Standart

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Üç Kadın<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />[/B]

Küçükken hayallerimde, büyüyünce doktor olup anacığımın ağrılarına derman olmak, para kazanıp evden/babadan ayrılmak vardı… Onun ömrü yetmedi. O gittiğinden beri de onu yazabilmek hayalim oldu. Yaşadığı hayatı o öldükten çok sonraları toparlayabildim.
<S></S>
Annemin bir sözü vardı: <B style="mso-bidi-font-weight: normal">“Her evde baca tüter ama bakalım kaynayan aş mı taş mı?”[/B] diye.

O neslin ve ondan öncekilerin hep böyle darbı meselleri vardı…. Kendilerini anlatmayı ancak böyle başarırlardı, veya bu kadarına hakları vardı sadece… “ Ben” demek yasak… Kendini, duygularını, yaşadıklarını anlatamazsın, ayıp. Bu öylesine ayıp ki annemin ilk evliliği ve o evlilikten olan abim yıllarca konuşulmamış ailede. Ben bile yıllar sonra öğrendim.

Ama tüm ayıplara karşın annem “sırtından sopa, karnından sıpa eksik” olmayanların yanında oldu hep. Yıllar sonra öğrendim, kadınlara ailelerinden gizli ilkokul diploması edindirdiğini, onları işlere yerleştirdiğini kocalarından dayak yiyen kadınları, çocuklarıyla eve alıp aylarca barındırdığını, yemek ve dikiş öğrettiğini ve (herhalde iş bulamayınca) evlendirdiğini.

Anneannemin dediği gibi (J) “kol kırılır yen içinde kalır”, “koca evinden ağzın kanlı geldiğinde kızılcık şerbeti içtim diyeceksin”… Bu sözlerle yetiştirdiği kızların diyebilecekleri de annemin dediği kadar olur işte… Acaba anneannem bunların yanlış olduğunu anlamış mıydı? Annem 22 yaşında ilk evliliğini bitirip çocuğunu bile bırakıp sadece sırtında paltosuyla (ve komşusunun verdiği bilet parasıyla) İstanbul’a dönüp aylarca yatak döşek yattığında … Anlamadığını sandım yıllarca; aynı telkinleri bana da yaptığına göre. Ama kadın olduğumda anladım ikisini de Anneannem tam bir kadınlık ve güç örneği olarak yaşadı. Ama niye böyle öğretti bize acaba? Namus anlayışı mı? Yoksa 24 yaşında dört çocukla dul kalan ve evlenmeden, yıllarca çalışarak onları yetiştiren bir kadın, kocasına olan hasretle, o devirde kocasız kadın olmanın getirdiği zorluklardan bizleri korumak mı istemişti?

Anneannem çareyi kocada, annem okumakta diye göstermişti. İkisini de yaptım ve anladım ki en önemlisi kendine güvenmekmiş sadece.

Darbı mesellere sığınmadan konuşabilmek için sadece kendimize güvenmemiz yeterliymiş.

Ben artık <I style="mso-bidi-font-style: normal">ben[/I] olmak, kendi kelimelerimi yazmak, söylemek haykırmak istiyorum. Tam beceremezsem de “ben” diyebiliyorum… Annemin dediği gibi sonunda “elim makarna tenceresi sapı tuttu” ama “kolumda altın bilezik” var. Ben <I style="mso-bidi-font-style: normal">ben[/I] diyebiliyorum annemin ve anneannemin hikayelerini yani hayatı anlamaya çalışarak ve gözlemleyerek çözmeye çalışırken .
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19-02-2006, 22:56
münevver izgi münevver izgi isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 246
münevver izgi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Anneler... anneanneler ve bizler!


Ne yürek yakıcı kuşak acılarından ve değerlerinden geçtik. Hele şimdinin orta yaşı!...yeni kuşağın da değerlerini kucaklarken, geçmişin sandığını sırtında taşıyarak düştü yollara.


Acılar biraz da bizi biz yapan zenginliklerimiz değil mi? Geçmişin farkında olmayanlar, nasıl sahip çıkabilir geleceğe?


Sevgili rüya can, farkındalığını kutlarken:


Annemin ve anneannemin yaşamlarında, doğru diye öğretilmiş yanlışlarla, yaşamlarıziyan olmuştüm kadınları,acıyla, sevgiyle kucaklıyorum.Edited by: münevver izgi
__________________
M.İzgi
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19-02-2006, 23:57
evin okçuoğlu
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



sevgili rüya can,


az sözle çok şeyi anlatan kurgunuzla hepsinden öte, kadın neslinin evrilişini gayet özgün ve yalınlıkla, darbı mesellerin süslediği yazınızda bize sunmanız çok iyi oldu...


Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 20-02-2006, 21:09
rüya can rüya can isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 18
Standart



sevgili dost,


teşekkürler desteğin için


sevgiyle kal


Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 29-03-2006, 14:44
M.Burak Sezer
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



“ Ben” demek yasak… Kendini, duygularını, yaşadıklarını anlatamazsın, ayıp.


Anneannem çareyi kocada, annem okumakta diye göstermişti. İkisini de yaptım ve anladım ki en önemlisi kendine güvenmekmiş sadece.


guzeldi ruya can.<?:NAMESPACE PREFIX = O /><O:P></O:P>
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 29-03-2006, 18:21
erhantigli erhantigli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2006
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 83
Standart



[img]smileys/smiley36.gif[/img]


Rüyalar ne kadar da gizemlidir. Yaşamımızda büyük bir yer eder. Atalarımız aç tavuk rüyada kendini arpa tarlasında görür, derler.Korkulu rüya görmektense uyanık durmak iyidir.Rüya yorumculuğu başlı başına bir meslektir.Bir zamanlar Amerikan Rüyası görmüş, küçük amerika olacağız demişlerdi politikacılarımız. Bu rüyayı görenler var hâlâ! Herkesin rüyası çeşitlidir. Aç doyduğunu görür rüyasında,işadamı çok kâr ettiğini...Herkesin rüyası yaşadığı yerle sınırlıdır.Gördüğümüz rüyaları gerçekleştirmeye çalışmazsak boş rüyalar görür dururuz.Ancak büyük adamlar, sanatçılar büyük rüyalar görürler, bunu yapıtlarında yansıtırlar.Rüya(düş) gücü yüksek yazarlar değişik yazılar yazar ve ilgi toplarlar.Düş ve hayal birbirine benzer, fazlası zararlıdır.


Bir zamanlar bir şarkı dinlemiştim. Orada şöyle deniliyordu:


"Cennet olur bu dünya/Sevmesini bilene


Gerçek olur o rüya/ Görmesini bilene."


Bu konuda söylenecek şey çok.Lafı fazla uzatmayayım,eski bir şiirimle veda edeyim:"Seni sevmiyorum diyorsun/Hadi öyle olsun/Öyleyse rüyalarıma niçin giriyorsun,/Seni kırmızı mumu mektuplarla/Davet eden mi var?"


Hayırlı rüyalar!


***Erhan Tığlı***
__________________
erhantigli
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 09:15


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum