Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Anı ve Günce Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25-10-2005, 22:10
ışıkçam ışıkçam isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 88
Standart

BİR MEKÂN DEĞİŞİMİNİN ARDINDAN


25 yıl süren yoğun bir çalışma temposunun ardından -biraz da zorunlu nedenlerle- küçük bir ilçeye taşındım...

Küçük bir ilçenin küçümencik caddelerinde, pazarlarında..... bazan tarla kenarlarından geçen patikalarda volta vurarak epeydir unuttuğum özlemlerimi yaşamaktayım.. Atalarımız boşa dememiş, tebdili mekânda ferahlık varmış... Burada başka tatlar ve duyarlıklarla karşılaşmak beni mutlandırdı..


Ben Orada sosyal bir çevrenin içindeydim ama inan dostum ben de yalnızdım. Orada kahve kültürümü sildiğim için emeklilik sonrası geçirdiğimon beşgün ne kadar yalnız olduğumu bana anlattı.. Evet çalışırken sendikal çalışmalar, okulun hay huyları, idari işler içinde bunu anlayamıyordum. Ama emeklilik sonrası orada geçirdiğimon beşgün, bana yalnızlığımı duyumsattı.Lokale gidiyorum, insanlar sohbet etmek yerine masa başında okey taşı dizmeyi ya da iskambil kâğıtlarına sarılmayı yaşama sarılmak görüyorlar.... Sohbet edecek, sohbetinden tat alacak çok az 'dost' vardı... Bu nedenle de daha çok internete tutunuyordum..

Büyük lâflar eden birisi, 'İnternet, insanları yalnızlaştırıyor, asosyalleştiriyor...' demiş ve halt etmiş.... İnternette sanal da olsa kazandığım dostlarım bana yakınımdaki dostlardan daha yakın oldu.

Maaşımı almak için iki günlüğüne oraya geldim... Ve iyi ki buraya gelmişim diyorum. Elbet burada da yeni dostlar ediniyorum. Özlü, yalın ve sıcak söyleşilerimiz oluyor...


Kavafis, her ne kadar 'Bu şehirden gidemezsin, gittiğin yere şehir seninle gelecektir.' dese de buraya gelmek (yakın ve sıcak dostlardan ayrılmanın burukluğu dışında) bana dokunmadı.....

Sen de farketmişsindir elbet.. Orada 'sıcak' dost bulmak çok zordur.. İnsanların çoğu sana bir zırhın arkasında yaklaşırlar. Sen içini açıp dostluğu bağrına basmak istesen de onların zırhlarının arkasına işlemek çok zor.. Riyakârlık ve iki yüzlülük ağır basan.......

Şimdi buranın biber kokan sokakları vesıcak, içten bir merhabayı esirgemeyen insanlarıyla baş başayım.... Bakalım günler ne getirecek...


Neyse dost, başını ağrıttım. Ama benim de içimi açacak 'sıcak' bir dosta gereksinmem vardı.....



Edited by: ışıkçam
__________________
Yaşananlara ve yaşatılanlara tanık değil müdahilim... A.Z.Çamur


Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25-10-2005, 22:33
Kozalak
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



devasa bir keşmekeşten, küçümen bir şehire yerleşebilme hayallerimin, plana dönüşmeye başladığı bu günlerde bunu okumak iyi geldi.


kim bilir, o sokaklardan geçerken selamlaşırız birgün
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 28-10-2005, 22:04
ışıkçam ışıkçam isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 88
Standart

GÜZ VE BAYRAM TELÂŞI





Buraya güz, ara vermeden kışla birlikte geldi... Köylüler harıl harıl tarlalarda yoğun bir faaliyet içinde... Kimisi son pamukları kırarken, kimisi mısırları içtirmekte. Zamanında teknolojiden elini çabuk tutanlar da buğday ekimi için -ilk yağışlar ardından tava gelmiş- tarlayı sürmekte kocaman traktörlerle....


İlçede deyoğun bayram telâşı sürmekte... Şeker bayramı için yöreye has "kömbe" adı verilen ve çeşitli baharatların karışımıyla hazırlanan "pasta"lar hazırlanmakta. İlçenin her sokağında bir hafta öncesine dek egemen olan biber kokusu yerini yağ,şeker, özel baharatların kokusuna terk etmiş. Çünkü bir hafta önceye dek evlerdeki telâş, salça, toz biber yapmak ya da fabrikalara kilo başı iş yapmak üzere biberlerin tohumlu kellesi ayıklanmaktaydı...


Şimdi bayram telâşı yüzlere sinen... İnsanlar, ne kadar geçim zorluğu yaşasalar da çocuklarına tatlı ve mutlu bir bayram yaşatmanın tatlı heyecanı ve telâşı içindeler... Elbette bu telâş bizim eve de yansıdı... Eşim, elime alınacakları tutturduğu gibi çarşıya gönderdi.. Oooo neler var listede... Yörede "mayana" denilen rezene tohumu, çöreotu,karbonat, susam, yağ, şeker (ya da isteğe bağlı pekmez),un.... Bir de yarın yakın bir fırının önünde "kömbe" kuyruğuna girmek var....


Kuşkusuz bu bayram, beni, eşimi ve çocuklarımı uzun zamandır yoksun olduğumuz tatlarla buluşturacak....


Edited by: ışıkçam
__________________
Yaşananlara ve yaşatılanlara tanık değil müdahilim... A.Z.Çamur


Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07-11-2005, 21:49
ışıkçam ışıkçam isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 88
Standart

"AH NERDE KALDI ESKİ BAYRAMLAR?!?!?!?"


Bir bayram daha geçti, gitti....
Eski bayramların tadı, şimdiki bayramlarda yok diyor tv,de, tadyoda bazı nostalji tutkunları... Düşündüm... Bence de öyle miydi acaba... Neden eski bayramlar daha güzeldi acaba.... Yoksa "O güzel atlara binen o güzel insanlarla birlikte o eski güzel bayramlar" da mı çekip gitmişlerdi... Düşündüm de kazın ayağı hiç de öyle değil... Eski bayramlardakji tadı bulamamız biraz da bencilliğimizden....



Yaaaaa, eski bayramlarda, yeni giysilere kavuşma umudu vardı... O gün cebimiz para görecek, kurulan bayram yerinde bu paraları afiyetle tüketecektik... O güzel bayramlarda anne-babamız kaprislerimize, ufak tefek haylazlıklarımıza ses çıkarmayacaktı....


Şimdi bizi nazlayacak, yeni giysiler alacak, bize para verecek kimseler kalmadı..... Şimdi bizden nazlanma bekleyen, yeni giysiler bekleyen, bayram günü el öpüp para almayı bekleyen çocuklarımız var....


Kısacası eski bayramlarda hep "alan"dık... Ondan kıymetliydi eski bayramlar... Şimdiki bayramlarda hep "veren"iz.... Üstelik almadan "veren"iz... Bu nedenle yeni bayramlarda ne kadar tatlı, şeker de yesek ağzımızın tadı kaçmış bir kere....


Sözün özü "Ah nerde eski bayramlar!" sözünü duyduğunuzda hiç de nostalji tutkunuz depreşmesin.... Zira iş nostalji mostalji işi değil, alma-verme işi.....


Çocuklarımız, bize bayram hediyesini bile bizim cebimizden aldıktan sonra öyle bayramın tadı mı kalır........


Siz ne dersiniz??????


Ali Ziya Çamur
__________________
Yaşananlara ve yaşatılanlara tanık değil müdahilim... A.Z.Çamur


Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18-10-2008, 00:50
ışıkçam ışıkçam isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 88
Standart


<DIV align=center>YABAN'DAKİ AHMET CELAL'İ ANLAMAK AMA AHMET CELAL OLMAMAK


Bu kasabaya üç yıl önce igeldiğimde yazdığım günceleri okudum. Nostalji ve farklı birortama gelmenin sevinci vardı.


Aradan üç yıldan fazla zaman geçti... Elbette bu duygular yaşamın gerçekliği içinde uçtu gitti....

Bu üç yıl içinde öğrendim ki, bu küçük ilçe, dışarıyı karşı sımsıkı yummakta kendini.... Feodal anlayış ve bakışın ağırlığı hâlâ tüm gücüyle duyumsanıyor.
Burası o kadar çok uzaklarda bir yer değil... Hatay-Maraş-Adana-Gaziantep dörtgeni içinde bir ilçe..

Burada kaldığım süre içinde elbette yapmak istediğim ya da yapmaya çalıştığım çabalarım oldu.. Ancak Yaban'daki Ahmet Celal gibi duyumsadım kendimi çoğu kez....
Her çaba ve girişimim de "burası........" klasik yanıtıyla karşılaştım her seferinde...

Elbet güzel anlar da olmadı değil.... Köyler gezdim, insanlarla tanıştım, konuştum.... Onlardan ağzı açılmadık folklor hazinelerinden damlalar derledim... İşte en önemli kârım bu oldu.

Köylerde, şehirdeki bağnazlk ve soğukluk yoktu.....

Evet bu kasabadan ayrılmama 7-8 ay daha var.... Elbet 7-8 ay daha çabalarımı sürdüreceğim.

Ancak şunu söylemeliyim ki, en canciğer dostlarımı hep klavye başında yurdun ve dünyanın dört bir yerinde internette buldum.....

Bir de bu ilçe-kasaba karışımı yerde bir de yerel gazetecilik serüvenim var ki onu da sonra anlatayım......Edited by: ışıkçam
__________________
Yaşananlara ve yaşatılanlara tanık değil müdahilim... A.Z.Çamur


Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 11:39


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum