Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > DÜNYADA EDEBİYAT > Dünyada Öykü

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18-11-2008, 23:37
Öznur Özkaya Öznur Özkaya isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Nerden: Hatay
Mesajlar: 22
Standart

BÜYÜKBABA, BOZUKLUK

“Büyükbaba, bozukluk!” diye haykırdıtezgahtar kadın elimi tutan adama.

“Anlayamadım, nasıl?” diye sordu büyükbabam bir yığın bozuk parayı diğer eliyle tıngırdatırken.

“Büyükbaba, bozuk para ver!” diye tekrarladı kadın cebini işaret ederek.

“Hımmm. Elbette.” diyerek başını salladı, sanki bozuklukları içtiği kahvenin veya sıcak çikolatanın ücretini ödemek için kullanıyormuşçasına doğal ve ketum bir ifadeyle uzattı.

Kafedeydik. Buğulu fincanımdaki dövülmüş kremamı höpürdettim. Büyükbabam sandalyesine iyice yaslandı ve kahvesinden sağlam bir yudum aldı çeyreklikleri şıngırdatırken.

Dudağımda kalan şekerlemeyi yaladım. “Büyükbaba! Çocukluğumdan beri seni hep bozukluklarla gördüm. Bu kadar ağırlık seni hiç rahatsız etmiyor mu?” dedim.

Çıkık elmacık kemiklerini iyice belli ederek dişleri arasından gülümsedi. Sonra birden bana dikkatle baktı, o neşe dolu ifadesi değişmemişti ama sanki başka bir şeye bakıyor gibiydi. Burnunu çekti ve oturdu. “Çok da rahatsız etmiyor. Bunlar hep büyükannenin uğruna” dedi.

Büyükannem on yıl önce ölmüştü, ben iki yaşımdaydım. Fakat büyükbabam bana hep O’nu anlattı, elindeki resimleri sallarken, pek çok hikâye anlatırken, bu yüzden hatırlamadığım halde büyükannemi tanıyor gibiydim. Ama az evvel söylediğini hiç duymamıştım.

“Anlamadım, büyükbaba.” dedim telaşla.

“Ah, evlat. Bu nasıl tanıştığımızla alakalı.” diye yanıtladı.

“Ona bir buket para mı verdin?”

Burun delikleri şiştikçe şişti, göğsü inip kalkerken göbeği sallandı. Bu, onun kahkaha habercisiydi. Sonunda “Tam olarak öyle değil, Büyük Bunalım sırasındaydı.” diyebildi.

Dövülmüş kremamı bitirdikten sonra, büyükbabam konuşurken kakaomla ilgilenmeye başlamıştım.

“Ben şanslıydım, bir kahve evinde iş bulmuştum – tabi burası gibi değildi- biz krep, gözleme gibi şeyler satardık. Bir gün tam işimi bitirip dışarı çıkmıştım ki; onu sırada beklerken gördüm. Gözlerini kapattı. “Ah, Tanrım nasıldı ama!” Birden iç çekti ve “Çok utanmıştım, ilk görüşte aşk oydu işte, öylece kalakalmıştım.” “Affedersiniz, size bir kahve ısmarlayabilir miyim?” diye sordum. Ama o daha yanıtlamadan ellerimi ceplerime koydum ve işte o korkunç an. Hiç param yoktu, tek kuruşum bile.

Büyükbabamın göbeği bir kez daha sarsıldı ve devam etti: “Bir anda bin bir renge bürünmüştüm, bir sorun mu var, diye sorduğunda. Utangaç bir edayla başımı sallayıp yalnızca gerçeği söyledim. Görkemli bir kahkahadan sonra beni güzelce azarladı ve daha önce hiç bu denli ince bir iltifatla karşılaşmadığını söyleyerek bana kahve ısmarladı.”

Fincanını iki avucuyla birden kavradı. “Evet, bu aşktı. Ve o günden beri cebimde bozukluk taşımaya yemin ettim.”

“Ama büyükbaba, eğer paran olsaydı, büyükannemle o gün çıkamazdın ki.” diye ağzımdan kaçırıverdim.

“Seni çokbilmiş, seni! O günden sonra başka bir kadınla çıkmadım ki hiç.” dedi.

Saçlarımı okşamak için eğildi, cebindeki bozukluklar göbeğinin sallanmasıyla tekrar şıngırdadı.

M. STANLEY BUBIEN: California’da yaşıyor. Sistem mühendisi. “Desert Wind” adlı romanını Kızılderili Amerikalılar hakkında araştırmalar yaparak ve Kwaaymii lerle (adını kutsal saydıkları Kwaaymii kuşundan alan; kışları çöllerde, diğer mevsimleri dağlarda geçiren göçebe bir Kızılderili topluluğu) doğrudan kurduğu ilişkiler neticesinde yazmıştır. Yazarın yayınlanan pek çok kısa hikâyesi bulunmaktadır.

Çeviri: Öznur Özkaya
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 00:17


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum