Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Anı ve Günce Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 04-02-2012, 20:29
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.222
Standart ANI / ANLATMADIN BANA

ANLATMADIN BANA


Çok hüzünlü ayrıldım eve dönerken. Derin uykudaydı göremedi beni.Evde zaman geçmiyordu bir türlü, yere göğe sığdıramıyordum kendimi. Onbeş gün geçmişti aradan ayrılalı ama çok özlemiştim onu, duramıyordum artık. İçimde kor bir ateş gibi yanıyordu özlemi…
Adım gibi biliyordum, O da çok özlemişti beni. Ne yapsam olmuyordu, hiçbir şeyle avunamıyordum. Artık dayanamayacaktım bu özleme.
Evden ayrılıp, yola koyuldum. İçimdeki telâştan ellerim titriyordu, sabırsızlanıyordum arabayı sürerken. Hep gittiğim aynı yol bu defa kilometrelerce uzamıştı sanki. Sihirli bir el olsa, alıp koyuverseydi yanına beni.
Ne deniz, ne yeşillik, ne güneşli aydınlık gün, hiçbir şeyi görmüyordu gözüm. Bir tek, uzayan yol çizgilerini takip eden gözlerim, yolun sonlanmasını istiyordu sabırsızca.
Aradan upuzun saatler geçmişcesine uzun gelen bir buçuk saatlik yol nihâyet bitmişti. Heyecanım daha da artmıştı şimdi. Kalbim, yerinden fırlayacakmış gibi, deli hızla çarpıyordu.
Çiçek almalıydım, çiçeksiz olmazdı, çok severdi çiçekleri. Şöyle çokça çeşit olmalıydı, her türünden
rengârenk. Acele ettikçe, aksilik oluyor zaman uzuyordu. Çiçekçinin önünde park yeri bulamayıp, dolaşarak uzak bir yere parketmiştim. Onun da sabırsızca beklediğini düşünüp, geç kaldığım için hüzün basıyordu her tarafımı. Ağlamak geliyordu içimden durmadan, ama sıkıyordum kendimi. Ağlamamalıydım, beni böyle görmemeliydi. Çiçekleri kucaklayıp, koşar adımlarla geldim arabanın yanına. Binip kontağı çevirdim, her şey tamamdı birkaç dakika sonra oradaydım.İnip koşar adımlarla yürüdüm.
Bahçenin demir kapısının mandalını açtım, içeri girdim. Bir ağacın altına uzanmıştı, beni görmüyordu. Görmeliydi, bu kadar heyecanla koşmuştum yanına. Eğildim ”Anne ben geldim bak” dedim usulca. Ses yoktu. Elimi uzatıp okşadım toprak rengi elbisesini. “Hiç yakışmamış bu sana, neden giydin bunu anne”? dedim. Yine ses yoktu oysa nasıl da özlemiştim. Özlemimi nasıl giderecektim böyle konuşmadan! Çiçeklerim döküldü kucağımdan, tuttuğum yaşlar boşaldı gözlerimden. Vücudum sarsılıyordu ve ben durmaksızın ağlıyordum.
Kapandım üzerine. “ Anne, Annem, neden söylemedin, neden anlatmadın bana anneler ölür diye ? Burada mı öğrenecektim ben bunu? Söyle Annem söyle söyle…”
Ses veremezdi oysa, yitip gitmişti ellerimden o ağır uykudayken. Bildiğimi, kabullenmeyen yüreğimdi. Koşa koşa gelip, ellerimi sürdüğüm topraktan medet ummuştum ben. Anladığım, nefes aldığım müddetçe bunun böyle süreceği idi…


Hâdiye Kaptan

Konu Hâdiye Kaptan tarafından (30-12-2012 Saat 16:00 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 30-12-2012, 15:43
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.222
Standart C E M İ L E


CEMİLE


“şimdi uzaklardasın”


Yaşamın yüreği onda atardı; elleri taşır ayakları yürürdü iyiliklere doğru. Gittiği yerlere ışık saçardı. Durmadan koştururdu bir yerlere. Herkese yeterdi eli ayağı. Günler, geceler yetmezdi, yetmedi de…
Adı gibi kendi güzel, yüreği güzel Cemile.

Yaklaşan yeni yıla hazırlığı sürerken sarardı soldu, sarı bir gül gibi.
Sarılık sandılar önce. Ellibeş yılının hayat çekabını yeni yaptırmış idi.

Hasta olsa bile yerinde durmayan o güzel insan, “bir şeyim yok, geçip gidecek bu da diğerleri gibi; ameliyatlık hasta değilim” diyordu durmadan yakındakilerine.

Ve acı gerçek, bir harita gibi serildi etrafındakilerinin önüne. Safra bağına oturan sinsi tümör âniden büyümüş ve safrayı akıtmıştı karaciğerine.

En fazla üç ay diyordu doktorlar
Ancak 33 gün direndi…


Kabul edilemeyecek bir gerçek, sanki başka birinin hikâyesi varmış gibi önlerinde boş boş bakıyorlardı önlerindeki tetkiklere.

Olamazdı, mümkünsüzdü; ölüm denen o buz beyaz nasıl olur da gelip bulmuştu hayat dolu bu güzelliği.

Kendilerinin bile inanmadığı ve birbirlerinin bilmediğini varsaydıkları gerçek dillendirilmedi hiç.


Gözlerde okunan ve mucizeyi bekleyen bir yığın insan, tiyatro oynuyorlardı hayat sahnesinde.

İki ameliyat ve sonrası bağlanılan makine ve yoğun bakım odası. Sırayla girilip çıkılan her birinin gözlerindeki korku ve bir mucize bekleyişi....


Gece yarısı yeni yıla girileceği anda kopan çığlıkta evlât elinden kopup ayrılan son nefes…


Melek olup, yeni yılda sevdiklerinden ayrı yere yol alan Cemile


Nereye gideceğini bilmeyen, çil yavrusu gibi dağılan ruhlar…


Ve sonrası buz diyarında tek başına bırakılan o güzel insan.


Sonrasında kara toprağa konan beyaz bir gül


Bir seneye varmadan evlât acısına dayanamayan ana da
göçüp gitti yanına.





İnanması güç daha dün gibi, tam dokuz yıl geçmiş aradan.
Her yeni yıl zulümdür bize…

O! C e m i l e ablam
Ve o a n a /m

Ne bugün ne de yarın vardır yaşamda.

Yaşamak “an” dan ibârettir yalnızca.



Hâdiye Kaptan

Konu Hâdiye Kaptan tarafından (30-12-2012 Saat 16:03 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 09:58


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum